İki kuşağın ortak ezgisi
Bülent Ortaçgil ile Birsen Tezer, 28 Temmuz akşamı İzmir Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu'nda aynı sahneyi paylaşacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Türk müziğinde şarkının yalnızca bir beste değil, aynı zamanda bir anlatı biçimi olduğunun en güçlü örneklerinden ikisini aynı sahnede izlemek her zaman ayrıcalıklı bir deneyim sunuyor. Birsen Tezer ile Bülent Ortaçgil de uzun yıllardır birbirini besleyen müzikal yaklaşımları sayesinde Türkiye'nin en özel konser birlikteliklerinden birini oluşturuyor. 28 Temmuz'da İzmir Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu'nda gerçekleşecek konser, iki sanatçının yıllara yayılan üretimlerini aynı sahnede buluştururken, söz ve melodinin merkezde olduğu yalın bir müzik anlayışını dinleyiciyle paylaşacak.
Türkiye'de modern şarkı yazarlığının öncülerinden
1949 yılında Ankara'da doğan Bülent Ortaçgil, Türkiye'de modern şarkı yazarlığının gelişiminde belirleyici isimlerden biri olarak kabul ediliyor. 1974 tarihli ilk albümü “Benimle Oynar Mısın”, yayınlandığı dönemde geniş bir ticari başarı yakalayamasa da yıllar içinde Türk pop ve rock tarihinin en önemli albümleri arasına girdi. Günümüzde pek çok müzisyen tarafından referans gösterilen çalışma, şiirsel dili, gündelik hayatı sade ama derinlikli biçimde anlatan sözleri ve akustik düzenlemeleriyle kült bir yapıt niteliği kazandı.
Müzik kariyerini uzun yıllar eczacılık mesleğiyle birlikte sürdüren Ortaçgil, 1980'lerden itibaren yeniden üretime ağırlık verdi. “Çekirdek Sanat Evi”, “Bu Su Hiç Durmaz”, “Oyuna Devam”, “Light”, “Gece Yalanları”, “2. Perde”, “Sen”, “ElliBuçuk”, “Bülent Ortaçgil ve Arkadaşları” ile “Pencere Önü Çiçeği” gibi albümleri, farklı dönemlerde Türk müziğinin önemli kayıtları arasında yer aldı. "Eylül Akşamı", "Benimle Oynar Mısın", "Değirmenler", "Sensiz Olmaz", "Bu İş Çok Zor Yonca", "Kimseye Anlatmadım", "Çığlık Çığlığa" ve "Kadın" gibi eserleri yıllar içinde birçok sanatçı tarafından yeniden yorumlandı.
Ortaçgil'in müziği yalnızca kendi albümleriyle sınırlı kalmadı; Erkan Oğur, Gürol Ağırbaş, Cengiz Onural, Cem Aksel ve Baki Duyarlar gibi pek çok önemli müzisyenle gerçekleştirdiği ortak çalışmalar, Türkiye'de akustik müzik anlayışının gelişmesinde etkili oldu. Kariyeri boyunca çok sayıda yaşam boyu başarı ve onur ödülüne layık görülen sanatçı, farklı kuşaklardan müzisyenler üzerinde bıraktığı etkiyle çağdaş Türk müziğinin en saygın bestecileri arasında yer aldı.
Birsen Tezer'in kendine özgü yorum dünyası
1965 yılında İstanbul'da doğan Birsen Tezer ise Türkiye'nin en özgün vokallerinden biri olarak tanınıyor. Müzik eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda tamamlayan sanatçı, kariyerinin ilk yıllarında caz kulüplerinde sahne aldı; farklı topluluklarla çalıştı ve uzun süre stüdyo müzisyeni olarak üretimlerini sürdürdü.
Tezer'in geniş dinleyici kitlesiyle buluşması 2009 yılında yayınlanan ilk albümü “Cihan” ile gerçekleşti. Albümde yer alan eserler, caz armonileri, folk tınıları ve şehir müziğini bir araya getiren özgün yaklaşımıyla dikkat çekti. Bunu “İkinci Cihan” ve “Kağıttan Kaptanlar” albümleri izledi. Sanatçının repertuvarında yer alan "Deli Kızın Türküsü", "Cihan", "Aşk Bu Değil", "Ne Tuhaf", "Balıkesir", "Kağıttan Kaptanlar" ve "Bugün" gibi eserler, güçlü yorumculuğu sayesinde çağdaş Türk müziğinin dikkat çeken kayıtları arasında yer aldı.
Birsen Tezer, kariyeri boyunca İlhan Şeşen, Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, Gürol Ağırbaş, Burhan Öçal, Fahir Atakoğlu, Cengiz Onural, Jehan Barbur ve birçok önemli müzisyenle ortak projelerde yer aldı. Özellikle doğaçlamaya açık konser anlayışı ve her performansta yeniden şekillenen yorumları, onu canlı performanslarıyla öne çıkan sanatçılar arasına taşıdı.
Aynı sahnede buluşan iki ayrı müzikal dil
Birsen Tezer ve Bülent Ortaçgil'in ortak konserleri, iki farklı kuşağın müzikal birikimini aynı repertuvarda buluşturuyor. Ortaçgil'in söz odaklı besteciliği ile Tezer'in cazdan beslenen yorumculuğu, yıllar içinde doğal bir uyum geliştirdi. İkilinin sahne performanslarında şarkılar çoğu zaman yeni düzenlemelerle yeniden hayat bulurken, akustik enstrümanların ağırlıkta olduğu yalın yapı eserlerin anlatım gücünü öne çıkarıyor.
Konser boyunca dinleyici, tanıdık şarkılarla birlikte iki farklı müzikal dünyanın uyum içinde yan yana duruşuna tanıklık ediyor. Güçlü söz yazarlığı, yorum gücü yüksek vokaller ve sade sahne dili gecenin atmosferini belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. İzmir'deki buluşma da, yıllara yayılan üretimlerini aynı sahnede paylaşan iki önemli müzisyenin ortak repertuvarını dinleyiciyle buluşturacak.
Sinema ve sahneyle kesişen üretimler
Her iki sanatçının üretimleri yalnızca albümlerle sınırlı kalmadı. Bülent Ortaçgil'in eserleri yıllar içinde sinema filmleri, televizyon yapımları ve belgesellerde kullanılırken farklı sanatçılar tarafından hazırlanan saygı albümlerinde yeniden yorumlandı. Birsen Tezer ise tiyatro ve sahne projelerinde yer almasının yanı sıra çeşitli film müzikleri ve özel kayıt projelerine vokaliyle katkıda bulundu. Her iki isim de Türkiye'de söz ve müziğin merkezde olduğu şarkıcılık geleneğinin günümüzdeki en güçlü temsilcileri arasında gösterilmeyi sürdürüyor.
28 Temmuz' Salı akşamı saat 21.00 itibarıyla İzmir Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu'nda gerçekleşecek konser, iki sanatçının uzun yıllara yayılan müzikal yolculuklarını aynı sahnede buluştururken Türkiye'nin çağdaş şarkı yazarlığı ve yorumculuk geleneğinin iki önemli ismini bir araya getiren özel buluşmalardan biri olmaya hazırlanıyor.
Etiketler: Bülent Ortaçgil Birsen Tezer İzmir Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu


