HENGE: Kozmik bir müzik misyonunun dünyadaki temsilcileri
Suzan Somalı Sönmez
Modundayız sunar katkılarıyla 7 Kasım Cumartesi Blind İstanbul'da Türkiye'deki ilk konserini gerçekleştirecek sıradışı grup HENGE, 2015 yılında İngiltere'nin Manchester kentinde kuruldu. Dört müzisyenden oluşan topluluğun ilk dönemindeki üyeleri Matthew Whitaker, Pete Turner, Roy Medhurst ve Sam Draper'dı. Grup üyeleri, geleneksel müzisyen kimlikleri yerine ‘Zpor’,’Goo’, ‘Grok’ ve ‘Nom’ isimlerini kullanarak kendilerine ait bir sahne evreni oluşturdu. Daha sonraki dönemde ‘Grok’ karakterinin adı ‘Sol’ olarak değişti. Topluluk, müzikal üretiminin yanı sıra üyelerinin geçmişlerini, geldikleri gezegenleri ve Dünya'ya geliş nedenlerini de içeren kurgusal bir anlatı geliştirdi.
Grubun kuruluşuna ilişkin gerçek müzik geçmişinin bir bölümü Manchester'ın alternatif müzik çevresine uzanıyor. Matthew Whitaker ve Sam Draper, daha önce kentte faaliyet gösteren Whiskycats grubunda birlikte çalışmıştı. Whitaker'ın klasik gitar eğitimi ve şarkı yazarlığı geçmişi, HENGE'in müzikal altyapısının oluşumunda etkili olan unsurlar arasında yer aldı. Ancak yeni toplulukta geleneksel bir rock grubu yapılanmasının ötesine geçilerek elektronik müzik, synthesizer, güçlü bas yürüyüşleri ve dans ritimleri bir araya getirildi.
Grubun ilk dönemindeki sahne anlatısına göre HENGE'in Dünya'daki ilk konseri, yaklaşık 100 kişinin izlediği Salford performansıydı. Manchester'ı merkez üslerinden biri olarak seçen topluluk, kısa sürede İngiltere'nin alternatif müzik ve festival çevresinde tanınmaya başladı.
Dört karakter, tek bir kozmik anlatı
HENGE'in kurgusal kuruluş öyküsü, grubun sahne dünyasının temelini oluşturuyor. Bu anlatıda ‘Zpor’; ‘Agricular’ adlı gezegenden gelen eski bir gezgin, mucit ve kâşif. Kendi gezegeninin yıldızının ömrünü tamamlamasıyla başlayan yolculuğunda farklı gezegenleri ziyaret eden ‘Zpor’, ‘Xylanthia'da ‘Cosmic Dross’ adı verilen müzik geleneğini öğreniyor. Burada davulcu ‘Nom’ ile tanışıyor ve onunla birlikte galaksiler arası yolculuğa çıkıyor.
Yolculuk sırasında karşılaştıkları Venüs'te, gezegenin yaşanamaz hâle gelmesine yol açan çevresel felaketin ardından hayatta kalan ‘Goo'yu yanlarına alıyorlar. Grubun anlatısında ‘Goo'nun özellikle güçlü bas frekanslarına duyarlı olması, müziğin bas ağırlıklı karakterinin de mizahi açıklamalarından birini oluşturuyor. Son olarak Dünya'da kendileriyle iletişim kuran bir insanın davetiyle gezegene geliyorlar. Bu insan, grubun kurgusal evrenindeki ‘Grok’ karakteri. Synthesizer'ları müzikal yapıya dahil ederek ‘Cosmic Dross'un gelişmesine katkıda bulunuyor.
HENGE'in bilimkurgu anlatısı, müzisyenlerin sahne kimliğini ve sanatsal üretimlerini bir arada tutan bilinçli bir kurgu. Üyeler, bu karakterleri konserlerde de canlandırarak dinleyicilerin karşısına çıkıyor. Dolayısıyla kostümler, isimler ve gezegenler arası yolculuk öyküsü, yalnızca görsel bir gösteri değil grubun müziğini çevreleyen bütünlüklü bir sanat yaklaşımının parçaları.
‘Cosmic Dross’: Müziğin ötesinde bir felsefe
HENGE'in müzik türünü tanımlamak için kullandığı ‘Cosmic Dross’, topluluğun felsefesini anlamak açısından da önemli. Rave, elektronik dans müziği, psychedelic rock, space rock ve progresif rock unsurlarını bir araya getiren yaklaşım belirli bir türün sınırları içinde kalmayı reddediyor. Synthesizer melodileri, tekrarlayan ritimler, güçlü baslar, gitar riffleri ve deneysel ses düzenlemeleri, parçaların farklı bölümlerinde birbirini tamamlıyor.
Grubun müziğe yaklaşımında eğlence, yaratıcılık ve doğaçlama önemli bir yer tutuyor. Bir söyleşide yaratıcı süreçlerini tek kelimeyle açıklayan ‘Zpor'un yanıtı da bu yaklaşımı özetliyor: Eğlence.
