Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Jerez’den İstanbul’a uzanan Endülüs geleneği

Jerez’den İstanbul’a uzanan Endülüs geleneği

Jerez’den İstanbul’a uzanan Endülüs geleneği07 Kasım 2026 - 06:11
Endülüs’ün Jerez de la Frontera kentinde Noel döneminde aileleri, dostları ve müzisyenleri bir araya getiren ‘Zambomba’ geleneği, 12 Aralık’ta Caddebostan Kültür Merkezi’ne taşınıyor. Patricia Ibáñez Romero, Luis Amador ve Sebastián Sánchez’in sahne alacağı Zambomba Flamenca flamenkonun müzik, dans ve ortak kutlama kültürünü İstanbul’da buluşturuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Flamenko denildiğinde çoğunlukla gitarın belirgin ritimleri, dansçının ayak vuruşları ve güçlü vokal yorumlarıyla şekillenen bir sahne sanatı akla geliyor. Oysa Endülüs’ün özellikle Jerez de la Frontera kentiyle özdeşleşen müzik kültürü, sahne performansının ötesinde, insanların bir araya gelerek şarkı söylediği, ritim tuttuğu ve dans ettiği toplumsal kutlamaları da içeriyor. ‘Zambomba’, bu kültürün kuşaktan kuşağa aktarılan en önemli geleneklerinden. Noel döneminde gerçekleştirilen bu buluşmalar flamenkonun gündelik yaşamla, aile ilişkileriyle ve ortak hafızayla kurduğu bağı görünür kılıyor.
 
İspanya'nın güneyindeki Cádiz bölgesinde bulunan Jerez de la Frontera'da gelişen ‘Zambomba’, geleneksel Noel şarkılarının flamenko üsluplarıyla yorumlandığı, müziğin ve dansın katılımcılar arasında paylaşıldığı bir kutlama biçimi. Evlerin ortak avlularında, sokaklarda ve mahallelerde düzenlenen toplantılar zaman içinde kentin kültürel kimliğinin önemli parçalarından birine dönüşmüş. Bu geleneğin İstanbul'daki sahne karşılığı olan Zambomba Flamenca gösterisi, 12 Aralık'ta Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon'da gerçekleştirilecek.
 
Yıl sonu kutlamalarının müzikal mirasını İstanbul'a taşıyacak gösteride dansçı Patricia Ibáñez Romero'ya gitarıyla Luis Amador, vokaliyle Sebastián Sánchez eşlik edecek. İstanbul'da daha önceki performanslarıyla izleyici karşısına çıkan Romero, ekibiyle birlikte kente dördüncü kez gelecek. Bu defa repertuvarın merkezinde, Jerez'in Noel dönemine özgü kutlama geleneği bulunacak.
 
 
Mahalle avlularından kültürel mirasa
 
‘Zambomba'nın geçmişi, Endülüs'ün geleneksel mahalle yaşamına dayanıyor. Ailelerin ve komşuların ortak avlularda bir araya geldiği bu toplantılarda yiyecekler paylaşılır, Noel şarkıları söylenir, gitar ve çeşitli vurmalı çalgılar eşliğinde ritim tutulurdu. Başlangıçta belirli bir sahne düzenine veya profesyonel müzisyenlere ihtiyaç duyulmayan kutlamalarda, katılımcılar aynı zamanda müziğin icracılarıydı. Şarkılar bir kişi tarafından başlatılıyor, topluluk nakaratlarla karşılık veriyor, zaman zaman katılımcılardan biri ortaya çıkarak dans ediyordu.
 
Geleneğin adı, bu kutlamalarda kullanılan bir çalgıdan geliyor. ‘Zambomba’, üzerine gerilmiş bir zarın ortasındaki çubuğun sürtülmesiyle titreşim oluşturan, sürtünmeli membranofon sınıfındaki geleneksel bir vurmalı çalgı. Özellikle Endülüs'ün Noel müziğinde kullanılan enstrüman, ritmik eşlik sağlamasının yanı sıra kutlamanın kendine özgü ses dünyasının da önemli bir parçası. Geleneksel toplantılarda gitarın yanı sıra tef, kastanyet ve gündelik yaşamda kullanılan mutfak gereçleri de ritim üretmek için değerlendiriliyor.
 
‘Zambomba’ repertuvarında İspanyolca Noel şarkıları anlamına gelen ‘villancico’ geleneği önemli bir yer tutuyor. Dini temalı ezgilerin yanı sıra halk şarkıları, sözlü anlatı geleneğinden gelen romanslar ve farklı dönemlerde ortaya çıkmış popüler parçalar da kutlamalarda seslendiriliyor. Jerez'de bu repertuvarın flamenko ile kurduğu ilişki özellikle belirgin. Geleneksel melodiler, flamenkonun ritmik ve vokal özellikleriyle yeniden biçimlenirken ‘bulerías’ gibi formlar da kutlamaların müzikal karakterini belirliyor. Noel şarkıları, yalnızca dini bayram repertuvarının bir parçası olmaktan çıkarak Endülüs'ün yerel müzik kimliğini yansıtan bir ifade biçimine dönüşüyor.
 
