Müzik Gezgini
Dolly Parton’ın ardından yeniden dinlenecek bir klasik, Türkiye’den yeni albüm ve tekliler, yaklaşan konserler, festivaller, uluslararası yayınlar ve müzik dünyasından son gelişmeler... Bu haftanın Müzik Gezgini, geçmişin güçlü mirasıyla bugünün yeni seslerini aynı sayfada buluşturuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Bir şarkının ya da albümün zamana direnmesi, yalnızca yayınlandığı dönemde yarattığı etkiyle değil, yıllar sonra yeniden dinlendiğinde hâlâ bir şey söyleyebilmesiyle mümkün. Bu haftanın seçkisinde de müziğin hafızasıyla bugünün üretimleri yan yana geliyor. Dolly Parton’ın ardından yeniden dönülmesi gereken “Coat of Many Colors” ile başlayan haftanın müzik rotası; Kovacs’tan Anıl Piyancı’ya, Şenay Lambaoğlu’ndan Alihan İnanlı’ya uzanan yeni albüm ve teklilerle devam ediyor. Yeni klipler, ödüller, Grammy dünyasındaki gelişmeler, yaklaşan konserler ve festivaller de Türkiye ve dünya müzik sahnesindeki hareketliliği tamamlıyor.
HAFTANIN ALBÜMÜ:
Dolly Parton “Coat of Many Colors”
RCA Records
Dolly Parton’ın 25 Ağustos’ta 80 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından yeniden dönülmesi gereken albümlerinden biri “Coat of Many Colors”. 1971 tarihli çalışma, bence Parton’ın şarkı yazarı kimliğini ve hikâye anlatıcılığını en iyi temsil eden albüm ve sanatçının yalnızca country müziğin güçlü vokallerinden biri değil, aynı zamanda olağanüstü bir hikâye anlatıcısı olduğunu gösteriyor. Albüme adını veren ve Parton’ın çocukluk yoksulluğunu, annesiyle ilişkisini ve aile hafızasını anlattığı gerçek bir hikâyeye dayanan “Coat of Many Colors”, yoksulluğun içinden sevgi, aile ve gurur çıkaran son derece kişisel bir anlatı; sanatçı da yıllar boyunca bu şarkıyı favorilerinden biri olarak gösterdi. “She Never Met a Man (She Didn’t Like)”, “If I Lose My Mind” ve “My Blue Ridge Mountain Boy” gibi parçalarla birlikte albüm, Parton’ın Appalachian köklerini, yalın country düzenlemelerini ve doğrudan kalbe ulaşan söz yazarlığını ortaya koyuyor. Bugün “Jolene”, “I Will Always Love You” ve “9 to 5” gibi klasiklerin gölgesinde kalmış görünse de “Coat of Many Colors”, Dolly Parton’ın neden yalnızca bir country yıldızı değil, Amerikan popüler müziğinin en önemli şarkı yazarlarından biri olduğunu anlamak için en doğru başlangıç noktalarından biri. Parton’ın çocukluk anılarından yola çıkarak yazdığı “Coat of Many Colors”, Library of Congress tarafından 2011’de National Recording Registry’ye alındı.
...
MUTLAKA DİNLENMELİ:
- Kovacs “Child of Sin”
Wolf Recordings
Kovacs’ın üçüncü stüdyo albümü “Child of Sin”, sanatçının karanlık soul çizgisini kişisel hikâyeler ve daha sert dramatik dokularla buluşturduğu çalışmalarından biri. Albümün merkezindeki aynı adlı parçada Rammstein solisti Till Lindemann’ın İngilizce vokali Kovacs’ın kırılgan ve yoğun yorumuyla karşı karşıya geliyor; piyano, yaylılar ve koro dokularıyla ilerleyen şarkı albümün karanlık atmosferini de özetliyor. “Fragile”, “Goldmine”, “Bang Bang”, “Freedom” ve “Love Parasite” gibi parçaların eşlik ettiği albüm, Kovacs’ın ilk dönemindeki retro soul ve noir estetiğini korurken anlatımını daha kişisel ve sert bir noktaya taşıyor. “Child of Sin”, sanatçının 2015 tarihli “Shades of Black” ve 2018 tarihli “Cheap Smell” sonrasında geçirdiği dönüşümü izlemek için de iyi bir durak. Mutlaka dinlemelisiniz.
...
YERLİ ÇIKIŞLAR:
- Anıl Piyancı & Efe Parlakdemir “Senin Olmama Rağmen”
Sony Music Türkiye
Türkçe rap sahnesinin deneyimli isimlerinden Anıl Piyancı ile müzik kariyerinin ilk şarkısını yayınlayan Efe Parlakdemir’i buluşturan “Senin Olmama Rağmen”, iki farklı kuşağın ve vokal karakterinin kesiştiği bir çalışma. Sosyal medyada ürettiği içeriklerle geniş bir takipçi kitlesine ulaşan Parlakdemir, ilk profesyonel müzik adımında Piyancı ile birlikte, aşkın içindeki sahip olma ve ait olamama çelişkisini merkeze alıyor. Söz ve bestesi Reşit Kemal Kırık, düzenlemesi Ufuk Kevser’e ait şarkı, “Senin olmama rağmen, benim olmaman” fikrinden hareketle romantik olduğu kadar kendinden emin ve meydan okuyan bir anlatı kuruyor. İki sanatçının birbirinden ayrışan vokal tavırları parçaya belirgin bir karakter kazandırırken, Yusuf Can Güneş yönetmenliğindeki klip de şarkının hikâyesini görsel bir dünyaya taşıyor. 21 Ağustos’ta yayımlanan “Senin Olmama Rağmen”, Anıl Piyancı’nın rap deneyimiyle Efe Parlakdemir’in müzik sahnesine ilk adımını aynı parçada buluşturması açısından da dikkat çekiyor.
...
- Okan Albayrak “Gitmem Lazım”
Bağımsız
İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda eğitim alan Okan Albayrak, yeni teklisi “Gitmem Lazım” ile kendi müzikal kimliğini öne çıkardığı yeni bir döneme adım atıyor. Modern ve sade pop dokusunu duygusal bir anlatımla buluşturan şarkı, biten bir ilişkinin ardından geçmişe ve geride bırakılması gereken duygulara veda etme kararını anlatıyor. Söz, müzik, aranje, mix ve mastering çalışmaları Albayrak’a ait olan parça, vokalin ön planda tutulduğu yalın düzenlemesiyle duyguyu gereksiz biçimde kalabalıklaştırmadan aktarıyor. Murat Boz, Soner Sarıkabadayı ve Gökhan Tepe gibi sanatçılara sahne ve vokal desteği veren Albayrak, yıllar içinde edindiği performans ve stüdyo deneyimini bu kez kendi şarkısına taşıyor. “Gitmem Lazım”, yalnızca bir ayrılık şarkısı değil; ilerleyebilmek için bazen geçmişi geride bırakmanın zorunluluğunu hatırlatan kişisel bir yüzleşme.
...
- Jabbar “Bu Gece”
Universal Music Türkiye
“Raf”, “Cesaretsizce Olmuyor” ve “Geçmiş Değişmez” gibi şarkılarıyla tanınan Jabbar, “Ekseri” albümünün ardından solo kariyerinin yeni dönemini Sezen Aksu ve Onno Tunç imzalı “Bu Gece” ile açıyor. Türk popunun zamansız klasiklerinden birini özgün kimliğini koruyarak yeniden yorumlayan sanatçı, parçanın nostaljik dokusunu modern prodüksiyon anlayışıyla buluşturuyor. Jabbar’ın karakteristik vokali, yıllar içinde farklı yorumcular tarafından seslendirilen şarkıya daha güncel ve kişisel bir atmosfer kazandırırken, “Bu Gece” vintage pop duyarlılığı ile bugünün Türkçe pop sound’unu aynı potada eritiyor.
...
- Rıza Sarıtaş & Faya “Nazar”
Pasaj Müzik
Rıza Sarıtaş ile Atina’da yaşayan Tunuslu şarkıcı-söz yazarı Faya’nın ilk ortak çalışması “Nazar”, Türkçe, Arapça ve İngilizceyi aynı şarkının içinde buluşturan modern bir pop parçası. Sıcak ve romantik atmosferiyle farklı kültürlerden iki sanatçının ortak bir duyguda nasıl buluşabileceğini gösteren şarkı, aşkı dil ve coğrafya sınırlarının ötesine taşıyor. Sözleri Rıza Sarıtaş ve Faya’ya, müziği Rıza Sarıtaş’a, düzenlemesi Kerem Çakıroğlu’na ait olan “Nazar”, aynı zamanda Faya’nın profesyonel müzik kariyerindeki ilk yayımlanan şarkı. İstanbul’dan Atina’ya uzanan bu müzikal buluşma, iki farklı kültürün sesini güncel pop estetiğinde bir araya getiriyor.
...
- Kubat “İki Çocuk”
Bayhan Müzik & Avrupa Müzik
Teoman’ın hafızalarda yer eden eserlerini farklı sanatçıların yorumlarıyla yeniden buluşturan “Teoman Şarkıları” projesinin yeni konuğu Kubat. Teoman’ın 10 Haziran’da Tüpraş Stadyumu’ndaki konserinde ilk kez seslendirilen “İki Çocuk”, bu kez Kubat’ın güçlü ve kendine özgü vokaliyle yeniden hayat buluyor. 17 yaşında idam edilen Erdal Eren ile aynı olayda yaşamını yitiren Zekeriya Önge’ye ithaf edilen ve Teoman’ın toplumsal duyarlılığını yansıtan şarkı, Kubat’ın yorumuyla farklı bir müzikal karakter kazanıyor. Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle yayınlanan çalışma, Teoman’ın kuşaklar boyunca karşılık bulan repertuvarını farklı yorumcular üzerinden yeniden keşfetme imkânı sunuyor.
...
