Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Nev’in ardından

Nev’in ardından

Nev’in ardından24 Ekim 2026 - 06:10
“Zor”, “Sen Gibi” ve “Mühürlü Kaderim” gibi şarkılarla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan şarkıcı, besteci ve söz yazarı ‘Nev’ adıyla tanıdığımız Nevzat Doğansoy, 57 yaşında hayatını kaybetti.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
‘Nev’ adıyla tanınan Nevzat Doğansoy’un vefat haberi 24 Ekim 2026’da menajeri İlker Ercan tarafından duyuruldu. Bir süredir İstanbul’daki Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde tedavi gören 57 yaşındaki sanatçı, karaciğer yetmezliği nedeniyle yoğun bakımda bulunuyordu. Eylül ayında bilinç kaybı şikâyetiyle hastaneye kaldırılan, tedavi sürecinde çoklu organ yetmezliği tespit edilen ve bir süre solunum cihazına bağlı kaldıktan sonra yeniden entübe edilen Nev’in menajeri Ercan, vefat haberini “Çok üzgünüm, kaybettik” sözleriyle duyurdu.
 
Türk pop-rock müziğinin 2000’li yıllardaki dönüşümünde kendi şarkılarını yazan, besteleyen ve yorumlayan müzisyenler arasında yer alan Nev, özellikle duygusal anlatımı öne çıkan eserleriyle dinleyicilere ulaştı. “Zor”, “Sen Gibi”, “Benmişim” ve “Mühürlü Kaderim” gibi parçalar, sanatçının geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. Kariyerinin ilerleyen döneminde ise yönünü Türk sanat müziğinin köklü repertuvarına çevirerek farklı bir müzikal alan açtı.
 
 
Mandolinden elektro gitara
 
24 Aralık 1968’de İstanbul’da doğan Nevzat Doğansoy, müzikle çocukluk yıllarında mandolin çalarak tanıştı. Farklı müzik türlerini dinleyerek ve müzik koleksiyonunu geliştirerek sürdürdüğü bu ilgi, ilerleyen yıllarda kendi bestelerini oluşturmasının temelini hazırladı. Üniversite döneminde elektro gitar çalmaya başladı; kısa süre içinde sahne deneyimi kazandı. Eğitim yıllarında yaz aylarında Türkiye’nin güneyinde müzik yapan Doğansoy, sahne çalışmalarını eğitim hayatıyla birlikte yürüttü.
 
Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre özel sektörde çalışan sanatçı, müzik çalışmalarını da bırakmadı. 1995’te Hakan Özer, Kıvanch K. ve Tolga İnci’nin yer aldığı Chantage grubuyla İstanbul’da sahne aldı. Zamanla bestecilik yönü ağır basan Doğansoy, müziği meslek olarak sürdürmeye karar verdi. 2000 yılında Teoman’ın davetiyle katıldığı Türkiye turnesi de bu kararın önemli aşamalarından biri oldu. Turnede Ege ve Akdeniz bölgelerinde sahne alan sanatçı, kendi müziğine gösterilen ilgiyi solo albüm hazırlıklarına taşımaya başladı.
 
İlk albümden “Zor”a uzanan yol
 
Nev’in ilk solo albümü “Her Şeye Rağmen”, 2001 yılında yayınlandı. Yaklaşık üç yıllık bir stüdyo çalışmasının ürünü olan albümdeki söz ve bestelerin büyük bölümünü sanatçı kendisi hazırladı. Düzenlemelerde Hakan Özer görev alırken Kıvanch K.’nın bir parçaya yaptığı remix de albümde yer aldı. Özkan Uğur, Göksel ve Tuba Önal’ın geri vokalleriyle katkıda bulunduğu çalışmanın öne çıkan parçası “Zor” oldu.
 
Albüm, Nev’in müzikal kimliğini belirginleştiren ilk adım niteliğindeydi. Pop ve rock öğelerini bir araya getiren düzenlemeler, gitar merkezli sound ve kişisel anlatıma dayanan şarkı sözleri, sanatçının sonraki çalışmalarında da koruyacağı yaklaşımın temelini oluşturdu.
 
İkinci albüm “Sen Gibi”, Temmuz 2004’te yayınlandı. “Sen Gibi”, “Benmişim” ve “Mühürlü Kaderim” gibi parçalarla tanınırlığını artıran sanatçı, albümün ardından Türkiye’nin farklı şehirlerinde konserler verdi. Aynı yıl Coca-Cola sponsorluğundaki konserlerde yer aldı ve Fanta Gençlik Festivali kapsamında 24 şehirde sahneye çıktı. Böylece Nev’in müziği, yalnızca albüm dinleyicileriyle sınırlı kalmayarak geniş bir konser kitlesine ulaştı.
 
