Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Kaş’ta cazın zamansız hali

Kaş’ta cazın zamansız hali

Kaş’ta cazın zamansız hali15 Mayıs 2026 - 06:05
Akdeniz’in en sakin ve en derinlikli duraklarından Kaş, yazın sonuna yaklaşırken bir kez daha cazın çok katmanlı sesiyle dönüşüyor. 28-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek 8. Kaş Caz Festivali, müziği doğayla ve deneyimle iç içe geçiren üç günlük bir yolculuk vadediyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Kaş Caz Festivali, sekizinci yılında 28-30 Ağustos tarihleri arasında Kaş’ın kendine özgü coğrafyasında yeniden hayat buluyor. Setur Marina’nın denizle kurduğu doğrudan ilişkiyi sahne tasarımının bir parçasına dönüştüren festival, klasik konser anlayışının ötesine geçerek müziği bir mekân deneyimi olarak ele alıyor. Bu yönüyle Kaş Caz Festivali, yalnızca bir program sunmuyor; katılımcıyı günün farklı anlarına yayılan bir ritim içinde, doğayla birlikte akan bir anlatının parçası haline getiriyor.
 
Bu yıl ‘Kökler ve Göçler’ temasıyla şekillenen festival cazın doğası gereği taşıdığı kültürel geçişkenliği merkeze alıyor. Farklı coğrafyaların müzikal miraslarını bir araya getiren bu yaklaşım, programın tamamında hissedilen bir dramaturji kuruyor. Gün doğumunda gerçekleşen nefes ve farkındalık seanslarıyla başlayan gün, gün batımında DJ setlerle ivme kazanıyor ve gece boyunca devam eden konserlerle çok katmanlı bir ses evrenine dönüşüyor. Böylece festival, zamana bölünmüş bir etkinlikler dizisinden çok, kesintisiz bir deneyim akışı yaratıyor.
 
Programın ilk açıklanan isimleri, bu çok katmanlı yapının müzikal karşılığını güçlü biçimde ortaya koyuyor. Anıl Şallıel’in çok katmanlı projesi 166 Days, modern cazın üretken ve deneysel damarını temsil ederken; Julia Biel zarif ve derinlikli vokal yaklaşımıyla uluslararası sahnenin rafine tonunu Kaş’a taşıyor. Şenay Lambaoğlu, güçlü yorumculuğuyla yerel caz geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olarak sahnede yer alırken; Jembaa Groove ve Feride Hakim afro-funk ve soul etkilerini yüksek enerjili performansıyla festivalin ritmik eksenini genişletiyor.
 
 
Disiplinler arası yaklaşımıyla dikkat çeken Michel Godard Trio ise festivalin en özgün kesişimlerinden birini kuruyor. Michel Godard (serpent/bas), Ihab Radwan (ud/vokal) ve Derya Türkan’dan oluşan trio, farklı coğrafyaların müzikal mirasını özgün bir dille buluşturmaya hazırlanıyor.
 
Çağdaş cazın yerel sahnedeki güçlü temsilcilerinden Homeland ise Tuluğ Tırpan, Serkan Çağrı, Mehmet Akatay ve Mehmet Özen’den oluşuyor. Ekip, doğu ve batı arasında kurduğu müzikal köprüyle festivalin öne çıkan performanslarından biri olacak. Farklı coğrafyaların enstrümantal hafızasını bir araya getiren bu yapı, cazın sınırlarını yeniden tanımlayan bir ses dili öneriyor. Aynı şekilde, Homeland projesi de doğu ve batı arasında kurduğu müzikal köprüyle festivalin tematik çerçevesine doğrudan karşılık veriyor.
 
Her yıl kapsamını genişleten Kaş Caz Festivali, bu edisyonda da müzikle doğa arasında kurduğu ilişkiyi daha görünür ve daha deneyimsel bir hale getiriyor. Katılımcıya yalnızca konser izleme imkânı sunmak yerine, onu günün ritmine dahil eden festival, Kaş’ın zamansız atmosferinde müziği bir yaşam pratiğine dönüştürüyor. Bu yönüyle Kaş Caz Festivali, yazın son günlerinde yalnızca bir etkinlik değil, hafızada yer eden bir deneyim olarak konumlanıyor.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  caz  Akdeniz  kaş  Antalya