- Murat Ceylan Wish “İyi Köpek”
Bağımsız
Murat Ceylan Wish’in 10 yıllık aranın ardından yayımladığı ilk Türkçe tekli “İyi Köpek”, sanatçının hazırladığı yeni Türkçe albümün habercisi olurken alışkanlıklarımız, bağlılıklarımız ve kendi yarattığımız sınırlar üzerine sert bir sorgulama getiriyor. “Görünmez tasma” metaforu üzerinden, kopmak istediği halde geçmişin bağlarından kurtulamayan insanın çelişkilerini ele alan şarkı, dinleyiciyi yalnızca başkalarının koyduğu sınırları değil, kendi isteğiyle sürdürdüğü bağlılıkları da düşünmeye çağırıyor. Söz ve müziği Murat Ceylan Wish’e ait olan “İyi Köpek”in düzenlemesi Umut Er ile sanatçı tarafından yapılırken, prodüksiyonda Murat Ceylan Wish, Umut Er ve Burçin Gülbahar yer alıyor. Kısa süre önce yayımlanan İngilizce “Quiet Symphony” albümünün ardından gelen çalışma, Ceylan Wish’in Türkçe üretim dönemine daha deneysel ve eleştirel bir kapı açıyor.
...
- Özgür Aydın “Biophile”
On Air Music Co.
Özgür Aydın’ın onuncu stüdyo albümü “Biophile”, blues ve rock köklerinden beslenen enstrümantal müziğini doğaya ve yaşama duyulan sevgi etrafında şekillendiriyor. Dokuz yeni bestenin yanı sıra “Revisited”ın remaster versiyonunu da içeren on parçalık albüm, büyük anlatılar yerine gündelik hayatın içinde fark edilmeyi bekleyen küçük anlara, doğayla kurulan duygusal bağa ve yaşamın kendisine odaklanıyor. Aydın’ın bestelerden enstrüman kayıtlarına, düzenlemelerden prodüksiyona kadar kendi imzasını taşıyan çalışma, Antalya’daki Supernova Music Lab’de hayata geçirilmiş. Albümün öne çıkan parçalarından “Fly A Kite”ın Apple Music ve fizy seçkilerinde yer alması, “Biophile”ın uluslararası alanda Global Music Awards 2026’da Jazz/Blues kategorisinde “Jury Honorable Award” kazanması da albümün dikkat çeken durakları arasında. Sözsüz anlatımın gücüne yaslanan “Biophile”, blues ve rock dinleyicilerine doğayla daha sakin, daha kişisel bir müzikal bağ kurma fırsatı sunuyor.
...
- Çağrı Ünsal “ Kan Revan”
Garaj Müzik
Şarkıcı, söz yazarı ve besteci Çağrı Ünsal’ın yeni teklisi “Kan Revan”, ayrılığın ardından geride kalan sessizlik, özlem ve içsel çatışmayı atmosferik bir müzik diliyle anlatıyor. Söz, müzik ve aranjesi sanatçının kendisine ait olan şarkı, duyguyu doğrudan tarif etmek yerine dinleyicinin kendi hikâyesine alan açıyor. Sade sözleri, güçlü melodik yapısı ve sinematik atmosferiyle öne çıkan “Kan Revan”, Çağrı Ünsal’ın türlerin sınırlarından çok şarkının hikâyesine odaklanan müzikal yaklaşımını yansıtıyor. Klibin yönetmenliğini de üstlenen sanatçı, parçanın duygusal dünyasını görsel anlatımla tamamlıyor. “Kan Revan”, bir ayrılık hikâyesinden yola çıkarken dinleyiciyi kendi anıları ve yarım kalmış duygularıyla baş başa bırakan bir çalışma.
...
- Ayşe Hatun Önal, Çodur & Ozan Bayraşa “Çıktı Yangınlar”
Sony Music Türkiye
Ayşe Hatun Önal, Çodur ve Ozan Bayraşa’nın buluştuğu “Çıktı Yangınlar”, elektronik pop ile modern rap dokusunu bir araya getiren enerjik bir yaz parçası olarak öne çıkıyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan şarkı, yayınlanmasının ardından dijital platformlarda yakaladığı ivmeyi radyo ve müzik kanallarındaki görünürlüğüyle de desteklerken, fizy’de geçtiğimiz haftanın en çok paylaşılan şarkısı olarak zirveye yerleşti. Ayşe Hatun Önal’ın kendine özgü vokal karakteri, Çodur’un rap yaklaşımı ve Ozan Bayraşa’nın prodüksiyonu parçaya farklı müzikal dünyaların kesişiminden doğan dinamik bir yapı kazandırıyor. “Çıktı Yangınlar”, özellikle yaz enerjisini koruyan ritmi ve pop ile rap arasında kurduğu geçiş sayesinde sezonun dikkat çeken ortak çalışmalarından biri.
...
- Radikal “Korkmam Ben”
Universal Music Türkiye
“HAYRAN” ile çıkış yapan dört kişilik erkek grubu Radikal, “Korkmam Ben” ile 2000’ler Türkçe popunun yıldız enerjisini güncel T-pop sound’uyla buluşturuyor. Söz ve müziği Vedat Çelik’e, prodüksiyonu Berkin Laleli’ye ait şarkı; grubun Hande Yener’le aynı sahneyi paylaşmasının ve Red Bull Dance Your Style performanslarının ardından gelen yeni adımı. Sosyal medyada duyurusuyla viral etkileşim yakalayan “Korkmam Ben”, Radikal’in genç ve dinamik kimliğini dans odaklı bir pop anlayışıyla pekiştirirken, grubun ilk klibi “Hayran”da da yönetmen koltuğunda bulunan Cenan Çelik’in imzasını taşıyan videosuyla eşlik ediyor.
...
- Anjelika Akbar & Suren Maksutov “Uletay” (Burak Cilt Remix)
Pasaj Müzik
Anjelika Akbar’ın 432 Hz frekansıyla hazırlanan “Aforizmalar 432” albümünde Suren Maksutov ile seslendirdiği “Uletay”, bu kez Burak Cilt’in elektronik dokunuşuyla yeni bir kimlik kazanıyor. Parçanın mistik ve zamansız atmosferini koruyan remix, chill, organic ve melodic house unsurlarını bir araya getirerek eseri daha modern, sıcak ve groove odaklı bir zemine taşıyor. Burak Cilt’in Enigma’nın “Sadeness” atmosferinden ilham alarak hazırladığı çalışma; gün batımı, yaz akşamları, uzun yolculuklar ve sahil atmosferlerini çağrıştıran rahatlatıcı yapısıyla öne çıkıyor. Akbar’ın klasik ve elektronik müzik arasında kurduğu özgün bağın yeni bir halkası olan “Uletay (Burak Cilt Remix)”, mistik bir melodiyi günümüz elektronik müzik estetiğiyle buluşturan keyifli bir yeniden yorum.
...
- Bade “sevdan yalan”
Bağımsız
Bade’nin “Divane” projesi öncesinde yayımladığı üçüncü ve son tekli “sevdan yalan”, çağdaş R&B’yi Yeşilçam’ın nostaljik dünyasıyla buluşturan atmosferik bir çalışma. Türkçe ve İngilizcenin iç içe geçtiği şarkı, çelişkili mesajlar, tutulmayan sözler ve duygusal tükenmişlik üzerinden belirsiz bir ilişkinin gelgitlerini anlatıyor. Dingin dokuların glitch efektleri ve giderek yoğunlaşan prodüksiyonla birleştiği parçada, 1967 yapımı Kolejli Kızın Aşkı filminden alınan Filiz Akın ve Ayhan Işık diyaloğu da hikâyeye sinematografik bir katman ekliyor. Nacho Larraza ve Markel Badallo’nun prodüksiyon ve miks çalışmalarıyla şekillenen “sevdan yalan”, Bade’nin katmanlı vokal kullanımını alternatif R&B’nin modern ses dünyasıyla birleştirirken, geçmişin tanıdık bir Yeşilçam anını bugünün müziğinin içine taşıyor.
...
- Şenay Lambaoğlu “Kimse Bilmez”
Ada Müzik
Şenay Lambaoğlu, Hayyam’ın yüzyılları aşan dizeleriyle Mehmet Güreli’nin zamansız bestesini “Kimse Bilmez”de buluşturuyor. Uzun yıllardır konser repertuvarında yer alan ve dinleyicilerin özellikle eşlik ettiği eser, Lambaoğlu’nun duru ve kendine özgü vokal yorumuyla yeni bir soluk kazanıyor. Düzenlemesi Erdem Sökmen’e ait olan kayıtta Turgut Alp Bekoğlu davulda, Eylem Pelit bas gitarda ve Halil İbrahim Işık flugelhorn’da yer alıyor. Ada Müzik Stüdyosu’nda kaydedilen çalışma, Hayyam’ın şiirsel dünyasını Mehmet Güreli’nin melodisiyle korurken Lambaoğlu’nun caz ve folk arasında şekillenen müzikal diliyle esere güncel bir karakter kazandırıyor. “Kimse Bilmez”, başka kuşakların hafızasında yer etmiş bir şarkıyı yalnızca yeniden söylemek yerine, onu yeni bir yorumla bugünün dinleyicisiyle buluşturuyor.
...
- İdil Güney Şimşek “Yeniden”
On Air Music Co.
İdil Güney Şimşek’in beş yıllık doktora yolculuğunun ardından bestelediği “Yeniden”, kişisel bir teşekkürün senfonik müziğe dönüşmüş hali. Şükran duygusundan yola çıkan eser, bestecinin eşi Eray’a, ailesine, sevdiklerine ve ilham kaynaklarına duyduğu minnettarlığı müzik aracılığıyla ifade ederken, aynı zamanda yaşamın yeniden anlam bulmasına ilişkin daha geniş bir düşünce alanı açıyor. Düzenlemesini Turhan Yükseler’in yaptığı ve Turhan Yükseler Filarmoni Orkestrası tarafından yorumlanan eser, Doğu ve Batı arasındaki ayrımların ötesinde ortak bir anlam ve iç huzur arayışını odağına alıyor. Umudu koruma, yaratılışın anlamını sorgulama ve yeniden başlayabilme fikri etrafında şekillenen “Yeniden”, sözden çok orkestral anlatımın gücüne yaslanan, kişisel hikâyesini evrensel bir duyguya dönüştüren bir çalışma.
