'Herkes Tek'
4 Mart akşamı Paribu Art’ta gerçekleşecek “Herkes Tek” projesi, Türkiye müzik sahnesinin farklı kuşak ve disiplinlerinden isimleri solo performanslarda buluşturuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Bazı konserler prodüksiyonuyla, bazıları yıldız isimleriyle konuşulur. “Herkes Tek” ise fikriyle var oluyor. Büyük Ev Ablukada çevresinin yıllar önce başlattığı seri, sahne hiyerarşisini bilinçli biçimde askıya alıyor. Projenin temel önerisi basit ama radikal: Geçmiş başarılar, ödüller, satış rakamları ya da dijital istatistikler sahne koşullarını belirlemiyor. 4 Mart akşamı herkes eşit sürede, eşit teknik imkânla, tek başına sahnede yani ana sanatçı yok, ön grup yok, süre ayrıcalığı yok. Aynı akşam içinde, kariyerinin başındaki bir müzisyenle Türkiye rock tarihinin en görünür gruplarından birinin üyesi aynı koşullarda performans sergileyebiliyor. Üç yıl aradan sonra yeniden gerçekleşecek buluşma, bu yaklaşımı güncel müzik ortamında yeniden sınayacak.
Büyük Ev Ablukada çevresi ve bağımsız hat
“Herkes Tek”in çıkış noktası, 2008’de kurulan Büyük Ev Ablukada çevresine dayanıyor. Grubun kurucu isimlerinden Tolga Akdoğan, söz yazarlığı ve besteciliğiyle kolektif üretimin merkezinde yer aldı. “Full Faça” (2012) ve “FIRTINAYT” (2013) albümleri, Türkiye bağımsız müzik sahnesinde yeni bir dilin kapısını araladı. Akdoğan’ın solo üretimleri ise daha içe dönük, folk ve indie ekseninde ilerliyor.
Çilekeş’den soloya: Görkem Karabudak
Gecenin en dikkat çekici isimlerinden Görkem Karabudak, 2002’de kurulan Ankara çıkışlı alternatif rock grubu Çilekeş’in bas gitaristi olarak tanınıyor. Grup, “Y.O.K.” (2005), “Katil Dans” (2008) ve “Histeri Çalışmaları” (2010) albümleriyle 2000’li yıllar Türkiye alternatif rock sahnesinde güçlü bir yer edindi. Uzun bir aranın ardından Çilekeş, 2026’da “Y.O.K.” albümünün yıl dönümü kapsamında yeniden sahneye dönmeye hazırlanıyor; bu dönüş, grubun yıllar sonra gerçekleşecek özel konseriyle dikkat çekiyor. Görkem Karabudak ise solo sahne almaya devam ediyor.
Ari Barokas: Alternatif Rock’ın sürekliliği
Gecenin bir diğer önemli ismi Ari Barokas, 1999’da kurulan ve 2000’li yıllarda Türkiye’de alternatif rock’ın ana akımda güçlü bir karşılık bulmasında belirleyici rol oynayan Duman grubunun bas gitaristi ve geri vokalisti. Grup, “Eski Köprünün Altında” (2002), “Belki Alışman Lazım” (2005), “Seni Kendime Sakladım” (2008), “Duman I” ve “Duman II” (2013) ile 2024 tarihli “Kufi” albümleriyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Barokas, hem sahnedeki groove odaklı bas yürüyüşleri hem de geri vokal katkısıyla grubun karakteristik sesinde belirleyici rol oynadı. 2018’de yayınladığı solo albümü “Lafıma Gücenme” ise daha kişisel ve akustik bir anlatım sundu.
Şarkı yazarlığında derinlik: Can Güngör
2015’te yayınladığı “Sil Baştan” ve 2018 tarihli “Dışarda Kış” albümleriyle alternatif pop sahnesinde kendine özgü bir alan açan Can Güngör, analog dokulara yaslanan prodüksiyon anlayışı ve söz merkezli yaklaşımıyla öne çıkıyor. Solo sahne performansları, şarkıların yapısal gücünü ön plana çıkaran yalın bir çerçeve sunuyor.
Oyunculuktan müziğe açılan alan
Bu yılki kadroda disiplinler arası geçişler özellikle dikkat çekiyor. Sahneyle kurdukları ilişkiyi yalnızca oyunculukla sınırlamayan isimler, Herkes Tek formatında müziği doğrudan ve filtresiz bir ifade alanı olarak kullanacak.
Demet Evgar, uzun yıllara yayılan tiyatro pratiği, müzikal sahne deneyimi ve güçlü vokal hakimiyetiyle biliniyor. Sahnedeki dramatik yoğunluğu ve ritim duygusunu bir araya getiren Evgar, müziği performatif bir uzantı olarak ele alıyor. Solo format, onun için karakterden arınmış, doğrudan kendisine ait bir anlatım alanı anlamına geliyor.
Okan Yalabık ise konservatuvar kökenli eğitimi ve sahne disipliniyle, metin merkezli oyunculuğunu müzikal ifade ile birleştirebilen bir isim. Farklı dönemlerde yer aldığı müzikal projeler ve canlı performans deneyimi, müziğe olan ilgisinin sürekliliğini gösteriyor. Herkes Tek sahnesinde bu çok katmanlı birikim, yalın bir performans estetiği içinde görünür olacak.
Selen Öztürk de müzikle kurduğu bağı yalnızca bir yan uğraş olarak değil, üretiminin doğal bir parçası olarak sürdürüyor. Şarkı yorumculuğu ve sahne performanslarıyla bilinen Öztürk, oyunculukta geliştirdiği duygu aktarımını müzikal anlatımına taşıyor. Bu formatta, dramatik sezgisi ile vokal ifadesi arasındaki geçiş daha net izlenebilecek.
