Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Festival sohbetleri başlıyor

Festival sohbetleri başlıyor

Festival sohbetleri başlıyor19 Mart 2026 - 08:03
33. İstanbul Caz Festivali’nin en sakin ama en yoğun katmanlarından biri olan Garanti BBVA Festival Sohbetleri, müziği sahneden indirip düşüncenin merkezine taşıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
30 Haziran - 13 Temmuz tarihleri arasında İstanbul’da 33’üncü kez gerçekleşecek İstanbul Caz Festivali, otuz yılı aşkın tarihinde yalnızca konser programlarıyla değil, müzik etrafında kurduğu düşünsel çerçeveyle de kendine özgü bir alan yarattı. Bu çerçevenin son yıllardaki en belirgin uzantılarından biri olan Garanti BBVA Festival Sohbetleri ise müziği üretim, dolaşım ve algılama biçimleriyle birlikte ele alan bir platform olarak öne çıkıyor. İKSV tarafından düzenlenen ve Salt Beyoğlu Açık Sinema’nın ev sahipliğinde gerçekleşen ücretsiz buluşmalar, dinleyiciyi pasif konumdan çıkarıp tartışmanın doğrudan parçası haline getiriyor.
 
24 Mart, 7 Nisan ve 28 Nisan tarihlerine yayılan üç oturum, müzik dünyasının bugün karşı karşıya olduğu temel dönüşüm başlıklarını masaya yatırıyor. Bu programda sahnede enstrüman yok ancak müziğin geleceğini belirleyen fikirler, deneyimler ve çatışmalar tüm açıklığıyla tartışılacak.
 
Üretimin yeni eşiği yapay zekâ ile müzik
 
Serinin ilk buluşması, “Yapay zekâyla müzik: Alıştık ama anlaştık mı?” başlığıyla, müzik üretiminin en güncel ve tartışmalı alanına odaklanıyor. Moderatörlüğünü radyo programcısı Merve Eryürük’ün üstlendiği panelde xtopia kurucusu Lalin Akalan, yapımcı - müzisyen Orkun Tunç ile Ankara Echoes kurucusu - müzisyen ve yapımcı Mertkan Erkan algoritmaların müzik üretimine müdahalesini farklı açılardan ele alıyor.
 
 
Tartışmanın merkezinde yalnızca teknolojik yenilikler değil aynı zamanda emeğin tanımı, yaratıcılığın sınırları ve telif kavramının dönüşümü yer alıyor. Kod ile sezgi arasındaki gerilim, prompt ile bestecilik arasındaki çizgi ve hız ile derinlik arasındaki denge, panel boyunca açılan başlıca eksenler arasında. Yapay zekânın üretimi demokratikleştirdiği kadar tek tipleştirme riski taşıdığı fikri, bu oturumu yalnızca teknik değil, aynı zamanda estetik ve etik bir tartışma alanına dönüştürüyor.
 
Türkiye’de müzik yazınının hafızası Pan Yayınları
 
7 Nisan tarihli ikinci buluşma, Türkiye’de müzik yayıncılığının en köklü kurumlarından biri olan Pan Yayınları’nın 40 yıllık serüvenine odaklanıyor. Moderatör Cem Erciyes eşliğinde, yayınevinin kurucuları Işık Tabar Gençer ve Ferruh Gençer, Türkiye’de müziği yazmanın, arşivlemenin ve gelecek kuşaklara aktarmanın anlamını kendi deneyimleri üzerinden anlatıyor.
 
 
1980’lerin ortasında kurulan Pan Yayınları, Türkiye’de müzik üzerine sistematik yayıncılığın en erken ve en istikrarlı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Klasik müzikten caza, etnomüzikoloji’den müzik teorisine uzanan geniş katalogları, yalnızca akademik çevreler için değil, meraklı dinleyiciler için de bir referans kaynağı oluşturdu. Yayınevinin yıllar içinde yayımladığı kitaplar, Türkiye’de müzik yazınının gelişim çizgisini takip etmek açısından da birincil kaynak niteliği taşıyor. Bu söyleşi, yalnızca bir kurumun tarihini değil, aynı zamanda Türkiye’de müzik üzerine düşünmenin nasıl evrildiğini de görünür kılıyor.
 
