Japon fenomeni Babymetal İstanbul’da
Dünya sahnelerinde K Pop’un parıltısı yükselirken, Japonya’dan çıkan ve metalle pop’u benzersiz bir füzyonda buluşturan Babymetal, 1 Temmuz’da İstanbul Lifepark’ta sahneye çıkmaya hazırlanıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Son yıllarda K Pop grupları dünya listelerini domine ederken, Japonya’dan doğan Babymetal farklı bir hikâye yazdı. Metalin sert rifflerini J Pop’un enerjisiyle birleştiren grup, müzik endüstrisinin kalıplarını altüst ederek kendine özgü bir tür yarattı. Su Metal’in güçlü vokalleri, Moametal ve Momometal’in “scream & dance” performanslarıyla birleşince ortaya hem teatral hem de müzikal açıdan sınır tanımayan bir sahne dili çıktı.
Bu hikâyeyi anlamak için Japonya’nın kültürel dokusuna bakmak gerekiyor. Japonya, dünyanın en modern ülkelerinden biri olmasına rağmen köklü geleneklerini korumayı başarmış bir toplum. Teknoloji ve inovasyonun merkezlerinden biri olarak öne çıkarken, aynı zamanda Shinto ve Zen felsefesinden doğan disiplin, düzen ve doğaya saygı gibi değerleri günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline getirdi. Sokaklarının temizliği, toplumsal kurallara uyum konusundaki titizlik ve bireysel sorumluluk bilinci, Japonya’yı yalnızca ekonomik değil kültürel anlamda da benzersiz kılıyor.
Anime kültürü, bu modernleşme ile geleneksel estetiğin birleştiği en güçlü alanlardan biri. Gençlerin anime kahramanları gibi giyinme merakı, Harajuku sokaklarında görülen özgün moda anlayışı ve cosplay kültürü, Japonya’nın popüler kültürü küresel ölçekte ihraç etmesinin en canlı örnekleri. Bu estetik çeşitlilik, müzik sahnesine de doğrudan yansıyor. Babymetal’in teatral koreografileri, anime karakterlerinin abartılı ifadelerini andırırken; sahne kostümleri Japon gençliğinin özgür moda anlayışını taşıyor. Japonya’nın disiplinli müzikal eğitimi ile pop kültürün renkli enerjisi birleştiğinde ortaya Babymetal gibi sınırları aşan bir fenomen çıkıyor. Grubun müziği, Japonya’nın hem modernleşen hem de kültürünü koruyan kimliğinin bir yansıması: sert metal riffleriyle küresel sahnede yer bulurken, anime estetiği ve gençlik kültürüyle Japonya’nın özgün ruhunu taşıyan Babymetal’in başarısı, Japonya’nın kültürel çeşitliliğini müzik aracılığıyla dünyaya anlatan en güçlü örneklerden biri olarak okunabilir.
Küresel dalgalar arasında
Babymetal’in diskografisi beş stüdyo albüm, bir EP, on iki canlı albüm ve on üç tekli içeriyor ve bu üretkenlik onları yalnızca Japonya’da değil dünya çapında metal sahnesinin en özgün fenomenlerinden biri haline getirdi. Grubun kendi adını taşıyan ilk albümü 2014’te yayınlandı ve “Gimme Chocolate!!” parçası ile küresel bir patlamaya dönüştü. Aynı yıl Budokan Arena’yı doldurarak “en genç yaşta Budokan dolduran grup” rekorunu kırması, Japon müzik tarihinde bir dönüm noktasıydı. Albüm, Japonya’dan çıkan yeni bir türün manifestosu oldu. İki yıl sonra gelen “Metal Resistance” (2016) hemen ardından tarihi bir konserle taçlandı ve “Karate” ile “The One” gibi parçalar Babymetal’in metal ile pop arasındaki köprüyü daha da sağlamlaştırdı. Wembley Arena’yı sold out ederek Birleşik Krallık’ta tarih yazma başarısı grubu Glastonbury sahnesine taşıdı ve Los Angeles The Forum’daki ilk ABD arena konseriyle küresel çıkışını perçinledi.
