Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Fun Lovin’ Criminals İstanbul’da

Fun Lovin’ Criminals İstanbul’da

Fun Lovin’ Criminals İstanbul’da 18 Haziran 2026 - 01:06
Fun Lovin’ Criminals, 30 yılı aşan kariyerinin tüm katmanlarıyla “A Matter of Time” Dünya Turnesi kapsamında 19 Haziran’da İstanbul’da sahneye çıkıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
1990’ların ortasında alternatif müzik sahnesinde beliren bazı gruplar, yalnızca dönemin ruhunu yansıtmakla kalmayıp onu yeniden tanımladı. ‘90'ların alternatif rock, hip-hop ve funk sahnesinin ikonik New York çıkışlı grubu Fun Lovin’ Criminals, bu nadir topluluklardan biri olarak rock, hip-hop, funk, blues ve soul arasında kurduğu geçirgen yapıyla kendine özgü bir alan açtı. Grubun müziği, yalnızca türlerin birleşiminden ibaret değil; aynı zamanda kent yaşamının sertliği, ironisi ve gündelik gerçekliğiyle şekillenen bir anlatı dili taşıyor. Quentin Tarantino filmlerinden alınan sample’lar, yeraltı kültürüne referanslar ve kara mizahın iç içe geçtiği söz yazımı, bu anlatıyı sinematik bir çerçeveye oturtuyor.
 
Fun Lovin’ Criminals’ın hikâyesi 1993 yılında Huey Morgan, Brian “Fast” Leiser ve Steve Borgovini’nin New York’taki bir kulüpte yollarının kesişmesiyle başlıyor. Planlı bir müzik kariyerinden çok, sahneye çıkamayan grupların yerine doğaçlama performanslar sergileyerek gelişen bu birliktelik, kısa sürede dikkat çekti ve EMI ile yapılan anlaşmayla profesyonel bir çizgiye taşındı. 1996’da yayınlanan ilk albüm “Come Find Yourself”, grubun müzikal kimliğini belirleyen temel yapı taşlarını ortaya koydu. Albüm, ABD’de sınırlı bir etki yaratırken, Birleşik Krallık’ta yakaladığı ivmeyle grubun uluslararası kariyerinin yönünü belirledi. “Scooby Snacks”, “The Fun Lovin’ Criminal” ve “King of New York” gibi parçalar, liste başarılarının yanı sıra dönemin kültürel atmosferine yaptığı katkıyla da kalıcı hale geldi. Özellikle “Scooby Snacks”, Tarantino filmlerinden alınan diyaloglarla kurduğu yapı sayesinde müzik ile sinema arasındaki sınırları bulanıklaştırdı.
 
 
İlk yapılanma
 
1998 tarihli “100% Colombian”, grubun ses dünyasını daha sert ve karanlık bir noktaya taşırken, “Love Unlimited” gibi parçalarla melodik denge korundu. Albümün öne çıkan parçalarından “Korean Bodega”, grubun ticari başarısını sürdüren önemli bir eşik oldu. Bu dönemde Avrupa’da genişleyen dinleyici kitlesi, grubun ABD’den çok Avrupa merkezli bir kariyer inşa ettiğini açık biçimde gösterir. 1999’da Glastonbury Festivali’nin ana sahnesinde yer almaları, bu yükselişin sembolik anlarından biridir. Aynı yıl yayınlanan Mimosa, lounge ve cover ağırlıklı yapısıyla grubun diskografisinde farklı bir yerde konumlanır; ancak ticari olarak önceki albümlerin gerisinde kalır. Bu süreç, aynı zamanda ilk kadro değişimini de beraberinde getirdi ve Steve Borgovini’nin ayrılığıyla grup yeni bir yapılanmaya girdi.
 
2000’li yılların başı, Fun Lovin’ Criminals’ın ana akım görünürlüğünü artırdığı bir dönem olarak öne çıkar. 2001’de yayınlanan Loco, grubun en yüksek liste başarısını elde ettiği albüm oldu. Aynı adlı parça Birleşik Krallık listelerinde üst sıralara yerleşirken, albümün genel başarısı grubun kariyerinde ticari zirve noktalarından birini oluşturdu.. Bunu izleyen “Welcome to Poppy’s” (2003) ve “Livin’ in the City” (2005), New York anlatısını sürdürse de aynı ticari karşılığı bulamadı.. Özellikle “Livin’ in the City”, şehre yazılmış bir ‘aşk mektubu”’niteliği taşıyan tematik yapısıyla dikkat çekti.
 
