Minoa Pera’da Hard Bop gecesi
ThreeBop Jazz Band feat. Güneş Onat Gürsoy’la 3 Ocak akşamı Minoa Pera’da Hard Bop’un nabzını tutuyoruz.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Enstrümantal cazın gücü, doğaçlamanın disiplini ve kolektif sezginin sahnedeki karşılığı ThreeBop Jazz Band feat. Güneş Onat Gürsoy, Hard Bop’un tarihsel mirasını nostaljiye yaslanmadan, bugünün duyarlığıyla yeniden düşünerek sahneye taşıyor. 3 Ocak akşamı Minoa Pera’da gerçekleşecek konser, yalnızca bir caz gecesi değil; cazın canlı, devingen ve hâlâ risk almaya açık bir sanat formu olduğunu hatırlatan bir karşılaşma niteliği taşıyor.
Hard Bop, caz tarihinde yalnızca bir alt tür değil; bebop’un entelektüel keskinliğini blues, gospel ve rhythm & blues damarlarıyla yeniden yere bastıran bir estetik tavır. Bu tavrı güncel bir icra disiplini olarak ele alan ThreeBop Jazz Band’in müziğinde duyulan yalnızca ustalara saygı değil; o ustaların açtığı alanı bugün nasıl doldurabileceğine dair ciddi bir arayış.
Grubun çekirdeğini oluşturan müzisyenler Hard Bop’un teknik gerekliliklerini -net artikülasyon, ritmik sürükleyicilik, güçlü tema -solo dengesi- bir müze disipliniyle değil, canlı bir organizma gibi ele alıyor. Bu yaklaşım, ThreeBop’u geçmişin yeniden icrasından çok, sürekliliğin güncel bir halkası hâline getiriyor.
ThreeBop Jazz Band’in serüveni
İstanbul Filarmoni Derneği’nin seçkin sahnelerinde yer almaya hak kazanan ThreeBop Jazz Band, 2025’te İstanbul’da Hard Bop’a tutkuyla bağlı üç genç cazsever tarafından kuruldu. Saksafonda Güneş Onat Gürsoy, trompette Kemal Mutluergil, kontrbasta Mustafa Efe Tekin ve davulda Yağızcan Yüksekdağ’dan oluşan grup; Clifford Brown, Kenny Dorham ve Hank Mobley gibi ustaların izinden giderek Hard Bop mirasını günümüze taşıyor ve özgün yorumlarıyla türe yeni soluk getiriyor. Kısa sürede müzikal yetkinliği, sahne enerjisi ve vizyonuyla dikkat çeken ThreeBop Jazz Band, genç kuşağın caz tutkusunu temsil ediyor. Hard Bop köklerine sadık kalarak enstrümantal cazın gücünü ve doğaçlamanın özgürlüğünü öne çıkarıyor.
Güneş Onat Gürsoy: Saksafonda anlatı kurmak
ThreeBop’un müzikal anlatısında saksafon, yalnızca melodik bir taşıyıcı değil; anlatının yönünü belirleyen, dramatik gerilimi kuran merkezi bir eksen işlevi görüyor. Güneş Onat Gürsoy’un icrasında Hard Bop geleneğinin güçlü, net tematik dili ile modern cazın daha açık uçlu, esnek cümle yapıları yan yana duruyor. Bu iki yaklaşım arasındaki denge, Gürsoy’un müzikal kişiliğinin temelini oluşturuyor. Sololarında hız ve teknik gösterişten ziyade, zamana yayılan, dinleyiciyi adım adım içine çeken uzun soluklu anlatıları tercih etmesi, onun saksafonunu bir virtüozite aracı olmaktan çıkarıp hikâye anlatan bir sese dönüştürüyor.
