Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Garou’dan Türkiye’de “The Best Of” buluşması

Garou’dan Türkiye’de “The Best Of” buluşması

Garou’dan Türkiye’de “The Best Of” buluşması15 Eylül 2026 - 03:09
Fransız müziğinin güçlü sesi Garou, “The Best Of” turnesi kapsamında 16 Eylül’de İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda, 18 Eylül’de ise İzmir Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu’nda sahne alacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Fransız müziğinin kendine özgü seslerinden Garou, kariyerinin farklı dönemlerinden şarkıları bir araya getirdiği “The Best Of” turnesiyle Türkiye’deki dinleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. Piu Entertainment organizasyonuyla gerçekleşecek konserlerde sanatçı, “Belle”, “Gitan”, “Sous le vent” ve “Seul” gibi geniş kitlelere ulaşan şarkılarının yanı sıra son albümü Un Meilleur Lendemain’den parçaları da seslendirecek. İstanbul konseri 16 Eylül saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda, İzmir konseri ise 18 Eylül saat 21.00’de Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek.
 
Gitarla başlayan, farklı sahnelerden geçen yolculuk
 
Garou’nun müzikle ilişkisi henüz çocukluk yıllarında başladı. Gerçek adı Pierre Garand olan sanatçı, üç yaşındayken babasının kendisine hediye ettiği gitarla müzik dünyasına ilk adımını attı. Yedi yaşında piyano çalmaya başlayan Garou, ergenlik döneminde de müzikten kopmadı. 15 yaşında okul arkadaşlarıyla kurduğu The Windows and Doors adlı grubun gitaristi oldu. Gitar ve piyanonun ardından müziğin farklı alanlarını deneyimleyen sanatçının sonraki yıllarında blues ve caz önemli bir yer tuttu.
 
1991’de Kanada ordusuna katılan Garou’nun müzikle ilişkisi bu kez farklı bir biçim aldı. Ordu bandosunda trompet çaldı. Askerlik sonrasında müziği profesyonel bir kariyere dönüştürmeye karar veren sanatçı, 1993’te ilk solo gösterisini bir barda gerçekleştirdi. Bir yandan farklı işlerde çalışırken bir yandan da sahne deneyimini geliştiren Garou, özellikle blues ve cazdan beslenen yorumuyla kendi müzikal kimliğini oluşturmaya başladı. Bu dönem, bugün güçlü ve karakteristik sesiyle tanınan sanatçının sahne üzerindeki ilk ciddi deneyimlerini biriktirdiği yıllardı.
 
 
Garou, 1995’te The Untouchables adlı grubunu kurdu. Blues, rock ve soul etkilerinin öne çıktığı repertuvarıyla sahne çalışmalarını sürdüren grup, Garou’nun canlı performans deneyimini geliştirmesinde önemli bir rol oynadı. Henüz geniş kitleler tarafından tanınmayan sanatçı, bu yıllarda sahnede kendine özgü bir yorum ve güçlü bir vokal karakter geliştirdi. Ancak onu bambaşka bir noktaya taşıyacak karşılaşma çok geçmeden gerçekleşecekti.
 
Quasimodo ile gelen uluslararası tanınırlık
 
Garou’nun müzik kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri, Luc Plamondon ve Richard Cocciante imzalı “Notre-Dame de Paris” müzikali oldu. 1997’de “Notre-Dame de Paris” için yapılan seçmelerde ‘Quasimodo’ rolünü alan Garou, bir yıl sonra Paris’teki Palais des Congrès’de gerçekleştirilen ilk gösteriyle geniş bir izleyici kitlesinin karşısına çıktı. Hélène Ségara, Patrick Fiori ve Daniel Lavoie gibi isimlerle aynı kadroda yer alan sanatçı, güçlü ve kendine özgü vokaliyle kısa sürede müzikalin öne çıkan isimlerinden biri haline geldi. Özellikle ‘Quasimodo’nun seslendirdiği “Belle”, Garou’nun kariyerinde ayrı bir yere sahip oldu. Garou’nun Daniel Lavoie ve Patrick Fiori ile birlikte yorumladığı şarkı, 1990’ların sonlarında büyük bir başarıya ulaşarak Fransa’da milyonlarca dinleyiciye ulaştı.
 
