Galatasaray’da bir varlık ve hiçlik şantiyesi
Ödüllü Bulgar kadın sanatçı Stela Vasileva, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi ile Collect Gallery’de. Küratörlüğünü Milliyet Sanat yazarlarından, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği sergideki sosyal, politik ve kültürel izler, izleyicilerin duyu ve eylemleriyle tamamlanarak, sürekli bir farkındalığın da inşasını ortaya koyuyor.
EVRİM ALTUĞ
evrimaltug@gmail.com
Bulgar kadın güncel sanatçı Stela Vasileva’nın İstanbul Galatasaray’daki Collect Gallery’de açılan “İnşaat Zamanı” sergisi, 28 Mart’a kadar sürüyor. Türkiye’deki ilk kişisel sergisini açan Vasileva’nın sergisinde, desen ve yerleştirme işleri ön plana çıkarken, serginin küratörlüğünü Milliyet Sanat yazarlarından, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fırat Arapoğlu üstleniyor.
1983 doğumlu sanatçı Vasileva, özellikle yıkım ve onarımla, bitmemiş ve yeni ile yorgun argın yatıp kalktığımız şu günlerde, elimizdeki hazır ve kayıp parçalar üzerine düşünmemize olanak tanıyan sergisi ile desendeki titizliği ve seçtiği konulara alternatif bakışı ile kayda geçiyor.
Sanatçının Bulgaristan’ın yakın siyasal ve bürokratik tarihine gönderme yapan simgesel yapıtlar, şantiye ve kalıntıları işlediği, hazır nesnelerle pekiştirdiği sergisinde, boşluk, bir süre sonra tüm beyazlığı ile düzendeki sağırlığı, körlüğü sembolize eden, sosyal bağlamda ağır, yıpratıcı bir kozmetik haline geliyor. İzleyiciden, ortaya konulan kompozisyonları anımsama ve devralma gibi önemli bir mesuliyet bekleyen çalışmalar, kimi zaman bir nükleer enerji tesisi, kimi zaman ise otoritenin kör topal ilerlettiği devasa bir altyapı çalışmasına art arda gönderme yapabiliyor. Sanatçı sergisinde kompozisyonları birbirinden kopuk bir uçuşkanlıkla izleyiciye sunarken, konu edindiği yapılardan edindiği hazır nesnelerle ürettiği düzenlemeler de, ikinci, üçüncü, derken dördüncü boyuta açılan birer geçit haline gelebiliyor.
Küratör Arapoğlu, Vasileva’nın çalışmalarından söz ederken, şunları vurguluyor: “Vasileva’nın pratiğinin merkezinde, günlük mekânların soyutlanması görülüyor ve sanatçı, depo alanları, şantiyeler gibi kentsel mekânlardan ilham alıyor. Bu mekânlar, kelimenin tam anlamıyla belgelenmiyorlar. Aksine, Vasileva gerçeklikten bazı unsurları çıkarıyor. Bunları, sadeleştirilmiş kompozisyonlar halinde, yeniden bağlamlaştırıyor. Bir merdiven, yarısı çizilmiş bir demir çubuk veya hareket halinde iken yarısı çizilmiş bir figür, işlevsel bağlamından koparılarak, yeni bir diyalog içinde resmediliyor. Sanatçının izole etme ve yeniden görme yöntemi, sıradan malzemelere bir varlık kazandırıyor. Vasileva, açık anlatıyı silerek uzamsal algıyı ön plana çıkarıyor. Bizden, hikâye yerine ağırlık, denge ve aralıkları düşünmemizi istiyor. Ortaya çıkan ise, nesne ve figürlerin bir denge içinde tutulduğu, gerilim ve askıda bulunma durumlarını temsil eden görsel bir dil oluyor.”
Gaudenz B. Ruf Sanat Ödülü sahibi Vasileva, Berlin, Paris, Viyana ve Budapeşte gibi Avrupa adreslerinde açtığı sergiler ve katıldığı rezidans programlarıyla öne çıkarken, Sofya Ulusal Güzel Sanatlar Akademisi çıkışlı sanatçı, halen Sofya’da yaşayıp, çalışıyor. Sanatçı 2024’te Bulgaristan’daki plus359 Gallery’de yer alan ‘Verticality’ temalı kişisel sergisiyle de anılıyor.
Arapoğlu’na göre ayrıca, “İnşaat Zamanı”, inşaatı bir düşünme ve görme biçimi olarak yorumluyor. Küratöre göre, sanatçının eleştirel ve şiirsel bakış açısı, her kirişin ve çizginin bir anlam potansiyeli taşıdığına işaret ediyor. Arapoğlu serginin kırılganlığı ve geçiciliği kucaklarken, aynı zamanda bir tür yapı ve netlik bulduğuna işaret ediyor. Kendisine göre, izleyeni süreç ve algıda değer bulmaya davet eden serginin ifade ettiği inşaat imgeleri, sürekli bir farkındalığın da inşası olarak algılanıyor ve ona göre ‘izleyiciler görme eylemiyle yapıtları tamamlayarak, serginin gerçek yapısına’ katılım göstermiş oluyor.


