Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Fazıl Say’ın “Prelüdler”i ilk kez Türkiye’de

Fazıl Say’ın “Prelüdler”i ilk kez Türkiye’de

Fazıl Say’ın “Prelüdler”i ilk kez Türkiye’de13 Ekim 2026 - 04:10
İspanyol saksafon dörtlüsü Kebyart Quartet, İzmir Oda Orkestrası eşliğinde Fazıl Say’ın edebiyat yapıtlarından ilham alan “Prelüdler”ini 14 Ekim’de İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek konserle Türkiye’de ilk kez seslendirecek.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Bir edebiyat yapıtının müziğe dönüşmesi, bestecinin sözcüklerle kurulan bir dünyayı sesler aracılığıyla yeniden yorumlaması anlamına geliyor. Fazıl Say’ın 2015’te bestelediği “Prelüdler”; Hermann Hesse, Fyodor Dostoyevski, Franz Kafka ve Albert Camus’nün eserlerinden hareketle bu dönüşümü saksafon dörtlüsü, yaylı çalgılar ve vurmalılar için kurulan bir müzik diliyle gerçekleştiriyor. Eser, 14 Ekim Çarşamba akşamı İzmir’de, İspanyol Kebyart Quartet’in yorumuyla ilk kez Türkiye’de dinleyici karşısına çıkacak. İzmir Oda Orkestrası’nın eşlik edeceği konser, çağdaş bir Türk bestecisinin yapıtını uluslararası oda müziği repertuvarında öne çıkan genç bir toplulukla buluştururken programın ikinci bölümünde romantik dönem senfonik müziğinin önemli örneklerinden birine yer verecek.
 
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Büyük Salon’da saat 20.00’de başlayacak konserin ilk yarısında Say’ın “Prelüdler”i seslendirilecek. İkinci yarıda ise İtalyan şef Giuseppe Mengoli yönetimindeki İzmir Oda Orkestrası, Pyotr İlyiç Çaykovski’nin 4. Senfonisi’ni yorumlayacak.
 
Kebyart Quartet de  ilk kez Türkiye’de
 
Barselona çıkışlı Kebyart Quartet, 14 Ekim’de İzmir’de vereceği konserle ilk kez Türkiye’de sahne alacak. Avrupa’nın önemli konser salonları ve festivallerinde yer alan, çağdaş oda müziğinin öne çıkan genç topluluklarından Kebyart’ın İzmir Oda Orkestrası’yla buluşması, aynı zamanda Fazıl Say’ın “Prelüdler” adlı eserinin Türkiye prömiyerine ev sahipliği yapacak. Saksafon dörtlüsü, yaylı orkestra ve vurmalı çalgılar için bestelenen yapıtın Türkiye’de ilk kez seslendirilecek olması,
topluluğun ilk Türkiye konserini programın merkezine yerleştiriyor.
 
2014’te Barselona’da kurulan Kebyart Quartet, soprano saksafonda Pere Méndez, alto saksafonda Víctor Serra, tenor saksafonda Robert Seara ve bariton saksafonda Daniel Miguel’den oluşuyor. Dört Katalan müzisyen, saksafon dörtlüsünü yalnızca klasik repertuvarın farklı bir icra biçimi olarak ele almak yerine, yeni bestelerin üretildiği ve farklı dönemlerin müzik dillerinin buluştuğu bağımsız bir oda müziği topluluğu olarak konumlandırıyor.
 
 
Kebyart Quartet 
 
Kebyart'ın en başarılı genç saksafon dörtlüsü olarak kabul edilmesi bir tesadüf değil: Saksafon dörtlüsü türünde oda müziği esintili yeni bir saksafon sound'una öncülük ederek adından söz ettiren ve kısa süre önce Constance Gölü Festivali'ndeki (Lake Constance Festival) bir aylık misafir sanatçı programını tamamlayan grup; geçen yıl Ravel albümleri "Unraveled" ile büyük başarı yakaladı. Elbphilharmonie ve Tonhalle Düsseldorf gibi prestijli mekanlarda sahne alan topluluk, bu yıl da Avrupa genelinde pek çok festivalde konser veriyor.
 
Bu dört yetenekli müzisyen, oda müziğine duydukları sonsuz tutkuyu ve klasik müziğin sunum biçimine yeni bir soluk getirme arzusunu paylaşıyor. Performanslarını eşsiz bir deneyime dönüştürme konusundaki kararlılıkları; hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden övgü toplayan, enerjik ve dinamik bir sunum ortaya çıkarıyor.
 
