Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » İstanbul’da elektronik seslerden deneysel tınılara dört konser

İstanbul’da elektronik seslerden deneysel tınılara dört konser

İstanbul’da elektronik seslerden deneysel tınılara dört konser15 Ekim 2026 - 05:10
Teksaslı post-klasik topluluk Balmorhea, Londra çıkışlı prodüktör ve DJ Kelly Lee Owens, elektronik müzik ikilisi Kiss Facility ve İtalyan ikili Giolì & Assia, 16 Ekim Cuma akşamı İstanbul’da dinleyiciyle buluşuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
İstanbul’un konser takviminde aynı gece farklı müzik anlayışlarını takip etmek isteyenler için dört ayrı adres öne çıkıyor. Teksas’ın Austin kentinde kurulan Balmorhea, klasik müzik ile ambient, folk ve post-rock arasında dolaşan enstrümantal besteleriyle sahneye çıkarken Kelly Lee Owens, elektronik müziği atmosfer, ritim ve duygusal yoğunluk üzerinden ele alan DJ setiyle Babylon’da olacak. Fiba Salon İKSV, Kiss Facility’nin “Khazna” albüm turnesini ağırlarken Giolì & Assia, elektronik prodüksiyonu canlı enstrümanlar ve vokallerle buluşturan performansıyla Klein Phönix’te sahneye çıkacak.
 
Dört etkinliğin ortak noktası belirli bir türe bağlı kalmak yerine sesin farklı biçimlerde kurulmasına odaklanmaları. Balmorhea’nın akustik enstrümanlarla ördüğü kompozisyonlar, Owens’ın elektronik müziğin kulüp kültürüyle atmosferik katmanlarını buluşturan yaklaşımı, Kiss Facility’nin albüm merkezli performansı ve Giolì & Assia’nın melodik elektronik müziği canlı enstrümanlarla birleştiren sahne anlayışı, dinleyiciye aynı akşam içinde birbirinden farklı müzikal deneyimler sunuyor.
 
Balmorhea: Enstrümantal müzikte genişleyen ses manzaraları
 
2006’da ABD’nin Teksas eyaletindeki Austin kentinde kurulan Balmorhea, enstrümantal müziği farklı türlerin kesişiminde ele alan topluluklardan. Adını Teksas’taki Balmorhea yerleşiminden alan grup, Rob Lowe ve Michael A. Muller’in müzikal birlikteliğiyle başladı. Zaman içinde değişen kadrosu ve farklı enstrümanların katkısıyla gelişen müziği; çağdaş klasik, ambient, folk ve post-rock arasında dolaşan bir yapıya sahip. Topluluğun müziği, kolayca tek bir türe yerleştirilemeyen, farklı ses dokularını bir araya getiren bir kompozisyon anlayışına dayanıyor.
 
Balmorhea’nın bestelerinde melodik yapı kadar seslerin birbirleriyle kurduğu ilişki de belirleyici. Piyano ve yaylıların öne çıktığı bölümler, gitarın ve ritmik unsurların katkısıyla genişleyen kompozisyonlara dönüşüyor. Geleneksel şarkı formuna bağlı kalmayan bu yaklaşım, dinleyicinin dikkatini sözlere değil, enstrümanların yarattığı atmosfer ve müzikal gelişime yöneltiyor.
 
 
Balmorhea
 
Topluluğun 2007’de yayınlanan ilk albümü “Balmorhea”, bu müzikal dilin ilk örneklerini ortaya koydu. Ardından gelen “Rivers Arms”, “All Is Wild”, “All Is Silent”, “Constellations” ve “Stranger”, grubun farklı ses kaynaklarını ve kompozisyon biçimlerini araştırdığı albümler arasında yer aldı. 2017 tarihli “Clear Language” ise topluluğun daha yalın, geniş nefesli ve ayrıntılara odaklanan bir anlatıma yöneldiği çalışmalardan biri oldu.
 
