İstanbul’da unutulmaz bir müzikal diyalog
Üç farklı müzikal evren, tek bir sahnede buluşuyor: Fazıl Say’ın bestecilik dehası, soprano Görkem Ezgi Yıldırım’ın zarif yorumu ve Ferit Odman’ın ritmik caz dili, İstanbul’da unutulmaz bir geceye dönüşüyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Müziğin evrenselliği, türlerin birbirine dokunduğu anlarda en güçlü biçimde kendini gösterir. Klasik müziğin disiplinli yapısı, cazın özgür doğaçlamalarıyla buluştuğunda ortaya yalnızca seslerin değil, kültürlerin de birbirini beslediği bir diyalog çıkar. Bu tür karşılaşmalar, müziğin tek bir dile, tek bir coğrafyaya ya da tek bir geleneğe ait olmadığını; aksine insanlığın ortak hafızasında sürekli yeniden yazılan bir anlatı olduğunu hatırlatır.
Bir senfoninin katı formu ile cazın anlık refleksleri, aynı sahnede yan yana geldiğinde, dinleyiciye türlerin ötesinde bir deneyim sunar. Müziğin özü, sınırları aşmak ve farklılıkları bir araya getirmektir. Bu yüzden klasik ile cazın buluşması, yalnızca iki türün karşılaşması değil, evrensel bir iletişimin sahneye taşınmasıdır.
16 Mart akşamı Zorlu PSM’de gerçekleşecek Fazıl Say, Görkem Ezgi Yıldırım ve Ferit Odman konseri; klasik müzik ile cazın sınırlarını aşan, üç farklı kariyerin kesiştiği benzersiz bir buluşma olacak. Müziğin evrensel dilinin en canlı örneğinin sergileneceği gecede farklı müzik dünyaları, birbirini dönüştürerek tek bir ortak anlatıya dönüşecek.
Fazıl Say: Yarım yüzyılı aşan yolculuk
Konserin ana ekseninde yer alan isim, hiç kuşkusuz Fazıl Say.
1970 Ankara doğumlu Fazıl Say, dört yaşında piyano ile tanıştı ve Ankara Devlet Konservatuvarı’nda başlayan eğitimini Düsseldorf Müzik Yüksek Okulu’nda sürdürdü. Uluslararası kariyerinin dönüm noktası, 1994’te New York’ta aldığı ‘Young Concert Artists’ ödülü oldu. Bugün, hem piyanist hem besteci kimliğiyle dünya çapında tanınıyor. Discografisi, klasik repertuvar yorumları ile kendi bestelerini bir araya getiriyor. Fazıl Say’ın kariyerinde yalnızca albümler ve senfoniler değil, aynı zamanda dünya prömiyerleriyle müzik tarihine kazınmış anlar da var. Say’ın üretiminde her eser hem kişisel hem toplumsal bir hafızayı sahneye taşıyor. İlk akla gelenlerden “Nazım Oratoryosu” (2001, 2018) Türk edebiyatının müziğe dönüşmüş en güçlü örneklerinden biri olarak Nazım Hikmet’in dizelerini evrensel bir sahneye taşırken “Metin Altıok Ağıtı” (2003) toplumsal acıyı müziğin diliyle yeniden kuruyor. “İstanbul Senfonisi” (2012), şehrin çok katmanlı ruhunu notalara dökerken “Mesopotamia Symphony” (2013) ve “Universe Symphony” (2013), insanlığın ortak geçmişi ve evrenin sonsuzluğu üzerine evrensel bir anlatı kuruyor. Son yıllarda ise “Şu Dünyanın Sırrı” (2020) ve “Janácek-Brahms-Bartók” (2023) albümleriyle hem klasik hem çağdaş repertuvarı yeniden yorumladı. Bu çizgiye eklenen en yeni eserlerden biri, binlerce dinleyicinin katılımıyla İznik Sahil Meydanı’nda dünya prömiyeri yapılan ve benim de izleme imkanı bulduğum “İznik Türküsü (Ballad of Nicaea)” oldu. ‘ECHO Klassik’, ‘International Beethoven Award’ ve daha pek çok uluslararası ödülün sahibi Say’ın müziği, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın ortak belleğine işlenmiş; her yeni prömiyer, bu belleğe yeni bir sayfa eklemiş durumda.
