Kuzeyin karanlık sesi
Norveçli müzisyen Sivert Høyem, Madrugada’dan solo kariyerine uzanan yolculuğunun önemli dönemeçlerini 17 Eylül’de İstanbul’da sahneye taşıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Norveç’in kendine özgü seslerinden Sivert Høyem, 17 Eylül akşamı Blind organizasyonu ve %100 Müzik katkılarıyla IF Performance Hall Beşiktaş’ta dinleyici karşısına çıkacak. 2026 Avrupa turnesi kapsamında İstanbul’a gelecek olan Høyem’in konseri, bir yandan son dönem çalışmalarını öne çıkarırken diğer yandan müzisyenin yarım yüzyıla yaklaşan yaşamının müzikle kesişen önemli duraklarını bir araya getirecek.
22 Ocak 1976’da Norveç’in Sortland kentinde doğan ve 2026’da 50 yaşına giren Høyem’in uluslararası müzik kariyerinin temelinde Madrugada bulunuyor. Sanatçının müzik yolculuğu, 1993’te Norveç’in Stokmarknes kentinde Abbey’s Adoption adıyla kurulan grupla başladı. Kısa süre Six Generations adını da kullanan grup, daha sonra Madrugada adını aldı. Høyem, Frode Jacobsen ve Robert Burås ile grubun çekirdeğini oluşturdu.
Madrugada’nın ilk albümü “Industrial Silence” 1999’da yayınlandı ve grup Norveç’in yanı sıra Avrupa’da da geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. 2001'de "The Nightly Disease" ve "The Nightly Disease Vol. II", 2002'de Grit, 2005'de "The Deep End" ve "Live at Tralfamadore" albümlerini yayınlayan grup, Robert Burås’ın 2007’deki vefatının ardından “Madrugada” yı yayınlayarak 2008’de dağıldı.
Kırılma noktası
“Madrugada”nın kendi adını taşıyan beşinci stüdyo albümü, grubun tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri oldu. Albümün kayıtları sürerken gitarist Robert Burås’ın 12 Temmuz 2007’de ani ölümü, grubun geleceğini de belirsiz hale getirdi. Burås’ın gitar kayıtlarının büyük bölümü tamamlanmıştı. Sivert Høyem ve basçı Frode Jacobsen ise albümü tamamlamaya karar verdi. Grup üyeleri için kayıt sürecini sürdürmek, yaşanan kaybın ardından bir tür terapi işlevi gördü.
Büyük ölçüde Mayıs 2007’de New Jersey’deki Water Music Studios’ta kaydedilen albümde New York’taki Magic Shop ve Göteborg’daki Svenska Grammofon Studio’da gerçekleştirilen ek kayıtlar da yer aldı. Albüm Burås’a ve aynı yıl hayatını kaybeden Høyem’in babası Asbjørn’a adandı. Şarkı sözlerinin tamamını Høyem yazarken “Our Time Won’t Live That Long”un söz ve müziği Burås’a aitti. Albüm, yayınlandığı ilk yıl Norveç’te 82 bin 400 kopya sattı.
Madrugada’nın kendi adını taşıyan albümü aynı zamanda Burås’ın yer aldığı son albüm oldu. Albümün ardından grup son bir turneye çıkacağını açıkladı ve 15 Kasım 2008’de Oslo Spektrum’da verdiği konserle faaliyetlerine son verdi. 2008 baharında Madrugada, My Midnight Creeps grubunun gitaristi Alex Kloster-Jensen ve grubun yakın çalışma arkadaşlarından Cato Thomassen’in de katılımıyla Avrupa turnesine çıktı.
2010’da grubun kariyerinin farklı dönemlerinden şarkıları bir araya getiren iki CD’lik “The Best of Madrugada” albümü yayınlandı. Albümde daha önce yayımlanmamış “All This Wanting to Be Free” adlı bir şarkı da yer aldı.
