Kuzey bozkırlarından Ankara’ya uzanan ses
40. Ankara Müzik Festivali kapsamında 28 Nisan akşamı gerçekleşecek Tataristan Ulusal Senfoni Orkestrası konseri piyanist Can Saraç’ın solistliğinde Doğu Avrupa ve Anadolu müzik mirasını buluşturuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Sevda-Cenap And Müzik Vakfı tarafından düzenlenen Ankara Müzik Festivali; klasik müzikten caza, oda müziğinden çağdaş yorumlara uzanan programıyla her yıl başkentin kültürel takvimini şekillendiren en köklü sanat etkinliklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bu yıl 4-30 Nisan tarihleri arasında 49. kez düzenlenen festivalin 28 Nisan tarihli Tataristan Ulusal Senfoni Orkestrası Konseri, orkestranın güçlü yorum geleneğini genç Türk piyanist Can Saraç’ın yükselen kariyeriyle buluşturuyor. Ferit Tüzün’den Béla Bartók’a, Çaykovski’nin görkemli senfonik dünyasına uzanan program, Doğu Avrupa ve Anadolu müzik mirasını aynı sahnede kesiştiriyor.
Tataristan Ulusal Senfoni Orkestrası
Tataristan Ulusal Senfoni Orkestrası, Sovyet sonrası dönemin kültürel yeniden yapılanma sürecinde, besteci Nazib Zhiganov’un girişimiyle kurulan ve bugün Rusya’nın en saygın senfonik toplulukları arasında gösterilen bir orkestra olarak öne çıkıyor. Sanatsal kimliğini yalnızca repertuvar genişliğiyle değil, aynı zamanda yorum derinliğiyle de inşa eden topluluk, 2010 yılından bu yana şef Alexander Sladkovsky yönetiminde yeni ve daha dinamik bir döneme girmiş durumda. Bu dönem, orkestrayı hem uluslararası platformlarda daha görünür kılmış hem de dijital çağın klasik müzik üretiminde daha aktif bir oyuncuya dönüştürdü. Medici.tv ve Mezzo gibi prestijli platformlar tarafından kaydedilen ilk Rus bölgesel orkestrası olması, bu dönüşümün en somut göstergelerinden.
Sladkovsky dönemi ve orkestral dönüşüm
Sladkovsky’nin sanatsal yaklaşımı, repertuvar seçiminde tarihsel ağırlığı olan eserleri çağdaş yorum teknikleriyle yeniden ele almak üzerine kurulu. Bu yaklaşım sayesinde orkestra, yalnızca Rusya içinde değil, Avrupa’nın önemli konser salonlarında da düzenli davet alan bir yapıya dönüşmüş durumda. Moskova Devlet Filarmoni Topluluğu’nda yıllık abonman konser serisi gerçekleştiren tek bölgesel orkestra olması, kurumsal düzeyde ulaştığı konumu da pekiştiriyor Bu yapı, orkestrayı merkez ile periferiyi birleştiren kültürel bir köprü haline getiriyor.
Şef Alexander Sladkovsky
Sanatsal süreklilik
Tataristan Ulusal Senfoni Orkestrası’nın diskografisi, özellikle 2010 sonrası dönemde belirgin biçimde genişledi. Orkestra, 2011 yılında “Russian Symphonic Tradition” başlıklı kayıt serisiyle Sladkovsky döneminin ilk büyük projelerini üretti; 2013’te Çaykovski senfonilerinin yeni yorumlarını içeren bir albümle repertuvarını uluslararası platformlara taşıdı. 2015 yılında Rachmaninov odağında yayınlanan kayıtlar, orkestranın romantik dönem yorumlarındaki teknik olgunluğu öne çıkardı. 2017’de “Tatar Heritage in Symphony” projesiyle yerel müzik temalarını senfonik dile uyarlayan topluluk, 2019’da Shostakovich senfonileri serisiyle dramatik anlatım gücünü genişletti. 2021 ve 2023 yıllarında yayımlanan dijital konser kayıtları ise orkestranın pandemik dönemdeki üretim sürekliliğini gösterdi. Son olarak 2025 yılına yaklaşırken yayınlanan canlı performans serileri, topluluğun sahne enerjisini belgeleyen önemli arşivler arasında yer alıyor.