Fazıl Say’ın sahneye çıkışı, yalnızca bir performans değil; yarım yüzyılı aşan üretiminin, besteciliğinin ve piyanist kimliğinin bir özeti gibi. Say, her konserinde müziği yeniden kuran, klasik repertuvarı çağdaş bir duyarlılıkla yorumlayan ve kendi besteleriyle evrensel bir anlatı açan bir sanatçı. Bu nedenle Zorlu PSM’deki buluşmada da hem ev sahibi hem de yol gösterici bir figür olarak öne çıkıyor.
Yükselen ses Görkem Ezgi Yıldırım
Konserde sahne alacak solist sorano Ankara doğumlu Görkem Ezgi Yıldırım.
Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü’nden okul birincisi olarak mezun olan sanatçı Avrupa’da Viyana, Lüksemburg, Belçika ve Almanya sahnelerinde solist olarak yer aldı. 2006’dan bu yana Ankara Devlet Opera ve Balesi solisti olarak sahneye çıkan Yıldırım, Mozart’ın “Saraydan Kız Kaçırma” eserindeki ‘Sarışın’ rolünü Rusya, Güney Kore, Estonya, Çin ve İtalya’da seslendirdi. 2019’da Rusya’da düzenlenen Uluslararası P. I. Slovtsov Opera Yarışması’nda ‘Grand Prix’ büyük ödülünü kazanarak uluslararası alanda adını duyuran sanatçı Fazıl Say’ın “İznik Türküsü (Ballad of Nicaea)” dünya prömiyerinde sahne alarak, bu çok zor nüanslı eseri başarıyla seslendirmişti.
Görkem Ezgi Yıldırım
Cazın ritmik dili Ferit Odman
Konserde sahne alacak 1982 Bursa doğumlu Ferit Odman, caz davulunun Türkiye’deki en güçlü temsilcilerinden.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde aldığı bursun ardından Fulbright ile William Paterson Üniversitesi’nde caz performansı üzerine yüksek lisans yapan sanatçı, New York’ta Mulgrew Miller ve Harold Mabern gibi ustalarla çalıştı. Discografisi cazın evrensel dilini yansıtıyor: New York’ta kaydedilen “Nommo” (2010), caz standartlarına kişisel bir yorum “Autumn in New York” (2011), ve bop geleneğini yaylılarla buluşturan “Dameronia with Strings” (2015) son derece zevkle dinlenen çalışmalar. Odman hem kendi quintetiyle hem Kerem Görsev Trio gibi gruplarla uluslararası festivallerde ve caz klüplerinde sahne alan Ferit Odman, Türk caz sahnesinin en üretken isimlerinden.
Ferit Odman
Program
16 Mart 2026, saat 21.00’de Wings katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek konser, iki bölümden oluşuyor:
İlk bölümde, Fazıl Say’ın piyanosuna Görkem Ezgi Yıldırım’ın soprano sesi eşlik edecek. Dünya prömiyeri binlerce sanatseverin katılımıyla İznik Sahil Meydanı’nda gerçekleşen “İznik Türküsü (Ballad of Nicaea)”, İstanbul’da ilk kez seslendirilecek.
İkinci bölümde ise Fazıl Say’ın etkileyici bestecilik dünyası ile Ferit Odman’ın derin ritmik dili, doğaçlama ve yaratıcılık arasındaki hassas denge üzerinden yeni bir anlatı oluşturuyor. Fazıl Say eserlerinden oluşan program Say’ın anlatıcılığı ve Odman’ın anlık müzikal reflekslerinin iç içe geçtiği, her anı canlı ve tek seferlik bir deneyim sunuyor.