Topluluğun müzikal yaklaşımı üç temel eksen üzerine kurulu: Saksafon dörtlüsü için yazılmış özgün eserler, çağdaş bestecilerle işbirliği içinde yeni yapıtların geliştirilmesi ve farklı dönemlerden müziklerin topluluğun kendi düzenlemeleriyle yeniden yorumlanması. Bu anlayış, Bach ve Schubert gibi bestecilerin eserlerinden Fransız Barok müziğine, 20. YY’ın modernist repertuvarından günümüz bestecilerinin çalışmalarına uzanan geniş bir program yelpazesi oluşturuyor.
 
Kebyart’ın yorumculuğunda teknik yetkinlik kadar dört enstrümanın tek bir bütün olarak işleyişi ve müzikal iletişim de belirleyici. Dörtlünün kendine has üslubu; özgün eserler, yeni bestelere verilen önem ve geniş bir stil yelpazesini kapsayan kendi düzenlemeleri olmak üzere üç temel sütuna dayanan yaratıcı bir repertuvar vizyonuna yansıyor. Kebyart ismi, Bali'ye özgü geleneksel bir müzik türü olan ‘gamelan gong kebyar’dan esinlenilerek seçilmiş. Bu türü icra eden topluluk onlarca müzisyenden oluşsa da, tek bir enstrümanmış gibi algılanıyor.
 
Katalan müzik dergisi Revista Musical Catalana tarafından övgüyle karşılanan topluluk, besteci ve klarnet virtüözü Jörg Widmann’a saksafon dörtlüsü için eser yazma ilhamı vermesiyle de dikkat çekiyor ve Kebyart’ın mevcut repertuvarı yorumlamanın ötesine geçerek çağdaş müziğin gelişimine, yeni eserlerin ortaya çıkmasına katkıda bulunan yaklaşımını yansıtıyor.
 
Geleneksel repertuvarı yeniden düşünme
 
Kebyart’ın kayıt çalışmaları, repertuvar anlayışının temelini oluşturan farklı dönemleri bir araya getirme arzusunu yansıtıyor. Topluluğun 2022’de Linn Records etiketiyle yayınlanan “Lectures Différentes” albümü, Béla Bartók’un müzikal mirasıyla ilişkilendirilen Eötvös, Stravinsky ve Haydn gibi bestecilerin yapıtlarını, çağdaş düzenlemeler ve farklı yorum olanakları üzerinden ele alıyor. Albüm, Kebyart’ın geleneksel repertuvarı yeniden düşünme yaklaşımını uluslararası kayıt kataloğuna taşıyan çalışmalarından.
 
2023’te yayınlanan “Traum der Jugend” ise topluluğun farklı dönemlerden eserleri yeni tınısal ilişkiler içinde buluşturma arayışını sürdürdü. Albümün çıkış noktalarından biri, Jörg Widmann’ın “7 Capricci” adlı yapıtı oldu. Kebyart, bu çalışma çevresinde şekillenen programında farklı dönemlerin müziklerini kendi düzenlemeleriyle bir araya getirerek saksafon dörtlüsünün ifade olanaklarını genişletti.
Topluluğun 2025’te yayınladığı “Unraveled: Homage to Maurice Ravel” albümü ise diskografisinde ayrı bir yer tutuyor. Maurice Ravel’in doğumunun 150. yılı için hazırlanan albüm, Fransız bestecinin saksafon dörtlüsü için özgün bir eser yazmamış olmasından hareket ediyor. Kebyart, Ravel’in “Le Tombeau de Couperin” ve “Pavane Pour Une Infante Défunte” adlı yapıtlarını kendi düzenlemeleriyle yorumlarken Fransız Barok döneminin önemli bestecilerinden Jean-Philippe Rameau’nun eserlerini de programa dahil ediyor.
 
Albüm, yalnızca geçmişin eserlerini yeni bir enstrümantal bileşimle yorumlamakla sınırlı kalmıyor. Mikel Urquiza ve Joan Pérez-Villegas’ın Ravel’in müzikal düşüncesinden hareketle hazırladığı yeni yapıtlar da kayıtta yer alıyor. Böylece Ravel’in süslemelere yaklaşımı, ritmik katmanları ve biçim anlayışı, farklı kuşaklardan bestecilerin çalışmaları aracılığıyla yeniden ele alınıyor. “Unraveled”, Kebyart’ın tarihsel repertuvarı çağdaş bestecilikle ilişkilendiren yaklaşımını somutlaştıran bir proje niteliği taşıyor.
 
