İlk ‘Altın Erguvan’ Hale Soygazi'ye
Türk sinemasında yarım yüzyılı aşan kariyeri boyunca sanatsal seçiciliğin izinden yürüyen Hale Soygazi, bu yıl ilk kez düzenlenecek Çatalca Film Festivali'nin ‘Altın Erguvan Onur Ödülüne layık görüldü.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Türkiye sinemasının en seçkin oyuncularından Hale Soygazi, 27-29 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek 1. Çatalca Film Festivali'nin ‘Altın Erguvan Onur Ödülü’nü alacak. Çatalca Belediyesi'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirdiği festival, ilk yılında hem yeni sinema üretimlerini bir araya getirmeyi hem de Türk sinemasına yön vermiş isimleri onurlandırmayı hedefliyor. Festival yönetimi, ödülün gerekçesini Soygazi'nin kariyeri boyunca popüler kalıpların dışına çıkan üretim anlayışı, nitelikli yapımlara verdiği öncelik ve sinemada kadın temsilinin gelişimine yaptığı katkılar olarak ifade ediyor.
Güzellik yarışmasından sanat sinemasına uzanan yol
1950 yılında İstanbul'da doğan Hale Soygazi, Saint Benoit Fransız Lisesi' ve Erenköy Kız Lisesi'ndeki eğitiminin ardından İstanbul Üniversitesi Fransız Filolojisi Bölümü'ne başladı. Daha sonra İsviçre'de mankenlik eğitimi aldı. Türkiye'ye dönüp manken ve fotomodel olarak çalıştı. 1972 yılında Saklambaç gazetesinin açtığı Türkiye Sinema Güzellik Yarışması’nda ‘Türkiye Sinema Güzeli’ seçilmesi ve aynı yıl İtalya’da ‘Avrupa Sinema Güzeli’ unvanını kazanması, sinemaya açılan kapısını oluşturdu.
Yeşilçam'ın seri üretim anlayışı
Yurda döndükten sonra on filmlik bir sözleşmeye imza atan Hale Soygazi, ilk olarak "İtham Ediyorum" ve "Bir Kız Böyle Düştü" filmlerinde rol aldı. Ardından Natuk Baytan'ın yönettiği "Kara Murat: Fatih'in Fedaisi" ile geniş kitlelerin dikkatini çekti ve kısa sürede Yeşilçam'ın yükselen yıldızlarından biri hâline geldi. Aynı dönemde "Bir Garip Yolcu", "Mahkûm", "Çocuğumu İstiyorum" ve "Ölüme Koşanlar" gibi yapımlarda kamera karşısına geçti. 1972 ve 1973 yıllarında "Bir Demet Menekşe", "Sevilmek İstiyorum", "Oh Olsun", "Vurun Kahpeye", "Arap Abdo", "Bataklık Bülbülü", "Aşkımla Oynama", "Tatlım", "Şüphe", "Kabadayının Sonu" ve "Aşk Mahkûmu" gibi filmlerle üretimini aralıksız sürdürdü. 1974'te "Gariban", "Ceza", "Alev", "Unutma Beni", "Kanlı Deniz" ve "Mirasyediler", 1975'te "Küçük Bey", "Bak Yeşil Yeşil", "Gece Kuşu Zehra", "Adamını Bul" ve "Nereden Çıktı Bu Velet", 1976'da Kemal Sunal, Şener Şen, Halit Akçatepe, Adile Naşit, Ayşen Gruda, Ali Şen ve Yasemin Esmergül’den oluşan efsanevi oyuncu kadrosuyla bugün de Türk sinemasının klasikleri arasında gösterilen Ertem Eğilmez’in "Süt Kardeşler", 1977'de ise "Sevgili Dayım" ve "Kördüğüm" filmleri ile kariyerine yeni halkalar ekledi.
Hale Soygazi'nin filmografisi, aynı zamanda Yeşilçam'ın üretim temposuna da ışık tutuyor. Başlangıçta on filmlik bir anlaşmayla sinemaya adım atan oyuncu, sektörün yoğun çalışma düzeni içinde bazı yıllar altı, bazı yıllar ise on dördü bulan film sayılarıyla kamera karşısına geçti. Birkaç yıl içine sığan bu olağanüstü üretim temposu, dönemin yıldız oyuncularının ne denli yoğun koşullarda çalıştığını ve Yeşilçam'ın seri üretim anlayışını gözler önüne seren çarpıcı örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
1973 tarihli “Çocuğumu İstiyorum” adlı yapımda başrolleri paylaştığı Türk sanat müziği sanatçısı Ahmet Özhan'la 1976'da evlendi. Çiftin evliliği 1985 yılında boşanma ile sonuçlandı. Sanatçı 2006’da Murat Belge ile evlendi.
Sanatçının kariyerini belirleyen asıl tercih, ticari sinemanın yıldızlarından biri olmanın ötesine geçerek toplumsal ve auteur sinemanın önemli yönetmenleriyle çalışması oldu. Özellikle 1970'lerin ikinci yarısından itibaren canlandırdığı karakterlerle kadın oyunculuğunun yeni bir temsil biçimini ortaya koydu.
Kadın karakterlere yeni bir kimlik kazandırdı
Hale Soygazi'nin kariyerindeki dönüm noktalarından biri, Yavuz Özkan'ın 1978 tarihli "Maden" filmi oldu. Tarık Akan, Cüneyt Arkın ve Haili Ergün ile başrolü paylaştığı yapımdaki performansı, sanatçıya Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ‘En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Film, Türk işçi sınıfını merkeze alan en önemli yapımlar arasında kabul edilirken Soygazi de dönemin toplumsal gerçekçi sinemasının simge oyuncularından biri hâline geldi.
