Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Gümüşlük Müzik Festivali’ne geri sayım

Gümüşlük Müzik Festivali’ne geri sayım

Gümüşlük Müzik Festivali’ne geri sayım07 Temmuz 2026 - 04:07
23. Gümüşlük Müzik Festivali, 17 Temmuz-6 Eylül tarihleri arasında klasik müziği Ege'nin doğal ve tarihî dokusuyla buluşturmaya devam ediyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Muğla'nın Bodrum ilçesine bağlı Gümüşlük, çeyrek asra yaklaşan müzik geleneğiyle dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıları ve dinleyicileri aynı sahnede buluşturuyor. Bosfor Turizm ana sponsorluğunda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla Bodrum Klasik Müzik Derneği tarafından düzenlenen 23. Gümüşlük Müzik Festivali, 17 Temmuz-6 Eylül tarihleri arasında klasik müzikten caza, dünya müziğinden çağdaş yorumlara uzanan geniş programıyla bir kez daha Bodrum yarımadasının kültür takvimini şekillendirecek. Antik Taş Ocağı'nın iki bin beş yüz yıllık taş duvarlarından Gümüşlük sahiline, festival merkezindeki toprak evden genç müzisyenlerin ustalık sınıflarına kadar uzanan organizasyon, konserlerin yanı sıra eğitimi, kültürel paylaşımı ve uluslararası sanatçı dolaşımını aynı çatı altında buluşturan çok katmanlı bir sanat platformu olma özelliğini sürdürüyor.
 
Türkiye'nin uluslararası ölçekte en uzun soluklu yaz festivallerinden biri olan ve piyanist Eren Levendoğlu ile Gülsin Onay liderliğindeki bir grup müzisyen tarafından başlatılan Gümüşlük Müzik Festivali, küçük çaplı bir piyano etkinliği olarak başladı ve sonraki yıllarda uluslararası bir müzik festivaline dönüştü.
 
 
Gülsin Onay - Erkin Onay - Denis Shapovalov
 
Aradan geçen 23 yılda Avrupa, Amerika ve Asya'nın önde gelen müzisyenlerini Bodrum'da ağırlayan festival, özellikle antik taş ocağında gerçekleştirilen konserlerle uluslararası klasik müzik çevrelerinde kendine özgü bir kimlik kazandı. Doğal akustiği nedeniyle dünyanın sayılı açık hava konser mekânları arasında gösterilen Antik Taş Ocağı, yıllar içinde Gülsin Onay'dan Fazıl Say'a, Güher ve Süher Pekinel'den dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda solist ve oda müziği topluluğuna ev sahipliği yaptı. Bugüne kadar toplamda 36 ülkeden 1022 sanatçı ağırlayan, 478 farklı etkinlik düzenleyen festivalin etkinlik ve konserleri arasında klasik müzik, caz performansları, bale resitalleri, tiyatro, sirk gösterileri ve DJ performansları yer alıyor.
 
2024 yılında Avrupa Festivaller Birliği’nin sanat, toplum katılımı ve uluslararası açıklık alanlarındaki katılımlarını gösteren, kayda değer sanat festivalleri için Avrupa’nın kalite damgası olan EFFE Etiketi ile ödüllendirilmiş olan festival bu 23 yıllık süreçte müzikseverleri bir araya getirerek eğitim, toplumsal katılım, kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusundaki değerlerini yaşatmaya devam ediyor.
 
Festivalin sanat yönetmenliğini bu yıl piyanist Eren Levendoğlu üstlenirken, sanat danışmanlığını Devlet Sanatçısı Gülsin Onay sürdürüyor. Uluslararası kariyeri boyunca Avrupa'nın önemli orkestralarıyla çalışan Onay'ın festivalin kuruluşundan bu yana sürdürdüğü katkı, organizasyonun yalnızca konser programıyla değil eğitim misyonuyla da büyümesinde belirleyici rol oynuyor. Genç piyanistlerin ve yaylı çalgılar öğrencilerinin dünyanın saygın eğitmenleriyle çalışma olanağı bulduğu Gümüşlük Festival Akademisi de bu anlayışın en önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Festival bu yıl kapılarını yalnızca konserlerle açmıyor. Gümüşlük sahilinde kurulacak panayır alanı, yerel üreticiler, el sanatları stantları, gastronomi durakları ve gün boyu sürecek etkinliklerle açılış gününü tam anlamıyla bir kültür buluşmasına dönüştürüyor. Bodrum'da inşaat sezonunun sona erdiğini, kültür ve sanat mevsiminin başladığını simgeleyen ‘Son Çivi İlk Nota’ teması da bu nedenle yalnızca slogan olmanın ötesinde, festivalin yerel yaşamla kurduğu ilişkinin sembolü hâline geliyor.
 
