Grammy’nin oy masasına Türkiye’den dört isim
Dünyanın en önemli müzik ödüllerinden Grammy’leri düzenleyen Recording Academy’nin 2026 yeni üye sınıfı için üyelik daveti gönderdiği isimler arasında Türkiye’den Edis, Mert Demir, Toygar Işıklı ve Büşra Kayıkçı da bulunuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Edis, Mert Demir, Toygar Işıklı ve Büşra Kayıkçı’nın Recording Academy tarafından oy veren üyelik için davet edilmesi, Türkiye müzik endüstrisi açısından dikkat çeken bir gelişme. Ancak bu gelişmenin ne anlama geldiğini anlayabilmek için önce Grammy Ödülleri’nin nasıl belirlendiğine bakmak gerekiyor. Çünkü kamuoyunda sıkça kullanılan ‘Grammy Jürisi’ tanımı, sistemin gerçek işleyişini tam olarak karşılamıyor.
Grammy Ödülleri’ni düzenleyen Recording Academy, müzik sektörünün yaratıcı profesyonellerinden oluşan üyelik temelli bir yapı. Performans sanatçıları, söz yazarları, prodüktörler, mühendisler, enstrümancılar ve kayıt endüstrisinde çalışan diğer yaratıcı profesyoneller ‘Voting Member’ yani ‘Oy Veren Üye’ olabiliyor. Grammy’nin adayları ve kazananları da büyük ölçüde bu profesyonellerin oylarıyla belirleniyor. Academy, üyelik yapısını müzik profesyonellerinin meslektaşlarının çalışmalarını değerlendirdiği, ‘peer-driven’ yani meslektaş değerlendirmesine dayalı bir sistem olarak tanımlıyor.
Dolayısıyla ortada birkaç kişiden oluşan tek bir ‘Grammy Jürisi’ yok. Adayların belirlenmesi ve ödüllerin sahiplerini bulması, Recording Academy’nin oy kullanma hakkına sahip üyelerinin farklı aşamalardaki katılımıyla gerçekleşiyor.
Mert Demir
Türkiye’den dört isim için üyelik daveti
Recording Academy, 9 Temmuz 2026’da yeni üye sınıfı için dört binden fazla müzik profesyoneline üyelik daveti gönderdi. Academy, davetlerin farklı müzik türleri, disiplinler ve geçmişlerden gelen yerleşik müzik profesyonellerine yöneltildiğini açıkladı.
Burada önemli bir ayrım var: Recording Academy’ye üyelik için davet edilmek tek başına üyeliğin tamamlandığı veya oy kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Academy’nin resmi üyelik sürecine göre davet alan adayların daveti kabul etmesi ve üyelik işlemlerini tamamlaması gerekiyor. Kabul edilen Voting Member’lar daha sonra Grammy Ödülleri’nin oylama sürecinde yer alabiliyor. Yani Üyeliklerini kabul etmeleri halinde dört müzik profesyoneli, Grammy adaylarının ve ödül sahiplerinin belirlendiği oylama sürecine katılabilecek.
‘Voting Member’ ne anlama geliyor?
Recording Academy’nin ‘Voting Membership’ kategorisi kayıt endüstrisinde aktif olarak çalışan performans sanatçıları, söz yazarları, prodüktörler, mühendisler, enstrümancılar ve diğer yaratıcı profesyoneller için oluşturulmuş. Üyelik için iki sektör profesyonelinin tavsiyesi, kişinin müzik alanındaki temel mesleki faaliyetini kanıtlayan bilgiler ve tek bir yaratıcı meslek alanında 12 ticari ve doğrulanabilir kredi aranıyor. Bu kredilerin en az beşinin son beş yıl içinde elde edilmiş olması gerekiyor. Grammy adaylığı gibi bazı durumlarda kredi şartı uygulanmayabiliyor.
Buradaki ‘kredi’, yalnızca hit şarkı sayısı anlamına gelmiyor. Bir sanatçının performansı, söz yazarının şarkı yazarlığı, prodüktörün prodüksiyon çalışması veya bir mühendisin kayıt ve miks katkısı, kişinin başvurduğu yaratıcı meslek alanına göre değerlendirmeye alınıyor.
Bu nedenle Recording Academy üyeliği, yalnızca tanınmış olmakla elde edilen bir statü değil. Akademi, adayın aktif bir müzik kariyerine sahip olmasını ve bu kariyerin bağımsız biçimde doğrulanabilmesini istiyor. Başvurular, meslektaş önerileri ve mesleki belgeler üzerinden bir ‘Peer Review Panel’ tarafından inceleniyor.
