Gate 27'den ilk sosyal etki raporu
2019’dan beri sanat, bilim ve endüstriyi buluşturan Gate 27, ilk sosyal etki raporunu yayınladı. Program katılımcılarının %90’ından fazlası, konuk sürecinin mesleki gelişimlerine ve yaratım cesaretlerine doğrudan katkı sunduğunu belirtiyor.
2019 yılında “Daha İyi Bir Gelecek” misyonuyla, sanat, bilim ve endüstri kesişimindeki araştırma ve üretim imkânlarının çoğaltılması amacıyla kurulan uluslararası konuk programı Gate 27, konuklarına yönelik oluşturduğu ilk sosyal etki raporunu yayınladı. Social Value International’ın etki ölçüm metodolojisi kullanılarak hazırlanan rapor, 2019-2024 yılları arasında programa dahil olan konuklara yönelik oluşturulan bireysel ve profesyonel etkilere odaklanıyor. Rapor aynı zamanda, yalnızca Türkiye’deki değil uluslararası alandaki kültür sanat kurumları tarafından hazırlanan az sayıdaki sosyal etki raporundan biri olma niteliğini taşıyor.
Sosyal etki ölçümü, yalnızca hedeflerin gerçekleşme oranını değil, aynı zamanda sürdürülebilir dönüşüm için gerekli davranış değişikliklerini de anlamaya yardımcı oluyor. Bu sayede kurumlar, başarı ve büyüme kavramlarını daha kapsayıcı bir biçimde yeniden tanımlayabiliyor. Gate 27’nin ilk sosyal etki raporu, kurumun kültür ve sanatı sürdürülebilir bir dünya inşa edilmesinde etkin bir araç olarak kullanma misyonu doğrultusunda şekillendirdiği konuk programı kapsamında gerçekleştirdiği faaliyetlerinin hedef kitlesi olan konukları üzerinde oluşturduğu değişim ve etkilere ışık tutması bakımından önem taşıyor.
Maja Bekan için Ahu Antmen moderatörlüğünde düzenlenen söyleşiden bir görüntü.
Türkiye’de kültür-sanat alanında sosyal etki ölçümü gerçekleştiren sayılı kurumdan biri
Gate 27’nin internet sitesi üzerinden erişilebilen sosyal etki raporu, konuk programlarının sosyal etkisinin ölçümlenmesi başta olmak üzere kültür-sanat sektörü genelinde gelecekte hazırlanacak sosyal etki ölçüm raporlarına kaynak oluşturması bakımından önemli bir rol üstleniyor. Gate 27’nin konuklarına yönelik yarattığı sosyal etkinin, bu raporlama sürecinde alınan geri bildirimler aracılığıyla gerçekleştirilecek olan iyileştirmeler sayesinde gelecek yıllarda arttırılması ve genişletilmesi amaçlanıyor. Bu rapor, sadece yapılan işleri belgelemekle kalmıyor; aynı zamanda öğrenilen dersler, gelişen yaklaşımlar ve kurulan ilişkiler aracılığıyla Gate 27’nin konukları üzerindeki etkisini analiz ediyor.
Gate 27 Kurucusu Melisa Sabancı Tapan, rapora ilişkin şu değerlendirmeyi paylaşıyor: “Bu raporu bir sonuç olarak değil, yaşayan bir süreç olarak görüyoruz. Bizim için önemli olan büyümekten çok derinleşmek; daha dikkatli düşünmek, daha iyi dinlemek ve birlikte öğrenmeye devam etmek. Gate 27, sabit bir yapıdan ziyade dönüşerek gelişen bir organizma gibi var olmayı önemsiyor.”
ACA Conference 2025, Santa Fe, NM. Fotoğraf Kate Russell’ın izniyle.
Gate 27’nin sosyal etki raporu ilk kez Artist Communities Alliance’ın 35. yıl konferansında sunuldu
Ağırlıklı olarak Amerika Birleşik Devletleri’ndeki konuk sanatçı programlarına ve sanatçılara yönelik kapsamlı bir ağ sunan Artist Communities Alliance (ACA), 35. yıl konferansını 8–11 Aralık 2025 tarihleri arasında Santa Fe, New Mexico’da düzenledi. “Geleceğimizi Birlikte İnşa Etmek” temasıyla gerçekleşen konferansa 200’ün üzerinde sanatçı ve konuk programı profesyoneli katıldı.