Çok sesli başlangıç
 
Sanat Yönetmenliği Eren Levendoğlu, koordinatörlüğü ise Dilan Küçük tarafından gerçekleştirilen 23. Gümüşlük Müzik Festivali'nin açılışı, Türkiye'nin ilk kadın müzik kolektifi olarak çalışmalarını sürdüren Sista Sound kürasyonuyla gerçekleştirilecek. Farklı disiplinlerden kadın müzisyenleri, prodüktörleri ve yaratıcı sanatçıları aynı platformda buluşturan kolektif, uzun süredir bağımsız müzik sahnesinde kadın görünürlüğünü artırmaya yönelik projeleriyle tanınıyor. Festival için hazırlanan özel açılış programı da bu yaklaşımı yansıtan çok sesli ve çok kültürlü bir yapıya sahip.
 
Açılış gecesinin ilk konserini verecek Peradi Ensemble, farklı coğrafyalardan gelen geleneksel ezgileri çağdaş çok sesli vokal düzenlemeleriyle yeniden yorumlayan çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Tamamı kadın sanatçılardan oluşan topluluk; Balkanlardan Anadolu'ya, Orta Doğu'dan Akdeniz'e uzanan geniş repertuvarını klasik koro tekniği, halk müziği ve çağdaş vokal anlayışıyla bir araya getiriyor. Geleneksel melodileri yalnızca korumak yerine yeniden yorumlayan topluluk, farklı dillerde seslendirdiği eserlerle kültürler arasında müzikal bir köprü kuruyor. Gümüşlük'teki açılış konseri de festivalin çok kültürlü yapısını yansıtan ilk büyük buluşmalardan biri olacak.
 
Su’dan Taş’a uzanan sesler
 
Gümüşlük Müzik Festivali’nin açılışını takip eden günlerde program, sahil hattından antik taş ocağına uzanan üç ayrı mekânsal eksen üzerinden ilerliyor. ‘Suda’, ‘Kumda’ ve ‘Taşta’ başlıkları festivalin doğa ile kurduğu ilişkiyi de tanımlayan kavramsal bir çerçeve oluşturuyor. Bu yapı içinde her konser, bulunduğu coğrafyanın akustik ve atmosferik özellikleriyle birlikte şekillenen bütüncül bir deneyim olarak kurgulanıyor.
 
Festivalin ilk ‘Suda’ konserlerinden biri olan Mehmet Polat Quartet, ud enstrümanını çağdaş caz diliyle yeniden yorumlayan yaklaşımıyla öne çıkıyor. Amsterdam merkezli müzik kariyerinde Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Avrupa müzik geleneklerini bir araya getiren Polat, klasik caz quartet formatını modal yapıların esnekliğiyle genişletiyor. Albümlerinde doğaçlama ve ritmik döngüleri merkezine alan müzisyen, özellikle çok kültürlü kompozisyon anlayışıyla Avrupa caz sahnesinde kendine özgü bir yer ediniyor.
 
Hollanda’dan gelen Loek van den Berg Quintet, genç Avrupa caz sahnesinin melodik anlatım gücü yüksek temsilcilerinden biri olarak programda yer alıyor. Saksofon temelli kompozisyonlarında lirik yapı ile modern armonik çözümleri birleştiren van den Berg, topluluk çalışmasına dayalı üretim modeliyle dikkat çekiyor. Quintet’in repertuvarı, Avrupa caz geleneğinin 20. YY sonrası dönüşümünü yansıtan çağdaş bir çizgide ilerliyor.
 
