Joss Stone, Antalya Akra Caz Festivali’nde
Grammy ve BRIT ödüllü Joss Stone, 12 Haziran’da Akra Caz Festivali’nde sahne alacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Akdeniz kıyısında yazın ağırlaştığı, ışığın suya daha düşük bir açıyla düştüğü günlerde Antalya, bu kez bir festival takviminin içinden yükselen bir sahneye ev sahipliği yapıyor. Akra Caz Festivali, 2026 edisyonunda yalnızca cazın değil, soul ve R&B’nin de uluslararası temsilcilerini aynı sahne çizgisinde buluştururken, 12 Haziran gecesi programın merkezine Joss Stone’u yerleştiriyor.
Joss Stone, 2000’lerin başında henüz onlu yaşlarının ortasındayken yayımladığı “The Soul Sessions” albümüyle dikkat çekmiş, klasik soul repertuvarını çağdaş bir yorumla yeniden kuran genç bir vokal olarak uluslararası müzik sahnesine girmişti. Ardından gelen “Mind Body & Soul” ve “Introducing Joss Stone” gibi albümler, sanatçının hem yorumcu olarak hem de farklı türler arasında dolaşan bir vokal anlatıcı olarak konumunu güçlendirdi. Kariyeri boyunca James Brown, Stevie Wonder, Sting, Van Morrison, Jeff Beck, Mick Jagger ve Damien Marley gibi isimlerle kurduğu sahne ve stüdyo iş birlikleri, Stone’un müzikal dilini tek bir türün sınırları içinde tanımlamayı zorlaştıran bir yapı oluşturdu.
Stone’un sahne pratiği, stüdyo kayıtlarında yakaladığı doğrudanlık hissini canlı performansa taşımasıyla öne çıkıyor. Soul geleneğinin doğaçlamaya açık yapısı, onun vokal yaklaşımında yalnızca teknik bir unsur değil, aynı zamanda sahne dramaturjisinin temel bileşeni olarak işliyor. R&B’nin ritmik sürekliliği ile cazın anlık dönüşümleri arasında kurduğu denge, sanatçının konserlerini standart bir repertuvar sunumunun ötesine taşıyor.
Diskografi
Joss Stone’un diskografisi 2003 yılında yayımlanan “The Soul Sessions” ile başlar. Soul klasiklerinin yeniden yorumlandığı bu çıkış albümü, sanatçıyı kısa sürede uluslararası görünürlüğe taşıdı ve İngiltere listelerinde ilk beşe girdi. 2004’te yayınlanan “Mind Body & Soul”, Stone’un ilk orijinal materyal albümü olarak hem ticari hem eleştirel anlamda kariyerinin en güçlü çıkışlarından birini oluşturdu; albüm İngiltere listelerinde bir numaraya yükselerek sanatçıyı ülkesinde liste zirvesine çıkan en genç kadın solo sanatçılardan biri haline getirdi. Aynı yıl çıkan “You Had Me” single’ı UK Top 10 başarısı elde etti.
2007 tarihli “Introducing Joss Stone”, sanatçının ABD pazarındaki en güçlü çıkışını temsil ediyor; Billboard 200 listesine ikinci sıradan girerek dönemin en yüksek çıkış yapan İngiliz kadın sanatçılarından biri oldu. Bunu 2009’da “Colour Me Free! ve 2011’de kendi bağımsız etiketi Stone’d Records üzerinden yayınladığı LP1 izledi. 2012’de hem “The Soul Sessions Vol. 2” hem de Mick Jagger, Dave Stewart, A. R. Rahman ve Damian Marley ile kurduğu ‘SuperHeavy’ projesi kapsamında aynı adlı albüm yayınlandı. 2015’te “Water for Your Soul”, 2017’de “Project Mama Earth” ve 2022’de “Never Forget My Love” ile aynı yıl yayınlanan “Merry Christmas, Love” ise sanatçının diskografinin son dönemini oluşturuyor.
Stone, kariyeri boyunca dokuz stüdyo albümü, bir derleme albüm, üç EP, çok sayıda single ve video çalışması yayınladı; dünya genelinde 15 milyondan fazla kayıt satışı gerçekleştirdi. İlk albümü “The Soul Sessions” tek başına yaklaşık beş milyon satışa ulaşırken, ilk üç albümü toplamda küresel ölçekte kariyerinin en güçlü ticari dönemini oluşturuyor.
Kırılma noktaları
Joss Stone’un kariyerin kırılma noktalarından biri, 2004 yılında “Mind Body & Soul” ile gelen İngiltere albüm listesi zirvesi. Bu başarı Stone’u dönemin en genç liste liderlerinden biri yaparken, aynı yıl Grammy Ödülleri’nde ‘En İyi Yeni Sanatçı’ dahil olmak üzere adaylıklar getirdi. BBC’nin ‘Sound of 2004’ listesinde üst sıralarda yer alması, uluslararası basında ‘yeni soul kuşağının önde gelen sesi’ olarak konumlandırılmasını sağladı.
2007-2011 aralığı sanatçının hem bağımsızlaşma hem de endüstriyle gerilim dönemi olarak okunabilir. EMI ile yaşanan anlaşmazlık sonrası kendi plak şirketini kurarak “LP1”i yayınlaması, Stone’un kariyerinde yaratıcı kontrolü merkezine aldığı bir döneme işaret eder. Bu süreçte aynı zamanda ‘SuperHeavy’ projesiyle türler arası bir kolektif üretim modeline dahil oldu.
Stone’un kariyeri yalnızca albüm başarısıyla değil sahne performansları, iş birlikleri ve ekran projeleriyle de genişledi. “The Tudors” dizisinde ‘Anne of Cleves’ rolüyle oyunculuk deneyimi yaşadı ve farklı disiplinlerde görünürlük kazandı.
