Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Köklerin peşinde

Köklerin peşinde

Köklerin peşinde31 Ocak 2026 - 03:01
Rock tarihinin en güçlü seslerinden Robert Plant; 'Saving Grace' projesiyle Suzi Dian eşliğinde 2 Temmuz’da 33. İstanbul Caz Festivali açılışında, 3 Temmuz’da ise Ankara Congressium’da sahne alacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Rock müziğin efsanevi sesi Robert Plant, Led Zeppelin sonrası kariyerinde açtığı en özgür sayfalardan biri olan “Saving Grace” ile 2 Temmuz’da önce 33. İstanbul Caz Festivali açılışında Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda, ardından 3 Temmuz’da Ankara Congressium’da sahneye çıkıyor. Suzi Dian’ın büyüleyici vokaliyle güçlenen bu proje, kök müziğin derin izlerini modern bir yorumla buluşturuyor ve Plant’in folk, blues ve country köklerine dönüşünü sahnede deneyimleme fırsatı sunuyor.
 
 
Fotoğraf: Tom Oldham
 
Robert Plant’in müzikal yolculuğu, Led Zeppelin’in 1968’deki kuruluşundan başlayarak rock tarihinin en ikonik dönemlerinden birini şekillendirdi; 1980’de grubun dağılmasının ardından ise solo kariyerinde folk, blues ve dünya müziğine açılarak ödüllerle taçlanan yeni bir evren kurdu.
 
Led Zeppelin yılları (1968–1980)
 
Robert Plant’in Jimmy Page, John Paul Jones ve John Bonham ile kurduğu Led Zeppelin, 1969’da yayınlanan “Led Zeppelin I” albümüyle rock sahnesine damga vurdu. Ardından gelen “Led Zeppelin II” ve “Led Zeppelin IV” albümleri, “Whole Lotta Love” ve “Stairway to Heaven” gibi şarkılarla rock müziğin kalıcı anıtlarını yarattı. Plant’in vokali, grubun blues kökenli sert rock soundunu mistik bir boyuta taşıdı. 1970’ler boyunca grup, “Physical Graffiti” (1975) ve “Presence” (1976) gibi albümlerle müzikal sınırları zorladı. Ancak 1980’de davulcu John Bonham’ın ölümüyle Led Zeppelin dağıldı ve Plant yeni bir yolculuğa çıktı.
 
 
Solo kariyerin ilk dönemi (1982–1990)
 
Plant, 1982’de yayınladığı “Pictures at Eleven” ile solo kariyerine başladı. Bu albüm, Led Zeppelin sonrası bağımsızlığını ilan eden bir çıkıştı. Ardından gelen “The Principle of Moments” (1983), “Big Log” gibi hitlerle listelerde başarı yakaladı. 1988’deki “Now and Zen”, Plant’in pop-rock unsurlarını daha belirgin kullandığı bir albüm oldu ve “Tall Cool One” single’ı dikkat çekti. Bu dönemde Plant, geçmişine saygı duruşu niteliğinde The Honeydrippers projesiyle de retro R&B’ye yöneldi.
 
Deneysel arayışlar (1990’lar)
 
1993’te yayımlanan “Fate of Nations”, Plant’in politik ve kişisel temaları işlediği bir albüm olarak öne çıktı. 1990’ların ortasında Jimmy Page ile yeniden bir araya gelerek Page and Plant projesini başlattı. Bu birliktelik, “No Quarter: Unledded” (1994) ve “Walking into Clarksdale” (1998) albümleriyle Led Zeppelin mirasını farklı kültürel dokularla yeniden yorumladı.
 
 
2000’ler ve Folk’a dönüş
 
2002’deki “Dreamland”, Plant’in folk ve dünya müziğine yönelişini belirginleştirdi. 2005’teki “Mighty Rearranger”, Strange Sensation grubuyla kaydedildi ve eleştirmenlerden övgü aldı. En büyük dönemeç ise 2007’de Alison Krauss ile kaydettiği “Raising Sand” albümü oldu. Albüm, Grammy’de ‘Yılın Albümü’ dahil olmak üzere beş ödül kazandı ve Plant’in köklere dönüş arzusunu geniş kitlelere taşıdı.
 
Bitmeyen arayış (2000’li yıllar)
 
2010’larda Plant, Band of Joy ile Americana ve folk sahnesine yöneldi. 2017’de yayınlanan “Carry Fire”la hâlâ yenilikçi bir ses olduğunu kanıtladı. 2021’de Alison Krauss ile yeniden buluştuğu “Raise the Roof”, Grammy adaylığıyla bu ortaklığın kalıcılığını gösterdi. 2019’da kurduğu Saving Grace ise Plant’in müzikal yolculuğunda en köklere bağlı ve en özgür sayfalardan biri oldu. Suzi Dian’ın vokaliyle güçlenen grup, 2025’te yayınlanan albümüyle folk, blues ve country’nin derin damarlarını sahneye taşıdı.
 
Led Zeppelin’in rock tarihini şekillendiren yıllardan, solo albümlerle açtığı yeni ufuklara ve Alison Krauss ile kazandığı Grammy’lere kadar uzanan yolculuğunda Plant artık Saving Grace’le  ve  yürüyorsahneye çıktığında, bu yolculuğun hem geçmişe hem geleceğe bakan en özgün yansımasını sunuyor. Ankara konseri, bu uzun soluklu hikâyenin canlı bir kesiti olacak.
 
Saving Grace ve Suzi Dian
 
Saving Grace, Plant’in 2019’da İngiltere kırsalında bir araya geldiği müzisyenlerle doğdu. Vokalde Suzi Dian, davulda Oli Jefferson, gitarda Tony Kelsey, banjo ve yaylılarda Matt Worley, çelloda Barney Morse-Brown ile kurulan grup kök müziğin hem eski hem de modern damarlarını sahneye taşıyor. 2025’te yayınlanan “Saving Grace” albümü, Memphis Minnie’den Blind Willie Johnson’a, Low grubundan Sarah Siskind’e uzanan geniş bir repertuvarı içeriyor. Albümde öne çıkan parçalar arasında “Everybody’s Song”, “Gospel Plough” ve “Chevrolet” bulunuyor.
 
 
Fotoğraf: Tom Oldham
 
Plant’in kariyeri boyunca aldığı ödüller arasında Grammy, Brit Awards ve Q Awards yer alıyor. Özellikle Alison Krauss ile kazandığı Grammy’ler, rock sahnesinden folk ve country’ye uzanan geniş yelpazede hâlâ etkili olduğunu gösteriyor. Saving Grace ise Plant’in bu ödüllü yolculuğunun en yeni ve en köklere bağlı durağı olarak öne çıkıyor.
 
Ankara’da beklenen gece
 
2 Temmuz’da İstanbul ve 3 Temmuz’da Ankara Congressium’da gerçekleşecek konserler, Plant’in müzikal yolculuğunun özüne dönüşünün canlı bir kanıtı olacak. İKSV ve Epifoni organizasyonuyla, rock tarihinin en ikonik seslerinden birinin kök müziğe duyduğu merak ve açıklığın sahnedeki en güçlü örneklerinden biri olarak hafızalara kazınacak. Her iki konserin de biletleri 5 Şubat Perşembe saat 10.30’da satışa çıkacak.