Köklere dönüş
Dünya müziğini spiritüel bir anlatı dili olarak yeniden kuran Sami Yusuf, haziranda “Rooted” projesiyle İstanbul ve Ankara’da sahneye çıkıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Haziran ayı, Türkiye’de yalnızca konser takvimlerinin yoğunlaştığı bir dönem değil; aynı zamanda uluslararası ölçekte sanatçıların yeni projelerini sahneye taşıdığı bir kesişim alanı. Bu yılın dikkat çeken buluşmalarından biri de Sami Yusuf’un “Rooted/Köklü” başlığı altında gerçekleştireceği dört konserlik Türkiye turnesi. İstanbul ve Ankara’da sahnelenecek konserler, sanatçının son yıllarda geliştirdiği estetik yönelimin sahne üzerindeki karşılığı olarak konumlanıyor. Yusuf kariyerinin bu yeni evresinde müziği, kökenler ve çağdaş yorum arasında kurulan bir hat üzerinden yeniden tanımlıyor.
Kökenle kurulan müzikal hat
BBC tarafından ‘megastar’ olarak nitelendirilen ve günümüzde dünya müziği alanında en etkili bestecilerden biri olan Sami Yusuf’un müziği, ilk bakışta dünya müziği kategorisi içinde değerlendirilse de, üretiminin merkezinde daha derin bir arayış yer alıyor. Londra’da büyüyen ve klasik müzik eğitimi alan sanatçı, kariyerinin başından itibaren Batı müzik formu ile İslam coğrafyasının müzikal ve şiirsel mirasını aynı eksende buluşturmayı hedefledi.
2003 yılında yayınlanan “Al-Mu’allim”, uluslararası ölçekte tanınmasını sağlayan ilk albüm oldu. Bunu 2005’te gelen “My Ummah” izledi ve sanatçı geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. 2010 tarihli “Wherever You Are”, daha evrensel bir dil arayışının işaretlerini taşırken, 2012’de yayınlanan “Salaam” albümü, kültürler arası müzikal yaklaşımın daha belirgin hale geldiği bir dönemi temsil etti.
Bu çizgi, 2016’daki “Barakah” ve özellikle 2018 tarihli “The Centre” ile daha rafine bir forma dönüştü. “The Centre” klasik müzik, tasavvuf ve dünya müziği unsurlarını bir araya getiren yapısıyla eleştirmenler tarafından sanatçının en bütünlüklü işleri arasında gösterildi. Ardından gelen ‘When Paths Meet’ projesi ve bu projeden doğan sahne üretimleri, Yusuf’un müziğini bir konser formunun ötesine taşıyarak çok katmanlı bir performans sanatına dönüştürdü.
2026’da yayınlanan “Ecstasy” ise bu sürecin en güncel halkası olarak dikkat çekti. Tamamen akustik bir yapı üzerine kurulan konsept albüm, varoluşun farklı katmanlarını ele alan dokuz bölümlük bir anlatı olarak kurgulandı ve Global Müzik Ödülleri’nde ‘Altın Madalya’ ile ödüllendirildi. Ayrıca RnR Dergisi’nden beş yıldız aldı.
Sami Yusuf’un diskografisi, yaklaşık yirmi yılı kapsayan kesintisiz bir üretim sürecine işaret ediyor. “Al-Mu’allim” (2003) ile başlayan bu yolculuk, devamında gelen projelerle genişledi. Ana albümlerin yanı sıra sanatçı farklı coğrafyalardan müzisyenlerle gerçekleştirdiği projeler, canlı kayıtlar ve tematik çalışmalarla repertuvarını sürekli olarak çeşitlendirdi. Özellikle son dönem üretimlerinde, dijital düzenlemelerden uzaklaşılarak akustik ve organik ses dünyasına yönelim dikkat çekiyor.
Fons Sophiae Collective
“Rooted” projesinin merkezinde yer alan Fons Sophiae Collective, Sami Yusuf’un müziğinde uzun süredir var olan kültürlerarası yaklaşımın somut bir sahne formuna dönüşmüş hali. Holland Festivali, Royal Concertgebouw Amsterdam ile Philharmonie de Paris’te sahnelenen beğenilen ‘When Paths Meet’ konser serisinden doğan Fons Sophiae Collective, dünyanın dört bir yanından gelen usta müzisyenleri bir araya getiren bir dünya müziği orkestrası. Çin’den Fas’a, Azerbaycan’dan Avrupa’nın farklı müzik geleneklerine uzanan geniş bir coğrafyadan müzisyenleri bir araya getiren topluluk, farklı müzik dillerini yan yana getirmekten çok, bu dillerin ortak zeminini araştıran bir anlayışla hareket ediyor.
