Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » İzmir’de caz yolculuğu başlıyor

İzmir’de caz yolculuğu başlıyor

İzmir’de caz yolculuğu başlıyor05 Mart 2026 - 03:03
33. İzmir Avrupa Caz Festivali, Avrupa’dan Türkiye’ye uzanan bir müzik köprüsünü yeniden kuruyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Her yıl baharın eşiğinde düzenlenen İzmir Avrupa Caz Festivali, bu yıl 33’üncü kez cazın farklı kuşaklarını ve coğrafyalarını aynı sahnede buluşturuyor. 5-17 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek festival, konserlerden söyleşilere, belgesel gösterimlerinden disiplinlerarası projelere uzanan programıyla İzmir’i bir kez daha Avrupa cazının önemli buluşma noktalarından biri haline getiriyor.
 
Bir kentin kültür haritasında cazın yeri
 
İzmir’de cazın köklü serüveni, otuz yılı aşan bir festival geleneğiyle her yıl yeniden canlanıyor. İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen 33. İzmir Avrupa Caz Festivali, 5-17 Mart tarihleri arasında kentin farklı mekânlarında müzikseverlerle buluşacak. Festival, yalnızca konser programıyla değil, Avrupa ile Türkiye arasındaki kültürel diyaloğu güçlendirmeyi amaçlayan çok yönlü etkinlikleriyle de dikkat çekiyor.
 
Etkinlik İzmir Büyükşehir Belediyesi, İtalya'nın İzmir Konsolosluğu, Goethe-Institut İzmir, İsviçre'nin İzmir Fahri Konsolosluğu ve İzmir Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Festivalin temel hedefi ise Avrupa ve Türkiye caz sahnesinde önemli üretimler ortaya koyan sanatçıları bir araya getirerek caz kültürünü daha geniş kitlelere ulaştırmak. Fransa, Almanya, İsviçre ve İtalya’dan gelen müzisyenlerin İzmirli dinleyicilerle buluşması, özellikle genç izleyiciler için cazı tanıma, anlama ve keşfetme fırsatı yaratıyor.
 
Açılışta güçlü bir dörtlü: Fabrizio Bosso Quartet
 
Festivalin açılışı 5 Mart Perşembe akşamı saat 20.30’da İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi sahnesinde gerçekleşecek. Açılış konserinin konuğu ise trompet virtüözü Fabrizio Bosso ve uzun yıllardır birlikte müzik yaptığı dörtlüsü olacak.
 
Piyanoda Julian Oliver Mazzariello, kontrbasta Jacopo Ferrazza ve davulda Nicola Angelucci ile sahne alan topluluk, on yılı aşkın süredir birlikte müzik yapıyor ve bugüne kadar beş albüme imza atmış durumda. Bu birliktelik yalnızca teknik ustalığın değil, aynı zamanda güçlü bir müzikal güven ilişkisinin de sonucu olarak görülüyor. Bosso’nun trompeti grubun merkezinde yer alsa da topluluğun müziği tek bir liderin değil, dört farklı müzikal bakışın birleştiği organik bir yapı oluşturuyor.
 
Trompetçinin enerjisi ve zarafeti, doğaçlama pasajlarda ortaya çıkan yaratıcılıkla birleşirken, dörtlünün her üyesi müziğin akışında kendine özgü bir alan buluyor. Bu yaklaşım, grubun repertuvarında da açık biçimde hissediliyor.  Konser programında, grubun üyelerinin kaleme aldığı özgün bestelerin yanı sıra caz tarihine saygı niteliği taşıyan yorumlar ve klasik caz standartları da yer alıyor. Bosso’nun kariyerinde önemli kilometre taşları sayılan “Duke” (2015), “State of the Art - Live” (2017), “Merry Christmas Baby” (2017), “We4” (2020) ve Stevie Wonder’ın müziğine adanmış “We Wonder” (2022) albümleri, bu müzikal yolculuğun farklı duraklarını temsil ediyor.
 
 
Fabrizio Bosso Quartet - Fotoğraf David Morresi
 
Sessiz sinemanın yeni sesi: Küspert & Kollegen
 
Festival programının dikkat çeken projelerinden bir diğeri ise 7 Mart Cumartesi sahne alacak Küspert & Kollegen. Topluluk, erken dönem sinemanın siyah-beyaz dünyasını çağdaş cazın doğaçlamacı diliyle yeniden yorumlayan özgün bir performans sunuyor.
 
Bu projede sahnede yalnızca müzisyenler değil, büyük bir perde de bulunuyor. Sessiz film döneminin görsel estetiği, sahnenin kenarında yer alan oda caz topluluğunun canlı performansıyla birleşiyor. Ancak bu performans geleneksel sessiz film müziklerinden farklı bir anlayışa dayanıyor. Gitarist ve besteci Werner Küspert tarafından geliştirilen yaklaşımda, önceden yazılmış besteler ile doğaçlama bölümler arasında sürekli bir geçiş yaşanıyor. Toplulukta saksafon ve klarnette Hubert Winter, davulda Julian Fau ve kontrbasta Andreas Kurz yer alıyor. Repertuvarlarında sinema tarihinin klasiklerinden Metropolis, Faust, Nosferatu ve Berlin: Symphony of a Great City gibi yapımların yanı sıra, günümüzde nadiren gösterilen sessiz film örnekleri de bulunuyor. Küspert & Kollegen üyelerinin tamamı ciddi müzik ile popüler müzik arasındaki sınırın iki tarafında da üretim yapan sanatçılar olarak tanınıyor. Bu nedenle projeleri yalnızca bir film eşliği değil; sinema ve müziğin birlikte yeni bir anlatım dili kurduğu disiplinlerarası bir deneyim olarak değerlendiriliyor.
 
