İstanbul’da ‘Kawaii Metal’ ihtilali
Doğu Asya’nın pop kültür tekeline alternatif küresel itiraz Babymetal, 1 Temmuz’da Lifepark sahnesinde.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Son on yılda Doğu Asya merkezli küresel müzik endüstrisi, özellikle Güney Kore çıkışlı K-pop akımının milyarlarca dolarlık endüstriyel hegemonyası, kusursuzlaştırılmış dans koreografileri ve ana akım radyoları bloke eden dijital satürasyonuyla tek tipleşme eğilimi gösteriyor. Ancak Asya kıtasının sonik haritası, bu steril pop evreninin çok ötesinde ana akım akış şemalarını sabote eden son derece hırçın, eklektik ve avangart alt kültürleri de bünyesinde barındırıyor. Bu alternatif dalganın küresel ölçekteki en radikal ve tescilli öncüsü olan Japon senkronizasyon harikası Babymetal, 1 Temmuz akşamı Neo Events organizasyonuyla Lifepark İstanbul’da sahne alarak türler arası hiyerarşiyi altüst etmeye hazırlanıyor. Doğayla iç içe atmosferiyle öne çıkan Lifepark’ta gerçekleşecek konser, ışık tasarımı, sahne şovu ve koreografiyle birlikte kurgulanmış tam ölçekli bir görsel deneyim olarak öne çıkıyor. Kapıların 17.00’de açılacağı, 19.00’daki sürpriz ön grubun ardından saat 21.00’de ana performansın başlayacağı bu edisyon, genel alan, sahne önü ve VIP seçenekleriyle modern metal morfolojisinin en eksantrik canlı sahne tescillerinden birini İstanbul açık havasına taşıyor.
‘Kawaii Metal’in doğuşu
Babymetal, 2010 yılında Tokyo’da, Japon idol endüstrisinin önemli yetenek havuzlarından ‘Sakura Gakuin’ bünyesinde bir alt proje (Club Activity) olarak yapımcı Kei Kobayashi (Kobaametal) tarafından kurgulandı. Temel müzikal felsefesi, J-pop’un melodik yapısı, idol kültürü ve ‘kawaii’ (sevimli) estetiği ile ekstrem metal janrının (speed metal, deathcore, power metal) hırçın elementlerini sentezlemek üzerine inşa edildi. Su metal, Moametal ve Yuimetal, bu grubun alt birimi olan ‘Heavy Music Club”ta bir araya geldiler. Yuimetal’in 2018’de ayrılmasıyla grup kısa süreliğine The Avengers adlı destek vokalistlerle yoluna devam etti. 2023’te Momometal’in kalıcı üye olmasıyla üçlü yeniden bütünleşti. Su-Metal (Suzuka Nakamoto), Moametal (Moa Kikuchi) ve gruba daha sonra resmi olarak dahil olan Momometal (Momo Okazaki) tarafından hayat verilen bu konsept, sahne arkasında enstrüman hakimiyetleri dünyaca tescilli olan ‘Kami Band’ adlı virtüöz bir müzisyen kadrosunun ultra sert riffleriyle desteklenmektedir.
Grubun küresel kırılma noktası, kendi adlarını taşıyan debut stüdyo albümleri Babymetal (2014) içerisinde yer alan ve YouTube üzerinde viral bir kültür patlamasına dönüşen "Gimme Chocolate!!" adlı tekliyle gerçekleşti. Bu çıkış, grubu global pop kültürün en sıra dışı aktörlerinden biri haline getirdi. Geleneksel metal muhafazakarlığını yıkan bu absürt ve yüksek teknik beceri gerektiren sound, müzik otoriteleri tarafından ‘Kawaii Metal’ adlı yepyeni bir janrın resmi doğuşu olarak kabul edildi ve tescillendi.
