Fotoğrafın 200. yılında İstanbul’un kadrajı genişliyor
212 Photography Istanbul, dokuzuncu edisyonunda 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında fotoğrafın iki yüzyıllık serüvenini sergilerin yanı sıra İstanbul’un farklı semtlerine yayılan bir programla ele alıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Nicéphore Niépce’in, bugün hayatta olan en eski kalıcı fotoğraf kabul edilen “View from the Window at Le Gras” görüntüsünü ürettiği 1826 yılından bu yana geçen iki yüz yıl, fotoğrafçılığın teknik gelişiminin yanı sıra dünyanın nasıl görüldüğünü, kaydedildiğini ve hatırlandığını da değiştiren uzun bir dönüşüm süreci.
212 Photography Istanbul, dokuzuncu edisyonunu tam da bu dönüm noktasında gerçekleştiriyor. 26 Eylül-11 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek festival, fotoğrafın 200. yılını İstanbul’un farklı noktalarına yayılan sergiler, konuşmalar, film gösterimleri, atölyeler, performanslar ve şehir rotalarıyla ele alıyor. Festivalin resmî programı da bu yıl fotoğrafın nasıl üretildiği, hatırlandığı, dönüştüğü ve geride nasıl bir iz bıraktığı sorularına odaklanıyor.
2018’den bu yana İstanbul’un iki yakasında farklı mekânları bir araya getiren 212 Photography Istanbul, bir sergi etkinliğinden çok kentin içinde dolaşılarak deneyimlenen disiplinlerarası bir fotoğraf platformu olma niteliğini sürdürüyor. 2026 programı öncesinde fotoğrafın 200. yılı için Pera Müzesi’nde düzenlenen özel programda fotoğrafçılar, akademisyenler, araştırmacılar ve küratörler dört panelde fotoğrafın tarihi, dönüşümü ve geleceğini ele aldı. Orhan Cem Çetin, Burcu Böcekler, Yağız Genç, Kumru Eren, Demet Yıldız Dinçer, Osman Nuri İyem, Sinem Dişli, Fırat Arapoğlu, Koray Birand ve İlker Canikligil’in katıldığı bu buluşmalar, festivalin eylül ayında başlayacak dokuzuncu edisyonunun ön hazırlığını oluşturdu.
David Szauder
Şehrin içine yayılan fotoğraf rotası
Bu yıl festivalin sergi programı İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusuyla iç içe ilerliyor. Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Galata Rum Okulu, 212 Studio, Eski Postahan, St. Benoît Kilisesi gibi mekânların yanı sıra Akaretler, Yapı Kredi bomontiada, Taksim Sanat ve Institut français de programın farklı durakları arasında bulunuyor. Sergilerin yanı sıra söyleşi ve film gösterimleri Minoa, Pera Müzesi ve Soho House gibi mekânlara yayılırken paralel sergiler Anna Laudel, Art Han, Art ON, Collect Gallery, Evin Sanat, Galeri 77, offgrid Art Project, oktowallz ve Ruzy Gallery gibi farklı sanat alanlarını da festival rotasına dahil ediyor.
Bu yapı, fotoğrafı tek bir binada toplanan bir sergi deneyiminden çıkararak İstanbul’un kendisiyle ilişkilendiriyor. Ziyaretçi için festival rotası, bir sergiden diğerine geçerken kentin tarihî yapıları, sokakları ve farklı kültür sanat noktalarıyla birlikte ilerleyen bir keşfe dönüşüyor. Festivalin bu yılki programında 25’in üzerinde mekânın yer alması da bu şehir ölçeğini belirginleştiriyor.
Dünyaya farklı kadrajlardan bakmak
Dokuzuncu edisyonun uluslararası sergi programında fotoğrafın farklı dönemleri ve üretim biçimleri yan yana geliyor. Yann Arthus-Bertrand’ın “Legacy: A Life as a Photographer and Filmmaker” başlıklı sergisi, sanatçının 1970’lerden günümüze uzanan elli yılı aşkın üretiminden bir seçki sunuyor. “Earth from Above”, “The French, Good Breeding”, “The Horses” ve Kenya’daki erken dönem çalışmalarını bir araya getiren sergi insanları, hayvanları ve yaşadıkları çevreyi aynı ekosistemin parçaları olarak ele alan uzun soluklu fotoğraf yaklaşımını ortaya koyuyor. Sergi 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde görülebilecek.