Genç kuşak ve bağımsız üretim
Bağımsız Üretimin Çeşitliliği
Kadronun önemli bir bölümü, ana akım endüstri dinamiklerinden bağımsız hareket eden müzisyenlerden oluşuyor. Bu isimlerin ortak noktası, büyük yapım ağlarına yaslanmadan, dijital platformlar ve canlı performanslar üzerinden kendi dinleyici kitlelerini inşa etmeleri. “Herkes Tek”in yalın sahne yapısı da tam olarak bu üretim biçimiyle örtüşüyor.
Beliz, dijital platformlarda yayınladığı teklilerle alternatif pop ekseninde görünürlük kazanan genç kuşaktan bir isim. Minimal düzenlemeler, içe dönük sözler ve vokal merkezli anlatım, müziğinin temel karakterini oluşturuyor. Büyük prodüksiyonlardan çok atmosfer kurmaya dayalı bir yaklaşımı tercih ediyor; bu da solo performans formatında şarkıların iskeletini daha net duyma imkânı yaratıyor.
Basma Seiba ise elektronik ve deneysel dokuları merkeze alan üretimiyle kadroya farklı bir katman ekliyor. Dijital ses tasarımı, katmanlı altyapılar ve türler arası geçişler, onun müziğinde belirgin. Sahnedeki solo varlığı, elektronik yoğunluğu daha çıplak bir ifade düzeyine taşıyacak; ritim ve vokal arasındaki ilişki doğrudan hissedilecek.
Ali Güler, indie ve alternatif pop sahnesinde kendi üretim çizgisini geliştiren bir müzisyen. Minimalist düzenlemeleri ve melodik yoğunluğu yüksek şarkı yazımıyla dikkat çekiyor. Canlı performanslarında enstrümantal çeşitliliği ve vokal yorumlarıyla, dinleyiciyi doğrudan şarkının içine çekiyor. “Herkes Tek” sahnesinde, kalabalık aranjmanlardan bağımsız, bireysel müzik anlatısını ön plana çıkaracak.
Burçin Baran, akustik folk ve söz odaklı şarkı yazımıyla bilinen bir isim. Sade gitar altyapıları ve güçlü hikâye anlatımıyla kendi müzik dünyasını kuruyor. “Herkes Tek”te, sahnedeki yalınlığı ve yakın iletişimi sayesinde şarkılarının dramatik ve duygusal etkisi doğrudan hissedilecek.
Güneş Kardeş, deneysel pop ve elektronik dokularla çalışıyor; vokal merkezli performansları ve ses tasarımıyla sahnede farklı bir atmosfer yaratıyor. Solo performans formatı, Güneş’in katmanlı üretimlerini daha çıplak ve etkili bir biçimde dinleyiciye aktarabilmesini sağlayacak.
İklim Tamkan, genç kuşaktan alternatif şarkı yazarı ve vokalist olarak öne çıkıyor. Akustik enstrümanlar ve basit ama etkili düzenlemelerle şarkılarını sahnede güçlü bir şekilde aktarıyor. “Herkes Tek” sahnesi, sanatçının söz odaklı ve samimi yaklaşımını ön plana çıkaracak bir platform.
Minijak, deneysel ve elektronik müziği bir araya getiren genç bir proje. Alışılagelmiş tür sınırlarını zorlayan üretimleri, sahnede doğrudan etkileşim ve anlık enerji ile birleşiyor. Solo performans formatı, Minijak’ın elektronik altyapılarını ve ritmik sürprizlerini daha doğrudan deneyimlemeyi mümkün kılıyor.
Mine Özgüle, indie ve akustik pop hattında tanınan bir müzisyen. Şarkı yazımında melodi ve sözün dengesi ön planda; canlı performanslarında da bu dengeyi sahneye taşıyor. Herkes Tek formatı, onun samimi vokalini ve doğrudan anlatımını dinleyiciyle buluşturacak.
Sena Gül (Paptircem), kendi adını taşıyan Paptircem projesiyle indie-pop ve deneysel sahnede yer alıyor. Şarkılarında hem elektronik hem de akustik elementleri harmanlıyor; sahnede, küçük dokunuşlar ve detaylı vokal yorumlarıyla izleyiciyi yakalıyor. “Herkes Tek”te, bu çok katmanlı yaklaşım yalın bir solo performansla görünür hale gelecek.
“Herkes Tek” sahnesi geniş bir estetik skalayı temsil ediyor. Indie pop’un melodik yapılarından akustik folk’un hikâye anlatıcılığına, deneysel arayışlardan söz odaklı şarkı yazımına kadar uzanan bu çizgi, Türkiye bağımsız sahnesinin güncel çeşitliliğini yansıtıyor. Sahne alacak sanatçıların her biri kendi üretim alanında bağımsız bir hat izliyor; konser ekonomisinin standart kalıplarına değil, doğrudan dinleyiciyle kurulan ilişkiye dayanıyor. Kimi sade gitar-vokal formuna yaslanıyor, kimi elektronik altyapılarla çalışıyor, kimi ise şiirsel söz yapısıyla öne çıkıyor.
4 Mart Çarşamba akşamı saat 20.30’da Paribu Art Ana Sahne’de gerçekleşecek “Herkes Tek” sahnesinde ise ışık şovları ya da kalabalık aranjmanlar değil, şarkının kendisi belirleyici olacak. Prodüksiyon geri çekildikçe yorum öne çıkacak; tam da bu nedenle “Herkes Tek”, sürprizli anlar üretme potansiyeline sahip.


