Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Klarnetin yıldızları Ankara’da parlıyor

Klarnetin yıldızları Ankara’da parlıyor

Klarnetin yıldızları Ankara’da parlıyor06 Mayıs 2026 - 07:05
Türk müziğinin iki büyük klarnet virtüözü Serkan Çağrı ve Hüsnü Şenlendirici, yıllar süren ayrı yolculukların ardından aynı sahnede dostluklarını buluşturarak müziğin evrensel dilini Ankara’ya taşıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
7 Mayıs akşamı CSO Ada Ankara’da gerçekleşecek “Klarnetin Yıldızları” konseri, Türk müziğinin iki büyük virtüözü Serkan Çağrı ve Hüsnü Şenlendirici’yi aynı sahnede buluşturacak. Yıllar boyunca sık sık karşılaştırılan bu iki isim, aslında çocukluk yıllarından beri aynı hayalin peşinden koşan iki dost. Bugün ise zamanın getirdiği olgunluk ve müziğin birleştirici gücüyle, Ankara Symphonic Project eşliğinde şef Eray İnal yönetiminde sahneye çıkacaklar ve bu buluşma dostluğun, barışın ve sanatın iyileştirici gücünün sahnedeki yansıması olacak.
 
Serkan Çağrı: Akademiden festivallere
 
1976’da Keşan’da doğan Serkan Çağrı, klarnetle çocuk yaşta tanıştı. Henüz 13 yaşında “En İyi Klarnet İcracısı” ödülünü aldı. Ege Üniversitesi ve İTÜ Devlet Türk Müziği Konservatuvarı’nda eğitim gördü, ardından akademisyen olarak klarnet eğitimi verdi. Çağrı, yalnızca sahne performanslarıyla değil, yazdığı “Sol Klarnet Eğitimi” kitabıyla da müzik literatürüne katkı sundu.
 
1998’de Grup Laçin üyesi olarak İdoBay Müzik yapımı “Bekar Gezelim” albümünde yer alan Çağrı’nın diskografisinde Türk müziği ile caz ve Balkan ezgilerini harmanlayan albümler öne çıkıyor: 2005’te “Umut” ve Akustik Müzik etiketiyle yayınlanan “Nefesim / My Breath ”, 2008’de Sony BMG tarafından çıkarılan “Âlâ” ve 2009’da “Şükrü Tunar Eserleriyle / Tribute to Şükrü Tunar”, 2011’de Rumeli Band’le Balkan ezgileri konsepti ortak çalışması “Serkan Çağrı & Rumeli Band” ve Hüseyin Karadayı ile DMC etiketli elektronik/etnik albüm “Endorphin”, 2016’da Notist Müzik Yapım etiketiyle yayınlanan “Sır”, 2025’te Tuluğ Tırpan, Mehmet Özen ve Mehmet Akatay ile ortak çalışma “Homeland”, 2026’da ise “Klarnet ile Bayram Sabahı (Live Performance)” ve “BABIL WITH CHALUMEAU”.
 
 
Serkan Çağrı
 
Montreux Caz Festivali’nde Giora Feidman ile sahneye çıkışına kadar pek çok uluslararası projede yer aldı. 2017’den itibaren Türk Hava Yolları’nın kabin içi müziklerini hazırladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu sanatçılarından Arslan Kacar’ın yazıp sahnelediği “Düş ve Klarnet” adlı oyunun müziklerini yaptı.  Müzik hakkında çeşitli makaleler de yazan sanatçının "Sol Klarnet Eğitimi-1" adlı çalışması 2006’da  Bemol Müzik Yayınları etiketiyle yayınlandı.
 
Sanatçı, 2022’de “Samsak Döveci”  adlı şarkıyla gündeme geldi. Çağrı’nın TRT Müzik'te yayınlanan "Nefesten Sese" programında şarkıcı Elif Buse Doğan'la birlikte seslendirdiği, Kütahya Tavşanlı yöresine ait "langıdı lang lang" nakaratıyla bilinen ve yöresel ağızda ‘sarımsak döveceği’ anlamına gelen anonim türkü sosyal medyada büyük bir hızla viral olarak dijital platformlarda dinlenme rekorları kırdı. Ancak Emel Örgün tarafından kaynak kişi Orhan Kasap'tan derlenen parçanın yakaladığı bu büyük başarının ardından, Elif Buse Doğan'ın türküyü solo single olarak yayınlamak istemesi üzerine iki sanatçı arasında bir telif ve emek tartışması çıktı. Serkan Çağrı bu duruma "emeğe saygısızlık" diyerek tepki göstermiştir. Yaşanan fikir ayrılığı sonrası Serkan Çağrı, türküyü kendi ekibi (Nefesten Sese Orkestrası) ile enstrümantal/farklı bir versiyonla dijital ortama taşıdı.
 