Başarılar
Ödül ve adaylık düzeyinde Joss Stone, kariyeri boyunca Brit Awards ve Grammy Ödülleri başta olmak üzere çok sayıda uluslararası platformda değerlendirilmiş bir sanatçı. 2000’lerin başında özellikle “The Soul Sessions” ve “Mind Body & Soul” albümleriyle elde ettiği küresel çıkış, sanatçıyı Brit Awards’ta ‘British Female Solo Artist’ ve ‘British Breakthrough Act’ gibi kategorilerde adaylığa taşıdı; aynı dönemde MTV ve diğer uluslararası müzik ödül organizasyonlarında da çeşitli adaylıklarla karşılık buldu.
Grammy cephesinde ise Stone, özellikle soul ve R&B kategorilerindeki çalışmalarıyla dikkat çekti, 2005 yılı itibarıyla ‘Best New Artist’ dahil olmak üzere farklı kategorilerde adaylıklar elde etti. “You Had Me” ve “Don’t Cha Wanna Ride” gibi single’larla desteklenen bu dönem, Stone’un ABD ve küresel pazarda da karşılığı olan bir isim olarak kabul edilmesini sağladı.
Stone, kariyeri boyunca farklı ülkelerdeki müzik endüstrisi ödülleri, yayıncı birlikleri ve sektör organizasyonları tarafından çok sayıda adaylıkla onurlandırıldı; özellikle 2000’lerin ortasında soul ve R&B türlerinde en yüksek satışlara ulaşan İngiliz kadın sanatçılar arasında anılarak ticari başarısını endüstriyel tanınırlıkla pekiştirdi.
Antalya sahnesi
Antalya Akra Caz Festivali kapsamında 12 Haziran Cuma akşamı gerçekleşecek performans, Joss Stone’un farklı coğrafyalarda şekillenen turne pratiği içinde Akdeniz hattına eklenen yeni bir durak olarak konumlanıyor. Açık hava sahnesi, festivalin mekânsal kurgusunun bir parçası olarak, izleyici ile sanatçı arasındaki mesafeyi azaltan bir yapı sunarken, performansın doğrudanlığı bu mimariyle örtüşen bir karakter kazanıyor.
12 Haziran konseri, yalnızca bir festival gecesi değil, aynı zamanda soul müziğin İngiltere çıkışlı çağdaş yorumunun Akdeniz coğrafyasındaki karşılıklarından biri olarak okunuyor. Stone’un repertuvarında yer alan klasikleşmiş parçalar ile daha güncel çalışmaların aynı sahne akışında buluşması, konseri kariyerinin farklı dönemlerini yan yana getiren bir kesit haline getiriyor.
Akra Caz Festivali (5-20 Haziran 2026)
5 Haziran’da Antalya’da başlayan Akra Caz Festivali 2026, Akra Antalya’nın Açık Hava Sahnesi’nde 20 Haziran tarihine kadar devam ediyor. Kenan Doğulu’nun “İhtimaller” projesiyle açılan; Igor Butman & Moskova Caz Orkestrası ve Dianne Reeves’i ağırlayan festival 12 Haziran Joss Stone konserinin ardından 13 Haziran’da Kenny Garrett, 17 Haziran’da Richard Bona & Alfredo Rodriguez Trio, 18 Haziran’da Akra Genç Caz: SU Trio & Leviers & Mojo 5 ve 19 - 20 Haziran’da ise Fazıl Say & Aslıhan And Say & Seda Kırankaya & Aykut Köselerli gibi hem yerel hem uluslararası ölçekte belirleyici isimleri aynı takvim içinde bir araya getiriyor. Festival, bu yıl da cazı yalnızca bir müzik türü olarak değil, türler arası geçişkenliği olan bir sahne dili olarak konumlandırıyor.
2026 seçkisi, bu yönüyle Akra Caz Festivali’ni benzer ölçekli uluslararası caz etkinliklerinden ayrıştıran belirgin bir dramaturjik kurgu ortaya koyuyor. Program, klasik caz vokal geleneğinden çağdaş Afro-Amerikan caz çizgisine, Avrupa big band geleneğinden Latin ve Afro-Küba füzyonuna uzanan geniş bir yelpazeyi aynı zaman akışı içinde yan yana getiriyor. Dianne Reeves ve Kenny Garrett gibi caz tarihinin kanonik temsilcileri ile Joss Stone gibi soul/R&B ekseninden gelen güçlü bir popüler müzik figürünün aynı festival dramaturjisi içinde konumlanması, seçkinin yalnızca bir konser dizisi değil, türler arası bir müzakere alanı olarak kurgulandığını gösteriyor.
Bu yapı, Akra Caz Festivali’nin özellikle Avrupa ve Akdeniz hattındaki birçok caz festivalinden farklılaşmasını sağlıyor. Birçok festival belirli bir alt tür ya da estetik çizgiye yoğunlaşırken, Akra’nın 2026 programı cazı merkez almasına rağmen sınırlarını bilinçli biçimde genişleten bir yaklaşım izliyor; klasik repertuvar ile popüler müzik arasındaki geçirgenliği görünür kılıyor ve sahne programını bu etkileşim üzerinden inşa ediyor. Bu nedenle festival, yalnızca ‘caz konserleri serisi’ olarak değil, farklı müzikal dillerin aynı sahne üzerinde karşılaştığı çok katmanlı bir kültürel platform olarak öne çıkıyor.
Etiketler: Milliyet Sanat grammy BRIT ödüllü Joss Stone Akra Caz Festivali