Balmorhea’nın diskografisinde öne çıkan gelişmelerden biri, klasik müzik alanının köklü plak şirketlerinden Deutsche Grammophon etiketiyle yayınlanan “The Wind” albümü. Grubun diskografisinde önemli bir yere sahip olan albüm, topluluğun yıllar içinde oluşturduğu türler arası yaklaşımı yeni bir yayın platformuna taşıyor. Bu gelişme, Balmorhea’nın yalnızca bağımsız müzik ve alternatif rock çevrelerinde değil, çağdaş klasik müziğe odaklanan dinleyiciler açısından da izlenmesini sağlayan önemli bir adım.
 
2025 yılında yayınlanan “The Trap” (Original Motion Picture Soundtrack), grubun Lena Headey’in ilk uzun metraj filmi için hazırladığı soundtrack albümü olarak müzik dünyasında dikkat çekti. Albüm; piyano, vibrafon, atmosferik gitarlar ve analog synthesizer’larla dokunan tınılarıyla Balmorhea sound’unu sinematografik bir boyuta taşıyor ve grubun film müziği çalışmalarını derinleştiriyor. 
‘Delibal’ filminin soundtrack'inde yer alan “Remembrance” parçası ile Türkiye’de geniş bir hayran kitlesi edinen Balmorhea’nın müziği, farklı ülkelerde konser salonlarından müzelere, kiliselerden rock kulüplerine uzanan mekânlarda dinleyiciyle buluştu. Topluluğun enstrümantal besteleri, farklı enstrümanların katman katman geliştiği yapısı ve albümler boyunca biçimlenen müzikal çizgisi, İstanbul konserinin temelini oluşturacak.
 
Fleet Foxes, Mono, Tortoise, Bear in Heaven, Sharon Van Etten, Damien Jurado ve Here We Go Magic gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşan Balmorhea,  neo-klasik enstrümantal müziğin sınırlarını sürekli genişletmeye devam ediyor.
 
Çağdaş klasik müzik, ambient, folk ve post-rock arasında dolaşan besteleriyle tanınan ABD’li enstrümantal müzik topluluğu Balmorhea, 16 Ekim Cuma günü Modundayız sunar serisi kapsamında İstanbul’da IF Performance Hall Beşiktaş’ta sahne alacak. Saat 21.30’da başlaması planlanan konserin kapıları 19.30’da açılacak.
 
Kelly Lee Owens: Elektronik müzikte atmosfer, ritim ve düşler
 
Londra çıkışlı prodüktör, şarkı yazarı ve müzisyen Kelly Lee Owens, ambient ile dream-pop etkilerini elektronik müziğin ritmik yapısıyla buluşturan üretimleriyle tanınıyor. DJ setiyle 16 Ekim’de Babylon’a konuk olacak sanatçı, müziğinde atmosferik ses katmanlarına, tekrarlara ve duygusal yoğunluğa yer veren yaklaşımıyla elektronik müziğin farklı dinleme biçimlerini bir araya getiriyor.
 
Owens’ın müziğe uzanan yolu, doğrudan bir prodüktörlük kariyeriyle başlamadı. Kuzey Galler’de büyüyen sanatçı, ilk yıllarında hemşirelik eğitimi ve mesleğiyle ilgilendi. Bir kanser hastanesinde çalıştığı dönemde hastalarla kurduğu ilişki ve onlardan duyduğu yaşam tavsiyeleri, müzik yapma kararında etkili oldu. Daha sonra analog synthesizer’larla tanışması, elektronik müziğin tekrara dayanan yapısını ve sesin duygusal olanaklarını keşfetmesinde belirleyici bir aşamaya dönüştü.
Owens’ın müzikal yaklaşımında dans pistine yönelik ritmik düzenlemelerle daha atmosferik ve içe dönük sesler yan yana bulunuyor. Ambient ve dream-pop etkileri, elektronik altyapının üzerine yerleşen melodiler ve tekrarlayan ritimlerle şekilleniyor. Sanatçının üretiminde doğayla kurduğu bağın da önemli bir yeri var; Kuzey Galler’deki çocukluk yılları, seslere yaklaşımını ve müziğinde kurduğu atmosferi etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor.
 