Umut Adan & Zebânis projesi ise Türkiye ve İtalya arasında gelişen bağımsız müzik sahnesinin deneysel örneklerinden biri olarak programda konumlanıyor. Adan’ın vokal ve bestecilik yaklaşımı, elektronik altyapılar ve minimal düzenlemelerle birleşerek türler arası geçişkenliği merkeze alıyor. Proje, geleneksel şarkı formunun sınırlarını genişleten yapısıyla festivalin çok katmanlı programına farklı bir yön kazandırıyor.
 
İran kökenli Babak Safarnejad & Shayan Noghresaz ikilisi, klarnet ve piyano ekseninde geliştirdikleri doğaçlama temelli performanslarıyla sahne alıyor. Orta Doğu müzik mirasını çağdaş oda müziği formuna taşıyan ikili, mikrotonal yapıların klasik armoniyle kesiştiği bir ses dünyası kuruyor. Repertuvarları, geleneksel İran müziğinin modal sistemleri ile Avrupa klasik müzik teknikleri arasında kurulan hassas bir denge üzerine inşa ediliyor.
 
 
Babak Safarnejad & Shayan Noghresaz
 
Festivalin ‘Taşta’ bölümüne geçişle birlikte mekânsal dönüşüm, müzikal yaklaşımda da belirginleşiyor. Antik Taş Ocağı’nın doğal akustiği, piyanodan yaylılara uzanan klasik repertuvarı daha geniş bir dinamik aralıkta sunma imkânı yaratıyor.
 
Portekizli piyanist Vasco Dantas, kariyerinde Avrupa’nın çeşitli konser salonlarında geliştirdiği teknik yorum gücünü Gümüşlük sahnesine taşıyor. Chopin ve Liszt repertuvarındaki yorumlarıyla tanınan Dantas, aynı zamanda çağdaş bestecilere de yer verdiği programlarıyla romantik dönem ile modern piyano literatürü arasında bir köprü kuruyor.
 
 
Vasco Dantas
 
İngiliz piyanist Charles Owen, oda müziği ve solo repertuvarı bir arada sürdüren uluslararası kariyeriyle festival programında yer alıyor. Londra merkezli müzik yaşamında özellikle çağdaş İngiliz bestecilerle yaptığı kayıtlar ve konser projeleriyle tanınan Owen, sahne pratiğinde net artikülasyon ve yapısal okuma üzerine kurulu bir icra dili geliştiriyor.
 
Macaristan ve Japonya’dan gelen Attila Szaniszló & Teppei Kuroda ikilisi, iki farklı piyano geleneğini aynı sahnede buluşturan özel bir performans sunuyor. Szaniszló’nun Avrupa oda müziği geleneğinden gelen teknik yaklaşımı ile Kuroda’nın Japon piyano okuluna dayanan disiplinli icra anlayışı, repertuvarın yorum katmanlarını çok yönlü hale getiriyor.
 
Amerikalı piyanist Craig Sheppard, özellikle Beethoven ve Brahms yorumlarıyla tanınan geniş repertuvarlı kariyeriyle programda yer alıyor. Seattle merkezli müzik yaşamında hem solo konserler hem de eğitim faaliyetleri yürüten Sheppard, romantik dönem piyano literatürünün yapısal derinliğine odaklanan yorumlarıyla biliniyor.
 
Fransız piyanist Nicolas Bringuier, Avrupa yarışma geleneği içinden gelen kariyeriyle programda dikkat çeken isimlerden. Solo performanslarında teknik netlik ve tonal dengeyi öne çıkaran Bringuier, özellikle Fransız piyano repertuvarına yönelik yorumlarıyla tanınıyor.
 
Türk-Alman oda müziği topluluğu Varyon Quartet, çağdaş yaylı repertuvarı ile klasik yapı arasında kurduğu dengeyle festivalin oda müziği bölümünde yer alıyor. Avrupa’nın farklı konservatuvarlarında eğitim almış üyelerden oluşan topluluk, repertuvar seçiminde 20. ve 21. YY bestecilerine ağırlık veriyor.
 
İsviçreli kemancı Gwendolyn Masin ve Türk viyolonsel sanatçısı Faruk Kalaycı, duo formatında sundukları programda oda müziğinin farklı coğrafyalardaki yorum geleneklerini bir araya getiriyor. Repertuvarlarında hem klasik dönem eserleri hem de çağdaş bestecilere yer veren ikili, yorumlarında dengeli bir müzikal diyalog kuruyor.
 