Güneş Onat Gürsoy
Gürsoy’un müzikal gelişimi, cazın yalnızca bireysel ustalık değil, kolektif bir dil olduğu fikri etrafında şekillenmiş durumda. Eğitim sürecinde Hard Bop ve Post-Bop repertuvarına duyduğu ilgi, onu Clifford Brown–Max Roach kuşağından Hank Mobley ve Wayne Shorter’a uzanan bir çizgide düşünmeye yönlendirirken; sahne pratiği, bu tarihsel birikimi bugünün dinamikleriyle buluşturma arayışını besliyor. Gürsoy’un cümlelerinde sıkça hissedilen yapı bilinci ve dramatik süreklilik, yalnızca teknik donanımın değil, caz tarihine dair kavramsal bir okumanın da sonucu olarak öne çıkıyor.
ThreeBop bünyesinde Gürsoy’un rolü, grubun kolektif nefesini yönlendiren ama onu domine etmeyen bir anlatıcı olmakla tanımlanabilir. Saksafon partileri, çoğu zaman temayı ileri taşıyan bir rehber gibi davranırken, gerektiğinde geri çekilerek ritim seksiyonunun ve trompetin alan açmasına olanak tanıyor. Bu yaklaşım, Gürsoy’un sahne üzerindeki önceliğinin bireysel parlamadan çok, müziğin bütünlüğü olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Onun icrasında her solo, bağımsız bir gösteriden ziyade, grubun ortak hikâyesinin doğal bir uzantısı olarak şekilleniyor.
Güneş Onat Gürsoy, bugün genç kuşak caz müzisyenleri arasında, saksafonu bir ifade aracı olarak ele alan; geleneğe yaslanırken bugünü ihmal etmeyen bir müzikal duruşu temsil ediyor. Hard Bop’un köklü estetiğini güncel bir duyarlıkla yeniden kuran bu yaklaşım, ThreeBop’un sahnedeki anlatı gücünün de en belirgin yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor.
Hard Bop’un omurgası ritm seksiyonu
Kontrbasta Mustafa Efe Tekin ve davulda Yağızcan Yüksekdağ, ThreeBop’un enerjik ama kontrolü elden bırakmayan ritmik omurgasını kuruyor. Hard Bop’un ileri itici swing anlayışı, bu ikilinin çalımında ne mekanik ne de gevşek; sürekli tetikte, sürekli dinleyen bir yapı sergiliyor. Trompette Kemal Mutluergil ise hem tematik pasajlarda hem de doğaçlamalarda parlak ama ölçülü tonu ile grubun ön cephe sesini oluşturuyor.
Mustafa Efe Tekin
Kemal Mutluergil
Güneş Onat Gürs ve Yağızcan Yüksekdağ
Üretim perspektifi
ThreeBop Jazz Band henüz kariyerinin erken evresinde olmasına rağmen, repertuvarını yalnızca canlı performanslara sıkıştırmayan bir üretim vizyonuna sahip. Grup, Hard Bop estetiğini merkeze alan özgün besteler üzerinde çalışıyor; bu bestelerin önümüzdeki dönemde stüdyo kaydı ve dijital yayın formatında dinleyiciyle buluşması hedefleniyor. Bu yaklaşım, ThreeBop’u yalnızca sahnede parlayan bir topluluk değil, kalıcı bir diskografi oluşturmayı amaçlayan bir caz projesi olarak da konumlandırıyor.
Minoa Pera’da bir caz akşamı
Enstrümantal cazın gücü ve doğaçlamanın özgürlüğü, bu konserde teorik bir söylem olmaktan çıkıp canlı bir deneyime dönüşüyor. Minoa Pera’nın samimi atmosferi, Hard Bop’un doğrudan ve bedensel enerjisiyle birleştiğinde, dinleyici ile müzisyen arasındaki mesafe neredeyse tamamen ortadan kalkıyor.
3 Ocak Cumartesi saat 21’00’de Minoa Pera’da gerçekleşecek Threebop Jazz Band Feat. Güneş Onat Gürsoy konseri, cazın hâlâ yaşayan, risk alan ve bugüne dair söyleyecek sözü olan bir müzik olduğunu hatırlatan; dikkatle dinlemeyi ve anda kalmayı talep eden bir buluşma olarak İstanbul caz takviminde özel bir yer tutuyor.