 
Küspert & Kollegen
 
Türk cazının güçlü sesi: Sibel Köse Sextet feat. Tolga Bilgin
 
Festivalin Türkiye caz sahnesini temsil eden en önemli konserlerinden biri ise 9 Mart Pazartesi gerçekleşecek. Türkiye’nin önde gelen caz vokalistlerinden Sibel Köse, trompetçi Tolga Bilgin ile birlikte oluşturduğu özel sextet kadrosuyla sahneye çıkacak.
 
Toplulukta ayrıca saksafonda Engin Recepoğulları, trombonda Bulut Gülen, piyanoda Kürşad Deniz, kontrbasta Kağan Yıldız ve davulda Berke Özgümüş yer alıyor. Bu güçlü kadro, yıllar içinde farklı projelerde edinilmiş deneyimlerin bir araya geldiği kolektif bir müzikal yapı oluşturuyor. Sibel Köse’nin vokal yorumu, klasik caz standartlarından Brezilya melodilerine, Fransız chanson geleneğinden tango repertuvarına kadar geniş bir müzik yelpazesini kapsıyor. Topluluk bu repertuvarı özgün düzenlemelerle sahneye taşıyor. Enerjik performansları ve zengin yorumları sayesinde grup, Türkiye caz sahnesinin dikkat çeken topluluklarından biri olarak kabul ediliyor. Ankara doğumlu olan Sibel Köse, müzik kariyerine üniversite yıllarında başladı ve kısa sürede uluslararası festivallerde sahne almaya başladı. Polonya’da düzenlenen Zamosc Uluslararası Caz Vokalistleri Yarışması’nda kazandığı birincilik, kariyerinin erken dönemindeki önemli başarılar arasında yer aldı. 1987’den bu yana farklı projelerde solist olarak sahne alan sanatçı, yirmiden fazla ülkede konser verdi. 2008 yılında düzenlenen Nina Simone anma konserinde Dee Dee Bridgewater, Raul Midon ve Stacey Kent ile aynı sahneyi paylaşması ise uluslararası caz çevrelerinde dikkat çeken bir performans olarak hafızalarda yer aldı. Köse, konser çalışmalarının yanı sıra yıllardır düzenlediği caz vokal atölyeleri ve ustalık sınıflarıyla genç müzisyenlerin yetişmesine katkı sağlamayı sürdürüyor.
 
 
Sibel Köse Sextet feat. Tolga Bilgin
 
Yeni kuşağın cesusesi: KNOBIL
 
Festivalin genç ve deneysel projelerinden biri de 11 Mart Çarşamba sahne alacak olan KNOBIL. Kontrbasçı, vokalist ve besteci Louise Knobil tarafından kurulan proje, cazı punk enerjisi ve Fransız şanson geleneğiyle buluşturan özgün bir müzik dili sunuyor.
 
1998’de Lozan’da doğan KNOBIL, Avrupa caz sahnesinin dikkat çeken genç isimlerinden biri olarak görülüyor. Projenin müziği, hem kişisel hem de evrensel temaları içeren bestelerden oluşuyor. Kontrbas ile vokalin iç içe geçtiği bu yapı, klarnette Chloé Marsigny ve davulda Vincent Andreae ile tamamlanıyor. Esperanza Spalding, Charles Mingus ve Boris Vian gibi isimlerden ilham alan Knobil, sahnede yalnızca bir müzik performansı değil, aynı zamanda teatral bir anlatı kuruyor.
 
Proje,’Montreux Caz Akademisi Birinciliği’ ve ‘Jazzahead Showca’ ödülü gibi çok sayıda uluslararası başarıya da imza atmış durumda.
 
 
KNOBIL
 
Caz üzerine etkinlikler
 
Festival programı yalnızca konserlerden oluşmuyor.
 
İkinci gün sahne alacak Küspert & Kollegen topluluğu, konser öncesinde 6 Mart’ta MÜZİKSEV’de  ücretsiz bir Workshop düzenliyor.
 
13 Mart’ta MÜZİKSEV’de düzenlenecek “Müzikli Söyleşiler” etkinliğinde gazeteci ve müzik insanı Ümit Tunçağ, caz gitaristleri üzerine bir konuşma gerçekleştirecek. Tunçağ’ın uzun yıllara yayılan radyo ve televizyon programcılığı deneyimi, söyleşiyi aynı zamanda caz tarihine dair bir anlatıya dönüştürüyor.
14 Mart’ta ise prömiyeri yapılacak “Busking” adlı belgesel, İzmir sokaklarında müzik yapan çok enstrümanlı sanatçı Özgür Oğuz’un hikâyesini anlatıyor. Yönetmenliğini Engin Çetinkaya ve Özgür Oğuz’un üstlendiği film, sokak müzisyenliğini yalnızca bir performans biçimi olarak değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olarak ele alıyor.
 