Owens’ın 2024’te yayınlanan “Dreamstate” albümü, sanatçının kişisel deneyimlerle elektronik müziğin olanaklarını bir araya getirdiği çalışmalarından biri. Albüm, pandemi döneminin ve bir ilişkinin sona ermesinin ardından şekillenen bir iyileşme süreciyle ilişkilendiriliyor. Owens, bu çalışmada hayal kurma, yeniden güç kazanma ve geleceğe yönelme temalarını öne çıkarıyor. Albüm aynı zamanda The 1975 grubundan George Daniel’ın Dirty Hit bünyesinde kurduğu elektronik müzik markası dh2’nin ilk yayını olma özelliğini taşıyor.
 
“Dreamstate”, sanatçının elektronik müziği yalnızca fiziksel hareket ve ritim üzerinden değil, ruh hâli ve kolektif deneyim üzerinden de ele aldığını gösteriyor. Albümdeki ses dünyası, Owens’ın daha önceki çalışmalarından gelen atmosferik yaklaşımı sürdürürken dinleyiciyi daha geniş ve ferah bir elektronik anlatıma yöneltiyor. Owens için albüm ‘hava’ elementini temsil ediyor: Kolektif hayal kurma, yükselme ve birlikte dönüşme hali.
 
Kelly Lee Owens, lise yıllarında biri ‘Yılın Müzikseveri’, diğeri ‘Yılın Hayalperesti’ olmak üzere iki sertifika kazanmıştı. Annesinin ‘Kelly’nin Dünyası’ dediği bu hayalperestlik, bugün onu elektronik müziğin eterik ve duygusal sınırlarını zorlayan saygın isimlerinden biri haline getirdi.  Elektronik müzik sahnesinde nadir rastlanan kadın figürlerden biri olan Owens, hayal kurmanın özellikle destekten yoksun gelenler için hayati olduğunu vurguluyor: “Daha büyük hayaller kurmak için kendine izin ver.”
Kelly Lee Owens’ın Babylon’daki performansı, bir grup konserinden farklı olarak DJ seti formatında gerçekleşecek. Bu nedenle gecenin merkezinde sabit bir albüm repertuvarından çok, sanatçının seçkisi ve parçalar arasında kuracağı geçişler bulunacak.
 
Owens’ın müziğinde ambient, dream-pop ve elektronik dans müziği arasında kurulan ilişki, DJ setinin de temel bağlamını oluşturuyor. Sanatçının elektronik müziğin farklı damarlarından beslenen seçkisi, Babylon’da ritim ve atmosferin birlikte ilerlediği bir geceye zemin hazırlayacak.
 
Gal kökenli, Londra merkezli prodüktör ve DJ Kelly Lee Owens, 16 Ekim Cuma günü Babylon’da dinleyiciyle buluşacak. Saat 21.30’da başlaması planlanan etkinlikte gecenin açılışını, gerçek adı Müfide Gençer Acar olan DJ ve prodüktör Moophy yapacak.
 
Profesyonel DJ’lik kariyerine 2009’da başlayan sanatçı, 2012’de FG Radio 93.8’in Movida Corona DJ Contest’inde ve 2017’de Beatport ile Pioneer DJ’in The Big Break yarışmasında finalist oldu. Sónar Istanbul’da da sahne alan sanatçı, ilk solo teklisi “Dreamer”ı 2023’te, “Strangeness” adlı çalışmasını ise 2024’te yayınladı.
 
Ambient, techno ve elektronik dans müziğini atmosferik ses katmanlarıyla birleştiren Owens, Moophy’nin ardından DJ setiyle sahneye çıkacak. Etkinlik, Yapı Kredi bomontiada’daki Babylon’da gerçekleşecek.
 
Kiss Facility: “Khazna” ile shoegaze ve Arapça vokallerin buluşması
 
Kiss Facility, vokalist Mayah Alkhateri ile prodüktör, besteci ve müzisyen Salvador Navarrete’nin bir araya geldiği müzikal proje. Navarrete, Sega Bodega adıyla yürüttüğü solo çalışmaları ve prodüksiyonlarıyla da tanınıyor. İkilinin müziği, shoegaze türünün yoğun gitar dokularını, Arapça vokalleri ve çağdaş elektronik popun farklı unsurlarını bir araya getiriyor. Projenin ilk uzunçaları “Khazna”, Şubat 2026’da ambient tweets ve Supernature etiketiyle yayınlandı. On bir parçadan oluşan albüm, ikilinin müzikal yaklaşımını bir bütün halinde ortaya koyuyor.
 
