Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Işığın peşinde

Işığın peşinde

Işığın peşinde29 Ağustos 2026 - 05:08
Macaristan çağdaş sanatının önemli isimlerinden ressam, küratör ve sanat eğitimcisi Tibor İski Kocsis’in yaklaşık 30 yıllık üretiminden seçilen resim, anıtsal karakalem, fotoğraf, heykel ve grafik çalışmalarını bir araya getiren Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Işığın Sessizliği”, 10 Eylül 2026-5 Şubat 2027 tarihleri arasında Macar Kültür Merkezi’nde görülebilecek.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Bir sanatçının otuz yıla yaklaşan üretimini tek bir sergide bir araya getirmek, ister istemez retrospektif çağrışımı yaratıyor. Ancak Tibor iski Kocsis’in İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Işığın Sessizliği” böyle bir kronoloji izlemiyor. Farklı dönemlerde üretilmiş çalışmalar, yapıldıkları tarihlerden bağımsız olarak yeni ilişkiler kuracak biçimde bir araya getiriliyor. Resim, çizim, fotoğraf, heykel ve grafik tekniklerinin yan yana geldiği sergide ortak eksen ise ışık. Yaklaşık 30 yıllık üretiminden seçilen resim, anıtsal karakalem, fotoğraf, heykel ve grafik çalışmalarını bir araya getiren sergi, ışık, doğa, insan eliyle şekillenen kültür ve evren arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Güneş, Ay ve Dünya arasındaki ilişki, sanatçının bakışında insanın dünyayı algılama biçimini ve kültürün oluşumunu belirleyen temel unsurlardan biri olarak ele alınıyor.
 
Kisvárda’da 1972’de doğan iski Kocsis, 1996-2001 yılları arasında Budapeşte’deki Macar Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde resim eğitimi aldı. 2004’te aynı üniversitede sanat tarihi ve görsel eğitim öğretmenliği diplomasını tamamladı. 1997’den bu yana Macaristan’da ve farklı ülkelerde kişisel ve karma sergilere katılan sanatçı, 2008’den itibaren küratörlük ve sanat organizasyonu alanında da çalışıyor. VILTIN Galerisi’nin kurucu üyelerinden ve sanat direktörü olan iski Kocsis, 2015’ten beri sanat eğitimi de veriyor. 2025’ten itibaren Eszterházy Károly Üniversitesi’nde resim eğitimi vermeye başladı.
 
Resimden kavrama uzanan üretim
 
İski Kocsis’in çalışmaları klasik anlamda bir manzara ressamlığından daha geniş bir alana yayılıyor. Sanatçı, resmin kavramsal olanaklarıyla ilgileniyor; üretimlerinin arkasındaki teorik ve felsefi düşünceyi görsel biçimlerle ilişkilendiriyor. Zamanın toplumsal bağlamı, sanat üretiminin düşünsel süreci ve resmin gerçeklik ile kurduğu ilişki, çalışmalarında tekrar tekrar karşılaşılan başlıklar arasında bulunuyor.
Sanatçının erken dönem çalışmalarında toplumsal ve politik meseleler daha doğrudan öne çıkıyor. 2000’de başlayan Ekoturizm serisi ekolojik sorunlara odaklanırken, 2003’ten itibaren geliştirdiği Identitás çalışmaları Afganistan ve Irak’tan başlayan göç hareketlerinin Avrupa’daki toplumsal sonuçlarını ele aldı. Daha sonra doğa görüntüleri üzerine yoğunlaşan sanatçı, 2007’den itibaren ‘doğa resmi’ni farklı medyalar aracılığıyla yeniden düşünmeye başladı. Fotoğraf, resim, çizim ve videoyu aynı araştırmanın parçaları olarak kullanması, onun çalışmalarındaki disiplinlerarası yapının temelini oluşturdu.
 
Bu yaklaşımda doğa yalnızca resmedilen bir görüntü değil, insanın müdahalesiyle değişen bir alan olarak ortaya çıkıyor. Sanatçının çalışmalarında doğal çevre, kent, tarım, ekolojik tahribat ve insanın çevresiyle kurduğu ilişki farklı seriler aracılığıyla birbirine bağlanıyor. İski Kocsis’in resimlerinde fotoğrafik gerçekliğe yaklaşan ayrıntılarla klasik resim tekniklerinin bir arada kullanılması da bu arayışın parçalarından biri.
 
