Figürün sessiz direnişi
Yahya Perviz Tan’ın ilk solo sergisi “Bir Sıfat… (A Persona)” 8 Mart’a kadar Red Rouge Art’ta.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Figüratif anlatımı merkezine alan ilk solo sergisi “Bir Sıfat… (A Persona)” ile Red Rouge Art’ta izleyiciyle buluşan Yahya Perviz Tan ‘bakış’ı yalnızca yönelen değil, geri dönen bir güç olarak ele alıyor.
8 Mart’a kadar Red Rouge Art’ta izlenebilecek “Bir Sıfat… (A Persona)”, bakışın doğasına ve kimliğin nasıl inşa edildiğine odaklanan sezgisel bir deneyim alanı sunuyor. Sergi, ‘Neden buradayım?’, “Bunu neden izliyorum?’, ‘İzleniyor muyum?’ gibi sorular üzerinden ilerlerken izleme eylemini pasif bir konumdan çıkarıp aktif bir karşılaşmaya dönüştürüyor.
Sergide yer alan işler, izleyiciyi yalnızca resimlerle değil, kendi bakışıyla da yüzleştiriyor. Bakışın her zaman çift yönlü olduğu fikri, serginin omurgasını oluşturuyor. Böylece sergi, bir sunum alanı olmaktan ziyade, izleyicinin kendisiyle kurduğu kısa ama yoğun bir temas alanına dönüşüyor.
Figüratif anlatımın güncel yüzü
1990 yılında Nahçıvan’da doğan Yahya Perviz Tan’ın sanatsal serüveni, erken yaşlarda resimle kurduğu güçlü bağ üzerinden şekillendi. 2007 - 2011 yılları arasında Nahçıvan Devlet Üniversitesi Resim Bölümü’nde aldığı akademik eğitim teknik altyapısını sağlamlaştırırken, figüre duyduğu ilgiyi de belirginleştirdi. Bu yıllarda desen, anatomi ve klasik resim disiplini üzerine yoğunlaşan Tan, biçimsel ustalığı yalnızca estetik bir hedef olarak değil, düşünsel bir taşıyıcı olarak konumlandırdı.
2014 yılında bir proje kapsamında İstanbul’a davet edilmesi, sanatçının üretiminde kırılma noktalarından biri oldu. Farklı coğrafyalar arasında gidip gelen yaşam deneyimi, Tan’ın resimlerine de doğrudan yansıdı: Aidiyet duygusu, köksüzlük, şehirle kurulan gerilimli ilişki ve bireyin kendi iç dünyasıyla hesaplaşması, giderek çalışmalarının ana eksenini oluşturmaya başladı. Günümüzde İstanbul Florya’daki atölyesinde üretimini sürdüren sanatçı, bu çok katmanlı deneyimi resim yüzeyinde yoğun, sessiz ve çoğu zaman tekinsiz bir atmosferle görünür kılıyor.
Yahya Perviz Tan
Tan’ın figürleri, klasik anlamda portre olmanın ötesinde; bir hâli, bir duraksamayı, bazen de çözümsüz bir soruyu temsil ediyor. Yüzler çoğu zaman net değil, bakışlar doğrudan izleyiciye kilitlenmek yerine arada bir yerde asılı kalıyor. Bu bilinçli belirsizlik, sanatçının izleyiciyle kurmak istediği ilişkinin temelini oluşturuyor.
Sanatçıya göre bir şeyi tanımlamadan önce hissedilen duygu, çoğu zaman tanımın kendisinden daha sahici. Bu nedenle eserler, kesin cevaplar üretmekten özellikle kaçınıyor. Resimler; bakana göre değişen, her karşılaşmada yeniden anlamlanan açık uçlu alanlar olarak var oluyor.
Tan’ın pratiğinin merkezinde şehir, toplum ve birey arasındaki gerilimli ilişki yer alıyor. Zıtlıklar üzerinden kurulan bu yapı; hem kolektif hafızadan hem de sanatçının kişisel deneyimlerinden besleniyor. Kalabalıklar içinde yalnızlık, modern hayatın hızına karşı duyulan içsel yavaşlama isteği ve kimlik arayışı, resimlerde sezgisel bir dille kendini gösteriyor.
Bu yönüyle Tan’ın işleri, yalnızca bireysel bir anlatı değil; aynı zamanda günümüz insanının ruh hâline dair geniş bir portre sunuyor.
Sessiz ama ısrarcı bir dil
Yahya Perviz Tan, İstanbul’a gelişinden bu yana yurt içinde ve yurt dışında çeşitli karma sergilere ve sanat projelerine katıldı. Bu süreçte figüratif anlatımı merkeze alan üretimini istikrarlı biçimde sürdürürken, “Bir Sıfat… (A Persona)” sanatçının figürü merkezine alan ilk solo sergisi olma özelliğini taşıyor. Bu sergi, Tan’ın bugüne kadarki birikimini bir araya getiren ve sonraki üretimlerine de yön verecek bir eşik niteliği taşıyor.
Tan’ın resimleri yüksek sesle konuşmuyor. Bağırmıyor, slogan atmıyor, iddialı cümleler kurmuyor. Bunun yerine, izleyiciyi yavaşlatan, durmaya zorlayan ve bakışı derinleştiren bir dil öneriyor. Belki de bu yüzden, karşısında geçirilen süre uzadıkça anlam katmanları çoğalıyor.
Yahya Perviz Tan’ın figüratif anlatımı merkeze alan ve 14 Şubatta başlayan ilk solo sergisi “Bir Sıfat… (A Persona)”, 8 Mart tarihleri arasında Red Rouge Art’ta ziyaret edilebilir.