Gündelik hayatı mizah, ironi ve keskin gözlemle ele alan Martin Parr’ın “Short & Sweet: Retrospektif Bir Bakış” sergisi Galata Rum Okulu’nda izleyiciyle buluşacak. Parr’ın gündelik yaşamın sıradan görünen ayrıntılarını fotoğrafın konusu haline getiren yaklaşımı, festivalin fotoğrafın yalnızca estetik bir görüntü üretme alanı olmadığını hatırlatan bölümlerinden birini oluşturuyor.
Frank Horvat’ın “Please, Don’t Smile” sergisi de fotoğraf tarihinin başka bir dönemine bakıyor. Moda fotoğrafçılığının yerleşik kodlarından ayrılarak doğal jestleri, gündelik anları ve spontane karşılaşmaları kadrajına taşıyan Horvat’ın farklı dönemlerdeki çalışmaları, moda ile belgesel bakış arasındaki sınırların nasıl geçirgen hale gelebildiğini gösteriyor.
Brezilya modernizmi İstanbul’da
Festivalin uluslararası programındaki önemli duraklardan biri, “Brazilian Modernist Photography / Modernizmin İnşası”. 1940’lardan 1960’lara uzanan seçki, Foto Cine Clube Bandeirante çevresinde gelişen Brezilya modernist fotoğrafçılığına odaklanıyor. Fotogramlardan fotomontajlara, cesur kadrajlardan deneysel kompozisyonlara uzanan çalışmalar, Brezilya’nın modernleşme sürecinin fotoğraf diline yansımasını görünür kılıyor.
Marcella Legrand Marer ve Heloisa Espada Costa küratörlüğündeki sergi, Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşuyor. Geçtiğimiz yıl Les Rencontres d’Arles programında öne çıkan sergi, 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında Eski Postahan’da görülebilecek.
Aynı mekânda Omar Victor Diop’un tarih, temsil ve kimlik meselelerini otoportreleri üzerinden ele alan çalışmaları yer alırken Jill Greenberg’in portreleri duygu, güç ve kırılganlık kavramlarını pop estetiği üzerinden yeniden kuruyor. David Szauder ise dijital teknolojilerle şekillenen üretimleriyle fotoğrafın günümüzde ulaştığı yeni ifade alanlarına işaret ediyor. Festivalin sergi programında Catherine Nelson’ın fotoğraf, dijital tasarım ve resim disiplinlerini bir araya getirdiği “Future Memories” serisi ile Desiree Dolron’un “Uncertain” çalışmaları da bulunuyor.
Kuzeyin görsel hafızası
“Colors of Scandinavia” ise festivalin coğrafi kapsamını kuzeye taşıyor. 212 Studio’nun tarihî binasına yayılan sergi, doğadan topluma, mimariden insan hikâyelerine ve deneysel yaklaşımlara uzanan bir seçkiyle İskandinav fotoğrafının farklı kuşaklarını bir araya getiriyor. Bölgenin mekân, insan ve hayal gücüyle kurduğu ilişkiye odaklanan çalışmalar, İskandinav coğrafyasının güncel görsel ve kültürel hafızasına farklı pencereler açıyor.
Böylece festival programında Brezilya modernizminden İskandinav çağdaş fotoğrafına, Arthus-Bertrand’ın çevre merkezli bakışından Parr’ın gündelik hayat gözlemlerine kadar birbirinden farklı coğrafyalar ve fotoğraf anlayışları aynı İstanbul rotasında buluşuyor.
Fotoğrafın hafızası ve Türkiye arşivi
Festivalin 2026 programının bir başka hattını ise fotoğrafın arşiv niteliği oluşturuyor. Frank Horvat’ın kişisel üretiminin yanı sıra Bülent Eczacıbaşı Vakfı Fotoğraf Araştırma Merkezi’nin çalışmaları, fotoğrafın yalnızca bugünü kaydeden bir araç değil, geçmişi koruyan bir kültürel hafıza alanı olarak ele alınmasına imkân veriyor.
Türkiye’nin fotoğraf belleğini koruma, araştırma ve erişilebilir kılma amacıyla çalışmalarını sürdüren BEVFAM’ın festival kapsamında gerçekleştireceği sergi, Türkiye’de fotoğrafın tarihsel birikimine ve arşiv kültürüne odaklanıyor. Böylece festivalin “200 yıl” başlığı, fotoğrafın dünya tarihindeki teknik ve estetik gelişiminden Türkiye’de oluşan görsel belleğin korunmasına da uzanıyor.