Bu dönemin bir diğer belirleyici unsuru, grubun müzik endüstrisiyle kurduğu gerilimli ilişkidir. EMI tarafından yayımlanan “Bag of Hits” derlemesinin grup onayı dışında piyasaya sürülmesi, bu gerilimin en görünür örneklerinden biri oldu. Ardından Sanctuary Records’a geçiş, daha bağımsız bir üretim alanı sağlasa da ticari ölçekte daha sınırlı bir görünürlük getirdi.
 
2010 yılında yayınlanan “Classic Fantastic”, grubun kendi plak şirketi Kilohertz etiketiyle çıkardığı ilk albüm olarak yalnızca müzikal değil, yapısal bir dönüşümü de işaret eder. Bu dönemden itibaren Fun Lovin’ Criminals, kayıt satışlarından çok turne ekonomisine dayalı bir modele yöneldi. Avrupa merkezli yoğun konser programları, grubun sahne performansını merkeze alan bir strateji geliştirdiğini gösterir. Bu yaklaşım, Fun, Live and Criminal gibi canlı kayıtlarla ve 2019 tarihli Another Mimosa gibi projelerle desteklendi.
 
 
Kritik dönemeç ve yeni yapılanma
 
2016’da “Come Find Yourself” albümünün 20. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen turne, grubun geçmiş ile bugün arasında kurduğu bağı yeniden görünür kıldı. Ancak bu süreklilik, 2021’de yaşanan önemli bir kırılmayla kesintiye uğradı. Grup; 28 yıllık ikonik sesleri ve kurucu frontmanleri Huey Morgan ile 2021 yılının Kasım ayında yollarını olaylı bir şekilde ayırdı. Pandemi döneminde tırmanan finansal gerilimler, kopan iletişim bağları ve Morgan'ın BBC'deki radyo kariyerine yoğunlaşmasıyla başlayan kriz; tarafların sosyal medya üzerinden birbirlerini agresif tavırlar ve hak mahrumiyetleriyle suçlaması sonucu sert bir hukuki savaşa dönüştü. Bu sancılı bölünmenin ardından grubun isim hakkını elinde tutan Brian ‘Fast’ Leiser ana vokale geçip kadroya gitarist Naim Cortazzi'yi dahil ederek turnelere devam ederken, Huey Morgan ise kendi bağımsız projesi ‘The New Yorkers’ ile müzikal kariyerinde tamamen yeni bir sayfa açtı.
 
Kurucu üye ve grubun en tanınan yüzü olan Huey Morgan’ın ayrılığı, Fun Lovin’ Criminals’ın tarihindeki en kritik dönemeçlerden biri oldu. Uzun yıllar boyunca grubun sesi ve anlatıcısı olan Morgan’ın ayrılması grubun kimliğinin yeniden tanımlanması anlamına geldi.
 
Bu kırılmanın ardından Brian ‘Fast’ Leiser’ın vokali devralmasıyla birlikte grup yeni bir formasyona geçti. Davulda Frank Benbini’nin devam ettiği bu yapıya gitarist Naim Cortazzi’nin katılmasıyla güncel kadro şekillendi.
 
2022’de yayınlanan “Roosevelt Sessions” EP’si, bu yeni dönemin ilk üretimlerinden biri olarak dikkat çekti. Ardından gelen Avrupa ve ABD turneleri, grubun canlı performans gücünü koruduğunu gösterdi. 2023 ve 2024 boyunca devam eden yoğun konser programı, özellikle 100% Colombian albümünün 25. yılı etrafında şekillenen turnelerle genişledi.
 
2025’te yayınlanan “A Matter of Time”, grubun 15 yıl aradan sonra çıkardığı ilk stüdyo albümü olarak diskografide özel bir yer edindi. Brian ‘Fast’ Leiser ve Frank Benbini’nin prodüksiyonunu üstlendiği, Grammy ödüllü mühendis Tim Latham’ın katkısıyla tamamlanan albüm, grubun köklerine bağlı kalırken daha kişisel ve içe dönük bir anlatı sunan çalışma, Fun Lovin’ Criminals’ın yalnızca geçmişine yaslanan bir nostalji projesi olmadığını, hâlâ üretim yapan bir yapı olduğunu gösterdi.
Grubun diskografisi, bu dönüşümü kronolojik olarak izlenebilir kılıyor: “Come Find Yourself” (1996), “100% Colombian” (1998), “Loco” (2001), “Welcome to Poppy’s” (2003), “Livin’ in the City” (2005), “Classic Fantastic” (2010), “A Matter of Time” (2025) stüdyo albümleri ve bu albümlere eşlik eden “Mimosa” (1999), “Bag of Hits” (2002), “Scooby Snacks: The Collection” (2003), “A's, B's and Rarities” (2004), “The Ultra Selection” (2005), “Essential” (2012), “Another Mimosa” (2019) gibi derleme ve yan projeler, grubun repertuvarını farklı bağlamlarda yeniden üretiyor.
 