Gate 27 Direktörü Burak Mert Çiloğlugil, 10 Aralık 2025 tarihinde konferans katılımcılarına Gate 27’nin yayımladığı ilk sosyal etki raporunu sundu. Rapor, özellikle sanatçı programlarının sosyal etki potansiyelini ölçmek adına uluslararası alanda yürütülen sayılı örneklerden biri olarak ilgi gördü. Gate 27’nin sosyal etki raporuna dair uluslararası sunumu, Türkiye’den bir kurumun bu alandaki öncülüğünü ve küresel sanat ağlarındaki temsil gücünü ortaya koyuyor.
Burak Mert Çiloğlugil’in Artist Communities Alliance’taki sosyal etki raporu sunumundan bir görüntü.
Konukların %97’si projelerinin sanat değerinin yükseldiğini, %94’ü ise yeni teknikler deneyerek mesleki olarak geliştiklerini, %90’ı ise sektörde daha bilinir olduklarını ifade ediyor
Gate 27 Sosyal etki raporunun hazırlanmasında Social Value International’ın (SVI) önerdiği parasal olmayan etki ölçüm metodolojisiyle birlikte raporlama için önerdikleri ilke ve standartlardan faydalanıldı. Veri toplama yöntemi olarak ise kantitatif ve kalitatif yöntemler birlikte kullanıldı. 2019 ve 2024 yılları arasında Gate 27’nin konuk programına katılan 76 konuk arasından oluşturulan örneklem grubuyla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilerek konukların deneyimledikleri değişimlere dair bir değişim zinciri oluşturuldu. Ardından, bu değişim zincirine dair etkilerin ölçümü için tüm katılımcılarla bir anket çalışması gerçekleştirildi. Raporda yer alan bulgular, Gate 27’nin katılımcılar için yalnızca bir üretim mekânı değil; aynı zamanda düşünsel derinleşmeyi, mesleki gelişimi ve özgüveni destekleyen bir alan sunduğunu gösteriyor.
Programa katılanların %90’ından fazlası projelerinin sanatsal değerinde artış hissi yaşadıklarını, konuk programı katılımları sırasında yeni üretim teknikleri denediklerini ve mesleki olarak daha donanımlı hissettiklerini ve sonuç olarak sanat üretimine devam etmek için özgüven ve cesaret kazandıklarını ifade ediyor. Katılımcıların %90’ı konuk programı sayesinde sektördeki görünürlüklerinin arttığını, profesyonel çevrelerden daha fazla takdir gördüklerini ve yeni üretim teknikleri denemeye yöneldiklerini belirtiyor.
Damla Yalçın’ın biyoloji laboratuvarındaki çalışmasından bir görüntü. Fotoğraf Yavuz Civelek’in izniyle.
Fiziksel alanın ötesinde: mentorluk ve geri bildirim süreçleriyle derinleşen destek
Gate 27’nin sunduğu destek, yalnızca üretim için fiziksel bir alan sağlamakla sınırlı kalmıyor. Katılımcıların %87’si, program süresince sağlanan profesyonel danışmanlık, geri bildirim toplantıları ve değerlendirme oturumlarından doğrudan faydalandığını belirtiyor. Bu oran, Gate 27’nin program tasarımında mentorluk temelli bir yaklaşımı benimsediğini ve konuklarının düşünsel gelişimini desteklemeyi merkezine aldığını gösteriyor. Geri bildirim süreçleri, katılımcılara yalnızca teknik yönlendirme değil; aynı zamanda işlerini farklı perspektiflerden değerlendirme, ifade biçimlerini yeniden gözden geçirme ve disiplinler arası üretim dilini geliştirme imkânı sunuyor.
Son olarak katılımcıların %81’i diğer endüstri ve paydaşlarla iş birliği yapmak için çeşitli fırsatlar yakaladığını söylüyor. Tespit edilen diğer bulgular arasında konukların programa katılımlarından öncesine kıyasla daha geniş üretim araç ve imkanlarına ulaşması yer alıyor. Rapor ayrıca, program kapsamında sunulan ayni veya maddi destekler sayesinde konukların Gate 27’de geçirdikleri süreç boyunca hissettikleri finansal güvenlik hissine dair iç görüler sunuyor.
Özetle, Gate 27’nin yarattığı en yüksek sosyal etkinin, konuklarının profesyonel gelişimine yönelik olduğu görülüyor. Aynı zamanda geri bildirim ortamları, disiplinler arası karşılaşmalar ve kurulan ağlar, katılımcıların çalışmalarını farklı perspektiflerden ele almalarına olanak tanıyor.