HENGE, müzik üretiminde önceden belirlenmiş kalıplardan hareket etmek yerine seslerle oynayarak fikir geliştirmeyi, ardından bu fikirleri bir kompozisyon içinde düzenlemeyi tercih ettiğini anlatıyor. Melodi, armoni ve ritimde dinleyicinin beklentilerini karşılamak kadar onları şaşırtmak da bu yaratıcı sürecin parçaları arasında.
Topluluğun müzikal yaklaşımında dinleyicinin yalnızca sesleri takip etmesi değil, kendi zihninde yeni çağrışımlar oluşturması da önem taşıyor. ‘Zpor'un başka bir söyleşide anlattığı kuantum dinleme kavramı, müziğin hem aktif hem pasif biçimde deneyimlenebileceği düşüncesine dayanıyor. Her nota, ritim ve ses dokusu farklı ihtimaller yaratırken dinleyici de kendi iç dünyasında bu müziğe eşlik ediyor.
HENGE'in kurgusal uzaylı kimliğinin arkasındaki temel mesaj ise barış ve birliktelik. Grubun anlatısına göre Dünya, savaşlar ve silahlanma nedeniyle kendi geleceğini tehlikeye atan bir deney gezegeni. Başka dünyalardan getirildiği iddia edilen müzik, insanları bir araya getirmek ve dans aracılığıyla ortak bir deneyim yaratmak için sunuluyor. İnsanlığın savaşları geride bırakması, kaynaklarını tüketmek yerine yaşamı geliştirmesi ve gelecekte uzayda yeni yaşam alanları kurması, bu anlatının tekrar eden temaları arasında.
Bu yaklaşım, HENGE'in konserlerini de şekillendiriyor. Bilimkurgu karakterleri, mizah, renkli kostümler ve dansa dayalı müzik, grubun barış ve ortak yaşam mesajını eğlenceyle birleştirdiği bir sahne dili oluşturuyor.
Kozmik karakterlerin sahnedeki kostümleri
HENGE'in sahne dünyasını tamamlayan en belirgin unsurlardan biri, her üyenin canlandırdığı karaktere göre tasarlanan kostümleri. Grubun görsel kimliği, dikkat çekici bir sahne imajı yaratmanın yanı sıra farklı gezegenlerden geldiklerini öne süren müzisyenlerin kurgusal geçmişlerini ve ‘Cosmic Dross’ evrenini görünür kılıyor. Her karakterin kendine özgü görünümü, grubun bilimkurgu anlatısının sahnedeki karşılığını oluşturuyor.
Vokal ve gitar görevini üstlenen ‘Zpor’, başındaki kristal görünümlü başlığı ve elindeki asasıyla galaksiler arası bir büyücüyü andıran bir görünüm sergiliyor. Bas gitarist ‘Goo’, büyük, yeşil ve tek gözlü uzaylı maskesiyle grubun en ayırt edici figürlerinden biri. Davulcu ‘Nom’ ise böceğimsi ve sürüngenimsi hatlar taşıyan maskesiyle bu kozmik karakterler topluluğunun görsel bütünlüğünü tamamlıyor.
Kostümlerde kullanılan abartılı formlar, parlak yüzeyler, canlı renkler ve fütüristik aksesuarlar, rave kültürünün görsel estetiğiyle bilimkurgu tasarımını bir araya getiriyor. Sahne ışıklarıyla birlikte farklı bir görsel etki kazanan bu tasarımlar, HENGE'in müziğini teatral bir performansa dönüştüren unsurlar arasında yer alıyor. Grup, konser boyunca yalnızca şarkılarını seslendirmekle kalmıyor; karakterleri, kostümleri ve mizahi anlatımıyla kendi yarattığı evreni sahneye taşıyor.
İlk EP'den yeni albüme uzanan kozmik yolculuk
HENGE, ilk kayıtlarını 2017 yılında yayınladığı beş parçalık “Cosmic Dross” EP'siyle dinleyiciye sundu. “Unit of Power”, “Humans”, “The Great Venusian Apocalypse”, “Jupiter's Wild Ride” ve “Puck Funk” parçalarından oluşan çalışma, grubun bilimkurgu anlatısını müziğe taşıdığı ilk kapsamlı kayıt oldu.
2018'de yayınlanan ilk stüdyo albümleri “Attention Earth!” ise “Mushroom One”, “Moon”, “Indigo Dust”, “In Praise of Water”, “Monolith”, “Machine Landscape” ve “Demilitarise” parçalarını bir araya getirdi. Albüm döneminde “In Praise of Water” ve “Indigo Dust” single olarak da yayınlandı. 2019'da “Demilitarise” single'ını izleyen “Demilitarise Remixes” EP'si, parçanın elektronik müzik eksenindeki farklı yorumlarını içeriyordu.