2019’da yayınlanan “Metal Galaxy”, Billboard 200’de üçüncülüğe, Top Rock Albums listesinde ise Asyalı bir sanatçı için ilk kez birinciliğe yükselerek rekor kırdı. Albümdeki “Pa Pa Ya!!” ve “Shanti Shanti Shanti” gibi parçalar, kültürel çeşitliliği müziğe taşıdı ve Babymetal’i yalnızca metal sahnesinde değil dünya müzik endüstrisinde de öncü bir konuma yerleştirdi. 2021’de Budokan’da gerçekleştirdikleri on konserlik seri, Japon müzik tarihinde bir başka rekor olarak kayda geçti. 2023’te yayınlanan konsept albüm “The Other One”, grubun sahne vizyonunu genişletti; Avrupa’da Sabaton turnesinde destek grubu olarak sahne aldılar ve Asya ile Avustralya konserleriyle kitlelerini büyüttüler.
Babymetal’in diskografisi yalnızca albümlerden ibaret değil; tekliler ve işbirlikleri de grubun kimliğini şekillendiren önemli kilometre taşları oldu. “Doki Doki Morning” (2011), “Headbangeeeeerrrrr!!!!!” (2012), “Ijime, Dame, Zettai” (2013) ve “Megitsune” (2013) gibi erken dönem parçalar, Babymetal’in sahne dilini ve müzikal karakterini ortaya koydu. Daha yakın dönemde Electric Callboy ile kaydettikleri “RATATATA”, Billboard Hard Rock Dijital Şarkı Satışları listesinde zirveye çıkarak grubun ilk 1 numarası oldu. Alex Terrible ile gerçekleştirdikleri deathcore işbirliği ve Hint metal grubu Bloodywood ile yaptıkları “Bekhauf” ise Japonca, Hintçe ve İngilizce sözlerle kültürlerarası bir deneyim sundu.
Babymetal ayrıca Red Hot Chili Peppers, DragonForce, Skrillex ve Judas Priest’in efsane vokalisti Rob Halford gibi isimlerle sahneyi paylaşarak müziğini farklı türlerle buluşturdu. Bring Me the Horizon, Tom Morello ve Taylandlı rapçi F. HERO ile yaptıkları ortak çalışmalar, grubun sınır tanımayan müzikal yaklaşımını pekiştirdi. Bu üretkenlik, Japonya’nın anime estetiği, gençlik modası ve disiplinli müzikal eğitiminin sahneye taşınmış bir yansıması olarak okunabilir. Her albüm ve işbirliği, yalnızca müzik endüstrisinde değil kültürel alanda da yeni kapılar açtı. Babymetal’in başarısı, metalin evrensel gücünü pop kültürle buluşturan bir yolculuk olarak değerlendirilmeli; onların albümleri ve sahne ortaklıkları, Japonya’dan doğan bir fenomenin metal ile pop arasında kurduğu köprünün en güçlü kanıtları.
Efsanenin kökeni ve mitolojisi
Babymetal’in hikâyesi yalnızca albümlerle değil, sahneye taşıdıkları mitolojiyle de büyüdü. Yapımcı Kobametal tarafından yaratılan ‘Tilki Tanrı” (Fox God/İnari Okami) efsanesi, grubun sanatının özünde yer aldı. Tilki başı aksesuarlarından imza niteliğindeki el işaretlerine kadar bu mitoloji, Babymetal’in performanslarını bir ritüele dönüştürdü. 2018’de yayımlanan “Apocrypha: The Legend of Babymetal” adlı grafik roman, bu efsaneyi genişleterek grubun sahne kimliğini daha da derinleştirdi.
Kawaii metalin yaratıcıları
Babymetal’in kökeni ise Sakura Gakuin adlı J Pop topluluğuna dayanıyor. Su metal, Moametal ve Yuimetal, bu grubun alt birimi olan “Heavy Music Club”ta bir araya geldiler. 2010’daki ilk sahne performansları, ileride doğacak ‘kawaii metal’in ön gösterimiydi. Yuimetal’in 2018’de ayrılmasıyla grup kısa süreliğine The Avengers adlı destek vokalistlerle yoluna devam etti. 2023’te Momometal’in kalıcı üye olmasıyla üçlü yeniden bütünleşti.