Edis
Grammy’de oy verme süreci nasıl işliyor?
Grammy süreci iki temel oylama turundan oluşuyor. İlk tur, adayların belirlenmesini sağlıyor. İkinci tur ise kazananları belirliyor.
Önce kayıtlar Grammy değerlendirmesine sunuluyor. Academy’nin ‘screening komiteleri’ daha sonra kayıtların Grammy kurallarına uygun olup olmadığını ve hangi kategoriye yerleştirilmesi gerektiğini inceliyor. Bu komitelerin görevi kayıtları ‘iyi’ veya ‘kötü’ diye değerlendirmek değil uygunluk ve kategori yerleştirmesini denetlemek.
Ardından ‘Voting Member’ların katıldığı ilk tur başlıyor. Üyeler, uzmanlık sahibi oldukları alanlarda adaylıklar için oy kullanıyor. Mevcut sistemde üyeler, üç farklı tür alanında toplam 10 kategoriye ve ‘General Field’ olarak adlandırılan genel alanın altı kategorisine kadar oy kullanabiliyor. ‘General Field’ içinde ‘Record of the Year’ (Yılın Kaydı), ‘Album of the Year’ (Yılın Albümü), ‘Song of the Year’ (Yılın Şarkısı), ‘Best New Artist’ (En İyi Yeni Sanatçı), ‘Producer of the Year, Non-Classical’ (Yılın Prodüktörü, Klasik Müzik Dışı) ve ‘Songwriter of the Year, Non-Classical’ (Yılın Söz Yazarı, Klasik Müzik Dışı) kategorileri bulunuyor.
2027 Grammy’leri için ise bu sistemde yeni bir seçenek getirildi. ‘Ballot Plus’, birden fazla türde profesyonel uzmanlığı bulunan uygun üyelerin, doğrulanmış mesleki kredileri doğrultusunda farklı alanlardan 15’e kadar meslektaş kategorisinde oy kullanmasına olanak tanıyan, isteğe bağlı bir sistem olarak açıklandı.
İlk tur sonunda adaylar belirleniyor. Ardından final oylamasına geçiliyor ve üyeler adaylar arasından Grammy ödülünü kimin kazanacağına karar veriyor. Oyların sayımı bağımsız muhasebe kuruluşu Deloitte tarafından gerçekleştiriliyor.
Dolayısıyla Grammy’de adaylık ve ödül için iki ayrı oylama aşaması bulunuyor.
Her üye her kategoride oy kullanamıyor
Sistemin önemli noktalarından biri de ‘Voting Member’ların bütün kategorilerde sınırsız oy kullanamaması.
Academy, üyelerin öncelikle mesleki uzmanlıklarının bulunduğu alanlarda oy kullanmasını istiyor. Örneğin bir prodüktör, prodüksiyon alanındaki kategorilerde mesleki deneyime sahipken başka bir üyenin söz yazarlığı veya mühendislik alanında uzmanlığı bulunabilir. Amaç, her kategoride konuya ilişkin mesleki bilgi sahibi kişilerin oy kullanmasını sağlamak.
Bazı teknik ve ‘craft’ kategorilerinde ise adayların belirlenmesinde ilgili uzmanlıklara sahip ‘Voting Member’lardan oluşan özel komiteler görev yapıyor. Bu sistem, Grammy’nin yalnızca genel bir popülerlik oylaması olmadığını ortaya koyuyor.
Farklı alanlar
Türkiye’den davet edilen dört ismin kariyerleri de aynı müzik alanına dayanmıyor.
Edis, Türkiye pop müziğinin son yıllardaki öne çıkan şarkıcı ve söz yazarlarından biri olarak uluslararası müzik piyasasıyla da temas halinde olan bir kariyere sahip.
Mert Demir ise şarkıcı, söz yazarı, besteci ve prodüktör kimliklerini bir arada sürdüren bir müzisyen.
Toygar Işıklı ise ağırlıklı olarak film ve televizyon müziği alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Televizyon dizileri için hazırladığı müzikler arasında “Aşk-ı Memnu”, “Ezel”, “Kuzey Güney”, “Kara Sevda” ve “Yaprak Dökümü” gibi yapımlar bulunuyor. Bu yönüyle Işıklı, Türkiye’den Grammy üyeliğine davet edilen isimler arasında ekran müziği ve bestecilik alanını temsil ediyor.