Hollanda Festivali, Paris Filarmoni ve Amsterdam Concertgebouw gibi mekânlarda sahnelenen projelerden doğan topluluk, esnek yapısıyla 21 kişilik bir oda müziği topluluğundan 120 müzisyene ulaşabilen geniş bir orkestraya dönüşebiliyor.
Konserlerde kullanılan enstrüman seçimi de bu yaklaşımı doğrudan yansıtıyor. Ney, ud, balaban, bağlama ve kemane gibi geleneksel çalgılar, Batı müziği formunun dışında, kendi doğal akustik bağlamları içinde duyuluyor. Bu tercih, Sami Yusuf’un son dönem üretimlerinde belirginleşen ‘saf ses’ arayışıyla örtüşüyor; dijital katmanların geri çekildiği, tınıların doğrudan mekânla ilişki kurduğu bir ses dünyası kuruluyor.
“Rooted”
Haziran ayında İstanbul ve Ankara’da gerçekleşecek dört konser, Sami Yusuf’un son yıllarda giderek belirginleşen akustik ve kültürler arası müzik arayışının sahnedeki karşılığı olarak öne çıkıyor. “Rooted” başlığını taşıyan bu proje, sanatçının elektronik prodüksiyonlardan bilinçli biçimde uzaklaştığı ve müziğini daha yalın, daha doğrudan bir ifade alanına taşıdığı yeni dönemini temsil ediyor.
Programın dramaturjisi ise İpek Yolu ekseninde şekilleniyor. Repertuvar, yalnızca bilinen eserlerin yeniden icrası değil; farklı coğrafyaların müzikal hafızasını bir akış içinde birleştiren bir yapı öneriyor. Bu bağlamda Türk müziği, proje içinde ayrıcalıklı bir yer tutuyor. Mevlevî müziğinin nefesli geleneği, ilahi formu ve Osmanlı sanat müziğinin makam yapıları, Sami Yusuf’un bestelerinde zaten var olan damarların sahnede daha görünür hale gelmesini sağlıyor.
“Rooted” başlığının kendisi de bu yaklaşımı özetliyor: Kökene dönüş, ancak nostaljik bir geri çekilme olarak değil; kökten beslenen yeni bir ifade biçimi olarak. Bu konser serisi, Sami Yusuf’un kariyerinde daha önceki büyük prodüksiyonlardan farklı olarak, dinleyiciyle fiziksel ve işitsel mesafenin azaltıldığı, daha yoğun ve doğrudan bir karşılaşma alanı kurmayı hedefliyor.
Sanatçının konser öncesinde yaptığı açıklama da bu yönelimi açıkça ortaya koyuyor: Türkiye ile kurduğu kültürel yakınlığa vurgu yapan Yusuf, bu konserleri ‘samimi’ ve ‘derin’ bir paylaşım alanı olarak tanımlıyor. Bu vurgu, projenin ölçeğinden çok niyetine işaret ediyor.
23 ve 24 Haziran İstanbul’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda, Ankara’da ise 27 ve 28 Haziran ATO Congresium’da gerçekleşecek konserler klasik turne formatından ziyade belirli bir estetik çerçeve içinde kurgulanmış sahne yapımları olarak dikkat çekiyor. 2025 yazında Yenikapı’da yaklaşık 25 bin kişilik bir izleyiciyle buluşan “Ecstasy: Between Two Seas” konserinin ardından gelen bu yeni seri, ölçek olarak daha küçük ama içerik olarak daha yoğun bir deneyim vadediyor. “Rooted”, İpek Yolu’nun görkemli kültürlerini Türk topraklarında kutlayarak sevilen eserler ve zamansız klasikler üzerinden bir yolculuğa çıkıyor.
Etiketler: Milliyet Sanat Sami Yusuf Rooted İstanbul Ankara sahne