Ancak Madrugada’nın hikâyesi burada bitmedi. Haziran 2018’de Høyem, Frode Jacobsen ve grubun ilk davulcusu Jon Lauvland Pettersen’in 2019’da yeniden sahneye çıkmak üzere bir araya geleceği açıklandı. Yeniden buluşmanın nedeni, grubun ilk albümü “Industrial Silence”ın 20’nci yılıydı. 2019’daki konserlerin ardından Madrugada yoluna devam etti ve grubun altıncı stüdyo albümü “Chimes at Midnight” 2022’de yayınlandı.
Yeniden bir araya geliş, grubun Avrupa’daki dinleyici kitlesinin de yeniden hareketlenmesini beraberinde getirdi. Madrugada daha büyük salonlarda sahne almaya başladı. Høyem’in solo kariyeriyle Madrugada arasındaki bağ ise bugün de konser repertuvarında yaşamaya devam ediyor. İstanbul konserinde seslendirilmesi planlanan “Majesty” de bu ortak geçmişin en bilinen parçalarından biri.
Burada İngilizce kaynakla mevcut Türkçe metin birbirine karışmış ve bazı kronolojik ayrıntılar eksik kalmış. Özellikle Volunteers oluşumu, “Exiles”ın albüm kredisi ve “Prisoner of the Road”un amacı metne daha doğal biçimde yerleştirilebilir. Ayrıca “Live at Acropolis” ile sonraki albümleri kronolojiyi bozmadan ayırmak iyi olur.
Solo kariyerin kilometre taşları
Høyem’in solo kariyeri, Madrugada henüz faaliyetlerini sürdürürken başladı. İlk solo albümü “Ladies and Gentlemen of the Opposition” 2004’te yayımlandı. Ardından “Exiles” geldi. 2006’da “Sivert Høyem & the Volunteers” adıyla yayınlanan albüm, Høyem’in solo çalışmalarında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Høyem bu dönem için Cato Salsa, Børge Fjordheim, Rudi Nikolaisen, Kalle Gustafson Jerneholm ve Christer Knutsen’den oluşan Volunteers grubunu kurdu.
“Exiles” Norveç’in resmi albüm listesi VG-lista’da bir numaraya yükseldi. Høyem ve Volunteers, 2007’de Norveç genelinde konser ve festivalleri kapsayan bir turneye çıktı. Høyem, daha sonra Volunteers ile bir albüm daha yapmayacağını 2012’de Yunanistan’daki bir radyo programında açıkça ifade etti.
Solo diskografisini 2009’da “Moon Landing”, 2011’de “Long Slow Distance”, 2014’te “Endless Love” ve 2016’da “Lioness” izledi. “Moon Landing”, Høyem’e 2009 Spellemannprisen’de ‘Yılın Erkek Sanatçısı’ ödülünü getirdi. “Long Slow Distance” ise Norveç’te 60 binin üzerinde satışa ulaşarak iki kez ‘Platin Plak’ kazandı.
Høyem’in müziği yalnızca albümleriyle değil, farklı sosyal ve kültürel projelerle de dinleyiciyle buluştu. “Prisoner of the Road” adlı şarkısını 2010’da Norveç’in ulusal televizyon yardım kampanyası TV-aksjonen kapsamında Norveç Mülteci Konseyi’ne destek ve mülteci meselesine dikkat çekmek amacıyla yayınladı. 2015’te “Black & Gold” adlı şarkısı, Norveç yapımı “Okkupert” dizisinin açılış müziği olarak kullanıldı.
2016’da yayınlanan “Lioness”ın ardından Høyem’in Atina’daki Akropolis’te verdiği konser kayda alındı ve 2017’de “Live at Acropolis” adıyla yayınlandı. Böylece solo kariyerinin ilk dönemlerinden itibaren şekillenen repertuvarı, canlı performans kaydıyla da geniş bir çerçevede ortaya çıktı.