 
Kiss Facility
 
“Khazna” adı Arapçada hazine ya da saklanan değerli şeylerin bulunduğu yer anlamlarıyla ilişkilendiriliyor. Albümün ismi, ikilinin müziğinde yer alan mahremiyet, kişisel deneyim, kimlik ve duyguların açığa çıkarılması gibi temalarla örtüşüyor. Projenin ses dünyası, shoegaze’in yoğun gitar katmanlarını ve puslu atmosferini Arapça vokallerle birleştirirken elektronik pop ve alternatif müziğin farklı dönemlerinden izler taşıyor.
 
Kiss Facility’nin müzikal kimliğinde iki sanatçının farklı çalışma alanları belirleyici. Mayah Alkhateri’nin Arapça vokalleri, parçaların melodik ve duygusal merkezini oluştururken Salvador Navarrete’nin prodüksiyonu, bu vokalleri yoğun gitarlar, elektronik dokular ve katmanlı düzenlemelerle çevreliyor. İkilinin yaklaşımında dil, yalnızca sözlerin anlamını aktaran bir araç olarak değil, sesin tınısını ve müziğin duygusal etkisini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
 
Albümün dikkat çeken yönlerinden biri, Arapça vokallerin shoegaze ve alternatif pop geleneğiyle kurduğu ilişki. Shoegaze, yoğun gitar efektleri ve vokallerin enstrümantal dokunun içinde eridiği atmosferik düzenlemeleriyle bilinen bir tür. Kiss Facility bu yaklaşımı korurken Arapça söyleyişin melodik özelliklerini ve vokalin taşıdığı duygusal ifadeyi ön plana alıyor. Böylece albüm, farklı müzik geleneklerini yalnızca yan yana getirmek yerine, bunları ortak bir ses dünyasında birleştiriyor.
“Khazna”da yer alan parçalar arasında “Absent From My Eyes”, “Flux”, “Lynch”, “Cheap Poetry” ve “Kotshena” bulunuyor. Albümde “Ishara” adlı parçada Aleyna Tilki de konuk sanatçı olarak yer alıyor. Parçaların bir bölümü yoğun ve puslu gitar katmanları üzerine kurulurken diğerleri elektronik pop ve daha hareketli ritmik yapılarla ilerliyor. Bu çeşitlilik, albümün tek bir türe bağlı kalmayan yapısını destekliyor.
 
Kiss Facility’nin üretimi, ikilinin kişisel ve ortak çalışma alanlarından besleniyor. Projenin müzikal anlatısı, yakınlık, arzu, özgürleşme ve kırılganlık gibi temaları doğrudan açıklamak yerine ses dokuları ve vokal düzenlemeleri aracılığıyla aktarıyor. Albümün alternatif rock ile elektronik pop arasındaki geçişleri, grubun tür sınırlarını esneten yaklaşımının temelini oluşturuyor.
 
Albümün merkezindeki Arapça vokaller, yoğun gitar dokuları ve elektronik düzenlemeler, ikilinin sahne performansının müzikal çerçevesini oluşturuyor. İkilinin shoegaze, alternatif pop ve elektronik müzik arasında kurduğu ilişki, Khazna’nın farklı ses katmanlarını bir araya getiren yapısını canlı ortamda dinlemek için bir fırsat sunuyor.
 
Shoegaze, elektronik pop ve Arapça vokalleri buluşturan ikili, vokalist Mayah Alkhateri ile prodüktör ve müzisyen Salvador Navarrete’nin projesi Kiss Facility, “Khazna” albüm turnesi kapsamında 16 Ekim Cuma günü Fiba Salon İKSV’de sahne alacak. Kapıların saat 21.00’de açılması, konserin ise 22.00’de başlaması planlanıyor.
 
Giolì & Assia: Elektronik müzikle canlı enstrümanların buluşması
 
İtalyan elektronik müzik ikilisi Giolì & Assia, 16 Ekim’de Klein Phönix’te sahne alacak. Elektronik prodüksiyonu vokaller ve canlı enstrümanlarla birleştiren ikili techno, house, indie ve pop arasında kurduğu müzikal yapıyla tanınıyor. Piyano, çello, gitar, davul ve handpan gibi enstrümanları elektronik altyapılarla buluşturan Giolì & Assia, geleneksel DJ performansının sınırlarını genişleten sahne düzenlemeleriyle uluslararası elektronik müzik çevresinde kendine özgü bir yer edindi.
 
