Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » 'Kızlar İçin Caz Kampı' başlıyor

'Kızlar İçin Caz Kampı' başlıyor

'Kızlar İçin Caz Kampı' başlıyor14 Nisan 2026 - 05:04
Bozcaada’da başlayacak “Kızlar İçin Caz Kampı”, genç kızların müzikle kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlayan uzun soluklu bir kültürel hareketin yeni durağına dönüşüyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
“Kızlar İçin Caz Kampı”, kökeni 2014 yılına uzanan uluslararası bir eğitim girişimi olarak caz müziğini yalnızca bir dinleme deneyimi değil, doğrudan katılım gerektiren bir öğrenme pratiği haline getiriyor. Bozcaada Caz Festivali bünyesinden doğan KEŞİF tarafından geliştirilen program, bu yıl ilk kez doğrudan köklerine dönercesine Bozcaada’da, Itırlı Bahçe’de gerçekleştiriliyor.
 
16 - 19 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek kamp, yalnızca bir eğitim programı değil aynı zamanda kültürel bir aktarım alanı olarak kurgulanıyor. Cazın doğası gereği barındırdığı doğaçlama kültürü, burada pedagojik bir yöntem haline geliyor ve katılımcıların müzikle kurduğu ilişkiyi teknik değil sezgisel bir zemine taşıyor.
 
 
Uluslararası bir ağın yerel karşılığı
 
“Kızlar İçin Caz Kampı”, enstrüman deneyimi aranmaksızın 10 - 15 yaş arasındaki kız çocuklarına doğaçlamayı ve caz müziğini ücretsiz olarak sunuyor. Zuhal Müzik'in enstrüman desteğiyle hayata geçen dört günlük yoğun program boyunca katılımcılar enstrümanlarla özgürce ilişki kurma, grup içinde öğrenme ve müzik sektöründen rol model kadın müzisyenlerle buluşma fırsatı buluyor.
 
“Kızlar İçin Caz Kampı”, yalnızca Türkiye’ye özgü bir girişim değil. Jazz Danmark ve Kopenhag Caz Festivali ortaklığında 2014’te başlayan ve bugün Hindistan’dan Kanada’ya kadar 18 ülkeye yayılan uluslararası bir ağın parçası. Bu genişleme, programın yerel kültürlere uyarlanabilen esnek yapısını da ortaya koyuyor.
 
Türkiye ayağında ise program, özellikle kadın müzisyenlerin görünürlüğünü artırma ve yeni kuşaklar için rol model alanları yaratma amacı taşıyor. Zuhal Müzik’in enstrüman desteğiyle güçlenen bu yapı, üretimi yalnızca teorik değil, fiziksel bir deneyim olarak da mümkün kılıyor.
 
Kamp’ın Bozcaada ayağı, adada yaşayan lise çağındaki genç kızlara yönelik özel bir davet modeliyle ilerliyor. Bu tercih, programın ölçekten çok derinliğe odaklanan yaklaşımını da görünür kılıyor. Katılımcılar herhangi bir enstrüman deneyimi zorunluluğu olmaksızın sürece dahil oluyor; amaç, müzik üretimini teknik yeterlilikten önce ‘deneyim’ olarak tanımlamak.
 
Program boyunca gençler, enstrümanlarla birebir temas kurma, grup içinde üretim yapma ve profesyonel müzisyenlerle doğrudan çalışma imkânı buluyor. Bu yapı, cazın tarihsel olarak taşıdığı kolektif üretim kültürünü eğitim alanına taşıyan özgün bir model oluşturuyor.
 
 
Sürdürülebilir kültür modeli
 
Bu yılın ana destekçisi olan Caudalie, programın sürdürülebilirlik ve doğallık eksenini besleyen kurumsal ortaklardan biri olarak öne çıkıyor. 1995 yılında Bordeaux’da kurulan marka, üzüm ve asma temelli doğal içerik yaklaşımıyla biliniyor ve bu felsefeyi yalnızca kozmetik üretiminde değil, desteklediği kültürel projelerde de görünür kılıyor.
 
Kültürün kesişim alanı
 
Programın arkasındaki yapı olan KEŞİF, Bozcaada Caz Festivali’nin içinden doğan ve kültür, teknoloji, tasarım ile girişimciliği aynı zeminde buluşturan disiplinlerarası bir platform olarak konumlanıyor. “Kızlar İçin Caz Kampı”, KEŞİF’in toplumsal cinsiyet eşitliği odağındaki en uzun soluklu projelerinden biri olarak 2023’ten bu yana farklı şehirlerde uygulanıyor.
 
2026 programı ise yalnızca Bozcaada ile sınırlı değil; Haziran ayında İstanbul’a, yılın ilerleyen dönemlerinde ise Türkiye’nin farklı şehirlerine yayılacak bir yapı öngörülüyor. Hedef, yıl sonuna kadar en az 100 genç kıza ulaşan sürdürülebilir bir eğitim ağı oluşturmak.
 
