Frekans sihirbazı Anyma İstanbul’da
‘Anyma’nın ÆDEN’ evreni, 12 Eylül’de İstanbul’da çağdaş elektronik sanatın tüm katmanlarını kapsayan bütüncül bir deneyim olarak vücut bulmaya hazırlanıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Elektronik müziğin yalnızca ritimden ibaret olmadığını aynı zamanda bir anlatı, bir dünya ve bir bilinç tasarımı olabileceğini ısrarla hatırlatan Anyma, ‘2026 ÆDEN Global Tour’ kapsamında İstanbul’a geliyor.
12 Eylül’de Only You Live organizasyonuyla Ataköy Marina Arena sahnesinde gerçekleşecek konser, sanatçının bugüne kadar Türkiye’de sunduğu en kapsamlı ve sinematik canlı deneyim olarak konumlanıyor.
“ÆDEN”, klasik anlamda bir konser formatından çok daha fazlasını vaat ediyor: Ses, görsel tasarım, yapay zekâ estetiği ve anlatı kurgusunun tek bir bedende buluştuğu, izleyiciyi pasif bir dinleyici olmaktan çıkarıp hikâyenin parçasına dönüştüren bütünsel bir sanat evreni.
Matteo Milleri’den Anyma’ya
Anyma, İtalyan asıllı Amerikalı prodüktör Matteo Milleri’nin uzun yıllara yayılan sanatsal arayışının en kişisel ve en kavramsal çıktısı olarak şekillendi. Milleri, elektronik müzik sahnesinde ilk büyük çıkışını, Carmine Conte ile birlikte kurduğu Tale Of Us projesiyle yaptı. 2010’ların başında Berlin ve Ibiza ekseninde gelişen bu dönem, melodik techno’nun duygusal derinlik, karanlık atmosfer ve sinematik yapı ile yeniden tanımlandığı bir estetiğin temel taşlarından biri oldu. Tale Of Us’un Afterlife etiketi altında yayınlanan işleri ve dünya çapındaki Afterlife etkinlik serileri, Milleri’nin sadece bir prodüktör değil; aynı zamanda küratör, anlatıcı ve sahne mimarı olarak da konumlanmasını sağladı.
Anyma ise bu kolektif kimliğin ötesine geçme arzusunun doğal sonucu olarak doğdu. Matteo Milleri, Anyma’yı bir sahne adı olarak değil, “müziğin, bilincin ve teknolojinin kesişiminde var olan dijital bir varlık” olarak kurguladı. Bu bağlamda Anyma, yalnızca şarkılar üreten bir sanatçı değil; kendi mitolojisi, görsel evreni ve süreklilik taşıyan anlatı yapısı olan bütünlüklü bir karakter haline geldi. İnsan ile makine arasındaki ilişki, yapay zekânın duygusal kapasitesi, dijital yalnızlık, varoluşsal kırılganlık ve geleceğe dair belirsizlik gibi temalar, Anyma evreninin omurgasını oluşturdu.
Bu vizyonun ilk büyük manifestosu, 2023 yılında yayımlanan “Genesys” albümü oldu. Albüm, adını biyolojik ve dijital yaşamın kökenlerine gönderme yapan kavramsal çerçevesinden alırken; melodik techno, progresif house ve sinematik ambient katmanlarını bir araya getiren bütünlüklü bir yapı sundu. Albümde yer alan “Eternity”, “Syren”, “Welcome To The Opera”, “The Sign” ve “Explore Your Future” gibi parçalar, hem kulüp sahnesinde hem de festival ana sahnelerinde Anyma’nın imza estetiğini tanımlayan kilometre taşları haline geldi. “Welcome To The Opera”, Grimes iş birliğiyle yayımlanarak Anyma’nın popüler kültürle kurduğu ilk büyük köprülerden biri oldu ve milyonlarca dinlenmeye ulaşarak projenin küresel ölçekte tanınmasını hızlandırdı.
2024’te gelen “Genesys II”, bu anlatının genişleyen ikinci perdesi olarak konumlandı. İlk albümde kurulan distopik-ütopyacı evren, bu kez daha karanlık, daha sert ve daha ritüelistik bir tona büründü. Albümdeki “Pictures Of You”, “Now Or Never”, “Angel In The Dark” ve “Simulation” gibi parçalar, Anyma’nın melodik duyarlılığını korurken, daha agresif altyapılar ve dramatik geçişlerle ses dünyasını derinleştirdi. Bu iki albüm birlikte düşünüldüğünde, Anyma diskografisinin tek tek parçalardan ziyade birbirini takip eden bölümlerden oluşan bir anlatı zinciri olduğu net biçimde görülüyor.
Anyma’nın albüm formatı dışında yayımladığı tekliler de bu evrenin önemli yapı taşlarını oluşturdu. “Running”, “Save Me”, “Turn On The Lights Again..” (Fred again.. ile ortak çalışma), “Higher Power” ve “Consciousness” gibi parçalar, hem dijital platformlarda yüksek dinlenme rakamlarına ulaştı hem de DJ setlerinin vazgeçilmezleri arasına girdi. Bu üretimler, Anyma’nın sadece stüdyo odaklı bir sanatçı olmadığını; kulüp kültürünün dinamiklerini yakından takip eden ve sahneyle doğrudan beslenen bir üretim anlayışına sahip olduğunu da gösterdi.