...
- Çetin Dilsiz “Alayı Gelsin”
Garaj Müzik
Alternatif müzik sahnesinde üretimleriyle dikkat çeken Çetin Dilsiz, Batuhan Mutlugil imzalı “Alayı Gelsin”i kendi müzikal yaklaşımıyla yeniden yorumluyor. Parçanın orijinal yapısına sadık kalan yeni versiyonda elektro gitarlar belirginleşirken, keman dokunuşları şarkının duygusal katmanını güçlendiriyor. Tanıdık melodiyi koruyup sound dünyasını değiştiren çalışma, bir cover’ın yalnızca yeniden seslendirme değil, parçaya yeni bir işitsel kimlik kazandırma imkânını da ortaya koyuyor. Çetin Dilsiz’in yorumu, “Alayı Gelsin”i alternatif müzik ekseninde yeniden keşfetmek isteyenler için farklı bir dinleme deneyimi sunuyor.
...
- Güncel Gürsel Artıktay “Bana Yabancı”
Sony Music Türkiye
Güncel Gürsel Artıktay, “Bana Yabancı” ile karşılığı olmayan bir duygunun insanın içinde nasıl büyüyebileceğini anlatan, içe dönük ve atmosferik bir şarkıya imza atıyor. Birbirinden uzak iki hayat arasındaki mesafeyi merkeze alan parça, sevilen kişinin başka kollara ve başka yollara ait olduğunu bilmenin yarattığı sessiz kırılganlığı öne çıkarıyor. Gece yarısı karanlık bir odaya dolan bir ses, zihinden silinmeyen gözler ve yalnızca bir tarafın içinde büyüyen bağ üzerinden ilerleyen şarkı, büyük sözlerden çok bastırılmış bir duygunun ağırlığıyla etkili oluyor. Artıktay’ın doğrudan ve samimi vokal anlatımı da bu hikâyeyi gösterişli bir aşk şarkısından çıkarıp, uzaktan sevmenin ve hiçbir zaman ortak bir hayata dönüşmeyecek bir bağın hüznüne dönüştürüyor. 14 Ağustos’ta yayınlanan “Bana Yabancı”, sessizliği ve mesafeyi de müziğin bir parçası haline getiren çalışmalardan.
...
- Lvbel C5 & AKDO “5 YILDIZ”
Universal Music Türkiye
Türk hip-hop sahnesinin öne çıkan ikilisi Lvbel C5 ve AKDO, “5 YILDIZ” ile yüksek enerjili, gece sürüşlerinin atmosferini taşıyan yeni bir ortak çalışmaya imza atıyor. “BABAYLA ZOR YARIŞIRLAR” albümünün ardından Mohamed Ramadan’la “PSS PSS”, DYSTINCT’le “GEL GEL GEL” parçalarında buluşan ikili, 14 Ağustos’ta yayınlanan yeni şarkıda kendi çizgilerini daha da hareketli bir sound’la ileri taşıyor. Lvbel C5’in şehir geceleri, otomobil ve eğlence kültürüyle özdeşleşen müzikal dünyasını AKDO’nun prodüksiyon yaklaşımıyla birleştiren “5 YILDIZ”, ritmi ve yükselen enerjisiyle özellikle yaz gecelerine eşlik edecek bir hip-hop parçası.
...
- Asya Sokol “Sevenler Ağlarmış”
Pasaj Müzik
Feridun Hürel’in unutulmaz eserlerinden “Sevenler Ağlarmış”, Asya Sokol’un yorumuyla yeni kuşağın dinleme dünyasına taşınıyor. Pasaj Müzik etiketiyle yayımlanan “Feridun Hürel Albüm II” projesinin yeni teklisi olan çalışma, sevginin yalnızca mutluluk değil; özlem, kırgınlık ve gözyaşı gibi duyguları da beraberinde getiren kırılgan yönüne odaklanıyor. Sade anlatımı ve tekrarlanan nakaratıyla şarkının duygusal çekirdeğini koruyan Sokol, kendi yorumuyla esere samimi ve güncel bir karakter kazandırıyor. Süheyl Atay’ın prodüktörlüğündeki albümde 15 farklı sanatçı, Feridun Hürel’in repertuvarını kendi müzikal kimlikleriyle yeniden yorumlarken “Sevenler Ağlarmış”, Anadolu rock mirasının kuşaklar arasında nasıl yeniden dolaşıma girebildiğinin dikkat çekici örneklerinden biri.
...
- Alihan İnanlı “Miras (Legacy)”
Bağımsız
Alihan İnanlı’nın tamamı kendi bestelerinden oluşan “Miras (Legacy)”, enstrümantal müziği merkeze alan 11+1 parçalık bir albüm. Sözlerin yönlendirmesinden uzaklaşarak melodinin, enstrümanların ve atmosferin anlatım gücüne odaklanan çalışma, İnanlı’nın besteci kimliğini ön plana çıkarıyor. Albümde yer alan her parçanın sanatçının kendi imzasını taşıması, “Miras”ı yalnızca yeni bir albüm değil, kişisel bir müzikal birikimin kaydı haline getiriyor. Enstrümantal müziğin farklı ruh hallerine ve dinleme biçimlerine açık dünyasını keşfetmek isteyenler için albüm, baştan sona dinlenebilecek bütünlüklü bir çalışma.
...
- Umut “Saklı Deniz”
On Air Music Co.
İzmirli müzisyen Umut’un çıkış şarkısı “Saklı Deniz”, alternatif rock zemininde karşılıksızlık, özlem ve içe atılmış duyguların izini sürüyor. Şarkı, sevdiği kadının mevcut ilişkisinde kendisini değersiz ve sevgisiz hissettiğini düşünen bir karakterin gözünden anlatılıyor. Deniz, girdap, rüzgâr, karanlık ve ışık gibi imgelerle örülen sözler, dile getirilemeyen kırgınlıkları ve geçmişle hesaplaşmayı metaforik bir aşk hikâyesine dönüştürüyor. Söz ve müziği Umut Yaralıoğlu’na, düzenlemesi ise İbrahim Ünverdi ve Umut Yaralıoğlu’na ait olan “Saklı Deniz”, gitar merkezli müzikal geçmişinin ardından kendi şarkılarını üretmeye başlayan genç bir müzisyenin alternatif rock dünyasına attığı ilk adım.
...
- Zaaf “Al Bu Can Senin Olsun”
Garaj Müzik
Alternatif sahnenin dikkat çeken gruplarından Zaaf, “Al Bu Can Senin Olsun” ile 70’ler ve 80’lerin soft rock ruhunu güncel bir prodüksiyon anlayışıyla yeniden yorumluyor. Analog dokular, atmosferik gitarlar ve sıcak enstrümantasyon üzerine kurulan şarkıda kadın ve erkek vokallerin karşılıklı anlatımı, özlem, bağlılık ve kabulleniş duygularını güçlendiriyor. Geçmişin izlerinden kurtulamayan bir karakterin iç dünyasına odaklanan parça, “Bir tek senin hâtıran yeter” nakaratıyla duygusal merkezini belirginleştiriyor. Anadolu rock ve vintage soft rock mirasından beslenen “Al Bu Can Senin Olsun”, psychedelic rock katmanları ve sinematik atmosferiyle Zaaf’ın nostaljik ama çağdaş müzikal kimliğini yansıtan bir çalışma.
...
- TUANA “bu dünya yıkılsa üzülmem”
Bağımsız
TUANA’nın yeni döneminin ilk adımı olan “bu dünya yıkılsa üzülmem”, vintage bossa nova esintilerini modern pop altyapısıyla buluşturan renkli ve sinematik bir tekli. Söz ve bestesi sanatçının kendisine ait olan şarkı, dünyanın bütün karmaşasına karşı birlikte durmayı seçen iki sevgilinin, adeta kendi kurdukları paralel evrende yaşadığı aşkı anlatıyor. Hafif, oyuncu ve meydan okuyan tavrıyla dikkat çeken parça, TUANA’nın müzikal kimliğinin yanı sıra görsel dünyasını da yeni bir aşamaya taşıyor. Burak Kılıçkaya yönetmenliğindeki klipte gerçek patlama efektleri ve aksiyon sahneleri kullanılırken, sanatçının kısa süre önce geçirdiği operasyona rağmen sahnelerde dublör kullanmaması yapımın dikkat çeken ayrıntılarından biri. “bu dünya yıkılsa üzülmem”, pop müziğin tanıdık sınırlarının dışına çıkmaya çalışan TUANA’nın yeni dönemine dair merak uyandıran bir başlangıç.
...
YABANCI ÇIKIŞLAR:
- Angèle “Une seule vie”
Angèle VL Records / Sony Music
Belçikalı pop yıldızı Angèle, 16 Ekim’de yayımlanacak yeni albümü INSTINCT’in ikinci ön izlemesi “Une seule vie” ile elektronik pop dünyasının kapısını biraz daha aralıyor. Haziran ayında yayımlanan “Dis-Le”nin içgüdülere kulak verme fikrini sürdüren parça, bu kez düşünmekten çok harekete geçmenin peşine düşüyor. Angèle’in kendi kuşkularını, gerçeklikle ve yanılsamalarla ilişkisini bir düşünce akışı halinde anlattığı şarkı, Tristan Salvati’nin prodüksiyonunda dans pistine göz kırpan enerjik bir pop yapısına kavuşuyor. Parçaya Thomas Mailaender imzalı, tamamen 16 mm filmle çekilen ve anılarla zihinsel imgelerin gerçek dünyaya karıştığı sürrealist bir atmosfer kuran video eşlik ediyor. Üstelik klip, 12 Ağustos’ta Avrupa semalarında gerçekleşen tam Güneş tutulmasını da çekimler sırasında analog filmle kaydederek, albümün temel meselelerinden biri olan zaman, hafıza ve dönüşüm kavramlarını müziğin dışına taşıyor. INSTINCT ise Angèle’in beklentiler, performans baskısı ve dış dünyanın gürültüsünden sıyrılarak içgüdülerine dönme arzusunu merkezine alıyor; elektronik altyapılar ve albümün görsel dünyasında öne çıkan krom malzeme, bu dönüşümün hem soğuk hem de özgürleştirici yüzünü temsil ediyor.