Müziğin ötesinde bir karşılaşma
 
Atölye Eğitmenleri Kamucan Yalçın ve Hakan Kara yürütücülüğünde Itırlı Bahçe’de gerçekleşecek “Kızlar İçin Caz Kampı”, cazı bir sahne formu olmaktan çıkarıp sosyal bir deneyime dönüştürürken, Bozcaada ayağı bu yaklaşımın en somut karşılığı olarak öne çıkıyor. Burada mesele yalnızca müzik öğrenmek değil; birlikte üretmek, dinlemek ve doğaçlamanın belirsizliğinde ortak bir dil kurmak. Tam bu nedenle kamp, bir eğitim programından çok daha fazlası: Müziğin, topluluğun ve özgürleşmenin aynı anda mümkün olduğu bir alan.
 
 
Kamucan Yalçın
 
Kamucan Yalçın ve Hakan Kara, Kızlar İçin Caz Kampı’nda klasik ‘ders veren eğitmen’ modelinden çok, doğaçlamaya dayalı bir kolektif üretim alanı kuran rehberler olarak konumlanıyor. Her iki isim de Kızlar İçin Caz Kampı kapsamında, katılımcıların enstrüman deneyimi seviyesinden bağımsız olarak doğaçlama ve birlikte müzik üretme deneyimi kazanmalarını hedefleyen bir eğitim yaklaşımıyla görev alıyor. Bu çerçevede rolleri, geleneksel ders vermekten çok, katılımcılara yön gösteren ve kolektif müzikal üretimi teşvik eden bir rehberlik niteliği taşıyor.
 
Kamucan Yalçın, Türkiye caz ve alternatif sahnesinde uzun yıllardır aktif olan klarnet icracısı, doğaçlama müzisyeni ve eğitmen kimliğiyle tanınıyor. Özellikle caz, dünya müziği ve Anadolu ezgilerini birleştiren projelerde yer almasıyla biliniyor. Müzik kariyerinde en çok öne çıkan yönlerinden biri, sahne pratiğini yalnızca icra değil aynı zamanda kolektif doğaçlama ve topluluk müziği üretimi üzerine kurması. Bu yaklaşım, stüdyo kayıtlarından çok canlı performans ve atölye çalışmalarında görünür kılıyor. Yalçın, aynı zamanda farklı dönemlerde çeşitli topluluklarla sahne alan ve Türkiye’de caz eğitimine katkı veren projelerde yer alan bir isim. “Kızlar İçin Caz Kampı” gibi programlarda ise özellikle genç katılımcılarla çalışarak doğaçlama pratiğini erişilebilir bir öğrenme alanına dönüştürmeyi hedefliyor.
 
Hakan Kara ise caz ve çağdaş müzik sahnesinde yer alan piyanist, eğitmen ve eşlik (accompaniment) uzmanı olarak öne çıkıyor. Çalışmalarında özellikle armoni, doğaçlama dili ve toplu çalma pratiği üzerine yoğunlaşıyor. Eğitmen kimliğiyle farklı atölye ve eğitim programlarında yer alan Kara, genç müzisyenlerle çalışırken teknik beceriden ziyade dinleme, birlikte üretme ve müzikal iletişim kavramlarını merkeze alıyor. “Kızlar İçin Caz Kampı” kapsamında üstlendiği rol de bu doğrultuda şekilleniyor: katılımcıların enstrüman deneyimi seviyesinden bağımsız olarak birlikte müzik kurma refleksini geliştirmek.
 
 
Hakan Kara
 
Programın temel yaklaşımı gereği teknik öğretimden çok deneyim odaklı öğrenme, bireysel performanstan çok grup içi etkileşim, sabit repertuvardan çok anlık müzikal üretim ön plana çıkıyor. Bu iki ismin katkısı da tam olarak bu çerçevede şekilleniyor: Genç katılımcıların müzikle ‘doğrudan temas kurmasını’ sağlamak.
 
Bozcaada Caz Festivali
 
2017’den bu yana adayı çağdaş cazın, disiplinler arası sanat pratiklerinin ve kolektif üretim kültürünün buluşma noktalarından biri haline getiren Bozcaada Caz Festivali’nin bu yılki ana yerleşkesi yine Bozcaada’nın doğal dokusuyla bütünleşen Ayazma Manastırı çevresi olarak planlanıyor. Programın KEŞİF başlığı altındaki yan etkinlikleri ise adanın farklı noktalarına yayılıyor.
 
Bozcaada Caz Festivali, kolektif bir organizasyon yapısıyla düzenleniyor. Festivalin ana organizasyonunu 3dots ve Allaturca üstlenirken, festivalin deneyim, eğitim ve yan etkinliklerini kapsayan KEŞİF platformu da yapının önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu çekirdek ekip, yerel yönetimler, sponsorlar ve uluslararası caz ağlarıyla iş birliği içinde çalışarak festivalin hem müzik programını hem de atölye ve kültürel içeriklerini birlikte kurguluyor.
 
 
2026 edisyonu 4 - 5 - 6 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek festival konserlerin yanı sıra atölyeler, paneller, doğa odaklı deneyimler ve yaratıcı endüstrileri bir araya getiren bir kültür ekosistemi olarak kurgulanıyor. Bu yapı, Bozcaada Caz Festivali’ni klasik festival formatından ayıran temel karakteri oluşturuyor.
 
Bu yıl KEŞİF programının önemli bileşenlerinden biri olan ve ilk kez Bozcaada’ya taşınan “Kızlar İçin Caz Kampı”yla festival, yılı iki aşamalı bir kültürel üretim hattına dönüştüren genişletilmiş bir program yapısına sahip.