Serkan Çağrı, yüksek ustalık seviyesine ulaştığı sol ve bemol klarnetlerin yanı sıra, nefesli çalgılar ailesindeki hakimiyeti sayesinde sahnelerinde saksafon da çalıyor; Türk halk müziğinin otantik dokusunu yansıtan kaval ve mey enstrümanlarını da profesyonel düzeyde icra edebiliyor. Müzikal altyapı, aranjman ve akademik çalışmalarında kompozisyon süreçlerini yürütmek adına klavye ve piyano kullanan Serkan Çağrı, aynı zamanda Türk müziği usullerine yön verebilmek için bendir ve darbuka gibi temel ritim sazlarına (perküzyon) da tam anlamıyla hakim.
 
Mucit müzisyen
 
Bu arada ilginç bir not: Dünyaca ünlü Çek enstrüman üreticisi Amati-Denak tarafından Serkan Çağrı adına üretilen "Amati ACL740K Serkan Çağrı Signature Model" klarnet, dünya müzik literatürüne giren çok özel bir sol (G) klarnet. Sanatçının kendi geliştirdiği patentli perde inovasyonu ve ergonomik tuş takımıyla makamsal geçişleri kolaylaştıran, en kaliteli Grenadilla (abanoz) ağacından üretilmiş imza enstrümanı olan bu model, dünyada bir Türk klarnetçinin adını taşıyan ve seri üretimi yapılan ilk ve tek imza (signature) klarnet serisi. Serkan Çağrı'nın kendi icat ettiği ve geliştirdiği bu özel tasarımın temel özellikleri şunlar: Klasik sol klarnetlerde bazı makamsal sesleri (özellikle Türk müziğindeki komalı/çeyrek sesleri) tam detonasyonla yakalamak zordur. Serkan Çağrı, klarnet üzerine patentli yeni bir perde mekanizması ekleyerek parmak pozisyonlarını kolaylaştırmış ve geçişleri hızlandırmış. Geleneksel klarnetlere kıyasla tuşların ve "babaların" yerleşimi, parmakların yorulmasını önleyecek ve icra konforunu maksimuma çıkaracak şekilde yani ergonomik olarak yeniden tasarlanmış yani ciddi bir tasarım ve perde inovasyonu gerçekleştirilmiş. Enstrümanın gövdesi, en kaliteli akustik rezonansı veren doğal Grenadilla (Afrika savan abanozu) odunundan üretilmiş. Bu malzeme enstrümana sıcak, zengin ve dolgun bir ton karakteri kazandırıyor. Klarnetin üzerindeki tüm perdeler ve metal aksamlar kararmaya dayanıklı yüksek kaliteli gümüş ile kaplanmış. Yüksek ses projeksiyonuyla mikrofonlu büyük sahne performanslarının yanı sıra çıplak stüdyo kayıtlarında da sesin net, pürüzsüz ve uzun süreli (sustain) duyulmasını sağlanmış. Hem Türk müziği icracıları hem de dünya genelindeki etnik/klezmer müziği yapan profesyonel müzisyenler tarafından yoğun şekilde tercih edilen bu tasarımın güncellenmiş son sürümü (Signature sürümü) Serkan Çağrı tarafından dünya lansmanıyla piyasaya sunuldu.
 
Müzisyenliğinin yanı sıra öğretim görevlisi, yazar, TV program yapımcısı, Kültür Bakanlığı Sanatçısı ve TRAKSEV Başkanı kimlikleriyle de aktif olan Serkan Çağrı, 2023’te Keşan’da heykeli dikilerek kültürel bir simge haline geldi.
 
2026’da iki farklı albüm
 
Serkan Çağrı, 2026’ya “Klarnet ile Bayram Sabahı (Live Performance)” ve “BABIL WITH CHALUMEAU” olmak üzere iki farklı çalışmayla girdi.
 