 
Sahne pratiği
 
Fun Lovin’ Criminals, Huey Morgan'ın 2021'deki olaylı ayrılığının ardından çıktığı turnelerde, grubun alametifarikası olan eski hitleri sahneye taşımaya kararlılıkla devam ediyor. Şarkıların canlı performanslarda nasıl yer bulduğu ve sahneye nasıl yansıtıldığı şu şekilde özetlenebilir:
 
Eski frontman Huey Morgan'ın karakteristik, umursamaz ve puslu vokal tarzının yerini; grubun kurucu üyesi Brian ‘Fast’ Leiser alıyor. Leiser, sahnede bir yandan bas gitar, klavye, trompet ve mızıka arasında mekik dokurken, bir yandan da "The Fun Lovin' Criminal" ve "King of New York" gibi zamansız klasiklerin ana vokallerini ve rap kısımlarını üstleniyor.
 
Davulcu Frank Benbini de mikrofona çok daha fazla yaklaşarak Leiser'a eşlik ediyor. Benbini'nin enerjik geri vokalleri ve yeni gitarist Naim Cortazzi'nin katkıları, eski şarkıların vokal boşluğunu doldurarak sahne armonilerini eskisinden daha dinamik bir hale getiriyor.
 
Grup, şarkıların orijinal ruhuna ve temeline sadık kalsa da, canlı performanslarda bazı ritmik düzenlemeleri ve sample'ları güncelleyerek taze bir sound yakalıyor. Üç kişilik bir kadro (trio) olmalarına rağmen, enstrüman çeşitliliği ve sahne içi geçişler sayesinde eski hitleri oldukça dolgun ve güçlü bir sound'la icra ediyorlar.  
 
Hayranların konserlerde en çok beklediği Quentin Tarantino diyalogları içeren ikonik hitleri "Scooby Snacks", şovların genellikle kapanış veya encore (bis) kısmında en yüksek enerjiyle çalınmaya devam ediyor. "Loco", "Love Unlimited" ve "Smoke 'Em" gibi ‘90'lar ve 2000'lerin başındaki popüler parçalar da turne setlistlerinin ana omurgasını oluşturmayı sürdürüyor.
 
Bu köklü dönüşüm eski solist Huey Morgan tarafından eleştirilip ‘bir saygı duruşu (tribute) grubundan farksız’ olarak nitelendirilse de; konser incelemeleri, yeni üçlü kadronun sahnedeki müzikal kimyasının ve enstrümantal becerisinin eski hitleri canlı tutmada oldukça başarılı olduğunu gösteriyor
 
“A Matter of Time” Dünya Turnesi
 
19 Haziran Cuma saat 21.00’de Paribu Art sahnesinde gerçekleşecek İstanbul konseri, Fun Lovin' Criminals’ın çok katmanlı kariyerinin güncel bir özeti niteliği taşıyor.
 
Brian 'Fast' Leiser (Programlama, örnekleme, klavye, bas, üflemeli çalgılar, armonika, geri vokal, ana vokal), Frank Benbini (Davul, geri vokal) ve Naim Cortazzi (Gitar, geri vokal)’den oluşan güncel kadrosuyla sahneye çıkacak olan grup, 15 yıl aranın ardından yayınladığı “A Matter of Time” albümü kapsamında sürdürdüğü dünya turnesinde, “Scooby Snacks” ve “Love Unlimited” gibi klasikleşmiş parçalarının yanı sıra daha derin katalogdan seçkiler ve yeni dönem üretimlerini de dinleyiciyle buluşturacak.
 
İstanbul konseri, grubun değişen kadrosu ve genişleyen diskografisiyle yeniden tanımlanan müzikal yönünün sahnedeki karşılığı olarak öne çıkıyor.
 
 
 
 
Etiketler: Fun Lovin’ Criminals  A Matter of Time  Dünya Turnesi