Piyanist Ekin Su Paker ve Fügen Yiğitgil ikilisi, Türkiye merkezli çağdaş klasik müzik sahnesinin oda müziği üretimlerine örnek teşkil eden bir performans sergiliyor. Repertuvarları, modern Türk bestecilerinin eserleri ile Avrupa oda müziği literatürü arasında geçişken bir yapı kuruyor.
Macaristan merkezli Somogyi Quartet, 20. yüzyıl oda müziği geleneği içinde gelişen Avrupa yaylı çalgılar ekolünü temsil ediyor. Repertuvarlarında Bartók ve çağdaş Macar bestecilere ağırlık veren topluluk, disiplinli icra yapısı ve tonal bütünlüğe dayalı yaklaşımıyla biliniyor.
 
 
The Somogyi Quartet
 
Festivalin kapanışında sahne alacak olan Gülsin Onay, Türkiye’nin uluslararası ölçekte en önemli klasik müzik temsilcilerinden biri olarak programı tamamlıyor. Festivalin aynı zamanda sanat danışmanlığını da sürdüren ve Beethoven, Chopin ve Ravel repertuvarındaki yorumlarıyla dünya çapında konser salonlarında yer alan Onay, aynı zamanda Türkiye’de klasik müzik eğitimine yönelik çalışmalarıyla da tanınıyor. Kapanış konserinde Erkin Onay ve Denis Shapovalov ile gerçekleştirdiği trio performansı, festivalin çok uluslu yapısını oda müziği formatında bir araya getiriyor.
 
Gümüşlük Festival Akademisi kapsamında yürütülen masterclass programları ise festivalin eğitim boyutunu güçlendirmeye devam ediyor. Farklı ülkelerden genç müzisyenlerin katıldığı bu ustalık sınıfları, piyano ve yaylı çalgılar ekseninde teknik gelişim ile sahne pratiğini aynı çerçevede buluşturuyor.
 
Festivalin genel yapısı içinde konserler, yalnızca performans değil; mekân, tarih ve eğitim ekseninde çok katmanlı bir kültürel üretim alanı olarak konumlanıyor. Antik taş ocağından sahil hattına uzanan yapı, Gümüşlük Müzik Festivali’ni klasik müzik festivalleri arasında özgün bir yere yerleştiriyor.
23. Gümüşlük Müzik Festivali (17 Temmuz-6 Eylül 2026)
 
Program:
 
17 Temmuz
Suda
20.30 Peradi Ensemble / Sista Sound (Türkiye)
 
22 Temmuz
Suda
20.30 Mehmet Polat Quartet (Hollanda)
 
24 Temmuz
Suda
20.30 Umut Adan & Zebânis (Türkiye / İtalya)
 
27 Temmuz
Suda
20.30 Loek van den Berg Quintet (Hollanda)
 
29 Temmuz
Suda
20.30 Babak Safarnejad & Shayan Noghresaz (İran)
 
03 Ağustos
Taşta
21.00 Vasco Dantas (Portekiz)
 
06 Ağustos
Taşta
21.00 Charles Owen (İngiltere)
 
08 Ağustos
Taşta
21.00 Attila Szaniszló (Macaristan) & Teppei Kuroda (Japonya)
 
10 Ağustos
Kumda
20.30 Kumda Piyano 1
 
15 Ağustos
Taşta
21.00 Nicolas Bringuier (Fransa)
 
19 Ağustos
Taşta
21.00 Craig Sheppard (A.B.D)
 
20 Ağustos
Taşta
21.00 Varyon Quartet (Türkiye/Almanya)
 
22 Ağustos
Kumda
20.30 Kumda Piyano 2
 
25 Ağustos
Taşta
Gwendolyn Masin & Faruk Kalaycı (İsviçre/Türkiye)
 
28 Ağustos
Taşta
21.00 Ekin Su Paker & Fügen Yiğitgil (Türkiye)
 
30 Ağustos
Kumda
20.30 Kumda Keman
 
03 Eylül
Taşta
21.00 The Somogyi Quartet (Macaristan)
 
06 Eylül
Taşta
21.00 Gülsin Onay / Erkin Onay / Denis Shapovalov (Türkiye/Rusya)
 
Etiketler: Gümüşlük Müzik Festivali  sanat  müzik