“Klarnet ile Bayram Sabahı (Live Performance)”, Çağrı’nın Notist Music etiketiyle Mart 2026’da dinleyicilerle buluşturduğu, geleneksel bayram coşkusunu ve kolektif hafızayı canlandıran canlı kayıt formatındaki güncel albümü. Türk müziğinin efsanevi klarnet figürü Mustafa Kandıralı’nın vefatının ardından giderek unutulmaya yüz tutan ‘bayram sabahları klarnet dinleme’ geleneğine ve ustanın mirasına bir saygı duruşu niteliği taşıyan bu çalışma; planlı bir stüdyo seansından ziyade sanatçının müzisyen dostlarıyla anlık ve samimi şekilde kaydettiği performanslardan oluşuyor. Toplam 7 şarkıdan oluşan ve yaklaşık 31 dakikalık bir müzikal şölen sunan bu özel albümde “Şen Çiftetelli”, “Çözmek Elimde Değil”, “Bayram Çiftetelli, “Hicaz Oyun Havası”, “Kürdilihicazkar Longa”, “Aksaraydan Geçer İken” ve “Kara Bulutları Kaldır Aradan” gibi klasikleşmiş eserlerin canlı icraları yer alıyor.
 
“BABIL WITH CHALUMEAU”ise Nisan 2026'da yine Notist Music etiketiyle yayınladığı, tamamen deneysel ve elektronik-etnik ögeler barındıran yedi şarkılık bir solo stüdyo albümü.  Sanatçı bu projesinde, medeniyetlerin doğduğu Mezopotamya ve Antik Mısır'a kadar uzanan geçmişiyle Latincede ‘küçük kamış’ anlamına gelen ancak yüzyıllar önce popülaritesini yitirmiş şalümo enstrümanını odağa alarak otantik, lirik ve hüzünlü tınısını modern elektronik/ambient altyapılarla birleştiriyor.
 
 
Şalümo, modern klarnetin doğrudan atası olarak kabul edilen, tek kamışlı ve silindirik gövdeli tarihi bir üflemeli çalgı. Kelime kökeni Latince ‘küçük kamış’ anlamına gelen ‘calamellus’ kelimesinden türemiş olan enstrümanın ilk ilkel formlarının izi Mezopotamya ve Antik Mısır'a kadar (M.Ö. 2700) sürülebiliyor. 17. yüzyılın sonlarında Avrupa müzik sahnesine giren enstrüman, dönemin ünlü çalgı yapımcısı Johann Christoph Denner tarafından geliştirildi. Antonio Vivaldi, Georg Philipp Telemann ve Johann Sebastian Bach gibi Barok dönemin büyük bestecileri, eserlerinde şalümonun yumuşak ve lirik tınısına yer verdiler. Şalümonun en büyük dezavantajı ses range’inin sadece 1 buçuk oktavla sınırlı kalmasıydı. Denner ve halefleri, bu enstrümana fazladan perdeler (oktav anahtarı) ekleyerek bugünkü modern klarneti icat ettiler ve şalümo zamanla yerini klarnete bıraktı.. Bu tek kamışlı, silindirik gövdeli tarihi üflemeli çalgı günümüzde dünyada yalnızca sayılı örneği müze ve özel koleksiyonlarda korunuyor.
 
Albümde "Zamanda yolculuk" konseptini işleyen Serkan Çağrı, günümüz klarnet icracısı kimliğiyle, enstrümanın tarihsel köklerine dönerek geçmiş ile geleceği sentezlemeyi amaçlamış. Albüm; “Desert Scream”, “Stolen Childhood”, “Way”, “Breath”, “Middle East”, “Babil” ve “Sur” adlı parçalarıyla bu kadim çalgının otantik, lirik ve hüzünlü sesini modern ambient/elektronik altyapılarla harmanlayarak geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurarken, aynı zamanda Orta Doğu coğrafyasının mistik atmosferini, göç hikayelerini ve savaşların ortasında kalan çocukların dramını dünya müziği formunda evrensel bir dille anlatıyor. Çağrı, bu çalışmasıyla geleneksel Türk müziği motiflerini batı formuyla birleştiren önceki albümlerinin (örneğin “Sır” veya “Âlâ” albümleri) ötesine geçerek, dünya müziği (world music) ve elektronik müzik türünde küresel bir arşiv çalışmasına imza atıyor.
 
Hüsnü Şenlendirici: Roman geleneğinden dünya sahnesine
 
1976’da Bergama’da doğan Hüsnü Şenlendirici, çocuk yaşta klarnetle tanıştı. Dedeleri Hüsnü Şenlendirici (Klarnet - Trompet) ve Fahrettin Köfeci (Klarnet) ve babası Ergün Şenlendirici (Trompet) gibi o da 5 yaşında klarnet çalmaya başladı ve kısa sürede Türkiye’nin en önemli klarnet virtüözlerinden biri haline geldi. Roman geleneğinin doğaçlama gücünü caz, funk ve dünya müziğiyle buluşturan Şenlendirici hem solo kariyeri hem de Laço Tayfa ve Taksim Trio gibi projeleriyle uluslararası sahnelerde adını duyurdu.
 