Kısa sürede elektronik müzik dünyasının en prestijli platformlarında adından söz ettirmeye başlayan Anyma, uluslararası elektronik müzik dergileri tarafından ‘Yılın Çıkış Yapan Projesi’ ve ‘En İyi Canlı Performans’ kategorilerinde adaylıklar elde etti; büyük festival küratörlerinin radarına girdi. Ancak Anyma için asıl başarı ölçütü, sayısal ödüllerden çok, yarattığı görsel-işitsel dilin çağdaş elektronik sahnede referans noktası haline gelmesi oldu.
Anyma’nın diskografisi, kronolojik olarak bakıldığında bir sanatçının kariyer basamaklarından çok, bir karakterin evrim haritası gibi okunuyor: 2023’te “Genesys” ile doğan varlık, 2024’te “Genesys II” ile karanlıkla yüzleşti; 2025 - 2026 döneminde ise “ÆDEN” anlatısıyla yeni bir bilinç katmanına geçiş yapıyor. Her albüm, her tekli ve her görsel dünya, bu bütüncül hikâyenin bir sonraki sahnesi olarak kurgulanıyor.
Bu nedenle Anyma’yı yalnızca başarılı bir prodüktör olarak tanımlamak eksik kalıyor. Anyma, Matteo Milleri’nin yıllara yayılan müzikal birikiminin, felsefi merakının ve teknolojik vizyonunun tek bir bedende vücut bulmuş hali. Dolayısıyla İstanbul’da sahne aldığında, bir DJ seti sunmaktan ziyade bu uzun yolculuğun yeni bölümünü canlı olarak izleyiciyle paylaşmış olacak.
“ÆDEN” evreninin stüdyo ayağını temsil eden üçüncü albümün ise 2026 yaz aylarında yayınlanması planlanıyor. Albüm, turneyle eş zamanlı ilerleyen bir anlatı kurgusuna sahip ve sahnede izlenen hikâyenin stüdyo karşılığı olarak tasarlandı.
Anyma’nın kariyerinde tekli yayınlar, albümler kadar önemli bir yer tutuyor. “Consciousness”, “Angel In The Dark”, “The Answer” ve “Running” gibi parçalar, hem Spotify hem de Apple Music elektronik listelerinde üst sıralara yükseldi.
İş birlikleri cephesinde Sevdaliza, Chris Avantgarde ve CamelPhat gibi isimlerle yaptığı projeler, Anyma’nın stilini küresel ölçekte görünür kıldı.
“Anyma Live”
Anyma’yı çağdaş elektronik sahnede farklı bir noktaya taşıyan en önemli unsur, canlı performanslarının sinematografik yapısı. Sahneye yerleştirilen dev LED yüzeylerde, yapay zekâ tarafından üretilmiş hiper-gerçekçi karakterler, organik ve mekanik formlar iç içe geçiyor.
Her parça, önceden kurgulanmış bir sahne dramaturjisiyle ilerliyor. Görsel anlatı, müzikle eş zamanlı olarak gelişiyor ve izleyiciye neredeyse bir bilimkurgu filminin içinde olma hissi yaşatıyor.
Coachella’dan İstanbul’a
Anyma, 2026’da Coachella Valley Music and Arts Festival’da headliner olarak sahneye çıkarak yeni canlı şovunu ilk kez tanıttı. Bu performans, uluslararası basında “elektronik müzikte sahne tasarımının geldiği en ileri noktalardan biri” olarak yorumlandı.
Ardından Ultra Music Festival, Sziget Festival ve Zurich Openair gibi dev organizasyonlarda headliner olarak yer aldı. Aynı dönemde League of Legends World Championship açılış töreninde müzik ve görsel kreatif direktörlüğü üstlenerek, dijital kültürle kurduğu bağı daha da güçlendirdi.
‘2026 ÆDEN Global Tour’
“ÆDEN”, Anyma’nın evreninde ‘insanın içsel cenneti arayışı!nı temsil ediyor. Turnenin dramatik yapısı, kaostan doğan düzen fikri üzerine kurulu. İlk bölümde karanlık ve endüstriyel tonlar hâkimken, ilerleyen sahnelerde melodik ve umutlu dokular öne çıkıyor.
Modern elektronik müzik tarihinde şimdiden kendine özgü bir yer edinmiş sanatçının İstanbul konseri, bu hikâyenin bütünlüklü biçimde izlenebileceği nadir duraklardan biri olacak. 12 Eylül’de Ataköy Marina Arena’da gerçekleşecek performans, Anyma’nın küresel yolculuğunun Türkiye ayağı olmanın ötesinde, sanatçının Doğu ile Batı arasındaki kültürel geçişlere duyduğu ilginin de bir yansıması.