...
- Sam Smith “Hazel Eyes”
Capitol Records UK
Sam Smith, beşinci stüdyo albümü “Hazel Eyes” ile kariyerinde daha kişisel ve üretim sürecine daha fazla dahil olduğu yeni bir döneme giriyor. 21 Ağustos’ta yayınlanan 12 parçalık albüm, “My Guy”, “Oh Mother” ve “When He’s Gone” teklileriyle işaret edilen bu yeni sound dünyasını genişletirken, çalışmaların önemli bir bölümü New York’ta Feist ve Shahzad Ismaily’nin katkılarıyla şekillendi. Smith’in son üç yıldır küçük bir yaratıcı ekiple sürdürdüğü yazım ve prodüksiyon sürecinin ürünü olan Hazel Eyes, sanatçının yalnızca yorumcu olarak değil, albümün yaratım sürecinde daha fazla sorumluluk üstlenen bir müzisyen olarak kendini yeniden konumlandırdığı, içe dönük ve kişisel bir çalışma.
...
- KATSEYE “WILD”
HYBE x Geffen Records
KATSEYE, 14 Ağustos’ta yayınlanan yeni EP’si “WILD” ile uluslararası pop sahnesindeki yükselişini sürdürüyor. 2025 tarihli ve dünya listelerinde başarı yakalayan BEAUTIFUL CHAOS’un ardından gelen çalışma, grubun Coachella’daki “PINKY UP” performansıyla başlayan yeni dönemini müziğe taşıyor. KATSEYE’ın çok kültürlü yapısını modern pop, dans ve güçlü görsel estetikle birleştiren WILD, grubun küresel ölçekte oluşturduğu kimliği daha da belirginleştirirken, 12 Ağustos’ta sinemalarda gösterime giren “KATSEYE: WILD HEARTS” filmiyle paralel ilerleyen yeni bir dönemin de müzikal ayağını oluşturuyor.
...
YENİ KLİPLER:
- Allame & Sagopa Kajmer “Bir Şansım Daha Olsa”
Sony Music Türkiye
Türkçe rap’in iki karakteristik kalemi Allame ve Sagopa Kajmer, “Bir Şansım Daha Olsa” ile yıllardır kendi yollarında geliştirdikleri anlatım biçimlerini aynı hikâyede buluşturuyor. Geçmişle hesaplaşma, pişmanlıklar ve kaçırılmış ihtimaller üzerine kurulan parça, adını aldığı soruyu bir dilekten çok iç hesaplaşmanın ifadesine dönüştürüyor. Allame’nin keskin ve doğrudan rap tavrı, Sagopa Kajmer’in daha içe dönük ve yoğun lirik dünyasıyla yan yana geldiğinde, şarkının merkezindeki ‘yeniden başlayabilme’ arzusunu farklı açılardan duyuruyor. İki sanatçının kendi üsluplarından vazgeçmeden ortak bir ruh halinde buluşması, parçanın asıl gücünü oluşturuyor. 28 Ağustos’ta şarkıyla eş zamanlı yayımlanan video klip ise “Bir Şansım Daha Olsa”nın geçmiş, pişmanlık ve ikinci ihtimal duygularını görsel bir anlatımla destekliyor. Türkçe rap’in iki önemli ismini uzun zamandır beklenen bir ortak çalışmada buluşturan parça, özellikle söz odaklı rap dinleyicileri için haftanın dikkat çeken işlerinden.
...
GELİŞMELER:
- “Biophile”e Global Music Awards’tan ödül
Özgür Aydın’ın On Air Music Co. etiketli onuncu stüdyo albümü “Biophile”, Global Music Awards 2026’da Jazz/Blues kategorisinde “Jury Honorable Award” ile ödüllendirildi. Blues ve rock eksenli enstrümantal anlatımını yaşam sevgisi ve doğayla kurulan bağ üzerinden sürdüren sanatçı, albümde dokuz yeni bestesini daha önce yayımlanan “Revisited”ın remaster versiyonuyla bir araya getiriyor. Antalya’daki Supernova Music Lab’de bestelerden kayıtlara, düzenlemelerden prodüksiyona ve kapak tasarımına kadar sanatçının kendi çalışmalarıyla hazırlanan albüm, Özgür Aydın’ın Global Music Awards’dan aldığı üçüncü uluslararası ödül olma özelliğini de taşıyor. “Biophile”, ödülün ardından sanatçının enstrümantal dünyasını keşfetmek isteyenler için dikkat çekici bir dinleme önerisi.
...
- VMA’da Tahtın İki Güçlü Adayı: Madonna ve Taylor Swift
2026 MTV Video Music Awards adaylıklarında zirve yine iki pop ikonunun: Madonna 11, Taylor Swift ise 9 adaylık elde etti. Madonna, “Confessions II - The Film” ile Yılın Videosu ve Yılın Sanatçısı başta olmak üzere 11 kategoride yarışırken, Swift “The Fate of Ophelia” ile Yılın Videosu, Yılın Sanatçısı ve En İyi Pop dahil dokuz dalda aday gösterildi. Madonna’nın adaylıkları, 19 rekabetçi VMA ödülüne sahip sanatçının koleksiyonunu genişletme fırsatı sunarken, Swift 30 Moon Person’lık rekorunu daha da ileri taşımaya hazırlanıyor. İki yıldızın da yarıştığı Yılın Videosu ve Yılın Sanatçısı kategorileri, 27 Eylül’de Los Angeles’ta düzenlenecek törenin en merak edilen rekabetlerinden biri olacak.
...
- Sibel Can ve Eypio’nun “Kıyamam”ı 30 milyona yaklaştı
Sibel Can ile Eypio’nun sekiz yıl aradan sonra yeniden bir araya geldiği “Kıyamam”, dijital platformlardaki yükselişini radyo ve müzik kanallarında da sürdürüyor. Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan şarkı, kısa sürede 30 milyon dinlenmeye yaklaşırken Radiomonitor Türkiye Resmi Listesi’nin 7-13 Ağustos haftasında bir önceki haftaya göre üç basamak yükselerek beşinci sıraya çıktı. 32 istasyonda 651 kez çalınan ve yüzde 11’lik artış kaydeden “Kıyamam”, yayımlandığı ilk haftada da 5 milyona yakın dinlenmeye ulaşmıştı. Spotify, YouTube Music, fizy, Muud ve Apple Music listelerinde yer alan şarkı, YouTube Dünya Müzik Listesi’nde ilk 100’e girmeyi de başardı. Söz ve müziği Eypio’ya, düzenlemesi Umut Timur’a ait “Kıyamam”, Sibel Can’ın güçlü vokaliyle Eypio’nun rap yorumunu buluşturuyor.
...
- Türkiye’den 12 müzik insanı Grammy’nin değerlendirme sürecinde
Türk müzik sektörü açısından dikkat çekici bir gelişme yaşandı. All Stars Music Türkiye ile Recording Academy iş birliği kapsamında Büşra Kayıkçı, Edis, Hadise, Kum, Mabel Matiz, Mert Demir, Melike Şahin, Murat Ertel, Orkun Tunç, Ozan Doğulu, Sıla ve Toygar Işıklı, Recording Academy’nin 2026 üyelik sınıfına dahil edildi. Böylece Türkiye’den ilk kez farklı tür ve yaratıcı disiplinlerden müzik profesyonelleri, GRAMMY Ödülleri için uygun çalışmalarını değerlendirmeye sunabilecek ve Akademi’nin oylama süreçlerinde yer alabilecek. 69. GRAMMY Ödülleri için adayların 16 Kasım 2026’da açıklanması, ödül töreninin ise 7 Şubat 2027’de gerçekleştirilmesi planlanıyor. Recording Academy Global Genel Müdürü Taymoor Marma, Türkiye’nin zengin müzik mirasına ve yaratıcı potansiyeline dikkat çekerken, All Stars Music Türkiye Başkanı Mine Aksoy da iş birliğinin Türk müzik yaratıcılarının küresel müzik topluluğundaki görünürlüğü açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
...
- Kenan Doğulu kataloğu Universal Music Publishing Group tarafından temsil edilecek
Kenan Doğulu’nun 30 yılı aşkın kariyerine yayılan eserleri, Universal Music Publishing Group’un Türkiye birimi Universal Music Publishing Türkiye tarafından dünya çapında temsil edilecek. Yapılan edisyon anlaşması, sanatçının mevcut kataloğunun yanı sıra gelecekte yayımlayacağı eserleri de kapsıyor. “Ara Beni Lütfen”, “Baş Harfi Ben”, “Tutamıyorum Zamanı”, “Kurşun Adres Sormaz ki”, “Aşkım Aşkım”, “Yaparım Bilirsin”, “Kandırdım”, “Aşk Oyunu”, “Şans Meleğim”, “Pamuk”, “Güzeller İçinden” ve “Aşk Kokusu” gibi Türkçe popun hafızasında yer eden şarkıları bulunan Doğulu’nun eserleri, bu anlaşmayla uluslararası müzik yayıncılığı ağına taşınacak. Universal Music Publishing Türkiye Genel Müdürü Selim Serezli, anlaşmanın Doğulu’nun Türk müzik kültüründeki yerini güçlendirmeyi ve şarkılarının dünya genelinde daha geniş kitlelere ulaşmasını hedeflediğini belirtti.
..