 
“Ekoturizm”den “LUNA”ya
 
Sanatçının kariyerindeki önemli dönemeçlerden biri “Ekoturizm” serisi oldu. 1999-2005 dönemine yayılan çalışmalar, insanın doğayla ilişkisini ve ekolojik tahribatı ele alıyor. 2005-2009 arasında geliştirdiği “SUPERNATURAL” serisi ise doğa, manzara ve insanın doğayı algılama biçimi üzerine çalışmalarının devamını oluşturdu. “Işığın Sessizliği”nde bu dönemlerden seçilen yapıtlar, sanatçının daha sonraki çalışmalarındaki kozmik ve metafizik göndermelerle birlikte okunuyor.
 
“LUNA” serisi, sanatçının Ay ve gece manzaralarına yoğunlaştığı dönemlerden biri. 2012-2018 arasında geliştirilen seri, sanatçının doğa görüntüsünü giderek insan figüründen arındırarak daha geniş bir kozmik bağlama taşıdığı çalışmaları içeriyor. 2015’te VILTIN Galerisi’nde “LUNA-1972”, 2016’da Székesfehérvár’daki Szent István Király Müzesi’nde “LUNA” başlıklı kişisel sergiler düzenlendi.
 
Sanatçının büyük boyutlu karakalem çalışmaları da bu dönemin belirgin özelliklerinden biri. 2021’de Budapeşte’deki Mucsarnok/Kunsthalle’da düzenlenen “Night Landing” sergisi ile VILTIN Galerisi’ndeki “Landfall”, İski Kocsis’in doğa, insan ve dünya arasındaki ilişkiyi farklı malzemeler üzerinden ele aldığı iki önemli kişisel sergi oldu. Landfallda yağlıboya, gümüş, kömür ve akrilik gibi farklı teknikler; katlanmış, kesilmiş, bükülmüş veya biçimlendirilmiş yüzeylerle birlikte kullanıldı.
 
İnsan ve doğa arasındaki çizgi
 
İski Kocsis’in çalışmalarında insan figürünün varlığı kadar yokluğu da önem taşıyor. 2018-2024 dönemine ait “Cum dederit” serisi, insan figürünü doğrudan göstermeden kültür ve insanlık fikrini metaforlar üzerinden ele alıyor. “Işığın Sessizliği”nde bu çalışmaların “Ekoturizm”, “SUPERNATURAL” ve “LUNA” serilerinden yapıtlarla yan yana getirilmesi, sanatçının yaklaşık üç dekada yayılan üretimindeki farklı dönemleri aynı düşünsel eksende buluşturuyor.
 
Sanatçının insan ve çevre arasındaki ilişkiye yönelik araştırması, uluslararası sergilerinde de karşılık buldu. 2016’da Roma’daki z2o Sara Zanin Gallery’de düzenlenen “Rain Come Down! – Domesticated Environments – The Hungarian Attitudes” sergisinde Macaristan’daki sanatçıların çevreyle ilişkisine odaklanan seçkide yer aldı. 2018’de Singapur’daki The Parkview Museum’da düzenlenen “Intriguing Uncertainties” sergisine katıldı. Aynı serginin 2019’da Pekin’deki Parkview Museum’da gerçekleştirilen edisyonunda da çalışmaları gösterildi.
 
Macaristan’daki önemli müze ve sanat kurumlarında da eserleri sergilenen sanatçının çalışmaları 2023’te Macaristan Ulusal Galerisi’nde düzenlenen “TechnoCool. New Trends in Hungarian Art in the Nineties” (1989-2001), 2025’te yine aynı kurumda gerçekleştirilen “Habitat: Nature and Landscape Constructions” gibi sergilerde yer aldı.
 
