Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Gelenekselden caz’a Faris Ishaq

Gelenekselden caz’a Faris Ishaq

Gelenekselden caz’a Faris Ishaq12 Eylül 2026 - 04:09
Filistinli ney virtüözü, perküsyon sanatçısı ve besteci Faris Ishaq, yeni albümü JASAD’ın turnesi kapsamında 13 Eylül’de Arter Sevgi Gönül Oditoryumu’nda sahne alıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Ney’in sesi, yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalarda nefesin taşıdığı müziğin seslerinden biri oldu. Filistinli müzisyen Faris Ishaq ise bu kadim çalgıyı yalnızca geleneksel repertuvarın içinde tutmak yerine nefesin, bedenin ve ritmin birlikte hareket ettiği çağdaş bir müzik anlayışının merkezine yerleştiriyor. Beytüllahim doğumlu, Londra merkezli ney virtüözü, perküsyon sanatçısı ve besteci, yeni albümü “JASAD” ile neyin ses olanaklarını genişletirken Filistin ve Arap müzik mirasını çağdaş caz doğaçlamasıyla buluşturuyor. Albüm için çıktığı turnenin ilk konseri ise 13 Eylül Pazar akşamı İstanbul’da, Arter’in Sevgi Gönül Oditoryumu’nda gerçekleşecek. Konser saat 19.30’da başlayacak.
 
Nefesin yön verdiği bir düzenek
 
Arapçada ‘beden’ anlamına gelen “JASAD”, yalnızca bir albüm adı değil, Ishaq’ın müziği kurma biçimini de tanımlıyor. Sanatçı, ney’i bacağına monte ettiği bir çerçeve davulla birlikte kullanıyor. Böylece nefesle üretilen ses, bedenin hareketiyle ortaya çıkan ritimle aynı performans içinde buluşuyor.
 
 
Kamıştan yapılan, herhangi bir ağızlık ya da mekanik aksam içermeyen ney sesini doğrudan icracının nefesinden alıyor. Ishaq bu özelliği “JASAD”ın temel çıkış noktalarından biri olarak ele alıyor. Elektronik efektlere başvurmak yerine akustik olanakları genişleten teknikler kullanıyor; nefes temelli genişletilmiş ney tekniklerini, çok sesli tınıları, perkusif sesleri ve karmaşık ritimleri aynı yapı içinde birleştiriyor. Ortaya çıkan müzik, tek bir çalgının melodik anlatımının ötesine geçerek solo bir performans içinde katmanlanan akustik bir ses dünyasına dönüşüyor.
 
Ishaq’ın yaklaşımında ney yalnızca geçmişten bugüne taşınan bir çalgı değil, yeni müzik üretimine açık bir araç olarak ele alınıyor. Bu nedenle “JASAD”, elektronik teknolojinin yoğun biçimde kullanıldığı güncel müzik ortamında, akustik bir çalgının kendi fiziksel olanaklarından hareketle ne kadar geniş bir ses alanı yaratabileceğine odaklanıyor.
 
Filistin’den caz sahnesine
 
Ishaq’ın müziğinin temelinde Filistin kültürü bulunuyor. Küçük yaşlardan itibaren Levant bölgesinde özellikle Filistin, Lübnan, Suriye ve Ürdün’de yaygın olan; topluca, el ele ya da omuz omuza icra edilen, güçlü ayak vuruşları ve ritmik adımlarıyla öne çıkan geleneksel bir halk dansı oal ‘Dabke’ ile büyüyen sanatçı, bu dansın toprağa basan ritmik hareketlerini Filistin’deki ‘Tashbib’ geleneğinin doğaçlamaya dayalı ney icrasıyla ilişkilendiriyor. Filistin’de özellikle ney ile icra edilen, doğaçlamaya dayalı melodik ve ritmik anlatımıyla geleneksel Arap müziğinde önemli bir yere sahip bir müzik pratiği oal ‘Tashbi’, Ishaq’ın müziğinde geleneksel bir icra biçiminin ötesinde neyin ritmik ve melodik olanaklarını araştırdığı bir kaynak haline geliyor.
 
Bestelerinde Arap makam dizileriyle çağdaş caz arasında geçişler kuran Ishaq, özellikle John Coltrane’in müzikal yaklaşımından beslenen düzenlemeleriyle ‘Tashbib’ ile caz arasında bir diyalog oluşturuyor. Arap müziğinin makam yapısı, Filistin müzik geleneğinin ritmik karakteri ve cazın doğaçlama özgürlüğü, müziğinde aynı kompozisyonun farklı katmanları olarak bir araya geliyor.
 
Bu yaklaşım Ishaq’ın daha önceki çalışmalarında da görülüyor. 2019 tarihli “Tripolarity”, 2021’de yayınlanan “Nature Addresses You” ve 2023 tarihli “Kham”, sanatçının ney ile çağdaş müzik arasındaki sınırları araştırdığı çalışmalar arasında yer alıyor. Diskografisine 2026’da “JASAD” eklenirken, ney ve orkestra için bestelediği “A Wildscape” adlı konçerto da bu araştırmanın orkestral boyutunu oluşturuyor.
 