Küresel yolculuk
Topluluğun diskografik ve sahne başarıları, zaman içerisinde müzik endüstrisinin en prestijli kalelerinde resmi rekorlara dönüştü. Tokyo’daki efsanevi Budokan Arena’yı dolduran en genç grup olarak tarihe geçmeleri, bu yükselişin yalnızca başlangıcı oldu. Ardından gelen uluslararası başarı dalgası, Babymetal’i Avrupa ve Amerika’nın en büyük sahnelerine taşıdı. İkinci stüdyo albümleri “Metal Resistance*” (2016) ile İngiltere müzik tarihinde büyük bir eşiği aşan üçlü, Londra’daki ünlü Wembley Arena’yı tamamen satan ilk Japon metal grubu olarak endüstriyel bir kırılma yarattı.
Grup, küresel festival endüstrisinde de rüştünü ispatlayarak Glastonbury, Download Festival ve Rock am Ring gibi dev organizasyonlarda on binlerce kişiye ulaşarak Los Angeles The Forum’daki ilk arena deneyimlerinde yarattıkları etki ile sahne gücünü küresel ölçekte kanıtladı. Konsept anlatımı ve evren tasarımını genişlettikleri “Metal Galaxy” (2019) albümü, Billboard’un ‘Top Rock Albums’ listesinde 1 numaraya yükselen ilk Asya menşeli albüm olarak tarihe geçerken 2021’de Budokan’da gerçekleştirdikleri on konserlik seri, Japon müzik tarihinde bir başka rekor olarak kayda geçti. grubun modern post-apokaliptik ve mitolojik konsept albümü *The Other One* (2023) ise Billboard listelerinde elde ettikleri yüksek dereceler ve konsept albümlerle genişleyen müzikal evrenleri sayesinde onları yalnızca bir konser grubu değil, modern müzik sahnesinde türler arası bir ‘fenomen’ haline getirdi.
Popüler kültür
Babymetal’in en dikkat çekici yönlerinden biri de farklı müzik türleriyle kurduğu cesur iş birlikleri oldu. Grup, müzikal yelpazesini sadece kendi albümleriyle sınırlı tutmayarak ekstrem metalin ve elektroniğin uç noktalarıyla hibrit projeler üretti. Deathcore sahnesinin güçlü isimlerinden Alex Terrible (Slaughter to Prevail) ile yaptıkları çalışmalar, Alman elektronik-core grubu Electric Callboy ile yayınladıkları ve küresel listeleri sallayan “Rattata” teklisi, Thundercat, Lil Uzi Vert ve Bring Me The Horizon gibi ana akım ile alternatifin dev isimleriyle girdikleri stüdyo mesaileri ve power metal dünyasından önemli gitaristlerle (DragonForce üyeleri Herman Li ve Sam Totman gibi) sahne de kurdukları ortaklıklar, grubun sınır tanımayan müzikal yaklaşımını daha da görünür kıldı. Bu iş birlikleri, Babymetal’in birçok farklı müzik evreninin kesişim noktasında durduğunu gösterdi.
Bu kültürel etki yalnızca müzik dünyasıyla sınırlı kalmıyor, sinema ve pop kültürün önde gelen isimleri de grubun enerjisine ve sahne vizyonuna ilgi duyuyor. Heavy metal dünyasının efsaneleri Metallica, Rob Halford (Judas Priest) ve Slipknot gibi figürlerin açık desteğini alan grup, beyazperdenin ve Hollywood’un en ikonik figürlerinden Keanu Reeves gibi isimlerin Babymetal’e yönelik ilgisi sayesinde, küresel pop kültür içindeki etkisini daha da görünür kılan örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Babymetal’in hikâyesi sahneye taşıdıkları mitolojiyle de büyüdü. Yapımcı Kobametal tarafından yaratılan ‘Tilki Tanrı” (Fox God/İnari Okami) efsanesi, grubun sanatının özünde yer aldı. Tilki başı aksesuarlarından imza niteliğindeki el işaretlerine kadar bu mitoloji, Babymetal’in performanslarını bir ritüele dönüştürdü. Grubun bu sinematik, teatral ve mistik "Fox God" (Tilki Tanrısı) mitolojisi üzerine kurulu görsel filmografisi ve konser belgeselleri, alternatif sanat çevrelerinde birer kült yapıt olarak değerlendiriliyor. 2018’de yayınlanan “Apocrypha: The Legend of Babymetal” adlı grafik roman, bu efsaneyi genişleterek grubun sahne kimliğini daha da derinleştirdi.