 
Müzikalin başarısı Garou’nun tanınırlığını Fransa sınırlarının dışına da taşıdı. ‘Quasimodo’ karakterini yalnızca Fransa’daki gösterilerde değil, Kanada ve İngiltere’deki sahnelemelerde de canlandıran sanatçı, böylece uluslararası bir izleyici kitlesiyle buluştu. Garou’nun kendine özgü, hem güçlü hem de pürüzlü vokal rengi, ‘Quasimodo’ gibi fiziksel ve duygusal açıdan yoğun bir karakterin yorumunda belirleyici unsurlardan biri oldu. “Belle”in başarısı da bu yükselişi destekledi; şarkı 1999’da Garou’ya World Music Award ve Fransa’nın önemli müzik ödüllerinden ‘Victoire de la Musique’i getirdi. Böylece henüz solo albümünü yayınlamadan geniş bir kitle tarafından tanınan Garou, müzikal sahnesinden popüler müzik dünyasına güçlü bir geçiş yaptı.
 
‘Notre-Dame de Paris’ ile gelen bu başarı, Garou’nun kariyerinde başka önemli kapıların da açılmasını sağladı. Bu dönemde Céline Dion ve eşi, yapımcı René Angélil ile tanışan sanatçı, Angélil’in desteğiyle Sony Music ile albüm anlaşması yaptı. Garou ayrıca 2000 yılına girilirken Montréal’de düzenlenen yılbaşı kutlamalarında Céline Dion ile aynı sahneyi paylaşarak birlikte şarkı söyledi. Böylece ‘Quasimodo’ rolüyle başlayan yükseliş, onu kısa sürede uluslararası müzik endüstrisinin önemli isimleriyle çalışan bir sanatçı konumuna taşıdı.
 
Farklı disiplinlerle buluşan sahne deneyimi
 
“Notre-Dame de Paris” sonrasında solo kariyerine yönelen Garou’nun 2000 yılında yayınlanan ilk solo albümü “Seul”, sanatçının müzikal kariyerinde yeni bir dönem başlattı. Albümle aynı adı taşıyan “Seul” şarkısı Fransa’da liste başında 11 hafta kaldı. 2001’de Céline Dion ile seslendirdiği “Sous le vent” ise Garou’nun Fransızca pop müziğindeki uluslararası bilinirliğini daha da artırdı. Şarkı, 2002 NRJ Music Awards’ta Garou’ya üç ödül getirdi.
 
Garou’nun kariyeri yalnızca solo albümler ve konserlerle sınırlı kalmadı. Sanatçı, sahne performansını farklı disiplinlerle buluşturduğu projeler de gerçekleştirdi. Cirque du Soleil ile gerçekleştirdiği performanslar ve Céline Dion ile yaptığı çalışmalar kariyerinin önemli durakları oldu.
 
Sanatçının repertuvarında Fransızca şarkıların yanı sıra farklı dönemlerde blues ve soul etkilerinin öne çıktığı çalışmalar da yer aldı. İlk yıllarında blues ve caz söyleyerek sahne deneyimi kazanan Garou daha sonra pop, blues ve farklı müzik türlerini bir araya getiren albümler yayınladı. 2000 tarihli Seul’ün ardından “Reviens”, “Garou”, “Piece of My Soul”, “Gentleman Cambrioleur”, “Rhythm and Blues”, “Soul City” ve “Garou Joue Dassin” gibi albümlere imza attı.
 
 
Yeni albüm ve Türkiye konserleri
 
Garou’nun “The Best Of” turnesi kapsamında Türkiye’de vereceği konserlerde kariyerinin sevilen şarkılarının yanı sıra 2025 tarihli “Un Meilleur Lendemain” albümünden parçalar da yer alacak. Sanatçının 2022’deki “Garou Joue Dassin” çalışmasının ardından yayınladığı albümde “Des Choses à Dire” gibi şarkılar bulunuyor. Garou, kendi hayatından, duygularından ve kişisel hikâyelerinden beslenen parçaları bir araya getirdiği albümle repertuvarının daha kişisel bir yönünü de ortaya koyuyor.
 
“The Best Of” turnesinin Türkiye ayağında Garou, 16 Eylül Çarşamba günü saat 21.00’de İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda, 18 Eylül Cuma günü saat 21.00’de ise İzmir Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu’nda sahne alacak. Piu Entertainment organizasyonuyla gerçekleşecek konserlerin biletleri Biletinial, Bubilet, Biletix ve Passo üzerinden satışa sunuluyor.
 
 
 
Etiketler: Garou  The Best Of  izmir