Genç piyanistlerin rekabeti
2026 ADS Uluslararası Gülsin Onay Piyano Festivali ve Yarışması sonuçları açıklandı.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İzmir’de dört gün boyunca sahneye çıkan her nota, yalnızca bir performans değil; kuşaklararası bir müzik geleneğinin yeniden yazımıydı. 2026 ADS (Aras Deniz Sipahi) Uluslararası “Gülsin Onay” Piyano Festivali ve Yarışması, genç piyanistlerin teknik becerilerinden çok, müzikle kurdukları kişisel dili görünür kıldığı bir alan olarak kayda geçti.
16-19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşen organizasyon, klasik müzik yarışmalarının alışıldık ‘sıralama’ mantığını aşan bir yapıda kurgulandı. Gülsin Onay’ın sanatsal rehberliğinde şekillenen festival, yalnızca bir yarışma değil; aynı zamanda bir eğitim ve aktarım platformu olarak işledi.
Etkinlik boyunca düzenlenen masterclass’lar, resitaller ve konserler, İzmir’in kültürel dokusuna yalnızca bir etkinlik yoğunluğu değil, aynı zamanda süreklilik hissi kazandırdı. Genç müzisyenler için sahne, bir değerlendirme alanından çok, müzikal kimliğin test edildiği bir düşünme mekânına dönüştü.
Teknik ölçüden yorum estetiğine
Yarışmanın değerlendirme süreci, uluslararası bir jüri yapısıyla yürütüldü. Jüri başkanlığını Gülsin Onay üstlenirken, Portekiz Madeira Konservatuvarı’ndan Robert Andres, DEÜ Devlet Konservatuvarı’ndan Talia Özlem Baltacı ve sanatçı Aras Deniz Sipahi değerlendirme sürecinde yer aldı.
Genç sanatçıların hem teknik yetkinliklerini hem de eserlere kattıkları müzikal yorumları büyük bir titizlikle inceleyen jüri üyeleri, piyano edebiyatının zorlu eserlerini başarıyla icra eden isimleri belirlemekte hayli zorlandı.
Değerlendirme sürecinde teknik doğruluk tek başına belirleyici olmadı; yorum derinliği, müzikal ifade ve esere kurulan kişisel mesafe de karar mekanizmasının önemli parçaları haline geldi. Bu yaklaşım, yarışmayı klasik ‘en iyi icra’ mantığından çıkarıp ‘en anlamlı yorum’ arayışına yaklaştırdı.
Sahne üzerinde büyüyen kuşak
Yarışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri de gençlerin müziğe olan adanmışlığını gözler önüne seren, farklı yaş kategorilerinde ortaya çıkan estetik çeşitlilik oldu. 6-9 yaş grubundan 14-17 yaş kategorisine uzanan geniş yelpazede, teknik gelişim kadar müzikal olgunluk da tartışmanın merkezine yerleşti. Bu bağlamda organizasyon, yalnızca ödül dağıtan bir yapı olmaktan çıkarak müzikal gelişimi gözlemleyen ve kayıt altına alan bir platform işlevi gördü. Özellikle ileri yaş kategorisinde birincilik ödülünün verilmemesi, jüri açısından teknik standardın ötesinde daha bütüncül bir müzikal olgunluk beklentisinin altını çizdi.
6-9 Yaş Kategorisinde birincilik ödülünü Uras Efe Değerli kazanırken; Kaya Engin ve Derin Şahin ikinciliği, Rüzgar Çetin ve Mert Çetinkaya ise üçüncülüğü paylaştı. Bu kategoride Ela Özyetim Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. 10-13 Yaş Kategorisinde David Derin Barretto Martins sergilediği üstün performansla birinci olurken; ikincilik kürsüsünü Lalın Ayşen Ennekavi, Mehmet Erdem Güdül ve Ece Miray Yılmaz paylaştı. Civan Mert Şen’in üçüncü olduğu bu grupta, Aslıhan Poladova Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu.
Daha ileri seviye icraların beklendiği 14-17 Yaş Kategorisinde jüri, bu yıl birincilik ödülü verilmemesini kararlaştırdı. Ancak Ceren Gül ve İrfan Karakılıç ikincilik ödülünü göğüslerken, Hüseyin Ozan Eren ve Mehmet Can Ezzahraoui üçüncülük sevincini paylaştılar. Bu grubun Jüri Özel Ödülü ise Deniz Taşkın’a takdim edildi.
Ödül töreni
2026 ADS Uluslararası Gülsin Onay Piyano Festivali ve Yarışması, sonuçların ötesine geçen bir yapı ortaya koyuyor; teknik başarıyı merkeze alan klasik yarışma mantığından ziyade, farklı müzikal yorum ve düşünme biçimlerinin yan yana değerlendirildiği bir platform olarak konumlanıyor.
Ödül töreninde bir yarışmacı velisinin Gülsin Onay’a hitaben dile getirdiği, “Büyük bir çınar ağacısınız hocam. Bilge bir ağaç. Gölgenizden yükselen genç fidanlar izinizde ” ifadesi, festivalin ustalık ile genç kuşak arasındaki ilişkiye dair kurduğu çerçeveyi özetleyen bir metafor olarak öne çıktı. Bu yaklaşım, deneyim aktarımını bir hiyerarşi üzerinden değil, süreklilik ve birlikte büyüme fikri üzerinden tanımlayan bir anlayışa işaret ediyordu. Gülsin Onay ve jüri üyelerinin genç piyanistlere aşıladığı ilhamla sona eren organizasyon, Türkiye’nin piyano eğitimindeki yükselen grafiğini bir kez daha kanıtladı. Geleceğin dünyaca ünlü piyanistleri olma yolunda emin adımlarla ilerleyen genç yetenekler, aldıkları bu motivasyonla sanat yolculuklarını daha da yukarılara taşımaya hazırlanıyor. İzmir’de dört gün boyunca duyulan her performans, bugünün müzikle kurduğu ilişkiyi görünür kıldı. Ve bu ilişki, rekabetten çok bir öğrenme ritmine işaret etti.


