Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Fransız sinemasının farklı dönemlerinden İstanbul’a

Fransız sinemasının farklı dönemlerinden İstanbul’a

Fransız sinemasının farklı dönemlerinden İstanbul’a11 Eylül 2026 - 04:09
Institut Français İstanbul’un 5 Eylül-31 Ekim tarihleri arasındaki sinema programı yedi filmle farklı dönem, tür ve izleyici gruplarını buluşturuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Fransız sinemasının klasiklerinden güncel yapımlara uzanan sonbahar seçkisi, Institut Français İstanbul’un sinema salonunda izleyiciyle buluşuyor. Türkiye Fransız Kültür Merkezi İstanbul Şubesi’nin 5 Eylül-31 Ekim tarihleri arasındaki programında, dönemler ve türler arasında dolaşan yedi film yer alıyor. Claude Chabrol’ün Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire’i buluşturan 1995 yapımı “La Cérémonie”si, Romain Duris’in başrolünde olduğu Guillaume Senez imzalı “Une Part Manquante”, Giulio Callegari’nin yakın gelecekte insanlarla robotların ilişkisini ele alan “Un Monde Merveilleux”sü ve Guillaume Nicloux’nun tiyatro tarihinin simge isimlerinden Sarah Bernhardt’ı konu alan “Sarah Bernhardt, La Divine” filmi seçkinin öne çıkan yapımları arasında.
 
Program, yetişkin izleyicilerin yanı sıra çocukları ve aileleri de kapsıyor. Philippe Lacheau’nun “Marsupilami” uyarlaması “Uzunkuyruk Marsupilami”, Fransa’da milyonlarca seyirciye ulaşan yapımlar arasında yer alıyor. Maïlys Vallade ve Liane-Cho Han’ın Amélie Nothomb’un “Métaphysique Des Tubes” romanından uyarladığı “Küçük Amélie” ise animasyon sinemasını edebiyat uyarlamasıyla buluşturuyor. Nabil Ayouch’un “Herkes Touda’yı Seviyor”u da Fas-Fransa ortak yapımı bir drama olarak seçkide yer alıyor. Cannes’ın 2024 programında gösterilen film, Fas’ın geleneksel şarkıcıları cheikha’ların dünyasına odaklanıyor.
 
 
Klasiklerden güncel sinemaya
 
Seçkinin en dikkat çekici klasiklerinden biri Claude Chabrol’ün “La Cérémonie”si. Ruth Rendell’ın “A Judgment in Stone” romanından uyarlanan 1995 yapımı filmde Isabelle Huppert, küçük bir kasabanın postacısı ‘Jeanne’ı; Sandrine Bonnaire ise varlıklı bir ailenin yanında çalışmaya başlayan ‘Sophie’yi canlandırıyor. Birbirinden farklı iki kadının kurduğu ilişkinin giderek gerilime dönüşmesini anlatan film, sınıfsal ayrımları ve burjuva yaşamının görünmeyen çatışmalarını suç ve gerilim unsurlarıyla bir araya getiriyor. Huppert ve Bonnaire, filmdeki performanslarıyla 1995 Venedik Film Festivali’nde ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalında ‘Volpi Kupası’nı paylaştı.
 
Romain Duris’in başrolünde olduğu “Une Part Manquante” ise yönetmen Guillaume Senez’in imzasını taşıyor. Tokyo’da taksi şoförlüğü yapan Jay’in dokuz yıldır görmediği kızını aramasını anlatan filmde Judith Chemla ve Mei Cirne-Masuki de rol alıyor. Senez’in filmi, ebeveynlik, ayrılık ve çocukla bağın kopması üzerinden ilerlerken Tokyo’yu da hikâyenin temel mekânlarından biri haline getiriyor.
Giulio Callegari’nin “Un Monde Merveilleux”sü ise yakın bir gelecekte insanların robotlara giderek daha fazla bağımlı olduğu bir dünyaya bakıyor. Eski bir öğretmen olan teknoloji karşıtı ‘Max’, kızıyla birlikte yaşamını sürdürürken son model bir robotu kaçırıp parçalarını satma planı yapıyor. Ancak planı beklediği gibi ilerlemiyor ve robotla birlikte kızını bulmaya çalıştığı bir yolculuğa çıkıyor. Film, bilimkurgu ile hicivli komediyi bir araya getiriyor. Başrollerde Blanche Gardin, Angélique Flaugère ve Laly Mercier yer alıyor.
 
 
Sarah Bernhardt’ın İstanbul’a uzanan hikâyesi
 
Programdaki bir diğer dikkat çekici yapım Guillaume Nicloux’nun 2024 tarihli “Sarah Bernhardt, La Divine”i. Sandrine Kiberlain’in Sarah Bernhardt’ı canlandırdığı film, 1896 Paris’inde dünyanın ilk uluslararası tiyatro yıldızlarından biri haline gelen sanatçının yaşamına odaklanıyor. Filmde Laurent Lafitte ve Amira Casar da rol alıyor.
 
