“Mutter: Bir Annenin Günlüğü” Tribeca’da görücüye çıkıyor
Alphan Eşeli’nin yazıp yönettiği “Mutter: Bir Annenin Günlüğü - Mother: The Diary of A Mother” annelik, bellek ve kırılganlık üzerine kurulu bir anlatıyla dünya prömiyerini Tribeca Festivali’nde gerçekleştiriyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Bir günlüğün satır aralarında biriken hayat, bu kez sinema diliyle yeniden yazılıyor. Alphan Eşeli’nin yazıp yönettiği, “Mutter: Bir Annenin Günlüğü - Mother: The Diary of A Mother” bireysel hafızayı evrensel bir duygusal coğrafyaya taşıyarak 3-14 Haziran tarihleri arasında düzenlenen ve sinema dünyasının en prestijli festivallerinden biri olan 25. New York Tribeca Festivali kapsamında uluslararası izleyiciyle ilk kez buluşuyor. Yönetmenliğini ve senaryosunu Alphan Eşeli’nin üstlendiği film, annelik deneyimini yalnızca biyografik bir çerçevede değil, psikolojik ve görsel bir hafıza katmanı olarak ele alıyor.
Yönetme Alphan Eşeli
Görsel hafızanın inşası
“Mutter: Bir Annenin Günlüğü - Mother: The Diary of A Mother”ın oyuncu kadrosunda Hazar Ergüçlü’nün yanı sıra Güven Kıraç, Erdeniz Kurucan ve Ulvi Kahyaoğlu gibi isimler bulunuyor. Dünya prömiyerini yapacak film, bireysel kırılmalar ile toplumsal hafıza arasındaki ince çizgide ilerleyen bir anlatı kuruyor.
Yapımcılığını Alphan Eşeli ve Ömer Atay’ın üstlendiği filmin görüntü yönetmenliğini Özkan Karaköse üstlenirken, kurgusu Mesut Ulutaş imzası taşıyor. Bu teknik ekip, filmin anlatısını yalnızca dramatik değil, aynı zamanda görsel olarak da parçalı ve katmanlı bir yapıya taşıyor.
Ses tasarımında Hervé Guyader ve Cenker Kökten’in yer alması, filmin işitsel dünyasını da uluslararası bir üretim hattına bağlarken, özgün müzikler Tristan Bechet tarafından besteleniyor. Bu çok katmanlı yapı, filmi yalnızca anlatılan bir hikâye olmaktan çıkarıp, işitsel ve görsel hafızanın birlikte çalıştığı bir deneyime dönüştürüyor.
Konsept tasarımın etkisi
Filmin görsel dünyasında dikkat çeken bir diğer unsur ise konsept tasarım yaklaşımı. Daha önce “Alien: Covenant” ve “Furiosa: A Mad Max Saga” gibi büyük ölçekli yapımlarda çalışan Matt Hatton, filmin atmosferini belirleyen görsel evreni inşa ediyor. Bu katkı, “Mutter: Bir Annenin Günlüğü - Mother: The Diary of A Mother”ı yalnızca dramatik bir film değil, aynı zamanda tasarlanmış bir dünya olarak konumlandırıyor.
Annelik, günlük ve sinematografik bellek
“Mutter: Bir Annenin Günlüğü - Mother: The Diary of A Mother”, başlığının da işaret ettiği gibi, günlük formunu sinema diline taşıyan bir anlatı denemesi. Film, bireysel hafızayı kronolojik bir akıştan ziyade kırık zaman parçaları üzerinden kuruyor. Bu yapı, karakterlerin iç dünyasını dış olaylardan çok zihinsel ve duygusal katmanlar üzerinden görünür kılıyor.
Film, yalnızca bir anne hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda hatırlama, kaydetme ve yeniden kurma eylemini sinemanın merkezine yerleştiriyor. Tribeca prömiyeriyle birlikte film, yerel bir anlatı olmaktan çıkıp, çok katmanlı bir uluslararası hafıza çalışmasına dönüşüyor.
New York Tribeca Festival
Tribeca Festival, 2002 yılında Robert De Niro, Jane Rosenthal ve Craig Hatkoff tarafından kurulan ve bağımsız sinemanın en önemli uluslararası platformlarından biri olarak kabul edilen bir festival. 11 Eylül sonrası New York’un kültürel yeniden yapılanma sürecinin parçası olarak ortaya çıkan bu yapı, bugün dünya prömiyerlerinin en prestijli adreslerinden biri olarak konumlanıyor.
Festival, her yıl uluslararası ve Amerikan sinemasından seçilen filmlere dünya ve Kuzey Amerika prömiyerlerini fırsatı sunarken yönetmenler, yapımcılar ve sektör profesyonelleri için küresel bir buluşma alanı yaratıyor. 2026 yılında 25. yılını kutlayan Tribeca, bu yıl zedngin programında “Mutter: Bir Annenin Günlüğü - Mother: The Diary of A Mother”a da yer vererek filmi küresel sinema dolaşımına dahil ediyor.