 
Berklee’den uluslararası sahnelere
 
Ishaq’ın müzik eğitiminin önemli bir durağı Boston’daki Berklee College of Music oldu. ‘Global Jazz’ programından mezun olan sanatçı, Arap müziğinin makam yapılarıyla caz doğaçlamasını bir araya getiren çalışmalarıyla dikkat çekti ve eğitim sürecinde ney icrasını, cazın doğaçlama diliyle genişletti. Daha önceki çalışmalarında Danilo Pérez ve George Garzone gibi caz müzisyenleriyle de sahne paylaştı.
 
Uluslararası kariyeri Londra’daki konser salonlarından caz festivallerine uzandı. Kings Place ve Southwark Katedrali gibi mekânların yanı sıra Londra, Panama ve Monterey caz festivallerinde sahne aldı. Londra’da yaşayan Ishaq; ney, perküsyon ve bestecilik çalışmalarını solo performansların yanı sıra topluluk ve orkestra projelerinde sürdürüyor.
 
John Patitucci ve “Assassin’s Creed Mirage”
 
Ishaq’ın müzik kariyerindeki işbirlikleri yalnızca geleneksel ve çağdaş müziğin kesiştiği sahnelerle sınırlı değil. Grammy ödüllü basçı John Patitucci ile “Supplication” albümündeki işbirliği, ney’in caz bağlamındaki kullanımını farklı bir enstrümantal yapı içinde ele alan çalışmalarından biri oldu.
 
Ishaq’ın bir başka dikkat çekici çalışması ise video oyun müziği alanında gerçekleşti. Ubisoft’un “Assassin’s Creed Mirage” oyununun müziklerinde ney çaldı. Brendan Angelides’ın bestelediği, Akram Haddad’ın orkestrasyon ve şefliğini üstlendiği müziklerde Ishaq’ın ney icrası, New York Arabic Orchestra’nın yaylı ve perküsyonları, ud, kanun, keman ve vokallerle birlikte kullanıldı. Böylece Filistin ve Arap müzik geleneğinden gelen ney sesi, 9. YY Bağdat’ında geçen oyunun müzikal dünyasının da parçalarından biri haline geldi.
 
Kültürel belleği bugünün sesiyle buluşturmak
 
“JASAD”ın merkezinde geçmiş ile bugün arasındaki ilişki bulunuyor. Ishaq, ney’i yalnızca tarihsel kökenleri olan bir çalgı olarak ele almıyor; çağdaş müzik içinde sürekli dönüşebilen bir kültürel miras olduğunu ortaya koymaya çalışıyor. Nefes, beden ve çevre arasındaki ilişki de albümün temel düşünsel eksenlerinden birini oluşturuyor.
 
Bu yaklaşımda ‘beden’, yalnızca albümün Arapça adı değil. Ney’in nefesi, bacakta taşınan davulun ritmi, icracının fiziksel hareketleri ve sesin mekân içinde yayılması aynı performansın parçaları olarak düşünülüyor. Böylece Ishaq’ın solo konseri, yalnızca bir ney dinletisi olmaktan çıkıp çalgının fiziksel ve akustik sınırlarını araştıran bir performansa dönüşüyor.
 
Ishaq’ın amacı, geleneksel müziği olduğu yerde korumakla çağdaşlaştırmak arasında bir tercih yapmak yerine, iki alanın birbirini nasıl dönüştürebileceğini araştırmak. “JASAD” da bu anlayışla ney’in geçmişten gelen sesini bugünün doğaçlama, caz ve çağdaş performans diliyle yan yana getiriyor.
 
 
Dünya turnesi İstanbul’da başlıyor
 
Faris Ishaq; 5 bin yıllık geçmişe sahip bir çalgının sesini, Filistin’in müzikal hafızasını ve çağdaş cazın doğaçlama dilini tek bir solo performansta bir araya getiren yolculuğuna İstanbul’dan başlıyor  ve “JASAD” turnesinin ilk konserini 13 Eylül Pazar günü Arter Sevgi Gönül Oditoryumu’nda veriyor. Saat 19.30’da başlayacak solo performansta sanatçının yeni albüm için geliştirdiği ney ve çerçeve davul düzeni sahnenin merkezinde olacak. Konser; albümün nefes, ritim ve akustik ses üzerine kurduğu yaklaşımın canlı karşılığını İstanbul’da ilk kez ortaya koyacak.
 
Arter’in Dolapdere’deki binasında gerçekleştirilecek konserin ardından “JASAD” turnesi İngiltere, Avustralya ve İspanya’daki farklı sahnelere uzanıyor. Ishaq; 20 Eylül’de Durham Folk Festival, 10 Ekim’de Rochester Cathedral, 18 Ekim’de Melbourne International Jazz Festival ve 24 Ekim’de WOMEX kapsamında Gran Canaria Philharmonic’te sahneye çıkıyor. Kasım ayında ise Londra Caz Festivali kapsamında JASAD Trio formatıyla sahne alması planlanıyor.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  ney virtüözü  Filistinli  Faris Ishaq