Birbirini dönüştüren iki yapı, mekân ve müzik
 
Serinin son buluşması, 28 Nisan’da gerçekleşecek “Müzik mekânı nasıl işler?” başlıklı panelle, müziğin fiziksel bağlamına odaklanıyor. David Byrne’ün “How Music Works” kitabından hareketle kurgulanan tartışmada, müzik ile mekân arasındaki karşılıklı etkileşim Türkiye sahnesi üzerinden yeniden okunuyor.
 
Moderatörlüğünü mimar - radyo programcısı Dr. Hasan Cenk Dereli’nin üstlendiği panelde mimar ve müzisyen Mert Üçer, Pulse Etkinlik ve İçerik Direktörü Deniz Kuzuoğlu ile eğlence/etkinlik/mekân yönetimi profesyoneli Uluç Dündar akustikten mekânsal yerleşime, programlamadan izleyici deneyimine kadar geniş bir çerçevede müziğin nerede ve nasıl var olduğunu tartışıyor.
 
 
Bu oturum, konser salonlarının yalnızca birer “mekân” değil, müziğin formunu doğrudan etkileyen aktif bileşenler olduğunu hatırlatıyor. Bir eserin bir kulüpte, açık havada ya da tiyatro sahnesinde bambaşka anlamlar kazanması, müzik üretiminin çoğu zaman göz ardı edilen fiziksel boyutunu yeniden gündeme getiriyor.
 
Festivalin düşünsel damarı
 
Garanti BBVA Festival Sohbetleri, klasik anlamda bir performans programı sunmuyor bunun yerine müziğin etrafında şekillenen fikirleri, çelişkileri ve dönüşümleri görünür kılıyor. Bu yönüyle İstanbul Caz Festivali’nin yalnızca bir dinleme deneyimi değil, aynı zamanda bir düşünme alanı olduğunu hatırlatıyor.
 
Salt Beyoğlu Açık Sinema’da üç ayrı tarihte gerçekleşecek buluşmalar, müziğin bugününü anlamak isteyenler kadar geleceğini tartışmak isteyenler için de nadir bulunan bir zemin sunuyor. Çünkü bazen müziği anlamanın en doğru yolu, onu dinlemekten değil, üzerine konuşmaktan geçiyor.
 
Program:
 
33. İstanbul Caz Festivali
Garanti BBVA Festival Sohbetleri
Salt Beyoğlu Açık Sinema
 
24 Mart Salı
18.30  “Yapay zekâyla müzik: Alıştık ama anlaştık mı?
(Yapay zekâ aracılığıyla üretilen müzik ve içeriklerde sahiplik, emek, verimlilik ve telif kavramlarının nasıl yeniden şekillendiği; kod, prompt ve algoritma arasındaki ilişkinin üretim süreçlerine etkisi.)
Moderatör: Merve Eryürük (Radyo Programcısı)
Konuklar: Lalin Akalan (xtopia Kurucusu), Orkun Tunç (Yapımcı, Müzisyen), Mertkan Erkan (Ankara Echoes Kurucusu, Yapımcı, Müzisyen)
 
7 Nisan Salı
18.30 “Müziğin 40 yıllık hafızası: Pan Yayınları”
(Türkiye’de müzik yayıncılığının hafızasına önemli katkılar sunan Pan Yayınları, 40. yılında kendi hikâyesini anlatıyor.)
Moderatör:  Cem Erciyes
Konuklar:  Işık Tabar Gençer (Pan Yayınları Kurucusu), Ferruh Gençer (Pan Yayınları Kurucusu)
 
28 Nisan Salı
18.30 “Müzik mekânı nasıl işler?”
(David Byrne’ün “How Music Works” kitabı Türkiye müzik sahnesi üzerinden yeniden okuyarak müzik ve mekân arasındaki ilişki ele alınacak.)
Moderatör:  Dr. Hasan Cenk Dereli (Mimar, Radyo Programcısı), Uluç Dündar (Eğlence/Etkinlik/Mekân Yönetimi Profesyoneli) 
Konuklar:  Mert Üçer (Mimar, Müzisyen),  Deniz Kuzuoğlu (Pulse Etkinlik ve İçerik Direktörü),