Uluslararası sahneler
 
Kebyart’ın konser programı, kayıt çalışmalarında olduğu gibi, klasik repertuvar ile çağdaş müzik arasında bağlantılar kuruyor. Bach, Mendelssohn ve Schubert’in eserlerinden düzenlemeler seslendiren topluluk, farklı müzik geleneklerini saksafon dörtlüsünün ses dünyası içinde yeniden yorumluyor. Nicolas Altstaedt gibi farklı müzikal alanlarda çalışan sanatçılarla gerçekleştirdiği projeler de bu yaklaşımın bir uzantısı.
 
Topluluk, Avrupa’nın önemli konser mekânlarından Elbphilharmonie, Düsseldorf’taki Tonhalle, Paris Philharmonie ve Frankfurt’taki Alte Oper’de sahne aldı; Dresden, Grafenegg ve Würzburg Mozart Festivali gibi etkinliklerin programlarında yer buldu. 2025-2026 ve 2026-2027 sezonları için Barselona’daki Palau de la Música Catalana’nın yerleşik topluluğu olarak seçilmesi, Kebyart’ın kendi kentindeki köklü konser kurumu ile ilişkisini güçlendirdi. 2026’da Bodensee Festivali’nin yerleşik topluluğu olarak davet edilmesi de uluslararası programındaki önemli duraklardan biri oldu.
Kebyart’ın yeni eserlerin yaratılmasına verdiği önem, sipariş projelerinde de görülüyor. Topluluk, çağdaş bestecilerle işbirliği yaparak saksafon dörtlüsü repertuvarının gelişimine katkıda bulunuyor. Georg Friedrich Haas’ın 2026’da tamamlanan “İkinci Saksafon Dörtlüsü”nün dünya prömiyerini Madrid’deki Reina Sofía Müzesi’nin Auditorium 400 salonunda gerçekleştirmesi, bu çalışmaların yakın tarihli örneklerinden. Yapıtın topluluk için yazılmış olması, Kebyart’ın çağdaş müziğin üretim sürecindeki rolünü de ortaya koyuyor.
 
Dört edebiyat yapıtından dört müzikal dünya
 
Fazıl Say’ın Op. 63 numaralı “Prelüdler”i, 2015 yılında saksafon dörtlüsü, yaylı orkestra ve vurmalı çalgılar için bestelendi. Yaklaşık 25 dakika süren dört bölümlü yapıt, bestecinin edebiyata duyduğu ilginin müziğine yansıdığı çalışmalarından. Say, bu eserde farklı edebiyat geleneklerinden dört önemli yazarın dünyasını müzikal anlatımın çıkış noktası olarak ele alıyor. Her bölüm, bestecinin sevdiği kitaplara ve bu kitapların açtığı düşünsel ve duygusal alanlara bir gönderme niteliği taşıyor.
Eserin bölümleri, Hermann Hesse’nin “Siddhartha”, Fyodor Dostoyevski’nin “Beyaz Geceler / White Nights”, Franz Kafka’nın “Dönüşüm / The Metamorphosis” ve Albert Camus’nün “Yabancı / The Stranger” adlı yapıtlarının adlarını taşıyor. Farklı dönemlerde ve kültürel bağlamlarda kaleme alınan bu dört eser, insanın kendini arayışından yalnızlığa, yabancılaşmadan varoluşsal sorgulamalara uzanan geniş bir tematik alanı kapsıyor. Say, bu edebî dünyaları doğrudan anlatmak yerine, enstrümanların tınıları ve müzikal yapının olanakları aracılığıyla yeniden yorumluyor. Böylece sözcüklerle kurulan anlatılar, dinleyicinin kendi çağrışımlarına da açık bir müzik diline dönüşüyor.
 
 
Fazıl Say
 
“Prelüdler”in dünya prömiyeri, 30 Kasım 2015’te Avusturya’nın Linz kentindeki Brucknerhaus’ta gerçekleştirildi. Raschèr Saksafon Dörtlüsü ile Bruckner Orkestrası’nın seslendirdiği yapıtı Dennis Russell Davies yönetti. Saksafon dörtlüsünün kendine özgü tınılarını yaylıların ve vurmalı çalgıların ses dünyasıyla buluşturan eser, oda müziği ile orkestra yazımını bir araya getiriyor. Saksafonların farklı ses renkleri, topluluğun kendi içindeki müzikal diyaloğun yanı sıra orkestra ile kurduğu ilişkiyi de belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.
 