İkilinin müzikal yaklaşımında dans müziğinin ritmik yapısı ile canlı enstrümanların ifade olanakları bir arada kullanılıyor. Elektronik altyapılar üzerine kurulan melodiler, vokaller ve akustik enstrümanlar, performansın yalnızca ritim odaklı ilerlemesini engelleyerek daha katmanlı bir ses dünyası oluşturuyor. House ve techno etkilerinin yanı sıra indie ve pop unsurlarına da yer veren ikili, farklı türler arasında geçiş yapan bir repertuvarla dinleyici karşısına çıkıyor.
 
Giolì & Assia, kendi plak şirketleri Diesis Records çatısı altında yayımladıkları çalışmaların yanı sıra Spinnin’ Records etiketiyle çıkan parçalarıyla da tanınıyor. “Something Special”, “Feel Good”, “Blame On Me” ve “Inside Your Head”, ikilinin elektronik müzik dinleyicilerine ulaşan çalışmaları arasında bulunuyor. Bu parçalar, melodik yapıların dans ritimleriyle bir araya geldiği prodüksiyon anlayışlarını yansıtıyor.
 
İkilinin uluslararası dinleyici kitlesine ulaşmasında ‘#DiesisLive’ adlı performans serisi de etkili oldu. Sicilya’dan aktif bir yanardağın zirvesine uzanan sıra dışı mekânlarda kaydedilen bu performanslarda Giolì & Assia, canlı enstrümanları ve elektronik prodüksiyonu bir arada kullanıyor. Görsel mekân tasarımıyla müzikal performansı buluşturan seri, ikilinin sahne yaklaşımını dijital platformlar üzerinden geniş kitlelere taşıdı.
 
Giolì & Assia, 16 Ekim Cuma günü Klein Phönix’te gerçekleşecek programda Bittermind ve Fratello ile aynı sahneyi paylaşacak. Bittermind, bas odaklı melodik elektronik müzik çizgisiyle; progressive house ekseninde üretim yapan Fratello ise gecenin diğer konuğu olarak programda yer alacak.
Klein Phönix’te saat 21.00’de başlayacak ve sabah 05.00’e kadar sürecek etkinlik, elektronik müziği farklı prodüksiyon anlayışları üzerinden ele alan isimleri bir araya getiriyor. Giolì & Assia’nın canlı enstrümanları elektronik altyapılarla birleştiren yaklaşımı, gecenin müzikal çerçevesini oluşturacak.
Dört konser, 16 Ekim akşamı İstanbul’un farklı sahnelerinde birbirinden ayrı müzikal yönelimleri takip etme olanağı sağlıyor. IF Performance Hall Beşiktaş’ta Balmorhea’nın enstrümantal kompozisyonları, Babylon’da Kelly Lee Owens’ın elektronik seçkisi, Fiba Salon İKSV’de Kiss Facility’nin “Khazna” albümü merkezli performansı ve Klein Phönix’te Giolì & Assia’nın canlı elektronik müzik gösterisi dinleyiciyle buluşacak.
 
16 Ekim 2026 Cuma:
 
- Modundayız sunar: Balmorhea
Kapı Açılışı: 19.30
Konser: 21.30 IF Performance Hall Beşiktaş, İstanbul
...
 
- Kelly Lee Owens (DJ Set)
Açılış: Moophy
Performans: 21.30 Babylon, Yapı Kredi bomontiada Şişli, İstanbul
...
 
- Kiss Facility “Khazna” Albüm Turnesi
Kapı Açılışı: 21.00
Konser: 22.00 Fiba Salon İKSV Şişhane, İstanbul
...
 
- Giolì & Assia
Açılış:  Bittermind & Fratello
Performans: 21.00-05.00 Klein Phönix Atatürk Oto Sanayi Sitesi Maslak, İstanbul
...
 
 
 
 
Etiketler: DJ Kelly Lee Owens  müzik  Balmorhea