Grubun yükselişi yalnızca müzikle sınırlı kalmadı. 2016’da Japonya’da yayınlanan “Super Mario Maker” oyununda oynanabilir karakterler olarak yer aldılar. 2017-2020 arasında Cartoon Network’te yayınlanan “Unikitty!” animasyon dizisinin tema müziğini besteleyip seslendirdiler. 2025’te ise Finlandiya yapımı “Heavier Trip” filminde kısa sahnelerle beyazperdede göründüler. Bu adımlar, Babymetal’in popüler kültürdeki yerini pekiştirdi.
Babymetal’in performansları lazerler, piroteknik, dev video projeksiyonları ve hiperkinetik ışık gösterileriyle bir konserden öteye geçiyor. Bu görsel ihtişam, 2023 ve 2024’teki dünya turnelerinde doruğa ulaştı ve “Babymetal Legend - 43 The Movie” ile beyazperdeye taşındı. Japonya’nın Okinawa kentindeki performanslarını belgeleyen film, grubun sahne coşkusunu ve teatral vizyonunu sinema diliyle aktardı. Yaklaşık 85 dakikalık bu konser filmi, devasa tilki kafası sahne dekorundan havai fişeklere kadar Babymetal’in mitolojik evrenini görsel bir şölen olarak sundu.
Ödüller
Babymetal, 2016’da MTV Video Music Awards Japan’da “Metal Resistance” albümüyle ‘Yılın Albümü’ ödülünü alırken, “Karate” parçasıyla da ‘En İyi Metal Video’ ödülüne layık görüldü. 2020’de “Metal Galaxy” albümü yine MTV Video Music Awards Japan’da ‘Yılın Albümü’ seçildi. 2025 Metal Awards’ta ise dünya çapında yapılan oylamada yüzde 33’ün üzerinde oy alarak ‘Metal Band of the Year’ unvanını kazandılar. Bu ödüller, Babymetal’in yalnızca Japonya’da değil küresel metal sahnesinde de kabul gördüğünü ve ‘kawaii metal’ olarak adlandırılan türü uluslararası müzik endüstrisinde saygın bir noktaya taşıdığını kanıtladı.
Sahne ihtişamı
Babymetal’in diskografisindeki en son stüdyo albümü, Mart 2023’te “The Other One”.Grup bu çalışmayı, kendilerine özgü ‘Tilki Tanrısı’ mitolojisinde restorasyon dönemi olarak adlandırdıkları bir sürecin parçası olarak kurguladı. Albümden çıkan "Metal Kingdom", "Divine Attack - Shingeki -", "Monochrome" ve "The Legend" gibi konsept teklilerle öne çıkan bu çalışma, grubun bugüne kadarki en olgun, karanlık ve senfonik metal tonlarını barındıran albümü olarak kayıtlara geçti. Ancak diskografinin en güncel ve listeleri altüst eden son büyük müzikal hamlesi, 2024 yılında Alman elektronik-core grubu Electric Callboy ile ortaklaşa yayımladıkları ve Lifepark'taki setlist'in de en dinamik parçalarından biri olması beklenen "Ratatata" teklisi.
1 Temmuz Çarşamba akşamı Lifepark sahnesi, Tokyo’dan Londra’ya, Los Angeles’tan İstanbul’a uzanan bu yolculukta Babymetal’in metal müziğin sınırlarını yeniden tanımlamaya devam ettiği; kültürlerin, türlerin ve sahne sanatının iç içe geçtiği büyük bir müzikal deneyime ev sahipliği yapacak. Neo Events organizasyonuyla Lifepark İstanbul’da gerçekleşecek konser, metalin gücünü yüksek enerjili koreografiler ve kusursuz bir sahne prodüksiyonu ile birleştirecek. Kapılar 17.00’de açılacak, 19.00’da ön grup sahneye çıkacak ve 21.00’de sahne dili, metalin agresifliği ile pop’un coşkusunu birleştiren benzersiz bir füzyon olarak kabul edilen Babymetal İstanbul’da ilk kez sahne alacak.
Etiketler: Kawaii Metal LifePark Babymetal