Sarah Bernhardt’ın İstanbul’la ilişkisi ise filmin seçkideki yerini ayrıca anlamlı kılıyor. Tiyatro tarihinin bu önemli ismi Osmanlı döneminde İstanbul’u dört kez ziyaret etti; 1888, 1893, 1904 ve 1908 yıllarında kentte sahne aldı. İstanbul Ansiklopedisi’nde Bernhardt’ın İstanbul’daki turnelerinin ayrıntıları yer alırken, İstanbul Üniversitesi tarafından yayımlanan bir tiyatro tarihi çalışması da bu dört ziyareti doğruluyor.
 
 
Fas’tan Japonya’ya, farklı hikâyeler
 
Nabil Ayouch’un “Herkes Touda’yı Seviyor”u, Fas’ın geleneksel kadın şarkıcıları ‘cheikha’ların dünyasına odaklanıyor. Başroldeki ‘Touda’, yaşadığı küçük yerleşimden ayrılarak Kazablanka’ya gitmek ve geleneksel bir sanatçı olarak kendisine yeni bir hayat kurmak istiyor. Filmde geleneksel şarkıcılığın yanı sıra kadınların toplumsal konumu, özgürlük ve sanat yoluyla kendini var etme mücadelesi de hikâyenin merkezinde. Film, 2024 Cannes programında ‘Cannes Première’ kapsamında gösterildi; yönetmenliğini Nabil Ayouch, başrolünü ise Nisrin Erradi üstleniyor.
Maïlys Vallade ve Liane-Cho Han’ın “Küçük Amélie”si ise Amélie Nothomb’un 2000 yılında yayımlanan “Métaphysique des tubes” romanından uyarlandı. Japonya’da doğan Belçikalı küçük ‘Amélie’nin üç yaşına kadar uzanan çocukluğunu anlatan animasyon, yazarın Japonya’daki çocukluk anılarından yola çıkıyor. 2025 yapımı film Cannes’da ‘Özel Gösterim’ bölümünde yer aldı.
Aile izleyicilerine yönelik bir diğer yapım “Uzunkuyruk Marsupilami”. Philippe Lacheau’nun yönettiği film, André Franquin’in yarattığı Marsupilami karakterini beyazperdeye taşıyor. 4 Şubat 2026’da Fransa’da vizyona giren film, gişede 4,8 milyon seyirciye ulaşarak 5 milyon sınırını aşmaya hazırlanmış ve Fransız sinemasının 2026’daki önemli gişe başarılarından biri olmuştu.
 
 
Eylül ve ekim boyunca yedi film
 
Institut Français İstanbul’un programı, filmlerin farklı tarihlerde yeniden gösterilmesi sayesinde seçkideki yapımları izlemek için birden fazla seçenek sunuyor. İlk gösterimler 5 Eylül’de başlıyor.
Institut Français İstanbul’un sinema programı, farklı dönemlerden Fransızca yapımları bir araya getirirken Fransa ile sınırlı kalmayan ortak yapımlara da yer veriyor. Böylece sonbahar seçkisi, Fransız sinemasının klasiklerinden güncel Avrupa yapımlarına, Fas sinemasından edebiyat uyarlaması animasyona ve aile filmlerine uzanan geniş bir izleme alanı oluşturuyor.
 
Institut Français Sinema & Kütüphane Kartı da programı takip eden izleyicilere sunuluyor. Sinema biletleri seans başlamadan yarım saat önce sinema salonunda satışa çıkıyor. Tam bilet 140 TL, indirimli bilet 80 TL. Ödemeler kredi kartıyla gerçekleştiriliyor.
 
Institut Français İstanbul
 
Eylül-Ekim 2026 Cinema Programı:
 
Eylül
 
5 Eylül Cumartesi:
16.00 “Un Monde Merveilleux”
19.00 “Herkes Touda’yı Seviyor”
 
11 Eylül Cuma:
19.00 “Une Part Manquante”
 
12 Eylül Cumartesi:
16.00 “Küçük Amélie”
19.00 “Seremoni”
 
18 Eylül Cuma:
19.00 “Un Monde Merveilleux”
 
19 Eylül Cumartesi:
16.00 “Uzunkuyruk Marsupilami”
 
25 Eylül Cuma:
19.00 “Seremoni”
 
26 Eylül Cumartesi:
16.00 “Küçük Amélie”
19.00 “Herkes Touda’yı Seviyor”
 
Ekim
 
2 Ekim Cuma:
19.00 “Une Part Manquante”
 
3 Ekim Cumartesi:
16.00 “Uzunkuyruk Marsupilami”,
19.00 “Un Monde Merveilleux”
 
9 Ekim Cuma:
19.00 “Sarah Bernhardt: Le Divine / İlahi Kadın”
 
16 Ekim Cuma
19.00 “Seremoni”
 
17 Ekim Cumartesi:
16.00 “Küçük Amélie”
19.00 “Sarah Bernhardt: Le Divine / İlahi Kadın”
 
19 Ekim Pazartesi:
19.00 “Une Part Manquante”
 
30 Ekim Cuma:
19.00 “Herkes Touda’yı Seviyor”
 
31 Ekim Cumartesi:
16.00 “Uzunkuyruk Marsupilami”
19.00 “Sarah Bernhardt: Le Divine / İlahi Kadın”
 
 
Etiketler: sinema  Institut Français  sanat