 
“Işığım ve Gölgem” ve besteci kimliği
 
Nev, üçüncü stüdyo albümü “Işığım ve Gölgem”i Ağustos 2007’de yayınladı. Nev ve Naim Korudağ’ın prodüktörlüğünü üstlendiği, hazırlıkları yaklaşık bir buçuk yıl süren albümde 12 parça yer aldı. “Susma”, “Sükût-u Hayal”, “Kelebek”, “Alev Alev”, “Kör Kuyular” ve “Gölge”, çalışmanın öne çıkan şarkıları arasındaydı. “Kelebek” ve “Kör Kuyular”ın farklı versiyonları da albüme eklendi.
 
Sanatçının söz ve bestelerinde kendi hikâyelerinden hareket etmesi, ayrılık, aşk, yüzleşme ve insan ilişkileri gibi temaları işlemesi bu dönemde de sürdü. Pop-rock eksenindeki müziğinde alaturka tınılara yer vermesi, sonraki yıllarda geliştireceği yorumculuğun da işaretlerini taşıyordu.
2007’de çeşitli üniversitelerin katıldığı değerlendirmelerde ‘En İyi Erkek Şarkıcı’ ve ‘En İyi Erkek Vokal’ kategorilerinde ödüllendirildi. Üniversite öğrencilerinin oylarıyla şekillenen bu sonuçlar, sanatçının özellikle genç dinleyiciler arasındaki karşılığını gösteriyordu.
 
Pop-rock’tan Türk sanat müziğine
 
Nev’in müzikal kariyerindeki önemli dönemeçlerden biri, 2010’da yayınlanan “Bir Nev-i Alaturka” oldu. Sanatçı bu albümde Türk sanat müziği repertuvarından bilinen eserleri kendi yorumuyla yeniden ele aldı. “Sevmekten Kim Usanır”, “Mazideki Aşk”, “Denizde Akşam”, “Akşam Misafiri (Kapıldım Gidiyorum)”, “Kimseye Etmem Şikâyet”, “Ben Küskünüm Feleğe”, “Sensiz Olamam”, “Şimdi Uzaklardasın” ve “Ey Büt-i Nev Eda” albümün repertuvarını oluşturdu. “Kimseye Etmem Şikâyet”in akustik versiyonu da çalışmada yer aldı.
 
 
Nev’in bu projedeki yaklaşımı, eski eserleri yalnızca yeniden seslendirmekten ibaret değildi. Geleneksel melodileri güncel düzenlemelerle buluşturan sanatçı, pop-rock geçmişini Türk sanat müziğinin yorum geleneğiyle bir araya getirdi. Proje, onun farklı müzikal alanlarda üretim yapma isteğini ortaya koydu.
 
Bu dönemde başka sanatçıların projelerine de katkıda bulundu. Ercan Saatçi’nin hazırladığı “Mucize Nağmeler” albümünde “Kimseye Etmem Şikâyet”i seslendirdi. Tanju Eren’in 2006’da yayımlanan “40” albümünde ise “İkisi de Bir” adlı parçayla yer aldı.
 
2011’de 38. Altın Kelebek Ödülleri’nde ‘En İyi Türk Sanat Müziği Erkek Solist’ ödülünü kazandı. Pop-rock alanında tanınan bir sanatçının geleneksel repertuvara yönelerek elde ettiği bu ödül, kariyerindeki farklı müzikal çizgilerin bir arada değerlendirilmesi bakımından önem taşıyordu.
 
“Yokum”dan ve “Kıyısız Deniz”
 
2011’de yayınlanan “Yokum”, Nev’in solo çalışmalarını sürdürdüğü yeni döneminin ilk single’ı oldu. Söz ve müziği sanatçıya ait parçanın düzenlemesini Nev ve Görkem Yenilmez birlikte yaptı. İnsan ilişkilerini ve ayrılıkları konu alan şarkı, sanatçının kendi bestelerine dayalı üretim anlayışını devam ettirdi.
 
Dört yıllık aranın ardından gelen “Kıyısız Deniz”, Haziran 2014’te yayınlandı. On üç parçadan oluşan albümün repertuvarında “Gölgeler Mabedi”, “Toy”, “Madem ki”, “İkilem”, “Kıyısız Deniz”, “Anla İşte”, “O An”, “Mektupçu Kız” ve “Davetsiz Misafir” gibi yeni eserler bulunuyordu. Albümde “Yokum”un alaturka yorumu ve özgün versiyonu ile “Madem ki”nin Kutal Gürkan düzenlemesi ve “O An”ın akustik versiyonu da yer aldı. “Toy”, albümün çıkış parçası olarak seçildi.
 