 
Ödüller ve koleksiyonlar
 
İski Kocsis’in sanat kariyerindeki önemli ödüller arasında 1999 Ludwig Vakfı Bursu, 2002 STRABAG Resim Ödülü, 2004 Roma Macar Akademisi Bursu ve 2004-2007 yılları arasındaki Derkovits Bursu bulunuyor. Sanatçı 2018’de Macaristan’ın görsel sanatlar alanındaki önemli devlet ödüllerinden ‘Munkácsy Mihály Ödülü’ne layık görüldü. 2018-2021 yılları arasında Macar Sanat Akademisi’nin sanat bursu programında yer aldı. 2025’ten itibaren Macar Sanat Akademisi’nin üyesi olarak görev yapan sanatçının eserleri Macaristan Ulusal Galerisi, Székesfehérvár’daki Szent István Király Müzesi ve Dunaújváros’taki Kortárs Muvészeti Intézet gibi kamu koleksiyonlarının yanı sıra çeşitli uluslararası ve özel koleksiyonlarda bulunuyor.
 
Sanatçıdan küratöre
 
İski Kocsis’in kariyerini yalnızca kendi üretimleri üzerinden takip etmek, çalışmalarının önemli bir bölümünü dışarıda bırakıyor. Sanatçı aynı zamanda uzun süredir küratörlük yapıyor. 2008’den bu yana 150’den fazla yurtiçi ve yurtdışı serginin küratörlüğü veya organizasyonuyla ilişkilendiriliyor. VILTIN Galerisi’nin sanat direktörlüğünün yanı sıra farklı kurumların sergi programlarında da küratör olarak görev alıyor.
 
2026’da Budapeşte’de gerçekleştirilen “Essentia Artis” sergisi de bu çalışmaların güncel örneklerinden biri. Macar Sanat Akademisi sanat bursu programının 2025 mezunlarının çalışmalarını bir araya getiren serginin küratörlüğünü Tibor Iski Kocsis, Judit Józsa ve Bálint Szalai üstlendi. Farklı disiplinlerden sanatçıların işlerinin bir araya getirildiği sergi, resimden fotoğrafa, tasarımdan mimariye ve geleneksel el sanatlarına kadar geniş bir üretim alanını aynı çerçevede buluşturdu. 2026’da Londra’daki Macar Kültür Merkezi’nde gösterilen “Essentia Artis” sergisinin küratörleri arasında yine İski Kocsis yer aldı.
 
“Işığın Sessizliği”nde farklı dönemler buluşması
 
İstanbul’daki serginin omurgasını dört temel motif grubu oluşturuyor: Anıtsal ay manzaraları, gündüz ve alacakaranlık gökyüzleri, insan eliyle oluşturulan kültürün izleri ve 2023-2026 arasında üretilen “HOME” başlıklı ahşap portreler. Ağaç motifleri canlı doğanın metaforu olarak serginin farklı bölümlerine yayılırken renk alanları da ışık spektrumuna ve gökkuşağının renklerine gönderme yapıyor.
 
 
Sergide ”SUPERNATURAL” (2005-2009), “LUNA” (2012-2018), erken dönem “Ekoturizm” (1999-2005), “HOME” ve “Cum dederit” (2018-2024) serilerinden çalışmalar bulunuyor. Böylece sanatçının erken dönem ekolojik meselelerinden Ay ve gökyüzü çalışmalarına, insan ve kültür üzerine araştırmalarından son dönem ahşap portrelerine uzanan üretimi aynı mekânda karşılaşıyor.
 
Serginin farklı dönemlerden işleri bir araya getirmesine karşın retrospektif olarak tanımlanmaması da bu nedenle önem taşıyor. Yapıtlar kronolojik bir sıra içinde değil, ışık, doğa, kültür ve evren çevresinde kurulan yeni ilişkiler üzerinden yerleştiriliyor. Resimlerin yanında anıtsal karakalemler, fotoğraf, heykel ve grafik çalışmaların bulunması, İski Kocsis’in farklı medyumlarla sürdürdüğü araştırmayı aynı sergi içinde görünür kılıyor.
 
İstanbul’daki ilk kişisel sergi
 
Macar Kültür Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı “Işığın Sessizliği”, Tibor iski Kocsis’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi. Serginin açılışı 10 Eylül 2026 Perşembe günü saat 19.00’da yapılacak. Yapıtlar 5 Şubat 2027’ye kadar görülebilecek.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  sergi  Tibor İski Kocsis  Macaristan