Fiziksel Alanın Ötesinde: Mentorluk ve Geri Bildirim Süreçleriyle Derinleşen Destek
Gate 27’nin sunduğu destek, yalnızca üretim için fiziksel bir alan sağlamakla sınırlı kalmıyor. Katılımcıların %87’si, program süresince sağlanan profesyonel danışmanlık, geri bildirim toplantıları ve değerlendirme oturumlarından doğrudan faydalandığını belirtiyor. Bu oran, Gate 27’nin program tasarımında mentorluk temelli bir yaklaşımı benimsediğini ve konuklarının düşünsel gelişimini desteklemeyi merkezine aldığını gösteriyor. Geri bildirim süreçleri, katılımcılara yalnızca teknik yönlendirme değil; aynı zamanda işlerini farklı perspektiflerden değerlendirme, ifade biçimlerini yeniden gözden geçirme ve disiplinler arası üretim dilini geliştirme imkânı sunuyor.
Son olarak katılımcıların %81’i diğer endüstri ve paydaşlarla iş birliği yapmak için çeşitli fırsatlar yakaladığını söylüyor. Tespit edilen diğer bulgular arasında konukların programa katılımlarından öncesine kıyasla daha geniş üretim araç ve imkanlarına ulaşması yer alıyor. Rapor ayrıca, program kapsamında sunulan ayni veya maddi destekler sayesinde konukların Gate 27’de geçirdikleri süreç boyunca hissettikleri finansal güvenlik hissine dair iç görüler sunuyor.
Özetle, Gate 27’nin yarattığı en yüksek sosyal etkinin, konuklarının profesyonel gelişimine yönelik olduğu görülüyor. Aynı zamanda geri bildirim ortamları, disiplinler arası karşılaşmalar ve kurulan ağlar, katılımcıların çalışmalarını farklı perspektiflerden ele almalarına olanak tanıyor.
Gate 27, Sadece Mekân Sunmuyor; Katılımcılara Mesleki Danışmanlık, Yeni Üretim Alanları ve Ağlar da Sağlıyor
Konuk sanatçı programları, sanatçılar için yalnızca üretim değil; aynı zamanda mesleki gelişim, düşünsel derinleşme ve disiplinler arası etkileşim alanları yaratıyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde Gate 27’nin konuk programına dahil olan kişiler geniş bir ağa erişebiliyor, Gate 27’nin düzenlediği etkinlikler ve geri bildirim buluşmalarıyla çalışmalarını ilerletebiliyor. Özellikle Türkiye’de sanatçıların bilimsel araştırma laboratuvarlarına erişimi sınırlıyken, Gate 27 bu açığı kapatmayı hedefliyor. Gate 27 ise konuklarını üniversiteler, araştırma merkezleri ve farklı sektörlerle bir araya getirerek üretimin sınırlarını genişleten bir yapı sunuyor. Bu yaklaşım, sanatın bilim, sürdürülebilirlik ve toplumsal meselelerle temas ettiği çok katmanlı bir düşünme alanı yaratıyor. Üretim süreci yalnızca sonuçlara değil, süreç boyunca kurulan ilişkilere, paylaşılan bilgiye ve birlikte öğrenmeye odaklanıyor.
Gate 27’nin faaliyet çıktıları ilk kez 2022-2023 yılını kapsayan Almanak çalışması kapsamında raporlandı. Bu faaliyet raporlarının, her yeni Almanak edisyonunda yer alması ve sosyal etki raporuyla birlikte okunabilecek bütüncül bir yayın haline getirilmesi hedefleniyor.
Sonuç olarak, 2019 yılındaki kuruluşundan bu yana Gate 27’nin ev sahipliği yaptığı konukların deneyimlediği değişimler, büyük ölçüde kurumun hedeflediği birinci seviye değişimlerle örtüşüyor. Bu durum, konuk programı ve destek içeriklerinin etkin bir şekilde sunulduğunu ortaya koyuyor.
Bu sosyal etki ölçüm çalışması sayesinde konuk programlarının katılımcılarına sunabileceği imkânlar yalnızca profesyonel bir alanda kısıtlı kalmamasını, katılımları sırasında yaşadıkları gelir kaybı gibi profesyonel hayatlarıyla bağlantılı olan ancak bireysel yaşamlarını daha çok etkileyen unsurların da dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.
Gate 27, yayımladığı bu ilk sosyal etki raporunu bir başlangıç noktası olarak ele alıyor. Önümüzdeki dönemde etki alanını daha geniş paydaşları kapsayacak şekilde derinleştirmeyi, kültür ve sanatın toplumsal dönüşümdeki rolünü daha görünür kılmayı ve bu alandaki etki ölçümü pratiklerine katkı sunmayı hedefliyor.