 
Festivalin son günlerine doğru gerçekleşecek bir diğer etkinlikte ise gazeteci ve araştırmacı Nedim Atilla, “Caz Şehirleri” başlıklı söyleşisiyle müziğin kent kültürüyle kurduğu ilişkiyi ele alacak.
Festival kapsamında, Ümit Tunçağ ve Sirel Ekşi yürütücülüğünde düzenlenen gazetecilik öğrencilerine yönelik caz yazarlığı temalı “Write Stuff” atölyesi, genç iletişimcilerin müzik gazeteciliği alanında deneyim kazanmasını amaçlıyor.
 
Avrupa’dan İzmir’e uzanan bir müzik köprüsü
 
Otuz üç yıldır düzenlenen İzmir Avrupa Caz Festivali, yalnızca bir konser dizisi değil aynı zamanda Avrupa ile Türkiye arasında kültürel bir köprü kuran önemli bir platform olarak kabul ediliyor. Festival programında yer alan farklı kuşaklardan müzisyenler, cazın sürekli değişen ve gelişen yapısını gözler önüne seriyor.
 
Bu yılki programda hem köklü ustalar hem de yeni kuşak sanatçılar aynı sahneyi paylaşıyor. Sessiz sinemayı yeniden yorumlayan projelerden sokak müziğinin hikâyesine, genç caz hareketlerinden ustalık performanslarına kadar uzanan bu çeşitlilik, İzmir’in kültür hayatında cazın neden hâlâ canlı bir yer tuttuğunu açıkça gösteriyor.
 
Baharın ilk günlerinde kentin konser salonlarını dolduran bu sesler, yalnızca müzik değil; farklı kültürlerin ve kuşakların ortak bir ritimde buluştuğu uzun soluklu bir geleneğin de yankısı olarak duyuluyor.
 
33. İzmir Avrupa Caz Festivali Programı:
 
5 - 17 Mart 2026
 
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Konak, İzmir
 
 
5 Mart 2026 Perşembe
20.30 AASSM Büyük Salon
Açılış Konseri: Fabrizio Bosso Quartet
Fabrizio Bosso (Trompet), Julian Oliver Mazzariello (Piyano), Jacopo Ferrazza (Kontrbas), Nicola Angelucci (Davul).
5-17 Mart 2026
MÜZİKSEV
“Write Stuff”
Yürütücüler: Ümit Tunçağ, Sirel Ekşi
(İletişim bölümü öğrencilerine açık.)
 
6 Mart 2026 Cuma
11.00 MÜZİKSEV
Küspert & Kollegen Workshop
(Katılım ücretsiz.)
 
7 Mart 2026 Cumartesi
20.30 AASSM Küçük Salon
Küspert & Kollegen
Werner Küspert (Gitar, Konsept/Beste), Prof. Hubert Winter (Saksafon, Klarnet), Julian Fau (Davul), Andreas Kurz (Kontrbas).
 
9 Mart 2026 Pazartesi
20.30 AASSM Büyük Salon
Sibel Köse Sextet feat. Tolga Bilgin
Sibel Köse (Vokal), Tolga Bilgin (Trompet), Engin Recepoğulları (Saksafon), Bulut Gülen (Trombo), Kürşad Deniz (Piyano), Kağan Yıldız (Kontrbas), Berke Özgümüş (Davul).
 
11 Mart 2026 Çarşamba
20.30 AASSM Büyük Salon
KNOBIL
Louise Knobil (Kontrbas), Vincent Andreas (Davul), Cholé Marsigny (Beste, Klarnet).
 
13 Mart 2026 Cuma
19.00 MÜZİKSEV
Müzikli Söyleşiler: “Cazın Tanınmış Gitaristleri”
Konuşmacı: Ümit Tunçağ
Konuklar: Onur Mülayim (Gitar), Selim Gürcan (Basgitar, Kontrbas)
(İlgi duyan herkese açık.)
 
14 Mart 2026 Cumartesi
17.00 MÜZİKSEV
Belgesel Gösterimi - Prömier: “BUSKING” (Caz, Sokak ve Sanat Belgeseli), 2026, İzmir
Yönetmenler: Engin Çetinkaya, Özgür Oğuz
 
16 Mart 2026 Pazartesi
19.00 MÜZİKSEV
Söyleşi: “Caz Şehirleri”
Konuşmacı: Nedim Atilla
(İlgi duyan herkese açık.)
 
17 Mart 2026 Salı
20.30 AASSM Büyük Salon
Kapanış Konseri: Jef Giansily Quintet “Insight”
Jef Giansily (Piyano), Hermon Mehari (Trompet), Pierre Bernier (Saksafon), Apostolos Sideris (Kontrbas), Darrell Green (Davul).