'Her heykel yeni bir hikâyenin başlangıcı'
Pop art estetiğini çağdaş heykel anlayışıyla buluşturan Asmer Sultanova, yeni pop-up sergisi "Beyond the Bunny" ile Bodrum Loft'ta sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. Doğayla iç içe açık hava atmosferinde izleyiciyle buluşacak seçki, sanatçının ikonik figürlerini Bodrum'un doğal dokusuyla yan yana getirerek farklı bir sergi deneyimi sunuyor.
Asmer Sultanova, heykellerinde yalnızca biçim üretmiyor; aidiyet, şefkat, umut ve insan ilişkilerine dair ortak hafızamıza dokunan yeni anlatılar kuruyor. Sanatçının Bodrum'da izleyiciyle buluşan son sergisi, ilk bakışta oyunbaz ve neşeli görünen karakterlerinin ardında katmanlı bir duygu dünyası barındırıyor. Ekim ayında İstanbul'da açılacak yeni sergisinin de habercisi niteliğindeki bu seçkide Sultanova, mekânla kurduğu ilişkiyi, Bunny karakterinin zaman içinde nasıl kendi sanat diline dönüştüğünü ve heykelin dijital çağda izleyiciyle kurduğu bağı anlatıyor. Milliyet Sanat için sorularımızı yanıtlayan sanatçıyla üretim pratiğinin izini sürdük.
Asmer Sultanova
Yeni serginizde izleyiciyi ilk bakışta karşılayan şey imgeler olsa da, onların arkasında oldukça katmanlı bir düşünce dünyası var. Bu serginin çıkış noktasını oluşturan temel mesele neydi?
Hiçbir zaman sadece bir figür üretmiyorum; her heykelim aslında yeni bir hikâyenin başlangıç noktası.
Bu sergideki çıkış noktam, insanları birbirine bağlayan o görünmez dokular; sevgi, aidiyet, korunma ve umut gibi çoğumuzun kanıksadığı duyguları heykellerimle görünür kılmayı amaçlıyorum.
Yapıtların ilk anda hissettirdiği neşeli ve oyunsal ruh bilinçli bir tercih. İletişimi tebessüm ve merakla başlatıp, yaklaştıkça yerini derin bir keşfe bırakan o anı seviyorum. Aradığım diyalog tam olarak burada saklı
İşleriniz kişisel olanla toplumsal olan arasında gidip gelen bir gerilim kuruyor. Bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Güncel dünyanın hangi kırılmaları pratiğinizi daha fazla besliyor?
Aslında ben bu ikisini birbirinden ayırmıyorum. En kişisel hikâyelerimizin içinde bile hepimizin ortak duyguları var.Kendi hayatımdan ve gözlemlerimden besleniyorum ama anlatmaya çalıştığım şey yalnızca bana ait kalmıyor. İzleyici de kendinden bir parça bulabiliyorsa, o iş benim için tamamlanmış oluyor.
Bugün dünyanın çok hızlı aktığını hissediyorum. İnsanların birbirini dinlemeye ve gerçekten temas etmeye daha az vakit ayırdığı bir dönemde yaşıyoruz. Ben de eserlerimde yavaşlamayı, birlikte olmayı ve şefkati görünür kılmaya çalışıyorum.
Serginin Bodrum'da gerçekleşmesi eserlerin okunma biçimini değiştiriyor mu?
Kesinlikle. Heykel bulunduğu mekânla birlikte anlam kazanıyor. Bodrum'un ışığı, doğası ve ritmi işlerimle çok doğal bir ilişki kuruyor. Açık havada sergilenen heykeller gün boyunca değişiyor; sabah başka, gün batımında bambaşka hissediliyor.
Aynı sergi başka bir şehirde elbette farklı okunurdu. Çünkü her şehir kendi hafızasını da beraberinde getiriyor. Aynı eser farklı insanlarda ve farklı coğrafyalarda yeni anlamlar kazanabiliyor.
Ekim ayında, İstanbul Kethuda Hamam’ındaki sergimin bir ön gösterimi gibi aslında bu buluşma. Eminim ordaki tarihi dokuda bambaşka duygularla ilerleyecektir heykellerimin serüveni.
Dijital çağda izleyicinin eserlerinizle nasıl bir ilişki kurmasını umuyorsunuz?
İnsanların eserlerimin karşısında biraz durmasını istiyorum. Heykel zaman isteyen bir sanat.
'Doğru(!)' bir okuma beklemiyorum. Herkesin aynı eserde farklı bir hikâye bulmasını seviyorum. Bunny'nin yüzünün olmaması da bununla ilgili; ben bir duygu tarif etmek yerine izleyicinin kendi duygusunu esere taşımasını istiyorum.
Birisi heykelin önünde birkaç dakika durup kendi hayatından bir şey hatırlıyorsa, benim için en güzel karşılaşma budur.
Bu sergiyi üretim pratiğiniz içinde nereye yerleştiriyorsunuz?
Ben bunu bir başlangıçtan çok bir yolculuğun devamı olarak görüyorum.
Uzun zamandır sevgi, aidiyet, korunma, umut ve insan ilişkilerinin peşinden gidiyorum. Değişen şey bu duyguları anlatma biçimim oluyor.
Bugün Bunny benim için yalnızca bir figür değil; sanatımı ifade ettiğim bir dile dönüştü. Her yeni sergide bu dil biraz daha gelişiyor. Bu sergi de o uzun yolculuğun bugünkü durağı gibi hissettiriyor.
Etiketler: Milliyet Sanat Asmer Sultanova Beyond the Bunny Bodrum Loft