Fotoğrafın sınırları genişliyor
212 Photography Istanbul’un 2026 programı yalnızca sergilerden oluşmuyor. Fotoğrafın sinema, mimarlık, performans, müzik ve şehir araştırmalarıyla kurduğu ilişkiler de festivalin yan programında karşılık buluyor. Film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler, performanslar ve keşif rotaları, fotoğrafı yalnızca duvarda izlenen bir görüntü olmaktan çıkarıp farklı üretim ve karşılaşma biçimleriyle birlikte ele alıyor.
27 Eylül’de Karaköy-Perşembe Pazarı hattındaki “Taşların Hafızası” keşif rotası ve Elçin Acun ile Mert Çağıl Türkay’ın cyanotype atölyesiyle başlayacak programda “Home” filmi de gösterilecek. 29 Eylül’de MSGSÜ öğrenci seçkisinin ardından “Terra” izleyiciyle buluşacak. 1 Ekim’de Henning Larsen ile mimarlıkta renk, mekân ve deneyim üzerine konuşulurken 3 Ekim’de arşiv fotoğraflarından mimarlık ve kamusal sanatın hafızasına odaklanan “Şehrin Panoları” söyleşisi yapılacak; aynı gün Burcu Böcekler’in “Eminönü Monokrom: 36 Poz, Bir Şehir, Tek Film” atölyesi gerçekleştirilecek.
4 Ekim’de “O’film Route” ile Şişhane’den Çukurcuma’ya uzanan Türk sineması rotası ile Kadıköy’ün seramik ve mozaik panolarını izleyen keşif turu programda yer alırken 6 Ekim’de “Andy Warhol: American Dream” gösterilecek. 8 Ekim’de Burcu Böcekler’in kamerasız fotoğraf üzerine söyleşisinin ardından “Kaos ve Düzen Arasında: Bir Dans Deneyi” başlıklı performans gerçekleşecek. 9 Ekim’de “Man on the Roof ile Historjá: Stitches for Sápmi”, 10 Ekim’de “Nature” gösterilecek. Festivalin son gününde ise “Şehrin Panoları” ile İstanbul Manifaturacılar Çarşısı keşif rotası düzenlenecek.
Atölye ve keşif rotaları Fotohaus Karaköy, Karaköy-Perşembe Pazarı, Kadıköy-Bağdat Caddesi ve İstanbul Manifaturacılar Çarşısı gibi farklı şehir duraklarına yayılırken söyleşi ve film gösterimleri Soho House, Pera Müzesi ve Offgrid Art Project’te gerçekleşecek. Sofar Sounds iş birliğindeki konser ve performanslar Ceneviz Sanat’ta; Zorlu PSM, Babylon, Komünite ve Akbank Caz Festivali kapsamındaki buluşmalar ise festivalin fotoğrafı müzik ve performansla kesiştiren programını tamamlayacak.
Jill Greenberg
Fotoğrafçılar için buluşma alanı
Festivalin ilk edisyonundan bu yana sürdürülen “Portfolyo Değerlendirmeleri” de 2026 programının mesleki gelişime yönelik bölümlerinden biri. Program, fotoğrafçıların portfolyolarını festival kapsamında yer alan sanatçılar ve profesyonellerle birebir değerlendirmesine olanak tanıyor. Yeni mezun fotoğrafçılara da açık olan görüşmeler, üretimlerini profesyonel bir çerçevede değerlendirmek ve fotoğraf alanında kariyer geliştirmek isteyenler için festivalin sergi programını doğrudan üretim pratiğine bağlayan bölümlerinden birini oluşturuyor.
Yarışma için son tarih 6 Eylül
212 Photography Istanbul’un uluslararası fotoğraf yarışması da dokuzuncu edisyon öncesinde başvuruları sürdürüyor. Her yaştan amatör ve profesyonel fotoğrafçıya açık yarışmada farklı ülkelerden ve geçmişlerden gelen üretimlerin bir araya getirilmesi hedefleniyor. Başvurular 6 Eylül 2026 saat 23.59’a kadar devam ediyor; her katılım için ücret 250 TL ve bir başvuruda en fazla 10 fotoğraf gönderilebiliyor.
Yarışmanın kazananı 5 bin euro para ödülünün yanı sıra 212 Magazine’de yayımlanma hakkı kazanacak. Kısa listeye kalan 10 fotoğrafçının çalışmaları ise 26 Eylül-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek festival kapsamında sergilenecek.