‘Zambomba'nın tarihsel gelişiminde toplumsal yaşamın değişimi de belirleyici oldu. Ortak avluların ve geleneksel komşuluk ilişkilerinin zayıflamasıyla 1960'lı ve 1970'li yıllarda kutlamalar gerileme dönemine girdi. 1980'lerden itibaren Endülüs'ün yerel kültürünü yeniden canlandırmaya yönelik çalışmalar, flamenko topluluklarının ve kültür derneklerinin katkılarıyla gelenek yeniden yaygınlaştı. Zaman içinde özel ev toplantılarından kamusal alanlara, flamenko kulüplerinden kent meydanlarına uzanan daha geniş bir kutlama biçimi kazandı.
 
 
Bu kültürel önem, 2015 yılında resmî olarak da tescillendi. Endülüs Bölgesel Yönetimi, 9 Aralık 2015 tarihli ve 503/2015 sayılı kararla ‘Zambomba'yı Jerez de la Frontera ve Arcos de la Frontera'da yaşatılan etnolojik öneme sahip kültürel faaliyet olarak Endülüs Tarihî Mirası Genel Kataloğu'na, ‘Kültürel İlgi Varlığı (Bien de Interés Cultural)’ statüsüyle kaydetti. Bu karar, geleneğin yalnızca müzikal özelliklerini değil, toplumsal hafızasını, sözlü aktarımını ve yerel kimlikle ilişkisini de koruma altına almayı amaçlıyor. Dolayısıyla ‘Zambomba, Endülüs'ün bölgesel düzeyde koruma altına aldığı kültürel bir gelenek olarak tanımlanmalı.
 
Yahya Kemal'in Endülüs gecesinden şiire
 
‘Zambomba'nın İstanbul'daki buluşmasına Türk edebiyatı açısından da bir bağlantı eşlik ediyor. Yahya Kemal Beyatlı'nın 1933'te tamamladığı “Endülüs'te Raks” (“Dance in Andalusia”) şiiri, şairin İspanya'da bulunduğu yıllarda tanık olduğu bir dans gecesinden doğdu. 1929'da Madrid'e ortaelçi olarak atanan Yahya Kemal, İspanyol dansını yakından görmek istediğinde bir dostunun önerisiyle Endülüs'e gitmişti. Şairin anılarında Ceres adıyla aktarılan, şarap üretimiyle tanınan bir yerleşimde düzenlenen geceye ilişkin anlatısı, şiirin ortaya çıkışına dair önemli bilgiler içeriyor.
 
Yahya Kemal, burada izlediği dansın ardından şiirinde kullanacağı zil, şal ve gül imgelerini bulduğunu anlatır. Şairin aktardığına göre, gecede dans eden kadınlardan birinin performansı özellikle dikkatini çekmiş, bu görüntü zihninde şiirin ilk dizelerini oluşturmuştu. 1932'de elçilik görevinden ayrılarak Paris'e dönen Yahya Kemal, şiiri 1933'te tamamladı. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi'nde yayımlanan Bilal N. Şimşir'in çalışması da şairin bu anısını ve şiirin oluşum sürecini ayrıntılarıyla aktarıyor.
 
“Endülüs'te Raks”; İspanyol dansının hareketini, renklerini ve sahne üzerindeki etkisini şiirsel imgelerle bir araya getirirken Yahya Kemal'in İspanya gözlemlerini de edebiyatımıza taşıyor. Zambomba Flamenca'nın Jerez geleneğinden hareketle İstanbul'da sunulması, bu nedenle iki farklı kültürel ifade alanı arasında da bir bağlantı kuruyor: Endülüs'ün dans ve müzik hafızası ile bu coğrafyadan ilham alan Türk şiiri.
 
Üç sanatçı, tek sahnede
 
Gösterinin dans bölümünde yer alan Patricia Ibáñez Romero, İstanbul'da daha önce gerçekleştirdiği performanslarla tanınan bir flamenko sanatçısı. Caddebostan Kültür Merkezi'nde daha önce de izleyiciyle buluşan Romero, bu kez Luis Amador ve Sebastián Sánchez ile aynı sahneyi paylaşacak. Gitarist Amador, flamenkonun ritmik ve melodik yapısını gitarıyla desteklerken Sebastián Sánchez, cante geleneği içindeki vokal yorumuyla gösterinin müzikal bütünlüğünde yer alacak.
 
Flamenkoda ‘cante’ şarkı söyleme ve vokal icra geleneğini ifade ediyor. Dans, gitar ve vokal arasındaki karşılıklı etkileşim ise bu sanatın temel özelliklerinden biri. Dansçının hareketleri müziğin ritmiyle şekillenirken gitar ve vokal de dansın dinamizmine göre gelişebiliyor. ‘Zambomba’ geleneğinde bu ilişkiye toplu söyleme kültürü ve Noel repertuvarı da ekleniyor. İstanbul'daki gösteride üç sanatçının bir araya gelmesi, bu müzikal yapının sahne üzerinde temsil edilmesini sağlayacak.
 
Viaje Cultura organizasyonuyla gerçekleştirilecek 75 dakikalık dans gösterisi Zambomba Flamenca’nın biletleri ise dijital platformlarda satışa sunuldu.
 
Zambomba Flamenca gösterisi, 12 Aralık 2026 Cumartesi günü saat 20.00'de Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon'da gerçekleştirilecek. Endülüs'ün Noel dönemine özgü müzik ve dans geleneğini sahneye taşıyan gösteri, flamenkonun farklı ifade biçimlerini Jerez'in yerel kültürüyle birlikte tanıtacak.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  Endülüs  Jerez de la Frontera