Şenlendirici, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümü’nde eğitim aldıktan sonra vurmalı çalgılar ustası Okay Temiz’in Magnetic Band grubuyla yüzlerce festivalde Türkiye’yi temsil etti,  Embrio grubunun albüm kaydında çaldı ve grupla birlikte turneye çıktı.  Ardından babası Ergün Şenlendirici’nin 6 kişilik Laço grubuyla yurt dışında konserler verdi. 1996 yılında, askerdeyken Pozitif'ten gelen teklif sonrası Newyork'lu acid jazz, funk topluluğu Brooklyn Funk Essentials ile ortak bir albüm ve konser yapmak amacıyla çoğu Türk müziğine özgü enstrümanlardan oluşan 13 kişilik bugünün ünlü Laço Tayfa’sını kurdu. Brooklyn Funk Essentials ve Laço Tayfa ortaklığından doğan ve etnik cazın en önemli örneklerinden biri olan “In the Buzzbag” albümünün gördüğü ilgi sonucu Laço Tayfa şimdiki 8 kişilik hâlini aldı.
 
 
Hüsnü Şenlendirici
 
2000’de Doublemoon Records etiketiyle yayınlanan ilk solo çalışması “Bergama Gaydası” albümü, Türkiye’nin yanı sıra önemli etnik müzik plak şirketlerinden Traditional Crossroads tarafından tüm dünyada dağıtıldı ve ardından yurt içi ve yurt dışı konserleri geldi.  Şenlendirici, ayrıca Türk müziğini yurt dışında tanıtmak ve daha geniş kitlelere sevdirmek amacıyla beş kişilik Hüsnü Şenlendirici ve Saz Arkadaşları adıyla bir grup daha kurdu Her iki grubuyla yurt içi ve yurt dışında konserler verdi. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın teklifiyle EXPO 2001-Hannover-Almanya’da, Mayfest festivali çerçevesinde, Mayıs 2002’de ABD New York Central Park’ta ve 35 kişiyi bir araya getirerek oluşturmuş olduğu Laço Tayfa ve Big Band ile Temmuz 2002’de, 9. Uluslararası İstanbul Caz Festivali konserleri büyük ilgi gördü.
 
Laço Tayfa grubundan bağımsız olarak da çalışmalar yürüten sanatçı, T.C. Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla 2002 yılında gerçekleşen “Anadolu Güneşi” projesi kapsamında Lütfi Kırdar Salonu'nda Kubat ve Belkıs Akkale'ye Senfoni Orkestrası'yla eşlik etti. Aya İrini'de Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası ile ve Adana Senfoni Orkestrası ile solist olarak konserler verdi. Ayrıca çeşitli TV dizi, film ve reklam müziklerine de imzasını attı.
 
2002’de Laço Tayfa ile kaydedilen “Hicaz Dolap” albümüyle Anadolu’nun ezgilerini cazla buluşturdu. iki bestesinin yer aldığı albüm Doublemoon Records etiketli albümün ardından grup “Hicaz Dolap” başlığı altında 11 şehirlik bir Türkiye turnesi gerçekleştirdi. 2003 yazında Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi'nde ünlü Yunan klarnet ustası Vassilis Saleas ile verdiği konser müzik kariyerinde önemli bir yer tuttu.
 
2005 sezonunda TRT 2'de yayınlanan “Dünyanın Türküsü” isimli programın sunuculuğunu üstlenerek TV dünyasına giren Hüsnü Şenlendirici, Eylül 2005 tarihinde “Hüsn-ü Klarnet” isimli albümü çıkardı. Sponsoru Fasıl ile 8 şehirlik Türkiye turnesinde, Özcan Deniz ile beraber Harbiye Açıkhava Tiyatosu'nda verdiği konser ve Sertab Erener ile Bursa Festivali'nde verdiği konserle on binlerce kişiye müziğini duyurdu.
 