- Genç Caz+’ın 2026 seçkisi belli oldu
İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlediği 33. İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen Genç Caz+ programının 2026 seçkisi açıklandı. Programın 24. yılında, 3 Mayıs’ta Salon İKSV’de düzenlenen değerlendirme konserinin ardından Dandefuse, Efe Erdem Quintet, Füniküler, One Two Trio, Teselli ve Time Circle festival kapsamında sahne almaya hak kazandı. Rönesans Gayrimenkul’ün Yeni Sahne Partnerliği katkısıyla gerçekleştirilecek Parklarda Caz konserlerinde 4 ve 5 Temmuz’da Ataşehir Amfili Park ile İBB Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda dinleyiciyle buluşacak gruplar, aynı zamanda Universal Music Türkiye iş birliği ve İKSV Genç Sanatçı Fonu desteğiyle hazırlanacak “Genç Caz+ 26” albümü için özgün eserlerini stüdyoda kaydetme fırsatı bulacak. Sonbaharda yayınlanması planlanan albüm, genç müzisyenlerin profesyonel üretim süreçlerine dahil edilmesini hedefliyor. 28 yaş ve altındaki amatör veya yarı profesyonel müzisyenlere yönelik Genç Caz+, 24 yılda 100’ü aşkın sanatçı ve topluluğun festival sahnesine çıkmasını sağlarken, Ozan Musluoğlu, Gevende, Büşra Kayıkçı, Çağrı Sertel ve Hakan Başar gibi isimlerin kariyerlerinde de önemli bir basamak oldu.
...
- Cenk Eren’in yeni menajeri Özgür Aras
30 yıllık sahne kariyeriyle Türk pop ve eğlence müziğinin deneyimli isimlerinden Cenk Eren’in menajerlik ve iletişim çalışmalarını bundan böyle Özgür Aras PR yürütecek. Türk sanat müziğinden popa, nostaljik eserlerden güncel şarkılara uzanan geniş repertuvarı ve yüksek sahne enerjisiyle özellikle otel, gala, kurumsal etkinlik ve özel davetlerin aranan isimleri arasında yer alan Eren, kariyerinin yeni döneminde de sahne çalışmalarını sürdürecek. Sanatçının yıllar içinde gerçekleştirdiği “Repertuvar” projesi kapsamında Tanju Okan, Ferdi Özbeğen ve Selda Bağcan’ın eserlerini yeniden yorumladığı çalışmalar da kariyerinin önemli projeleri arasında bulunuyor.
...
PERFORMANS:
- Alizade’den Sziget’te dikkat çeken performans
Azerbaycanlı rap sanatçısı Alizade, Avrupa’nın önemli müzik festivallerinden Sziget’te sahne alarak Türkiye ve Azerbaycan’ı temsil etti. Budapeşte’deki performansında baştan aşağı kırmızı kostümü ve gözlerini kırmızı bir bantla kapattığı sahne görüntüsüyle dikkat çeken sanatçı, enerjik şovuyla festival izleyicisinden ilgi gördü. Konserden paylaşılan görüntüler kısa sürede sosyal medyada da gündem olurken, Alizade’nin görsel açıdan iddialı sahne performansı festivalin konuşulan anları arasında yer aldı.
...
KONSERLER:
- Sıla’dan Zafer Bayramı’na özel Harbiye Konseri
Sıla, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahneye çıkarak yeni albümü “Kafa Yüksek Kalp Kırık”ın şarkılarını kariyerinin sevilen parçalarıyla buluşturacak. “Hayran”, “Ağırbaşlı Serseri”, “Kötü Kötü” ve “Cayır Cayır” gibi yeni dönem şarkılarının yanı sıra “Yan Benimle”, “Kafa”, “Saki”, “Muhbir”, “Mesela” ve “Sevişmeden Uyumayalım” gibi Sıla repertuvarının öne çıkan parçalarının da seslendirileceği konser, sanatçının güçlü vokali ve sahne enerjisiyle Zafer Bayramı’nın coşkusunu bir araya getiriyor. “Kafa Yüksek Kalp Kırık”, Sıla’nın söz yazarlığındaki karakteristik anlatımını modern pop düzenlemeleriyle buluştururken, Harbiye konseri albümün canlı performanstaki karşılığını görmek için de iyi bir fırsat.
...
- Janoska Ensemble 31 Ağustos’ta Bodrum Kalesi’nde
Janoska Ensemble’ın 31 Ağustos’ta Bodrum Kalesi’nde vereceği konser öncesinde dinlenebilecek “The Big B’s”, topluluğun klasik müziği caz, tango, Latin ve doğaçlama ile buluşturan özgün yaklaşımını en iyi yansıtan çalışmalardan biri. Bach, Beethoven ve Brahms’ın eserlerinden hareket eden albüm, bu üç büyük bestecinin müziğini “Janoska Style” olarak adlandırılan doğaçlamacı ve türlerarası anlayışla yeniden ele alıyor. Klasik eğitimden gelen dört müzisyenin virtüözitesini sahnedeki spontane etkileşimle birleştiren Janoska Ensemble, tanıdık eserleri bambaşka ritmik ve melodik renklerle dönüştürüyor. Bodrum Kalesi’nin tarihsel atmosferinde gerçekleşecek konser öncesinde “The Big B’s”, topluluğun neden yalnızca klasik müzik topluluğu olarak tanımlanamayacağını anlamak için iyi bir başlangıç.
...
- Fazıl Say Jazz Quintet 2 ve 3 Eylül’de Harbiye Açıkhava’da
Fazıl Say Jazz Quintet, “‘Say Plays Jazz on Tour with Škoda’” turnesinin Ayvalık, Çeşme, Efes ve Bodrum etaplarının ardından eylül ayında İstanbul’da sahneye çıkıyor. Topluluk, 2 ve 3 Eylül’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda Fazıl Say’ın caz ve klasik müziği buluşturan bestelerini seslendirecek; repertuvarda yeni çalışmalar da yer alacak. Say’a vokalde Ezgi Alaş, flütte Aslıhan And, saksofonda Serdar Barçın ve davulda Ferit Odman eşlik ediyor.
Eylül Konser Takvimi:
2 Eylül: Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu, İstanbul
3 Eylül: Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu, İstanbul
13 Eylül: Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu, İzmir
16 Eylül: Hierapolis Antik Tiyatrosu, Denizli
17 Eylül: Açıkhava Tiyatrosu, Antalya
27 Eylül: Bilkent Odeon, Ankara
...
- Sertab Erener’den Harbiye’de İki Gece
Sertab Erener, 35 yılı aşan müzik kariyerinin sevilen şarkılarıyla 4 Eylül’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne almaya hazırlanırken, yoğun ilgi üzerine 5 Eylül’e de ek konser geldi. Epifoni organizasyonuyla gerçekleşecek iki gecede “Rengârenk”, “Aşk”, “Vur Yüreğim”, “İncelikler Yüzünden” ve “Farzet” gibi sanatçının kariyerine damga vuran parçaların yanı sıra farklı dönemlerden şarkılar da seslendirilecek. Güçlü vokali ve sahne performansıyla Türk pop müziğinin önemli isimlerinden biri olan Erener, yazın son günlerinde Harbiye’nin atmosferinde dinleyicileriyle iki gece üst üste buluşacak.
...
- Shebolyn’den “Avludaki Sesler”de alternatif rock akşamı
Bağımsız alternatif rock sahnesinin üretken isimlerinden Shebolyn, 5 Eylül’de DasDas Avlu’daki “Avludaki Sesler” serisinde dinleyiciyle buluşuyor. Şebnem Kartal’ın solo projesi Shebolyn’in kendi bestelerinin yanı sıra sevilen cover’ları da seslendireceği yaklaşık 80 dakikalık performansta, sanatçının 2026’da yayımladığı “Vay Hâlime” ve “Maskeler” de repertuvarda yer alacak. Kendi bestelerinde alternatif rock çizgisini kişisel ve doğrudan bir anlatımla buluşturan Shebolyn, küçük ölçekli sahne atmosferinin sağladığı yakınlıkla şarkılarının duygusunu öne çıkarıyor. DasDas ve PizzaExpress iş birliğiyle düzenlenen serinin bu konseri ücretsiz, ancak sınırlı kontenjan nedeniyle rezervasyon gerekiyor. Konser 5 Eylül Cumartesi saat 22.30’da başlayacak.
...
- Anyma’dan İstanbul’a küresel elektronik müzik akını
Elektronik müzik ile görsel sanat, teknoloji ve sinematik anlatımı aynı sahnede buluşturan Anyma, 12 Eylül’de Ataköy Marina Arena’da İstanbul seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 2026 “ÆDEN” Global Tour kapsamında gerçekleşecek konser, yaklaşık 25 bin kişiyi bir araya getirirken, yurtdışından gelecek 10 binden fazla müzikseverle İstanbul’un uluslararası müzik turizmindeki konumunu da güçlendirecek. Anyma’nın müziğini yalnızca ses üzerinden değil, dev ekranlar, görsel efektler ve anlatı unsurlarıyla bütünsel bir deneyime dönüştüren “ÆDEN” projesi, sanatçının son dönemde elektronik müziğin sınırlarını genişleten sahne çalışmalarının önemli örneklerinden. Kevin de Vries, Stephan Bodzin, Dimitri Vangelis & Wyman ve Henri Bergmann’ın eşlik edeceği gecede yerel sahneden Gaia Ekho da sahne alacak. İstanbul konseri öncesinde “ÆDEN”, Anyma’nın müziği elektronik müziğin ötesinde görsel ve teknolojik bir deneyime dönüştüren dünyasını keşfetmek için iyi bir başlangıç.
...
- Jehan Barbur & Ceylan Ertem aynı sahnede
Habitat’ın “Kendi Habitat’ımızda Buluşmalar” konser serisi, 12 Eylül’de Hilltown Habitat Açık Hava Sahnesi’nde Jehan Barbur ve Ceylan Ertem’i aynı gecede buluşturuyor. Gecenin ilk bölümünde şiirsel sözleri ve kendine özgü vokal çizgisiyle Jehan Barbur sahne alacak; ardından Ceylan Ertem, güçlü yorumu ve farklı müzik türlerini bir araya getiren sahne performansıyla dinleyiciyle buluşacak. İki sanatçının birbirinden farklı müzikal dünyalarını aynı programda buluşturan gece, 12 Eylül’de gerçekleşecek.
...