Tek biletle İstanbul rotası
Festivalin ana sponsoru Peugeot’nun Jill Greenberg’in “Monkey Portraits sergisi” ve “Art on Cars” projesiyle programa dahil olduğu 2026 edisyonunda Jotun, Uludağ, Mavi, Bilgili Holding ve Yapı Kredi Bomontiada da destekçiler arasında yer alıyor. Brezilya İstanbul Başkonsolosluğu, Hollanda Krallığı, Institut français, Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi ve Slovakya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu sanatçılar arası etkileşime yönelik çalışmalara katkı sunarken Mondriaan Fund, Magnum Photos ve Les Rencontres d'Arles ile gerçekleştirilen ortaklıklar da uluslararası programın oluşumunda rol oynuyor. Beşiktaş Belediyesi iş birliğiyle de farklı mekânlarda sergiler ve etkinlikler gerçekleştirilecek.
Festival kapsamındaki sergileri tek bir biletle keşfetmek mümkün. Ancak Tophane-i Amire’deki sergi bu bilete dahil değil; atölye, söyleşi ve diğer etkinlikler için de ayrıca kayıt veya bilet gerekiyor. Festival biletiyle ilgili güncel koşullara göre sergi mekânlarının ziyaret gün ve saatleri birbirinden farklı olabildiğinden ziyaret öncesinde programın kontrol edilmesi gerekiyor.
2018 yılından bu yana fotoğraf ve hareketli görüntüler başta olmak üzere pek çok farklı disiplinde görsel hikâye anlatımındaki yenilikleri keşfederken, farklı coğrafyalardan yetenekleri ve farklı sesleri kültür-sanat izleyicisiyle buluşturan yenilikçi bir platform olmayı sürdüren, sergilere paralel olarak şehrin farklı lokasyonlarında gerçekleştirdiği söyleşiler, atölye, film gösterimi, performans, şehir ve sergi turları, sanatçı buluşmalarıyla birlikte şehrin festivali olmaya devam eden 212 Photography Istanbul’un dokuzuncu edisyonu, fotoğrafın 200 yıllık geçmişini yalnızca geriye bakarak kutlamak yerine fotoğrafın bugün hangi araçlarla üretildiğini, hangi biçimlerde dönüştüğünü ve geleceğe nasıl bir görsel hafıza bırakacağını İstanbul üzerinden tartışmaya açıyor.
26 Eylül’de başlayacak ve 11 Ekim’e kadar sürecek festivalde sergilerden arşivlere, şehir yürüyüşlerinden sinemaya, çağdaş dijital üretimlerden fotoğraf tarihinin önemli isimlerine uzanan program, İstanbul’un farklı noktalarını aynı fotoğraf rotasının parçaları haline getirecek.
9. 212 Photography (26 Eylül-11 Ekim 2026)
Program:
27 Eylül Pazar
10.00-15.00 Keşif Rotası: “Taşların Hafızası: Karaköy - Perşembe Pazarı Turu”
10.30-13.00 Atölye: Elçin Acun ve Mert Çağıl Türkay ile “Cyanotype”
17.30-19.00 Film Gösterimi: “Home”
29 Eylül Salı
16.00-17.00 Film Gösterimi: MSGSÜ Öğrenci Seçkisi
18.00-19.30 Film Gösterimi: “Terra”
1 Ekim Perşembe
18.30-19.30 Söyleşi: Henning Larsen ile “Mimarlıkta Renk, Mekân ve Deneyim”
3 Ekim Cumartesi
12.00-13.00 Söyleşi: “Şehrin Panoları: Arşiv Fotoğraflarından Mimarlık ve Kamusal Sanatın Hafızası”
13.00-15.00 Atölye: Burcu Böcekler ile “Eminönü Monokrom: 36 Poz, Bir Şehir, Tek Film”
4 Ekim Pazar
14.00-16.00 Atölye: O’film Route ile “Şişhane’den Çukurcuma’ya Türk Sinemasının Kadrajları Arasında Yolculuk”
14.00-16.00 Keşif Rotası: “Şehrin Panoları: Kadıköy’ün Seramik ve Mozaik Panoları”
6 Ekim Salı
18.30-19.30 Film Gösterimi: “Andy Warhol: American Dream”
8 Ekim Perşembe
18.30-19.30 Söyleşi: Burcu Böcekler ile “Kamerasız Fotoğraf Üzerine”
19.45-21.15 Performans: “Kaos ve Düzen Arasında: Bir Dans Deneyi”
9 Ekim Cuma
15.00-16.00 Film Gösterimi: “Man on the Roof”
18.00-21.00 Film Gösterimi: “Historjá: Stitches for Sápmi”
10 Ekim Cumartesi
17.30-19.15 Film Gösterimi: “Nature”
11 Ekim Pazar
14.00-16.00 Keşif Rotası: “Şehrin Panoları ile İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ)”
Etiketler: fotoğraf 212 Photography Istanbul sergi