Can Saraç’ın yükselişi
Konserin solisti, 2007 İstanbul doğumlu genç piyanist Can Saraç son yıllarda dikkat çekici bir ivme kazandı. Henüz genç yaşında ulusal ve uluslararası yarışmalarda elde ettiği dereceler, yalnızca teknik yeterliliğiyle değil, aynı zamanda yorum gücüyle de öne çıktığını gösteriyor. 2025 Uluslararası Klasik Müzik Ödülleri kapsamında ‘Keşif Ödülü’ne layık görülmesi, kariyerinin erken döneminde ulaştığı uluslararası tanınırlığın önemli bir işareti olarak kabul ediliyor. Saraç’ın sahne dili, özellikle romantik dönem repertuvarında dramatik yoğunluk ile yapısal netliği aynı anda taşıyan bir karaktere sahip.
Can Saraç
Anadolu’dan Avrupa’ya
Konser programı, yalnızca teknik bir icra akışı değil, aynı zamanda coğrafi ve estetik bir anlatı zinciri olarak kurgulanmış. Ferit Tüzün’ün “Nasrettin Hoca Süiti”, Anadolu halk anlatılarının orkestral dile dönüşümünü temsil ederken; Béla Bartók’un “Piyano Konçertosu No. 3” eseri, Orta Avrupa halk müziği motiflerini modernist bir çerçevede yeniden işliyor. Bu bölümde Can Saraç’ın performansı, eserin özellikle ikinci bölümündeki “Adagio Religioso”da lirik yoğunluk ile içsel denge arasında kurduğu hassasiyet üzerinden şekilleniyor.
Ara bölümün ardından gelen Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin “2. Senfonisi” ise programın dramatik zirvesini oluşturuyor. “Küçük Rus” olarak da bilinen bu senfoni, halk ezgileri ile klasik form arasındaki geçişkenliği en net biçimde yansıtan eserlerden. Final bölümündeki hızlanan yapı, orkestranın kolektif gücünü ve Sladkovsky’nin yönetsel disiplinini görünür kılıyor.
İki kuşağın kesişim noktası
28 Nisan Salı akşamı CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da saat 20.00 itibarıyla gerçekleşecek bu konser, kuşaklar ve coğrafyalar arasında kurulan bir müzikal diyalog olarak okunabilir. Tataristan Ulusal Senfoni Orkestrası’nın kurumsal ağırlığı ile Can Saraç’ın genç ve yükselen yorumculuğu, aynı sahnede klasik müziğin süreklilik ve dönüşüm gerilimini görünür kılacak. Aynı zamanda 30 Nisan’da sona erecek 40. Ankara Müzik Festivali’nin sondan bir önceki konseri olan Tataristan Ulusal Senfoni Orkestrası, senfonik geleneğin bugünkü karşılığını tartışmaya açan güçlü bir kültürel karşılaşma niteliği taşıyor.
40. Ankara Müzik Festivali (4-30 Nisan)
Tataristan Ulusal Senfoni Orkestrası Konseri
28 Nisan Salı
20.00 CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salont
Şef: Alexander Sladkovsky
Program
Ferit Tüzün: “Nasrettin Hoc” ,
Bela Bartok: “Piyano Konçertosu No. 3”
Allegretto
Adagio Religioso,
Allegro vivace
Solist: Can Saraç (Piyano)
Ara
Pyotr İlyiç ÇaykovskiÇ: “2. Senfoni”
Andante Sostenuto - Allegro Vivo
Andantino Marziale, Quasi Moderato
Scherzo. AllegroMolto Vivace
Finale: Moderato Assai - Allegro Vivo