- Çilekeş’ten Hayranlarına İki Yeni Konser
Çilekeş’in 21 yıl önce yayımlanan “Y.O.K” albümüne özel dönüş konserleri genişliyor. 10 Ekim’de KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek İstanbul konserinin biletlerinin kısa sürede tükenmesinin ardından grup, 14 Ekim’de Ankara ODTÜ Vişnelik MD’de, 18 Ekim’de ise İzmir Arena’da sahne alacağını açıkladı. Görkem Karabudak, Ali Güçlü Şimşek ve Cumhur Avcil’den oluşan orijinal kadroya bas gitarda Ozan Kısaparmak’ın katılmasıyla yeniden sahneye çıkacak olan Çilekeş, “Y.O.K” başta olmak üzere “Katil Dans” ve “Histeri Çalışmaları” döneminden sevilen parçalarını canlı performansla buluşturacak. Epifoni organizasyonuyla düzenlenen konserler, grubun 2000’ler alternatif rock sahnesindeki güçlü mirasını hem eski hayranlarıyla yeniden buluşturacak hem de Çilekeş’i sahnede ilk kez izleyecek yeni kuşağa taşıyacak.
...
- Zeynep Bastık’tan Zorlu PSM’de yüksek enerjili gece
Zeynep Bastık, 31 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde kariyerinin farklı dönemlerinden sevilen şarkılarını seslendirecek. “Ara”, “Lan”, “Misafir”, “Zor” ve “Kör Sevdam” gibi son dönem hitlerinin yanı sıra “Her Yerde Sen”, “Uslanmıyor Bu”, “Dargın”, “Bir Daha” ve “Kendi Yolumuzda” gibi geniş dinleyici kitlesine ulaşan parçalarının da yer alacağı konser, sanatçının pop müziği dans odaklı modern bir sound ve güçlü sahne enerjisiyle buluşturan çizgisini yansıtacak. 2021’de yayımladığı ilk stüdyo albümü “Zeynodisco”nun ardından özellikle “Ara”, “Eyvah” ve “Lan” ile kariyerinde yeni bir dönem açan Bastık, “Lan” ile Billboard Global Top 10’a giren ilk Türk kadın müzisyen olmuştu. Kapı açılışı 20.00, konser başlangıcı 21.00.
...
- Birsen Tezer’den UK & Ireland turnesi
Birsen Tezer, UK & Ireland Tour kapsamında kasım ayında İngiltere ve İrlanda’da dört konser verecek. Sanatçı, 25 Kasım’da Manchester’da The Carlton Club, 26 Kasım’da Belfast’ta Oh Yeah Music Centre, 27 Kasım’da Dublin’de The Workman’s Club ve 28 Kasım’da Londra’da The Finsbury sahnesinde dinleyicileriyle buluşacak. Tezer, kendine özgü vokali ve yıllar içinde oluşturduğu güçlü repertuvarıyla Türk müziğinin özgün seslerinden birini Avrupa’daki dinleyicilere taşıyacak. Afişte de turnenin Manchester, Belfast, Dublin ve Londra durakları doğrulanıyor.
Birsen Tezer UK & Ireland Tour
25 Kasım: Manchester: The Carlton Club
26 Kasım: Belfast: Oh Yeah Music Centre
27 Kasım: Dublin: The Workman’s Club
28 Kasım: Londra: The Finsbury
...
FESTİVALLER:
- Babylon Soundgarden’dan akılda kalanlar
Babylon Soundgarden, 22-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Bonus Parkorman’da gerçekleşti.ve benim için yazın en ilginç müzik buluşmalarından biri oldu. Özellikle Tomora’nın Aurora ve Tom Rowlands’ın farklı müzikal dünyalarını bir araya getiren etkileyici performansı ile Islandman konseri festivalin bende en çok iz bırakan anları arasındaydı. Festivalin Jack White, The Kills ve Wet Leg gibi uluslararası isimlerle Türkiye’nin bağımsız sahnesinden yeni keşifleri aynı programda buluşturması da ayrıca değerliydi. Bonus Parkorman’ın açık hava atmosferinde iki gün boyunca farklı türler arasında dolaşmak, hem bildiğim müzisyenleri yeniden dinlemek hem de yeni isimlerle tanışmak açısından oldukça keyifliydi. Babylon Soundgarden’dan geriye benim için özellikle Tomora’nın büyüleyici atmosferi ve Islandman’ın sahne enerjisi kaldı.
...
- 6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, 6-24 Eylül’de
İstanbul’da yaz festivallerinin ardından sonbaharın müzik takvimini karşılayan 6. İstanbul Uluslararası Oda Müziği Festivali, 6-24 Eylül tarihleri arasında Süreyya Operası’nda müzikseverlerle buluşuyor. “Dostluğun Müziği” temasıyla düzenlenen festival, uluslararası solistleri, oda müziği topluluklarını ve genç yetenekleri aynı programda buluştururken, konserlerin yanı sıra masterclass ve söyleşilerle de oda müziğinin farklı kuşaklar arasında aktarılmasına alan açıyor. Klasik müziğin daha küçük ölçekli ama yoğun iletişime dayanan formunu keşfetmek isteyenler için festival, İstanbul’un sonbahar kültür-sanat takvimindeki önemli duraklardan biri.
...
ETKİNLİKLER:
- Mozart’ı Bir de Hologram perdenin ardından dinleyin
Mozart’ın 35 yıllık yaşamına sığdırdığı müzikal dehanın en etkileyici örneklerinden biri olan “Requiem in D minor”, 30 Ağustos’ta Beyoğlu Sahne’de gerçekleşecek hologram ve karma gerçeklik deneyimi öncesinde dinlenebilecek güçlü bir eser. Mozart’ın gizemli ölümünün gölgesinde tamamlanamadan kalan ve daha sonra öğrencisi Franz Xaver Süssmayr tarafından tamamlanan Requiem, bestecinin son dönemindeki dramatik ve yoğun müzikal dünyayı yansıtıyor. Ghost perde hologram teknolojisi, Mixed Reality ve canlı piyano quintet performansını bir araya getiren gösteri, Mozart’ın yaşam öyküsünü bugünün görsel teknolojileriyle yeniden yorumlarken, “Requiem” bu yolculuğun duygusal ağırlığını önceden hissetmek için iyi bir seçim.
...
- Müzik TR100 Jukebox: Betül Çevik
İBB Kültür AŞ’nin Cumhuriyet’in 100. yılı için hayata geçirdiği Müzik TR100 projesi, Jukebox etkinlikleriyle Türkiye’nin yakın dönem müzik hafızasını dinleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. 4 Eylül saat 19.30’da İstanbul Kitapçısı Kadıköy Şubesi’nde gerçekleşecek etkinlikte Betül Çevik, Müzik TR100 koleksiyonundan hazırladığı özel seçkiyi paylaşacak. 1923-2023 arasındaki Türkiye müzik tarihini plak, kaset, CD ve dijital kayıtlarla bir araya getiren koleksiyon, etkinlik alanındaki deneyim bölümünde de ziyaretçilere açık olacak. Katılımcılar böylece yalnızca bir müzik seçkisini dinlemekle kalmayıp Türkiye’nin 100 yıllık müzik serüvenine arşiv niteliğindeki kayıtlar üzerinden yakından bakabilecek.
...
- Derinden Gelen Sesler’de “Zafer Senfonisi”
Şerefiye Sarnıcı’nın yaklaşık 1600 yıllık atmosferinde düzenlenen “Derinden Gelen Sesler” serisinin 30 Ağustos’taki “Zafer Senfonisi” konseri için Beethoven’ın 9. Senfonisi güçlü bir eşlikçi. Bestecinin en görkemli eserlerinden biri olan senfoninin finalindeki “Neşeye Övgü”, birlik, kardeşlik ve özgürlük düşüncesini evrensel bir müzik diline dönüştürüyor. Sarnıcın doğal akustiği ve tarihsel dokusuyla buluşacak senfonik repertuvarın ruhunu önceden yakalamak isteyenler için etkileyici bir dinleme önerisi. 30 Ağustos “Zafer Senfonisi” saat 20.30’da başlayacak.
...
- ‘İstanbul Arası’ nda “Akşamı Süzme Deniz”
Dilek Türkan’ın klasik Türk musikisi ile çağdaş yorum anlayışını buluşturduğu “Akşamı Süzme Deniz”, “İstanbul Arası”nın Boğaz üzerinde müzik, şehir ve tarih arasında kurduğu bağa en çok yakışan albümlerden biri. Sanatçının güçlü ve berrak yorumuyla şekillenen repertuvar, İstanbul’un denizle iç içe geçmiş hafızasını ve akşam saatlerinin dinginliğini çağrıştırıyor. 11 Eylül’de Kabataş’tan hareket edecek vapurda Dilek Türkan’ın canlı performansından önce albümü dinlemek, Boğaz’ın müzikal atmosferine hazırlanmanın güzel bir yolu. “İstanbul Arası”nda Dilek Türkan’ın konseri 21.35’te başlayacak; vapur ise 20.00’de Kabataş’tan hareket edecek.
...
MEKÂN:
- Sky Karaköy’de boğaz manzarasına müzik eşlik ediyor
Boğaz manzarası eşliğinde müzik ve gastronomiyi buluşturan Sky Karaköy, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda özel programıyla yaz akşamına farklı bir atmosfer katıyor. JW Marriott Istanbul Bosphorus’un terasında yer alan mekânda 29 Ağustos Cumartesi akşamı Bosphorus Sunset 20.00-22.00 arasında gün batımına eşlik ederken, ardından Taner & Çağatay gece boyunca müzikseverlerle buluşacak. 30 Ağustos Pazar günü ise Touch the Sky konseptiyle devam edecek program, Zafer Bayramı’nın coşkusunu Boğaz’ın gece manzarasıyla bir araya getiriyor. Sky Karaköy’ün imza kokteylleri ve paylaşım odaklı lezzetleriyle tamamlanan program, İstanbul’da 30 Ağustos akşamını müzik eşliğinde geçirmek isteyenler için alternatif bir rota sunuyor.
Program:
29 Ağustos Cumartesi
20.00-22.00 Bosphorus Sunset |
22.00-Till Late Taner & Çağatay |
30 Ağustos Pazar
Touch the Sky
...