Büşra Kayıkçı ise piyanist ve besteci olarak klasik müzik, çağdaş müzik ve minimalist müzik ekseninde çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası konser ve festival programlarında yer alan Kayıkçı, Türkiye'den davet edilen isimler arasında popüler müzik dışındaki yaratıcı alanı temsil ediyor.
Bu dört ismin aynı grupta bulunması, Türkiye’den yapılan davetin yalnızca pop müzik ekseninde olmadığını gösteriyor. Pop performansı, şarkı yazarlığı, ekran müziği ve çağdaş bestecilik gibi farklı üretim alanlarından profesyoneller aynı üyelik yapısına dahil ediliyor.
Toygar Işıklı
Grammy neden üyelik yapısını değiştiriyor?
Recording Academy’nin son yıllardaki üyelik politikası, yalnızca yeni isimleri kuruma dahil etmekten ibaret değil. Akademi, özellikle kadınların ve yeterince temsil edilmediğini düşündüğü toplulukların oy veren üyeler arasındaki oranını artırmaya yönelik kapsamlı bir değişim yürütüyor.
Academy’nin 2024 üyelik raporuna göre 2019’dan bu yana 3 binden fazla kadın ‘Voting Member’ sisteme dahil edildi ve kurum, 2025’e kadar 2.500 kadın üye ekleme hedefini aşmış oldu. Aynı dönemde ‘Voting Member’lar arasında kadınların oranındaki artış yüzde 27 olarak açıklandı. Siyah veya Afrika kökenli üyelerin temsilinde yüzde 90, Hispanik veya Latin üyelerde yüzde 43, Asya veya Pasifik Adalı üyelerde ise yüzde 100 artış bildirildi.
Academy ayrıca 2019’dan bu yana yaklaşık sekiz bin 700 yaratıcı profesyonelin ‘Voting Member’ olduğunu ve mevcut oy veren kitlenin yüzde 66’sının bu yeni üyelik modeli sonrasında sisteme dahil olduğunu açıkladı.
Bu değişimin amacı, Grammy’lerin oy veren kitlesini müzik endüstrisinin bugünkü yapısına daha yakın hale getirmek.
2026 davetlerinin anlamı
Recording Academy’nin 2026 davetleri de bu genişleme politikasının devamı niteliğinde. Academy bu yıl dört binden fazla müzik profesyoneline üyelik daveti gönderdi. 2025’te kabul edilen yeni üye sınıfında ise üç bin 800’den fazla müzik yaratıcı ve profesyonelinin Academy’ye katıldığı açıklanmıştı. Bu grubun yüzde 50’si 39 yaş ve altındaydı, yüzde 58’i People of Color olarak tanımlanıyor ve yüzde 35’i kadınlardan oluşuyordu.
Dolayısıyla Edis, Mert Demir, Toygar Işıklı ve Büşra Kayıkçı’ya gönderilen davetleri yalnızca kişisel bir başarı göstergesi olarak değerlendirmek yeterli değil. Bu isimler, mesleki üretimleri üzerinden Recording Academy’nin genişleyen uluslararası üyelik yapısına davet edilen müzik profesyonelleri arasında yer alıyor.
Recording Academy’ye ‘Voting Member’ olarak davet edilmek ile Grammy’ye aday gösterilmek veya Grammy kazanmak birbirinden tamamen farklı süreçler.
Bir Grammy adaylığı belirli bir kayıt, şarkı, albüm, performans ya da başka bir eser üzerinden değerlendiriliyor. ‘Voting Membership’ ise kişinin müzik sektöründeki profesyonel üretimi ve mesleki konumuyla ilgili.
Bu nedenle dört ismin Academy’ye davet edilmesi, Grammy kazandıkları veya otomatik olarak Grammy adayı olacakları anlamına gelmiyor. Üyeliklerini kabul etmeleri halinde anlamı, Grammy adaylarının ve kazananlarının belirlenmesinde kullanılan profesyonel oylama mekanizmasına katılabilecek olmaları.
Büşra Kayıkçı
Yetmiş yıla yaklaşan bir ödül sistemi
Grammy Ödülleri’nin başlangıcı 1959’a uzanıyor. İlk tören 4 Mayıs 1959’da Los Angeles’taki Beverly Hilton’da düzenlenirken aynı anda New York’ta da bir Academy etkinliği gerçekleştirildi. İlk Grammy gecesinde 28 kategoride ödül verildi.