Yapıtın İzmir’de seslendirilecek olması, konserin öne çıkan noktalarından biri. İspanyol Kebyart Quartet, 14 Ekim’de İzmir Oda Orkestrası eşliğinde “Prelüdler”i Türkiye’de ilk kez yorumlayacak. Aynı zamanda topluluğun Türkiye’deki ilk konseri olacak bu buluşma, uluslararası oda müziği sahnesinde çağdaş repertuvara ağırlık veren bir dörtlüyü Türkiye’deki dinleyiciyle tanıştıracak. Say’ın edebiyattan beslenen bestecilik anlayışı ile Kebyart’ın yeni eserleri ve farklı müzikal dönemleri kendi yorumuyla bir araya getiren yaklaşımı, programın ilk yarısında buluşacak.
 
Çaykovski’nin “4. Senfoni”si
 
Konserin ikinci yarısında ise İtalyan şef Giuseppe Mengoli yönetimindeki İzmir Oda Orkestrası, Pyotr İlyiç Çaykovski’nin “4. Senfon”sini seslendirecek. Bestecinin 1877-1878 yıllarında tamamladığı eser, romantik dönem senfonik repertuvarının önemli örnekleri arasında bulunuyor. Çaykovski’nin yaşamındaki çalkantılı bir dönemde ortaya çıkan senfoni, bestecinin yakın çevresiyle ilişkileri ve kişisel deneyimleriyle birlikte değerlendirilse de müzikal yapısıyla da dikkat çekiyor. Dört bölüm boyunca değişen ruh hâlleri, güçlü orkestral pasajlar ve lirik anlatım, eserin karakterini belirliyor.
Senfoninin açılışında bakır üflemelilerin öne çıktığı güçlü tema, eserin bütünü boyunca hissedilen kader düşüncesiyle ilişkilendiriliyor. Bunu izleyen bölümlerde farklı enstrüman gruplarının öne çıktığı daha içe dönük ve hareketli pasajlar, senfoninin dramatik yapısını geliştiriyor. Final bölümü ise ritmik enerjisi ve geniş orkestral anlatımıyla eseri güçlü bir kapanışa taşıyor. Mengoli yönetimindeki İzmir Oda Orkestrası’nın yorumuyla dinleyici karşısına çıkacak yapıt, programın ilk yarısındaki çağdaş müzikle romantik dönem senfonik geleneği arasında bir karşıtlık oluşturacak.
 
İzmir Oda Orkestrası, 2015’te Karşıyaka Oda Orkestrası adıyla kuruldu ve bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi desteğiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Yurt içi ve yurt dışındaki festivallerde sahne alan topluluk, 2017’de Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde ‘Yılın Orkestrası’ seçildi. Klasik müziği daha geniş kitlelere ulaştırmayı ve İzmir’in müzik yaşamını zenginleştirmeyi amaçlayan orkestra, konuk sanatçılarla genişleyen kadrosuyla farklı dönemlerden eserleri dinleyiciyle buluşturuyor.
İtalyan orkestra şefi Giuseppe Mengoli ise uluslararası kariyerini senfoni orkestralarıyla yürüttüğü çalışmalar ve katıldığı önemli şeflik yarışmalarıyla geliştiren bir müzisyen. Farklı dönemlerin repertuvarını yorumlayan Mengoli, çağdaş yapıtlarla klasik müzik geleneğini buluşturan programlarda da yer alıyor.
 
14 Ekim Çarşamba günü saat 20.00’de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Büyük Salon’da gerçekleşecek konser, Fazıl Say’ın “Prelüdler”inin Türkiye prömiyerini Kebyart Quartet’in ilk Türkiye performansıyla bir araya getirirken Çaykovski’nin 4. Senfonisi’yle tamamlanacak. Program, bir yanda edebiyat yapıtlarından hareketle şekillenen çağdaş bir besteyi, diğer yanda romantik senfonik repertuvarın öne çıkan eserlerinden birini aynı akşamda dinleme olanağı sunuyor.
 
İzmir Oda Orkestrası & Kebyart Quartet
 
14 Ekim 2026, Çarşamba
20.00 Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), Büyük Salon, İzmir
Orkestra: İzmir Oda Orkestrası
Şef: Giuseppe Mengoli
Solist: Kebyart Saksafon Dörtlüsü
Repertuvar:
Fazıl Say “Prelüdler / Preludes” (Saksafon Dörtlüsü, Yaylılar ve Vurmalı Çalgılar için; Türkiye Prömiyeri)
I. Hermann Hesse “Siddhartha”
II. Fyodor Dostoyevski “Beyaz Geceler / White Nights”
III. Franz Kafka “Dönüşüm / The Metamorphosis”
IV. Albert Camus “Yabancı / The Stranger”
Pyotr İlyiç Çaykovski  “4. Senfoni”
 
Etiketler: Fazıl Say  Prelüdler  Kebyart Quartet