KAYIPLAR:
- Rubén Rada (16 Temmuz 1943 - 26 Ağustos 2026)
Uruguaylı şarkıcı, besteci ve perküsyoncu Rubén Rada candombe ritimlerini caz, funk ve popla buluşturarak Uruguay müziğini uluslararası sahneye taşıyan en önemli isimlerden biriydi. Altı on yılı aşan kariyerinde hem solo çalışmalar yaptı hem de farklı topluluklarla üretti; ülkesinin kültürel elçilerinden biri olarak kabul edildi. 26 Ağustos’ta 83 yaşında Montevideo’da hayatını kaybetti.
...
- Dolly Parton (19 Ocak 1946 - 25 Ağustos 2026)
Dolly Parton'ın kaybı, yalnızca country müziğinin değil, Amerikan popüler kültürünün en önemli figürlerinden birinin kaybı anlamına geliyor. Tennessee'nin yoksul bir ailesinden çıkan Parton, henüz çocuk yaşta sahneye çıktı; 1960'ların sonlarından itibaren Nashville'in önde gelen şarkıcı ve söz yazarları arasına girdi. “Jolene”, “Coat of Many Colors”, “9 to 5” ve “I Will Always Love You” gibi yüzlerce kez yorumlanan şarkılarıyla bir şarkı yazarının popüler müzik üzerindeki etkisinin sınırlarını genişletti. Whitney Houston'ın yorumuyla dünya çapında bir pop klasiğine dönüşen “I Will Always Love You”nun da yazarı olan Parton, müziğin yanı sıra sinema, televizyon, girişimcilik ve hayırseverlik alanlarında da güçlü bir figürdü. Kariyeri boyunca 100 milyondan fazla kayıt sattı ve 11 Grammy kazandı; çocukların kitaplara erişimini destekleyen Imagination Library girişimiyle de milyonlarca çocuğa ulaştı. Parton, 25 Ağustos'ta Nashville'de 80 yaşında hayatını kaybetti.
...
- Janie Bradford Hobbs (1939 - 21 Ağustos 2026)
Motown’ın ilk çalışanlarından Janie Bradford Hobbs, plak şirketinin kuruluş döneminde hem yönetici hem de söz yazarı olarak önemli rol üstlendi. Berry Gordy ile birlikte yazdığı “Money (That’s What I Want)”, Motown’ın ilk büyük hitlerinden biri olurken Bradford daha sonra “Too Busy Thinking About My Baby” gibi şarkılara da imza attı. 87 yaşında yaşamını yitirdi.
...
- Frank Beard (11 Haziran 1949 - 17 Ağustos 2026)
ZZ Top’ın 56 yıl boyunca davulculuğunu üstlenen Frank Beard, grubun kendine özgü blues-rock ve boogie sound’unun temel taşlarından biriydi. Billy Gibbons ve Dusty Hill’le oluşturduğu klasik üçlü, “Sharp Dressed Man”, “Legs” ve “Gimme All Your Lovin’” gibi hitlerle rock tarihine geçti. Beard, 17 Ağustos’ta 77 yaşında hayatını kaybetti.
...
- Gökçen Kaynatan (20 Mayıs 1939 - 13 Ağustos 2026)
Türkiye’nin erken dönem elektronik, deneysel ve rock müzik tarihinin en özgün figürlerinden Gökçen Kaynatan 87 yaşında aramızdan ayrıldı. 20 Mayıs 1939 İstanbul doğumlu, Haydarpaşa Lisesi yıllarında müziğe başlayan, Genç Denizciler, Kara Kediler ve Erkin Koray’ın gruplarında gitar çalan sanatçı, 1962’de “Gökçen Kaynatan ve Arkadaşları”nı kurdu. Dönemin popüler rock’n’roll ve twist akımlarının ötesine geçerek doğaçlama, elektronik sesler ve deneysel tekniklerle çalışan Kaynatan, kendi geliştirdiği teyp ve amplifikatörlerle sahnede alışılmadık sesler üretti. 1958’de kurduğu “Gökçen Kaynatan ve Arkadaşları Show Orkestrası” ile de Türk hafif müziğinin gelişiminde önemli bir rol üstlendi. Erken dönem elektronik çalışmalarının yıllar sonra uluslararası plak şirketlerinin de ilgisini çekmesi, müziğinin döneminin çok ötesinde olduğunun göstergelerinden biri oldu.
...
- DJ Cengiz Güzel (11 Ağustos 2026)
Türkiye elektronik müzik sahnesinin deneyimli DJ ve prodüktörlerinden Cengiz Güzel, yaklaşık 35 yıllık müzik yolculuğunun ardından hayatını kaybetti. DJ’liğe 1995’te house müzikle başlayan Güzel, kariyeri boyunca minimal techno, deep tech, tech house ve progressive house gibi elektronik müziğin farklı damarlarında üretim yaptı. Müziği yalnızca bir meslek olarak değil, bir yaşam biçimi ve insanlarla iletişim kurmanın bir yolu olarak gören Güzel, kulüp sahnesinin yanı sıra seçkileri ve prodüksiyonlarıyla da elektronik müzik kültürüne katkıda bulundu. Ölümünün ardından müzik dünyasından çok sayıda isim üzüntülerini paylaşırken, Güzel’in 11 Ağustos’ta kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği bildirildi.
...
- Ömür Gidel (1956 - 10 Ağustos 2026)
Aranjör, orkestra şefi, klavyeci ve müzisyen Ömür Gidel, özellikle Kurtalan Ekspres yılları ve Türk müziğinin çok farklı kuşaklarından sanatçılarla yaptığı çalışmalarla hatırlanacak. İzmir’de 1956’da doğan Gidel, müziğe yedi yaşında kemanla başladı; daha sonra davul ve klavyeye yöneldi. 1978’de Barış Manço ile tanışarak Kurtalan Ekspres’e katılan sanatçı, grupta 1978-1986 yılları arasında farklı dönemlerde klavye çaldı. Barış Manço’nun yanı sıra Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Asu Maralman, Modern Folk Üçlüsü, Ayten Alpman, Ersan Erdura ve Tual gibi çok sayıda sanatçıyla çalışan Gidel, sonraki yıllarda prodüktörlük yaparak genç müzisyenlerin yetişmesine de katkıda bulundu. Tedavi gördüğü hastanede 10 Ağustos’ta hayatını kaybetti.
...
- Burak Eldem (1961 - 9 Ağustos 2026)
Müzik yazarı, gazeteci, araştırmacı ve yazar Burak Eldem, Türkiye’de özellikle rock müziği, karşı kültür ve alternatif tarih üzerine çalışmalarıyla iz bıraktı. 1961’de Ankara’da doğan Eldem, gazeteciliğe 1984’te kültür ve sanat dergilerine yazdığı yazılarla başladı; Milliyet Sanat, Gösteri ve Sanat Olayı gibi yayınlarda kaleme aldığı yazıların yanı sıra Stüdyo İmge dergisinin kurucuları arasında yer aldı. 1985’te yayımlanan “Bob Marley ve Reggae ile Rock Müziğinin Tarihi” kitaplarının ardından müzik, edebiyat ve karşı kültür üzerine çalışmalarını sürdürdü; radyo ve televizyon programları hazırladı. 2003’te yayımlanan “2012: Marduk’la Buluşma” kitabıyla geniş bir okur kitlesine ulaşan Eldem, daha sonraki yıllarda roman ve araştırma kitapları da kaleme aldı. Uzun süredir kanser tedavisi gören Eldem, 9 Ağustos’ta 65 yaşında hayatını kaybetti.
...
- Cansever (8 Temmuz 1967 - 8 Ağustos 2026)
Gerçek adı Dzansever Dalipova olan Cansever, 1990’lı yıllarda arabesk ve Roman müziğini kendine özgü güçlü yorumuyla bir araya getirerek geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Kuzey Makedonya’nın Veles kentinde dünyaya gelen sanatçı, özellikle “Kara Çadır”, “Ağla Gözbebeğim”, “Sen de Gittin” ve “Kime Bu İnat” gibi eserlerle tanındı. Müzik kariyerine 1990’ların başında Makedonya’da başlayan Cansever, Türkiye’de özellikle İbrahim Tatlıses’in sunduğu “İbo Show” programındaki “Kara Çadır” yorumunun ardından daha geniş bir tanınırlık kazandı. Bir süredir lösemi tedavisi gören ve Almanya’da ilik nakli yapılan sanatçı, tedavi gördüğü hastanede 8 Ağustos’ta 59 yaşında yaşamını yitirdi.
...
- Francesco Guccini (14 Haziran 1940 - 6 Ağustos 2026)
İtalyan cantautore geleneğinin en önemli temsilcilerinden Francesco Guccini, edebi gücü ve toplumsal duyarlılığı yüksek şarkılarıyla birkaç kuşağı etkiledi. “La Locomotiva”, “Dio è Morto” ve “L’Avvelenata” gibi eserleri İtalyan şarkı yazarlığının klasikleri arasında yer alan sanatçı, müziğin yanı sıra romancı ve senarist olarak da üretim yaptı.
...
- Bilgesu Erenus (13 Ağustos 1943 - 5 Ağustos 2026)
Türk tiyatrosu ve edebiyatının önemli isimlerinden Bilgesu Erenus, yazar, oyun yazarı, senarist ve şair kimliklerinin yanı sıra müzisyen yönüyle de kültür sanat tarihimizde iz bıraktı. Bilecik Gölpazarı'nda doğan Erenus, Kadıköy Kız Koleji'nin ardından hukuk ve konservatuvar eğitimi gördü; İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nü tamamladı. 1965-1973 yılları arasında TRT İstanbul Radyosu'nda metin yazarı ve prodüktör olarak çalışan sanatçı, 1973'te Ankara Sanat Tiyatrosu'nda sahnelenen “El Kapısı” ile tiyatro yazarlığına adım attı. “Yaftalı Tabut”, “Kelaynaklar”, “İkili Oyun”, “Misafir” ve “El Kapısı” gibi eserlerinde toplumsal meseleleri, emek, göç, kadın ve insan hakları gibi konuları ele aldı. Müzikle ilişkisi ise yalnızca tiyatro eserleriyle sınırlı kalmadı; “Şarkılarımız” ve “Şarkılarımız Kardeştir” adlı albümlere de imza attı. Toplumsal ve politik duyarlılığı üretimlerinin tamamına yansıyan Erenus, 5 Ağustos'ta 83 yaşında yaşamını yitirdi.