Babymetal, J Pop’un idol kültürünü heavy metal ile birleştirerek ‘kawaii metal’ alt türünü yarattı. Bu tür, Ladybaby, Babybeard ve Ironbunny gibi gruplara da ilham verdi. Grubun sahne dili, metalin agresifliği ile pop’un coşkusunu birleştiren benzersiz bir füzyon olarak kabul ediliyor.
Sahne ihtişamı ve sinema
Babymetal’in performansları lazerler, piroteknik, dev video projeksiyonları ve hiperkinetik ışık gösterileriyle bir konserden öteye geçiyor. Bu görsel ihtişam, 2023 ve 2024’teki dünya turnelerinde doruğa ulaştı ve “Babymetal Legend - 43 The Movie” ile beyazperdeye taşındı. Japonya’nın Okinawa kentindeki performanslarını belgeleyen film, grubun sahne coşkusunu ve teatral vizyonunu sinema diliyle aktardı. Yaklaşık 85 dakikalık bu konser filmi, devasa tilki kafası sahne dekorundan havai fişeklere kadar Babymetal’in mitolojik evrenini görsel bir şölen olarak sundu.
Popüler kültürde Babymetal
Grubun yükselişi yalnızca müzikle sınırlı kalmadı. 2016’da Japonya’da yayınlanan “Super Mario Maker” oyununda oynanabilir karakterler olarak yer aldılar. 2017-2020 arasında Cartoon Network’te yayınlanan “Unikitty!” animasyon dizisinin tema müziğini besteleyip seslendirdiler. 2025’te ise Finlandiya yapımı “Heavier Trip” filminde kısa sahnelerle beyazperdede göründüler. Bu adımlar, Babymetal’in popüler kültürdeki yerini pekiştirdi.
Ödüller
Babymetal, 2016’da MTV Video Music Awards Japan’da “Metal Resistance” albümüyle ‘Yılın Albümü’ ödülünü alırken, “Karate” parçasıyla da ‘En İyi Metal Video’ ödülüne layık görüldü. 2020’de “Metal Galaxy” albümü yine MTV Video Music Awards Japan’da ‘Yılın Albümü’ seçildi. 2025 Metal Awards’ta ise dünya çapında yapılan oylamada yüzde 33’ün üzerinde oy alarak ‘Metal Band of the Year’ unvanını kazandılar. Bu ödüller, Babymetal’in yalnızca Japonya’da değil küresel metal sahnesinde de kabul gördüğünü ve ‘kawaii metal’ olarak adlandırılan türü uluslararası müzik endüstrisinde saygın bir noktaya taşıdığını kanıtladı.
%100 Metal sunar
1 Temmuz 2026 Çarşamba akşamı Neo Events organizasyonuyla Lifepark İstanbul’da gerçekleşecek konser, metalin gücünü yüksek enerjili koreografiler ve kusursuz bir sahne prodüksiyonu ile birleştirecek. Kapılar 17.00’de açılacak, 19.00’da ön grup sahneye çıkacak ve 21.00’de Babymetal İstanbul’da ilk kez sahne alacak. Konserin biletleri ise şimdiden Bubilet'te satışta. Lifepark’ın doğal atmosferinde dev prodüksiyon ve yüksek oktanlı bir setlist ile Babymetal’i canlı izlemek, yalnızca bir konser deneyimi değil; Japonya’dan doğan bir fenomenin Türkiye’deki yankısı olacak. K Pop’un küresel yükselişi yanında Babymetal’in hikâyesi, müzikte farklı yolların da mümkün olduğunu gösteriyor. Metal ile pop’u birleştiren bu üçlü, dünya sahnelerinde rekorlar kırarken kültürel sınırları aşan bir fenomen haline geldi. İstanbul konseri, bu rüyanın yeni bir durağı olacak.