İlk ‘Record of the Year’ ve ‘Song of the Year’ ödüllerini Domenico Modugno’nun “Nel Blu Dipinto Di Blu (Volare)” adlı çalışması kazandı. Album of the Year ödülü ise Henry Mancini’nin “The Music from Peter Gunn” albümüne verildi.
Aradan geçen yaklaşık 70 yılda Grammy, pop, rock, caz, klasik müzik, country, rap, R&B, elektronik müzik, Latin müzik ve global müziğin yanı sıra mühendislik, prodüksiyon, görsel medya ve diğer teknik alanları kapsayan geniş bir ödül sistemine dönüştü.
Değişmeyen temel unsurlardan biri ise ödüllerin müzik profesyonellerinin katıldığı bir meslektaş değerlendirmesi sistemi üzerinden belirlenmesi.
Türkiye açısından ne değişiyor?
Edis, Mert Demir, Toygar Işıklı ve Büşra Kayıkçı’nın Recording Academy’nin ‘Voting Membership’i için davet edilmesi, Türkiye’deki müzik profesyonellerinin Grammy’nin uluslararası meslektaş ağı içinde daha görünür hale gelmesi açısından önem taşıyor.
Fakat gelişmenin somut sonucu, dört ismin daveti kabul etmesinden ve üyelik işlemlerini tamamlamasından sonra ortaya çıkacak. Bu gerçekleştiğinde, uzmanlık alanları doğrultusunda Grammy’nin ilk ve final oylamalarında yer alma imkânına sahip olacaklar.
Bu da onları yalnızca Grammy’yi takip eden sanatçılar olmaktan çıkarıp, ödüllerin belirlenmesinde oy kullanabilen müzik profesyonelleri konumuna getirecek.
Grammy’e başvuran Türk sanatçıların aday adaylıktan ileri gidemediği düşünülürse yine de güzel bir gelişme.
Edis açısından önemli
Bu arada Edis açısından bu davet, kariyerinin uluslararasılaşma süreci bakımından ayrıca dikkat çekici. Edis, 2021’de Warner Music Turkey ile anlaşmıştı. Warner Music, Türkiye yapılanmasını 2020’de Doğan Music ile ortaklık içinde kurarken temel hedeflerinden birini Türkiye’den sanatçıların uluslararası kariyerlerini geliştirmek olarak açıklamıştı. Edis de bu yapılanmanın öne çıkan isimlerinden biri olmuştu.
Ancak Warner Music’in Türkiye yapılanması bugün 2021’deki yapısından farklı. Şirketin 2025’teki küresel yeniden yapılanması kapsamında Türkiye operasyonlarının ağırlıklı olarak Warner Music’in MENA merkezinden yürütülmesine karar verildi ve İstanbul’daki ekip dağıtıldı. Warner Music Turkey bünyesinde görev yapan yöneticilerin 2025 sonundaki ayrılık duyurularında da Türkiye operasyonlarının MENA merkezinden yönetileceği açıkça belirtildi.
Bu değişim, Edis’in kariyerindeki uluslararası bağlantının niteliğini de değiştiriyor. 2021’de Türkiye’deki Warner yapılanması üzerinden küresel pazara açılma hedefinin parçası olan ve Warner’ın Türkiye’den sessiz sedasız çekilmesiyle Arap sanatçıları önceleyen MENA ile karşı karşıya kalan sanatçı, bugün Recording Academy’nin ‘Voting Member’ üyeliğine davet edilen Türkiye’den dört müzik profesyonelinden biri. Bir başka deyişle Edis’in uluslararası müzik endüstrisiyle ilişkisi artık yalnızca bir plak şirketinin Türkiye yapılanması üzerinden değil, Grammy Ödülleri’ni belirleyen mesleki ağın içinde yer alma ihtimali üzerinden de şekilleniyor.
Bu iki gelişmeyi birbirinin doğrudan sonucu olarak değerlendirmek mümkün değil. Ancak aynı kariyer çizgisinin iki farklı aşamasını gösteriyor: önce Türkiye’de kurulan Warner Music yapılanması aracılığıyla uluslararası pazara açılma hedefi, yüz üstü bırakılma ve şimdi küresel müzik sektörünün profesyonel karar mekanizmasına davet.
Etiketler: müzik grammy sanat