Høyem, 2021’de beş şarkıdan oluşan “Roses of Neurosis” EP’sini yayınladı. 2024’te “On an Island”, 2025’te ise “Dancing Headlights” albümleri geldi. “Dancing Headlights”ta Høyem, daha organik bir kayıt anlayışını tercih etti. Beş müzisyenin stüdyoda birlikte çaldığı albümde gitarlar ve canlı performans öne çıkarken, sanatçı müzikal yaklaşımında geçmişte dinlediği Beatles, 1980’ler popu ve rock müziğinin izlerinin de bulunduğunu belirtti.
Høyem’in solo kariyerindeki bu uzun çizgi, 2026’da yayımlanan “Best Of Sivert Høyem” seçkisiyle bir kez daha geriye dönük olarak ele alındı. “Prisoner of the Road”, “Moon Landing”, “Into the Sea” ve “Lioness” gibi farklı dönemlerden şarkıları bir araya getiren albüm, sanatçının Madrugada sonrasındaki solo üretiminin kapsamını ortaya koyuyor.
2026: Üç yıldönümü, yeni seçki
2026, Høyem’in kariyerinde birden fazla dönüm noktasının aynı yıla denk geldiği dönem. “Exiles”ın 20’nci, “Lioness”ın 10’uncu yılı kutlanırken sanatçı da 50 yaşına girdi. Bu üç yıl dönümü için hazırlanan konserlerde kariyerinin farklı dönemlerinden şarkıları bir araya getiren özel repertuvarlar oluşturuldu. Ocak 2026’da Oslo’daki Sentrum Scene’de gerçekleştirilen üç özel konser de bu yıldönümlerine ayrıldı.
Bu dönemin bir başka ürünü de “Best Of Sivert Høyem”. Sanatçının 23 Ocak 2026’da yayınlanan derlemesi 12 şarkıdan oluşuyor ve “Prisoner of the Road”, “Moon Landing”, “Into the Sea”, “Lioness” ve “Where Is My Moon?” gibi solo kariyerinin farklı dönemlerinden parçaları bir araya getiriyor.
Høyem’in 2026 üretimi, yalnızca geçmişe dönük bir seçkiyle sınırlı değil. Sanatçı, Eylül 2026’da “Orbit Roy V2 / Deeper Blue” adlı iki parçalık yeni bir single yayınladı.
İstanbul’da geçmişten bugüne
Son albümleri “On an Island” ve “Dancing Headlights” ile müzikal çizgisini sürdüren Høyem, güçlü ve kendine özgü vokaliyle Kuzey’in atmosferini taşıyan bir repertuvarla İstanbul’a geliyor. 17 Eylül’de IF Performance Hall Beşiktaş sahnesine güvendiği müzisyenlerden oluşan grubuyla çıkacak olan sanatçı, yeni dönem çalışmalarının yanı sıra “Prisoner of the Road”, “Moon Landing” ve “Into the Sea” gibi solo kariyerinin öne çıkan parçalarını da seslendirecek. Madrugada döneminin ikonik şarkılarından “Majesty” de gecenin repertuvarında yer alması bekleniyor.
Høyem’in 2026 Avrupa turnesi, kariyerinin farklı dönemlerini aynı sahnede buluşturuyor. Bir yanda “On an Island” ve “Dancing Headlights” ile şekillenen yeni dönem, diğer yanda 20’nci yılını geride bırakan “Exiles” ve 10’uncu yılını kutlayan “Lioness” gibi solo kariyerinin önemli durakları var. Sanatçının 50’nci yaşına da denk gelen bu turne, geçmişten bugüne uzanan repertuvarını yeniden ele aldığı özel bir döneme karşılık geliyor.
İstanbul konserinde bu geniş seçkinin yanı sıra nadir seslendirdiği parçalar, sürpriz seçimler ve daha samimi anların da yer alması planlanıyor. Böylece 17 Eylül Perşembe akşamı saat 21.00’de IF Performance Hall Beşiktaş, Høyem’in Madrugada ile başlayan, solo çalışmalarıyla farklı yönlere açılan müzik yolculuğunun çeşitli dönemlerini aynı sahnede buluşturacak, konser için kapılar saat 19.30’da açılacak.
Etiketler: Sivert Høyem Madrugada İstanbul


