Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » İstanbul’da Karayip esintisi

İstanbul’da Karayip esintisi

İstanbul’da Karayip esintisi21 Ocak 2026 - 02:01
Emir Ersoy, “Cuban Classics” projesiyle 21 Ocak Çarşamba akşamı Zorlu PSM’de müzikseverleri klasik formlarla Küba ritimlerinin buluştuğu sıra dışı bir yolculuğa davet ediyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Kış gecelerinin ağır temposuna inat İstanbul sıcak, ritmik ve zamansız bir müzikal karşılaşma yaşamaya hazırlanıyor. Besteci, orkestra şefi ve piyanist Emir Ersoy, “Cuban Classics” adını verdiği özel projesiyle 21 Ocak Çarşamba akşamı Zorlu PSM’deki touché by N Kolay sahnesinde dinleyiciyle buluşacak. Konser, klasik müzik disiplini ile Küba müziğinin çok katmanlı ritim dünyasını aynı anlatı içinde buluşturan özgün bir sahne deneyimi olarak öne çıkıyor.
 
“Cuban Classics”, müziğin coğrafyalar arası dolaşımına odaklanan bir anlatı olarak kurgulanıyor. Avrupa klasik müzik geleneğinin yapısal ciddiyeti; Afro-Küba ritimlerinin bedene hitap eden enerjisi, doğaçlamaya açık yapısı ve cazla kurduğu tarihsel bağ üzerinden yeniden yorumlanıyor. İspanyol melodik mirasıyla Afrika kökenli ritmik yapıların kesişiminde doğan Küba müziği, Ersoy’un klasik armoni bilgisiyle çağdaş bir çerçeveye taşınıyor.
 
 
Bu yaklaşım, Emir Ersoy’un uzun yıllardır inşa ettiği müzikal çizginin doğal bir devamı niteliğinde. Besteci, orkestra şefi ve piyanist kimliklerini aynı potada eriten Ersoy, Türkiye’de çağdaş müzik üretiminin disiplinler arası hattında konumlanan isimlerden biri olarak dikkat çekiyor. Klasik müzik temelli akademik altyapısını cazdan Latin müziğine, senfonik pop projelerinden film müziklerine uzanan geniş bir ifade alanıyla birleştiren sanatçı, kariyerini yalnızca icracı kimliğiyle değil, müzikal anlatı kuran bir yaratıcı olarak şekillendiriyor.
 
Sınır tanımayan müzikal merak
 
Müzik eğitimine erken yaşta başlayan Ersoy, piyano merkezli klasik formasyonunu kompozisyon ve orkestra şefliği çalışmalarıyla derinleştirdi. Bu teknik altyapı, onun hem büyük ölçekli senfonik orkestralarla hem de daha küçük, deneysel topluluklarla çalışabilmesini mümkün kıldı. Akademik disiplin ile sahne enerjisini aynı çizgide buluşturan yaklaşımı, Ersoy’un projelerinde belirgin bir denge unsuru olarak öne çıkıyor.
 
Kariyeri boyunca senfonik orkestralar, caz toplulukları ve farklı türlerden solistlerle çok sayıda projeye imza atan Emir Ersoy, özellikle türler arası geçişlere açık repertuvar kurgusuyla tanınıyor. Klasik müziğin yapısal dilini popüler müziğin erişilebilir anlatımıyla bir araya getiren senfonik projeleri, geniş kitlelerle buluşmasını sağlarken; caz ve Latin müziği eksenli çalışmaları, onun müzikal merakının sınır tanımadığını ortaya koyuyor.
 
 
Ritim, Ersoy’un müzikal dünyasında merkezi bir rol üstleniyor. Afro-Küba, Latin ve caz geleneklerinden beslenen ritmik yapıların klasik armoni anlayışıyla birleştiği projeleri, müziği yalnızca dinlenen değil, bedensel olarak da hissedilen bir deneyime dönüştürüyor. Bu yönüyle Ersoy, Türkiye’de klasik müzik geleneği içinden gelip farklı coğrafyaların ses dünyasına açılan az sayıdaki müzisyenden biri olarak konumlanıyor.
 
Dramaturjik bütünlük
 
Sahne üzerindeki rolü ise yalnızca orkestrayı yöneten bir şef ya da piyano başındaki bir icracıyla sınırlı kalmıyor. Emir Ersoy, projelerinde konseri başı ve sonu olan dramaturjik bir bütünlük içinde ele alıyor; müziği anlatısı olan bir yapı olarak kurgulamaya önem veriyor. Bu yaklaşım, sanatçıyı çağdaş konser anlayışının Türkiye’deki dikkat çekici temsilcilerinden biri hâline getiriyor.
 
Zorlu PSM’nin daha samimi ve dinleyiciyle sahne arasındaki mesafeyi azaltan touché by N Kolay alanında gerçekleşecek “Cuban Classics”, 21 Ocak Çarşamba akşamı saat 21.00’de başlayacak. Kapılar ise 19.30’da açılacak.
 
 
Popüler projelerinin yanı sıra Grammy ödüllü müzisyenlerle kurduğu Quartera grubu ile uluslararası birçok projede yer alan piyanist Emir Ersoy, davulda Türkiye caz sahnesinin önde gelen isimlerinden Volkan Öktem, bas gitarda çok yönlü müzisyenliğiyle tanınan Eylem Pelit, Küba müzik geleneğinin güçlü temsilcilerinden perküsyon sanatçısı Aleiksi Rivera Contreras ve trompette caz ve Latin müziği yorumlarıyla öne çıkan Sercan Kerpiççiler ile birlikte “Cuban Classics” projesini sahneleyecek.
 
Küba ve Latin Amerikanın eşsiz melodilierini kendi stilleriyle harmanlayıp izleyici ile buluşturacak olan ekip bu özel proje için bilinen klasik salsa,cha cha, son ve rhumba stilindeki parçaları repertuarlarına dahil ediyor.
 
İstanbul’un kültür-sanat hayatında alternatif konser deneyimlerine ev sahipliği yapan mekân, bu projeyle birlikte klasik müzik dinleyicisiyle Latin ritimlerine aşina olan kitleyi aynı salonda buluşturmayı hedefliyor. “Cuban Classics”, şimdiden şehrin kültür-sanat ajandasında merak uyandıran başlıklardan ve Küba’nın sıcak ritimleriyle klasik müziğin zamansız dili arasında kurulacak güçlü bir müzikal köprü vadediyor.