Nev, 2016’da “Bir Nev-i Alaturka 2” projesini hazırlamaya başladı. Projenin habercisi olarak yayınlanan “Vardar Ovası”, sanatçının prodüktörlüğünü ve düzenlemesini üstlendiği bir çalışma oldu. Kayıtlar Moda 101 Stüdyo’da canlı gerçekleştirildi; kayıt ve miks aşamalarında Timuçin Aksüer, mastering sürecinde ise Chris Gehringer görev aldı. Şarkının video klibi Çanakkale, Sapanca ve İstanbul’da çekildi. Çekimlerde on motosiklet kulübünden 70 motosikletçi yer aldı; performans görüntüleri İstanbul’daki Dorock XL sahnesinde gerçekleştirilen Nev konserinde kaydedildi.
 
Albümleri ve kayıtları
 
Nev’in diskografisinin merkezinde beş stüdyo albümü bulunuyor: “Her Şeye Rağmen” (2001), “Sen Gibi” (2004), “Işığım ve Gölgem” (2007), “Bir Nev-i Alaturka” (2010) ve “Kıyısız Deniz” (2014). 2016’da “Bir Nev-i Alaturka 2” projesi kapsamında “Vardar Ovası” single’ı yayımlandı. Albüm ve proje kayıtlarının yanında sanatçının çeşitli derleme ve ortak çalışmalarda yer alan parçaları da bulunuyor.
 
İlk albümü “Her Şeye Rağmen”in repertuvarı “Zor”, “Bazen”, “Mavi”, “Gülüm”, “Her Şeye Rağmen”, “Yaşarken Doğmak”, “Nereye”, “Umut Sahili”, “Efkârlı”, “Es” ve “Küçük Kız” parçalarından oluşuyordu; “Zor”un Kıvanch K. remix’i de albüme eklendi. “Sen Gibi”de “Sen Gibi”, “Benmişim”, “Dans Et”, “Meğer”, “Can-ı Gönlüm”, “Dem”, “Mühürlü Kaderim”, “Bu Gece”, “Aşk”, “Bazen” ve “Cadı Kazanı” yer aldı.
 
“Işığım ve Gölgem”in 12 parçalık repertuvarı “Susma”, “Sükût-u Hayal”, “Kelebek”, “Cevriye Cabbar”, “Alev Alev”, “Gölge”, “Kör Kuyular”, “Sevmek İçin Buradayım”, “Gül Bahçesi”, “Aşk Meydanı”, “Kelebek (Versiyon)” ve “Kör Kuyular (Akustik)” kayıtlarından oluşuyordu. “Bir Nev-i Alaturka”da geleneksel repertuvara yönelen sanatçı, “Kıyısız Deniz”de ise yeni bestelerini ve farklı düzenlemeleri bir araya getirdi.
 
Solo albümlerinin dışında Nev’in diskografisinde çeşitli sanatçıların projelerine yaptığı katkılar da bulunuyor. 2003 tarihli “Michael Show Hits” derlemesinde “Zor”un remix versiyonu yer aldı. 2006’da Tanju Eren’in “40” albümünde “İkisi de Bir”i, aynı yıl yayımlanan Ercan Saatçi imzalı “Mucize Nağmeler”de “Kimseye Etmem Şikâyet”i seslendirdi. “40 Aşk Şarkısı” derlemesinde de “Zor” ile yer aldı. Single çalışmalarının başlıcaları ise 2011 tarihli “Yokum” ve 2016 tarihli “Vardar Ovası” oldu.
 
Sahne çalışmaları ve müzikal mirası
 
Nev’in kariyeri, stüdyo albümlerinin yanı sıra yoğun konser programlarıyla da şekillendi. Chantage döneminden Teoman turnesine, solo albümlerinin ardından gerçekleştirdiği Türkiye konserlerine kadar sahne deneyimi, sanatçının müziğini farklı dinleyici gruplarıyla buluşturdu. Özellikle üniversite konserleri, kariyerinin önemli canlı performans durakları arasında yer aldı.
 
Nev, kendi çizgisini kendi belirleyen adı gibi nev-i şahsına münhasır bir müzisyendi; şarkıları da kendisi gibi başkasına benzemiyordu. Popüler müziğin merkezinde durmayı, görünürlüğünü sürekli artırmayı seçmedi. Daha çok kendi dünyasında, göz önünde olmadan üretti ama şarkıları, dinleyenlerin hayatında kendine bir yer açmayı başardı. Bazı şarkılar, söylendikleri zamana ait kalmaz; yıllar geçtikçe dinleyenin kendi hikâyesine karışır, başka ayrılıkların, başka özlemlerin sesi olur. Nev’in şarkıları da böyle bir yolculuk yaptı. Bir zamanlar radyolardan, konser salonlarından, hayatımıza giren o ses, artık geride kalan bir ömrün hatırasına eşlik edecek.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  Nev