Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » “MYth” Kadın Yönetmenler Festivali’nde finalist

“MYth” Kadın Yönetmenler Festivali’nde finalist

 “MYth”  Kadın Yönetmenler Festivali’nde finalist23 Nisan 2026 - 03:04
Deneysel orta metraj film “MYth”, yönetmen İrem Çoban imzasıyla, İzmir 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nde finalist olarak yer alacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
İstanbul Bilgi Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İrem Çoban’ın deneysel orta metraj filmi “MYth”, 24-29 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek İzmir 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali kapsamında Uluslararası Deneysel Film kategorisinde finalistler arasında yer aldı. Türkiye ve İngiltere ortak yapımı olan “MYth”, 25 Nisan Cumartesi günü Institut Français İzmir’de izleyiciyle buluşacak.
 
‘Uluslararası Deneysel Film’ kategorisinde finalistler arasına seçilen Türkiye ve İngiltere ortak yapımı “MYth”, 25 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 15.30’da Institut Français İzmir’de izleyiciyle buluşacak.
 
 
Yönetmen İrem Çoban
 
2025 yapımı bir deneysel orta metraj “MYth”,  klasik sinema dilinin çizgisel anlatı yapısını bilinçli biçimde parçalayarak ilerliyor. Film, aynı zamanda doktoralı bir öğretim üyesi olan yönetmen İrem Çoban’ın akademik üretim alanıyla da kesişen bir düşünsel arka plan üzerine kurulmuş durumda: Görüntü burada bir hikâyeyi aktarmaktan ziyade, algının sınırlarını yeniden organize eden bir yapı olarak işliyor.
 
Işık, gölge ve sesin iç içe geçtiği yapı, izleyiciyi sabit bir bakış noktasında tutmak yerine sürekli değişen bir algı alanına davet ediyor. Film, parçalanmış hafıza izleri, soyut mekânlar ve eterik ses tasarımları üzerinden ilerlerken, benlik fikrini sabit bir öz olmaktan çıkarıp katmanlı bir deneyim alanına dönüştürüyor.
 
Ruhsal bir coğrafya olarak görüntü
 
“MYth”, sinemayı bir temsil sistemi olarak değil, bir dönüşüm mekânı olarak ele alıyor. Yönetmen İrem Çoban’ın yaklaşımında görüntü, dış dünyayı kaydeden bir yüzey değil; içsel olanı görünür kılan geçirgen bir alan.
 
Film, insanın evrenle kurduğu ilişkide ‘ben’ ile ‘dünya’ arasındaki sınırın çözülüşünü takip ediyor. Bu bağlamda anlatı, bir olay örgüsü üzerinden değil; duyusal ve ruhsal katmanların birbirine karışması üzerinden kuruluyor. İzleyiciye net cevaplar sunmak yerine, algının sınırlarında gezinen bir deneyim alanı açıyor.
 
Uluslararası yolculuk ve festival başarısı
 
“MYth”, dünya prömiyerini İngiltere’de ‘Kadınlar Ayı’ kapsamında London Art'otel’de gerçekleştirerek uluslararası dolaşımına erken bir görünürlük kazandırdı. Ardından gelen süreçte film, deneysel sinema alanında çeşitli festivallerde seçki ve ödüllerle karşılandı.
 
Özellikle LUMINA Film Festival kapsamında aldığı ‘En İyi Uzun Metraj Deneysel Film’ ödülü, yapımın estetik yaklaşımının uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösterdi. Bunun yanında Culver City Film Festival, Gulf Coast Film Festival ve Live Soundtrack gibi platformlarda finalist ve resmi seçki olarak yer alması, filmin çok katmanlı yapısının farklı izleme kültürlerinde de yankı bulduğunu ortaya koyuyor.
 
Akademi, üretim ve destek yapısı
 
Dr. İrem Çoban aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde Dijital Oyun Tasarımı Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Film, üniversitenin Bireysel Araştırma Fonu tarafından desteklenmiş bir proje olarak, akademik üretim ile deneysel sinema arasındaki geçirgenliği somutlaştırıyor.
 
Bu bağlamda “MYth”, yalnızca bir festival filmi değil; aynı zamanda üniversite temelli araştırma üretiminin sinema alanında nasıl bağımsız ve uluslararası ölçekte karşılık bulabileceğinin de bir örneği olarak konumlanıyor.
 
İzmir’de bir eşik anı
 
24 - 29 Nisan 2026 tarihleri arasında 29 ülkeden 69 film, 5 atölye, 2 masterclass ve söyleşilerle gerçekleştirilecek olan İzmir 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali kapsamında ‘Uluslararası Deneysel Film’ kategorisinde finalist olarak yer alan yapım, 25 Nisan Cumartesi günü Institut Français İzmir’de izleyiciyle buluşuyor. Bu gösterim, filmin uluslararası dolaşımındaki yeni bir eşik olarak okunabilir; çünkü eser burada yalnızca gösterilmiyor, aynı zamanda farklı bir kültürel bağlam içinde yeniden anlam kazanıyor.
 
 
Hipnotik bir varoluş ve öte-varoluş meditasyonu olarak tanımlanan “MYth”, anlatıyı merkezden çekip yerine deneyimi koyan bir sinema önerisi sunuyor. İrem Çoban’ın yaklaşımında film, içine girildiğinde dönüşen bir alan. Bu nedenle yapım, cevap üretmekten çok, izleyiciyi kendi algısının sınırlarıyla karşı karşıya bırakan bir düşünsel yüzey olarak var oluyor.