Bir süre sinemaya ara veren oyuncu, 1984 yılında Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Bir Yudum Sevgi" ile yeniden beyaz perdeye döndü. Kadir İnanır ile başrolü paylaştığı filmdeki performansı, sanatçıya ikinci kez Antalya Altın Portakal'da ‘En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getirdi. Film kadın emeği, ekonomik bağımsızlık ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurduğu anlatısıyla Türk sinemasının kilometre taşlarından biri olarak kabul ediliyor.
1980'li ve 1990'lı yıllarda Atıf Yılmaz, Ömer Kavur, Ali Özgentürk ve Yavuz Özkan gibi yönetmenlerle çalışan Soygazi; “Bir Avuç Cennet” (1985), “Kadının Adı Yok” (1987), “Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal” (1989), “Bekle Dedim Gölgeye” (1989), “Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri” (1992), “Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey” (1995), “Usta Beni Öldürsene” (1996), “Sil Baştan” (2004), “Kaderimin Yazıldığı Gün” (2015) ve “Hayatımın Şansı” (2022) gibi bazıları ödüllü yapımlarda sanat sinemasındaki güçlü varlığını sürdürdü. Özellikle "Kadının Adı Yok", Duygu Asena'nın aynı adlı romanından uyarlanmasıyla Türkiye'de kadın hareketinin sinemadaki en önemli karşılıklarından biri olarak hafızalarda yer etti.
Sinemadan tiyatroya, TV’den uluslararası festivallere
Hale Soygazi'nin üretimi yalnızca sinemayla sınırlı kalmadı. 2000'li yıllarda "Küçük Prens" (2001) ve "Özel Bir Gün" (2003) yunlarıyla tiyatro sahnesine çıkan sanatçı, televizyon izleyicisinin karşısına da “Cahide” (1989), “Bir Umut” (1997), “Bu Kalp Seni Unutur mu?” (2009), “Kuzey Güney” (2011-13), “Hayatımın Şansı” (2022-23) gibi dizilerle çıktı.
Oyunculuğunun yanı sıra uluslararası film festivallerinde jüri üyelikleri üstlenen Soygazi, Türk sinemasının yurtdışındaki tanıtımına katkı sağlayan isimlerden biri oldu. Kariyeri boyunca Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’, İstanbul Film Festivali'nin ‘Sinema Onur Ödülü’ ve Adana Altın Koza Film Festivali'nin ‘Orhan Kemal Emek Ödülü’ gibi sinemanın en prestijli onur ödüllerine layık görüldü. Bu ödüller, sanatçının uzun yıllara yayılan oyunculuk kariyerinde Türk sinemasındaki seçici ve istikrarlı üretim anlayışını simgeliyor.
Çatalca'nın sinema belleği festivalle yeniden canlanıyor
Bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek Çatalca Film Festivali, ilçenin sinemayla kurduğu uzun ilişkiyi görünür kılmayı hedefliyor. Yaklaşık yetmiş yılı aşan sinema geçmişiyle Çatalca, Atıf Yılmaz'ın 1955 yapımı "Dağları Bekleyen Kız" filminden Kemal Sunal'ın rol aldığı çok sayıda yapıma kadar pek çok çekime ev sahipliği yaptı. Bir dönem açık hava ve yazlık sinemalarıyla İstanbul'un önemli sinema merkezlerinden biri olan ilçe, festival aracılığıyla bu kültürel mirası yeni kuşaklarla buluşturmayı amaçlıyor.
Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel'in ev sahipliğinde düzenlenecek festivalin direktörlüğünü yönetmen Cengiz Özkarabekir, genel koordinatörlüğünü yönetmen Onur Güler, program, etkinlikler ve iletişim koordinatörlüğünü ise Serdar Çamkır üstleniyor. Üç gün sürecek organizasyonda film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler ve yarışmalı bölümler sinemaseverlerle buluşacak. Festival programı ile yarışma seçkisi önümüzdeki günlerde açıklanacak.
‘Altın Erguvan'ın ilk sahibi
Festivalin ilk ‘Altın Erguvan Onur Ödülü’, 27 Ağustos akşamı Mübadele Alanı Sahnesi'nde gerçekleştirilecek açılış töreninde Hale Soygazi'ye takdim edilecek.
Festival yönetimi yaptığı açıklamada ödül gerekçesini şu sözlerle açıkladı:
“Kariyerinde popüler kalıpların ötesine geçerek nitelikli ve bağımsız sinemayı tercih eden Hale Soygazi, perdede canlandırdığı güçlü ve özgür kadın karakterleriyle sinemamıza kalıcı katkılar sunmuştur. Sanatsal duruşu, üretim seçiciliği ve kadın temsilinin sinemadaki görünürlüğüne kattığı zenginlik dolayısıyla 1. Çatalca Film Festivali ‘Altın Erguvan Onur Ödülü’nü Hale Soygazi’ye sunmaktan onur duyuyoruz.”
Yaklaşık elli yılı aşan sanat yaşamı boyunca canlandırdığı güçlü kadın karakterler, seçici filmografisi ve Türk sinemasına kazandırdığı kalıcı oyunculuk anlayışıyla Hale Soygazi, Çatalca Film Festivali'nin ilk onur ödülünün sahibi olarak festival tarihindeki yerini alacak.
Etiketler: hale soygazi Altın Erguvan sinema