Grubun ikinci stüdyo albümü “ExoKosm” 2020'de yayınlandı. Bu dönemde “Exo”, “Get Outta Ma House” ve “New Planet” single'ları da dinleyiciyle buluştu. 2021'de “Goldilocks” single'ı ve Shunya'nın remix çalışmasıyla birlikte “Exo/Goldilocks: Club Mixes” yayınlandı. İkinci albümün farklı sanatçılar tarafından yeniden yorumlandığı “ExoKosm Remixed” ise 2022'de diskografiye eklendi. Aynı yıl yayınlanan “Wanderlust”, grubun bir sonraki albüm döneminin müzikal yönelimine ilişkin ilk işaretlerden biriydi.
2023'te yayınlanan üçüncü stüdyo albümü “Alpha Test 4”, HENGE'in müzikal ve kavramsal dünyasını genişletti. Albümde “Get A Wriggle On”, “Self Repair Protocol”, “Wanderlust”, “Tardigrades”, “DNA”, “Asteroid” ve “Altered State” gibi parçalar yer aldı. “Get A Wriggle On” ve “Self Repair Protocol” albüm öncesinde single olarak yayınlandı. 2024'te ise grubun sonraki albümüne uzanan “Ascending” single'ı dinleyiciyle buluştu.
2025 tarihli dördüncü stüdyo albümü “Journey to Voltus B”, grubun uzay yolculuğu anlatısını yeni bir gezegen üzerinden sürdürdü. Albüm döneminde “Slingshot” ve “Hypersleep” parçaları da single olarak yayınlandı. “Ascending/Slingshot Remixes” ise önceki çalışmaların yeniden düzenlemelerini bir araya getirdi. Albümün özel plak baskısında bulunan çift oluklu tasarım sayesinde dinleyici, plağın hangi oluğunu takip ettiğine bağlı olarak iki farklı sona ulaşabiliyordu. Bu özellik, HENGE'in bilimkurgu anlatısını müziğin fiziksel formatına da taşıyan uygulamalarından biri oldu.
Topluluk, 2026'da “Brains” single'ını yayınlayarak beşinci stüdyo albümü “Humans”ın hazırlıklarını duyurdu. 29 Ocak 2027'de yayınlanması planlanan sekiz parçalık albümde “Establish Contact Earth”, “Humans”, “Brains”, “The Pursuit of Knowledge”, “Entanglement - A Love Song”, “Sapiens in Space”, “You Are... Capable of Greatness” ve “The Second Monolith” bulunuyor. Yeni albümde HENGE, önceki çalışmalarındaki gezegenler arası yolculuk anlatısını bu kez insan türüne yöneltiyor.
Grubun albüm için oluşturduğu anlatıda insanlık hem hayranlık uyandıran yaratıcı kapasitesi hem de dünyaya verdiği zararlar üzerinden inceleniyor. Paddy Steer ve Shunya'nın da konuk olarak katkıda bulunduğu çalışma insan türünün yaratıcılığını, bilgi arayışını, düşünme kapasitesini, tüketim alışkanlıklarını ve geleceğe ilişkin beklentilerini grubun dünya dışından gelen karakterlerinin bakış açısından ele ele alıyor. Böylece HENGE'in uzaylı karakterleri, insan davranışlarını dışarıdan gözlemleyen anlatıcılar olarak yeniden konumlanıyor.
Festival sahnelerinden İstanbul'a
HENGE'in sahne performansları, grubun müzikal kimliğinin uluslararası alanda tanınmasında önemli rol oynadı. 2018'de Independent Festival Awards kapsamında “Best Live Act” ödülünü kazanan topluluk, sonraki yıllarda Glastonbury, Boomtown, Bluedot ve Shambala gibi festivallerde sahne aldı. Konserlerinde elektronik dans müziğinin enerjisini progresif rock'ın değişken yapısıyla birleştiren grup, teatral anlatımını da performansın merkezinde tutuyor.
HENGE, 2026-2027 döneminde ‘World Tour 2026-2027’ başlığıyla duyurduğu kapsamlı turne programında 75 konserlik bir takvimle farklı ülkelerdeki dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Birleşik Krallık ve Avrupa'nın yanı sıra Kanada, ABD ve Meksika'yı da kapsayan turne, grubun yeni albümü “Humans”ın yayımlanacağı döneme denk geliyor.
Yeni albümün müzikal dünyasını sahneye taşımaya hazırlanan topluluk, konserlerinde daha önceki çalışmalarından parçaları da repertuvarına dahil ediyor. Elektronik dans müziği, psychedelic rock ve progresif rock unsurlarını teatral performansıyla birleştiren HENGE, bu turneyle kendi deyimiyle Cosmic Dross'u daha geniş bir coğrafyaya ulaştırmayı hedefliyor.
İstanbul konseri de bu uluslararası programın Türkiye ayağını oluşturuyor. 7 Kasım'da Blind İstanbul'da gerçekleşecek performans, grubun Türkiye'deki ilk sahne deneyimi olacak. Saat 20.30'da başlayacak etkinlikte 18 yaş sınırı uygulanıyor.