2006 yazında yolu tekrar Brooklyn Funk Essentials ile buluştu. Babylon Alaçatı’da, Efes One Love Festival’de ve Bodrum Turkcell Antik Tiyatro’da binlerce kişiye seslendi. Aynı yıl caz ve dünya müziği etkilerini taşıyan EMI Arabia  etiketli “Sunset Lounge” ve 2007’de “Taksim Trio” albümlerini kaydetti. İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan ile birlikte kurduğu Taksim Trio; klarnet, kanun ve bağlamayı bir araya getirerek dünya müziğinde özgün bir ses yarattı. Stockholm, Amsterdam ve Gent gibi şehirlerde konserler verdiler ancak grup, 2009’da dağıldı.
 
2010'un şubat ayında Hindistan’da dünyaca ünlü müzisyen Zakir Hüseyin ile verdiği konserden sonra Amerika'ya giderek Roman müziğinin Amerika’daki öncü gruplarından New York Gipsy All Stars ile ABD turnesine çıktı. New York, Boston, Washington, DC, Chicago, San Francisco ve Seattle kentlerinde konserler verdiği bu turne sırasında, Boston’da dünyanın en önde gelen müzik okulu Berklee’de bir hafta boyunca, “Türk Müziği ve Makamları” üzerine seminer ve dersler verdi.  Aynı yıl 2010’da Trio Chios ile “Ege’nin İki Yanı”nı kaydetti.
 
2011 Nisan ayında Türkiye’ye gelen New York Gipsy All Stars ile İstanbul Babylon’da ve İzmir Arena’da konserler veren sanatçı, eski müzik şirketi Doublemoon Records’dan ayrılarak Sony Müzik bünyesine katıldı.
 
Ekim 2011'de Sony Müzik etiketiyle 15 parçadan oluşan “Hüsn-ü Hicaz” albümünü çıkardı. 2009 yılında dağılan Taksim Trio Nisan 2012'de Garajistanbul'da verdikleri konser ile yeniden müzikal çalışmalara başlayacaklarını açıkladı ve grup bu tarihte yeniden birleşti. Şenlendirici, ilk klibini “Hüsn-ü Hicaz” albümündeki "I Love You" isimli parçaya çekti, Teması dört element olarak belirlenen klibin yönetmenliğini Kubilay Kasap üstlendi.
 
Nisan 2013’te İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan ile birlikte kurdukları Taksim Trio ile ikinci albümleri olan “Taksim Trio 2” isimli albümü çıkardılar. Albüm Dokuz Sekiz Müzik firması tarafından piyasaya sürüldü ve grubun uluslararası başarısını pekiştirdi.  Kasım 2015 tarihinde üçüncü solo albümü olan “Hüsn-ü Avare”yi müzikseverlere sundu. Bu albümün çıkış şarkısı olan "Avare" isimli parçaya bir de klip çeken sanatçı 2016  tarihli “Ahi”albümüyle müzikal yolculuğunu sürdürdü.
 
Kültür elçisi
 
Şenlendirici başta Türk müziğinin çeşitli dallarındaki sanatçılar olmak üzere, Türk pop ve cazının Özdemir Erdoğan, Muazzez Abacı, Bülent Ersoy, Müslüm Gürses, Kibariye, Fatih Kısaparmak, Zara, Kubat, Kayahan, Seda Sayan, Emel Sayın, Adnan Şenses, Zerrin Özer, Cengiz Kurtoğlu, Candan Erçetin, Fatih Erkoç, Serdar Ortaç, Athena, İzel, Ayna, Hande Yener, Hasan Cihat Örter, İlhan Erşahin, Mercan Dede gibi önemli sanatçılarına sahnede eşlik etti.
 
Ayrıca Yalın, Deniz Seki, Athena, Yüksek Sadakat, Candan Erçetin, Yıldız Tilbe, Sibel Can, Ebru Gündeş ve daha birçok sanatçının albümlerine klarnetiyle katkıda bukunan sanatçı reklam müziklerinden film müziklerine kadar geniş bir alanda üretim yaptı.
 
Popkom Müzik Fuarı’nda Türkiye onur konuğu olan, Tunus Kartaca Müzik Festivali, Suriye Lazkiye Caz Festivali, Paris’te İstanbul Kültür Başkenti açılış konserinin yanı sıra Taksim Trio ile Londra Caz Festivali’nde ve Zakir Hüseyin ile İstanbul Caz Festivali’nde unutulmaz performanslar sergileyen Hüsnü Şenlendirici, klarnetiyle yalnızca bir müzik icracısı değil Anadolu’nun, Balkanların ve Roman geleneğinin sesini dünyaya taşıyan bir kültür elçisi oldu.
 