...
- Pepe Habichuela (23 Ekim 1944 - 4 Ağustos 2026)
Gerçek adı José Antonio Carmona olan Pepe Habichuela, Granada’nın köklü Habichuela hanedanından gelen ve modern flamenko gitarının gelişiminde belirleyici rol oynayan ustalardan biriydi. Altmış yılı aşan kariyerinde geleneksel flamenkoyu yeni kuşaklara taşırken, türün sınırlarını da genişletti; 4 Ağustos’ta 81 yaşında hayatını kaybetti.
...
- Hacı Ahmet Tekbilek (17 Haziran 1948 - 3 Ağustos 2026)
Neyzen Hacı Ahmet Tekbilek, Çukurova’dan Türkiye’nin ve dünyanın önemli doğaçlamacı müzisyenleri arasına uzanan sıra dışı yaşamıyla müzik tarihimizde kendine özgü bir yer bıraktı. Neyin yanı sıra kaval ve flüt gibi nefesli çalgılardaki ustalığıyla tanınan Tekbilek, 1970’lerde İsmet Sıral’ın çevresinde buluşan cazcılar, Anadolu rock müzisyenleri ve farklı türlerden sanatçılarla kurulan deneysel müzik ortamının önemli isimlerinden biriydi. Kardeşi Ömer Faruk Tekbilek’le birlikte gerçekleştirdiği çalışmaların yanı sıra Adam Rudolph’ın uluslararası projelerinde de yer alan sanatçı, son olarak 2025’te Akbank Caz Festivali kapsamında “Invisible Threads” topluluğuyla sahneye çıkmıştı. Tekbilek, müziği tür sınırlarından bağımsız bir doğaçlama alanı olarak gören yaklaşımıyla geride özgün ve güçlü bir miras bıraktı. Doğum tarihi konusunda nüfus kaydında Ocak 1949 bilgisi bulunsa da sanatçının gerçek doğum tarihinin 17 Haziran 1948 olduğu kardeşi Ömer Faruk Tekbilek tarafından doğrulandı.
...
- Latimore (7 Eylül 1939 - Ağustos 2026)
Gerçek adı Benjamin Latimore olan Amerikalı soul ve R&B şarkıcısı, özellikle 1974 tarihli “Let’s Straighten It Out” ile soul listelerinde zirveye ulaşmıştı. Güçlü baritonuyla blues ve soul'u buluşturan sanatçı, aynı zamanda başarılı bir piyanistti ve 1960'ların ortalarından itibaren Miami müzik sahnesinin önemli isimlerinden biri oldu. Ağustos 2026'da hayatını kaybetti.
...
- Glen Hansard (21 Nisan 1970 – 29 Temmuz 2026)
İrlandalı şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu Glen Hansard, The Frames'in solisti olarak başlayan kariyerini solo çalışmalar, sinema ve müzik tiyatrosuyla genişleten çok yönlü bir sanatçıydı. 1990'larda The Frames ile İrlanda alternatif rock sahnesinin önemli isimlerinden biri haline gelen Hansard, 2007 yapımı “Once” filminde Markéta Irglová ile birlikte rol aldı ve filmin müziklerini hazırladı. İkilinin yazdığı “Falling Slowly”, 2008'de En İyi Özgün Şarkı dalında Oscar kazandı. Hansard, müziğini yalnızca kayıt ve sahneyle sınırlamayan; sokak müzisyenliği, sosyal adalet ve evsizlik gibi konulardaki aktivizmiyle de öne çıkan bir sanatçıydı. 29 Temmuz'da Dublin'de geçirdiği motosiklet kazasının ardından 56 yaşında yaşamını yitirdi.
...
- William Orbit (15 Aralık 1956 - 23 Temmuz 2026)
İngiliz müzisyen, besteci ve prodüktör William Orbit, elektronik müziğin pop dünyasıyla buluşmasında önemli rol oynadı. Madonna’nın 1998 tarihli Ray of Light albümündeki çalışmalarıyla kariyerinin zirvesine çıkan Orbit; Blur, All Saints, U2, Prince ve Britney Spears gibi isimlerle de çalıştı.
...
- Yusuf Derya Sorgun (22 Temmuz 2026)
Türk halk müziğinin önemli bağlama icracılarından Yusuf Derya Sorgun, özellikle sahne performansları ve sanatçılara eşlik ettiği çalışmalarla tanındı. Uzun yıllar müzik dünyasında aktif olan Sorgun, Mustafa Yıldızdoğan’ın orkestrasında da görev yaptı. Bağlamadaki ustalığı ve sahne deneyimiyle THM icra geleneğine katkıda bulunan sanatçı, 22 Temmuz’da hayatını kaybetti.
...
- Amy Salsgiver (1974 - 17 Temmuz 2026)
ABD’li perküsyonist, besteci ve eğitimci Amy Salsgiver, yaklaşık yirmi yılını Türkiye’de geçirerek özellikle İstanbul’un klasik, caz ve çağdaş müzik hayatının önemli figürlerinden biri haline geldi. 2004’te İTÜ MİAM’da eğitim vermeye başlayan Salsgiver, MİAM Perküsyon ve Doğaçlama Topluluklarını yönetti; Hezarfen Ensemble’ın kurucu üyeleri arasında yer aldı ve 2008’den itibaren Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın vurmalı çalgılar grup şefliğini üstlendi. Klasik müzikten doğaçlamaya, cazdan Türk halk müziğine uzanan çalışmalarının yanı sıra Ceylan Ertem’in “Soluk” ve Çağıl Kaya’nın “Bir Parça Ay Biraz Kuş” albümlerinde de yer aldı. Türkiye’de yeni bestelerin seslendirilmesine katkıda bulunan Salsgiver, genç müzisyenlere verdiği eğitimle de kalıcı bir iz bıraktı; 17 Temmuz’da İstanbul’da 52 yaşında hayatını kaybetti.
...
- Peppino Di Capri (27 Temmuz 1939 - 11 Temmuz 2026)
Gerçek adı Giuseppe Faiella olan Peppino Di Capri, savaş sonrası İtalya’sında Amerikan rock’n’roll, twist ve pop etkilerini yerel müzik geleneğiyle buluşturan öncü sanatçılardan biriydi. 1950’lerin sonunda başlayan kariyerinde “St. Tropez Twist”, “Roberta” ve “Champagne” gibi parçalarla İtalya’nın yanı sıra Avrupa ve Latin Amerika’da da tanındı. Sanremo Müzik Festivali’ni 1973’te “Un Grande Amore E Niente Più”, 1976’da ise “Non Lo Faccio Più” ile iki kez kazanan ve yarışmaya toplam 15 kez katılan Di Capri, 1960’lı yıllarda Türkiye’de de yakından tanınan Avrupalı yıldızlar arasındaydı. Türkiye’de konserler veren, İstanbul’da Türk müzisyenlerle çalışmalar yapan sanatçının şarkıları, dönemin Türkçe aranjman akımı kapsamında Sezen Cumhur Önal’ın sözleriyle Türkçeleştirilerek plaklarda da yer aldı. Türkiye ile bağını sonraki yıllarda İstanbul konserleriyle sürdüren Di Capri’nin “Roberta”sı, Orhan Pamuk’un “Kar” romanında da yer aldı; Pamuk, romanı üzerinde çalıştığı dönemde sanatçının İstanbul konserine gittiğini ve şarkının Kars’ın atmosferine yakıştığını anlatmıştı. İtalyan popüler müziğinin uluslararasılaşmasında önemli rol oynayan Peppino Di Capri, 11 Temmuz’da 86 yaşında hayatını kaybetti.
...
- Bonnie Tyler (8 Haziran 1951 - 8 Temmuz 2026)
Galli şarkıcı Bonnie Tyler, kendine özgü çatallı ve güçlü vokaliyle özellikle 1980'lerin pop-rock dünyasının en tanınan kadın seslerinden biri oldu. Kariyerinin uluslararası dönüm noktası, Jim Steinman tarafından yazılan “Total Eclipse of the Heart” oldu; 1983'te yayımlanan şarkı Birleşik Krallık ve ABD dahil çok sayıda ülkede listelerin zirvesine çıktı. Steinman-Tyler iş birliğinin bir diğer unutulmaz ürünü “Holding Out for a Hero” ise sanatçının dramatik vokal tarzını pop kültürünün kalıcı parçalarından birine dönüştürdü. Eurovision'da Birleşik Krallık'ı temsil eden ve kariyeri boyunca rock, pop ve soft rock arasında dolaşan Tyler, 50 yılı aşan müzik kariyerinin ardından 8 Temmuz'da 75 yaşında yaşamını yitirdi. Tyler, rahatsızlığı sebebiyle Türkiye konserini de iptal etmişti.
...
- Sparky D (2 Haziran 1965 - 4 Temmuz 2026)
Gerçek adı Doreen Broadnax olan Sparky D, hip-hop'ın henüz şekillenmekte olduğu 1980'lerde kadın MC'lerin önünü açan öncü isimlerden biriydi. Özellikle Roxanne Shanté ile başlayan ve çok sayıda rapçiyi karşı karşıya getiren “Roxanne Wars” sürecinde yayımladığı cevap parçalarıyla tanındı. Brooklyn kökenli sanatçı, dönemin erkek egemen battle rap kültüründe kadınların da güçlü, doğrudan ve rekabetçi bir ses yaratabileceğini gösteren isimler arasında yer aldı. 1980'lerin ortalarında kaydettiği çalışmalar, hip-hop'ın söz düelloları ve diss kültürünün gelişiminde de önemli bir yere sahip oldu. Sparky D, 4 Temmuz'da 61 yaşında hayatını kaybetti.
...
Etiketler: Milliyet Sanat etkinlik konser albüm