Öne çıkan tekliler
 
Şenlendirici, son dönemde dijital single (tekli) projeler yayınlamayı tercih etti. “Büyük Yalan (40 Yıl)” (2024), geleneksel ritimleri modern bir altyapıyla buluşturduğu enstrümantal hareketli parça “Şen Çiftetelli” (2024)  ve klarnetiyle yeniden yorumladığı, en son yayınlanan Türk Sanat Müziği klasiği “Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun” (2025) öne çıkan çalışmalar olarak dikkat çekti.
 
Rusça ve Bulgarcada ‘Aşk’ anlamına gelen küresel ve bölgesel sound'ları harmanladığı uluslararası esintili çalışması “????? (Lyubov)” (2025) ise "?????", sanatçının klarnet melodileri ile ünlü Bulgar pop-folk şarkıcısı Sofi Marinova'nın güçlü vokalini bir araya getirdi.
 
Hüsnü Şenlendirici'nin ana ve uzmanlık alanı dünya çapında tanınmasını sağlayan enstrüman, klarnet. Sanatçı, özellikle Türk müziğinde yaygın olarak kullanılan sol klarnet veya halk arasındaki adıyla gırnata virtüözü ancak müzisyen bir aileden gelmesi ve konservatuvar eğitimi sayesinde klarnet dışındaki diğer nefesli ve klavyeli enstrümanlara da hakim. Klarnet ile aynı nefesli ailesinden (kamışlı) olduğu için sahnelerinde ve albüm kayıtlarında zaman zaman saksafon da çalan sanatçının dedesi Hüsnü Şenlendirici ve babası Ergün Şenlendirici'nin asıl enstrümanı trompet olduğu için bu çalgıya da aileden gelen bir aşinalığı ve çalma yeteneği var. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı eğitimi sırasında ve müzikal altyapı çalışmalarında klavyeli çalgıları aktif olarak kullanıyor.
 
Kanal D’de Hakan Altun ve Sibel Can ile birlikte sunduğu popüler müzik-eğlence programı “Şarkılar Bizi Söyler”le uzun süre televizyon ekranlarında performanslarını sergileyen ve 2023’te ciddi sağlık sorunları yaşayan Hüsnü Şenlendirici, New York (Drom NYC) ve Avrupa turneleriyle dünya genelinde aktif sahne projeleri ve canlı konserleriyle müziğini, geçmişin kökleriyle bugünün evrensel dilini buluşturan özgür bir nefes olarak yaşatmaya devam ediyor.
 
Eray İnal: Fagotçu şef
 
Türkiye’nin en değerli klarnet virtüözleri Serkan Çağrı ve Hüsnü Şenlendirici’yi aynı sahnede buluşturan "Klarnetin Yıldızları" konserinde, gecenin müzikal liderliğini aynı zamanda fagot sanatçısı olan çok yönlü Şef Eray İnal üstleniyor. Klasik batı müziğinin senfonik zenginliği ile geleneksel motifleri harmanlamadaki başarısıyla tanınan İnal, bagetiyle Ankara Symphonic Project orkestrasını yönetecek. İki usta klarnetçinin Türk müziğinden Balkan ezgilerine uzanan geniş repertuvarına, Şef Eray İnal yönetimindeki güçlü senfonik dokular eşlik ederek dinleyicilere unutulmaz bir müzik şöleni sunacak.
 
 
Şef Eray İnal
 
Tarihi buluşma
 
7 Mayıs Perşembe akşamı saat 20.00 itibarıyla CSO ADA Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da gerçekleşecek “Klarnetin Yıldızları”konseri, Türk müziğinin farklı damarlarının senfonik bir çerçevede buluşması olacak. Daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Kültür Yolu Festivali kapsamında 12. Uluslararası Klarnet Festivali’nde Vassilis Saleas ve Kirpi Bülent (Bülent Altınbaş) ile “Legends of Clarinet” olarak aynı sahneyi paylaşan iki sanatçı  bu kez Türk müziğinden Balkan ezgilerine uzanan geniş repertuvarlarıyla ikinci kez aynı sahneye çıkacak. Serkan Çağrı’nın akademik titizliği ile Hüsnü Şenlendirici’nin Roman geleneğinden gelen doğaçlama gücü, şef Eray İnal yönetiminde ve güçlü orkestral yapısıyla dikkat çeken Ankara Symphonic Project’in orkestral zenginliğiyle birleşerek unutulmaz bir gece yaratacak.
 
“Klarnetin Yıldızları” konseri yıllara yayılan dostluğun, rekabetin ve müziğin iyileştirici gücünün sahnedeki en güçlü ifadesi olarak tarihe geçmeye aday.