Neyden elektroya, makamdan doğaçlamaya “Hepyek”
Volkan İncüvez, 19 Şubat’ta “Hepyek” adını taşıyan tek kişilik performansında neyden elektro gitara uzanan doğaçlamalı bir müzik yolculuğu sunacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Volkan İncüvez, Türkiye’nin çağdaş müzik sahnesinde hem köklü geleneklere bağlı hem de yenilikçi bir çizgiyle öne çıkan isimlerden. 19 Şubat akşamı İstanbul’da Paribu Art - Yan Sahne’de gerçekleşecek “Hepyek” konserinde İncüvez ney, vokal, perdesiz gitar, elektro gitar ve çağlama enstrümanlarını bir araya getirerek tek kişilik performansıyla makamsal müzik ile modern öğeleri doğaçlamalarla harmanlayacak.
Müzikal kimlik
1983 yılında Giresun’un Bulancak ilçesinde doğan sanatçı, çocukluk yıllarında ailesinden ve çevresinden duyduğu türkülerle müziğe adım attı. Lise döneminde ağabeyi Fırat İncüvez ile sahneye çıkarak gitar çalmaya başladı; aynı dönemde Bulancak Sanat Tiyatrosu’nda oyun müziği yaparak sahne deneyimini pekiştirdi. 2002’de Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı’na girerek Neyzen Kaşif Demiröz’ün öğrencisi oldu. Ney icrasını konservatuvar etkinliklerinde geliştiren İncüvez; İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu, Ege Üniversitesi Tasavvuf Müziği Korosu ve Ege Çok Sesli Türk Müziği Topluluğu gibi önemli topluluklarda yer aldı.
İncüvez’in müzikal yolculuğu, geleneksel Türk müziği ile modern müzik öğelerini bir araya getirme arzusuyla şekillendi. Ney, gitar ve vokal performanslarını birleştirerek hem sahne hem de stüdyo çalışmalarında özgün bir dil geliştirdi. 2010 yılında Efkan Şeşen’in “Vazgeçtim” albümünde yer alan çalışması, onu profesyonel müzik dünyasında görünür kıldı.
Dünyanın ilk çok sesli konsept ney albümü “Kün”
Sanatçının 2019’da yayınladığı “Kün” albümü, solo kariyerinde yalnızca bir dönüm noktası değil aynı zamanda müzik tarihinde özgün bir yenilik olarak öne çıktı. Ney, vokal ve gitarın yanı sıra çağlama enstrümanının da kullanıldığı albümde makamsal müzik ile çağdaş düzenlemeler buluşturuldu.
Çağlama, gitar ile bağlamanın özelliklerini birleştiren, 2004 yılında müzisyen Ömür Kılıçaslan tarafından geliştirilen postmodern bir halk müziği çalgısı. Gitar telleriyle donatılmış ancak bağlamanın koma seslerini de verebilen özel bir sap yapısına sahip olan çağlama hem Batı müziğinin tam ses sistemini hem de Türk müziğinin mikrotonal yapısını aynı anda icra edebilme imkânı sunuyor.
İncüvez’in “Kün” albümünde çağlamayı kullanması, müzikal kimliğini ortaya koyan en önemli tercihlerden biri oldu. Albüm, sanatçının neydeki nefesini çok sesli bir kompozisyonla birleştirerek ‘dünyanın ilk çok sesli konsept ney albümü’ olarak tarihe geçti. Yapım süreci beş yıl sürdü ve albüm, tasavvuf felsefesi ile bilimi ortak bir dilde buluşturan bir yaklaşım üzerine kuruldu. İncüvez, albümü ‘uzayda ve zamanda yapılan bir yolculuk’ olarak tanımlıyor; nefesin neydeki serüvenini çok sesli bir kompozisyonla dinleyiciye aktarıyor.
İncüvez’in kariyeri boyunca aldığı ödüller ve katkılar, sahne performanslarının yanı sıra sosyal ve kültürel etkinliklerdeki varlığını da pekiştirdi. Dünya Ses Günü etkinliklerinde ney sanatçısı olarak yer aldı; İzmir ve Ege bölgesindeki konserlerde farklı topluluklarla sahneye çıkarak hem geleneksel hem de çağdaş müzikte üretken bir rol üstlendi.
“Hepyek”
“Hepyek” konseri, Volkan İncüvez’in tek kişilik performansının bir özeti niteliğinde. Sanatçı ney, vokal, perdesiz gitar, elektro gitar ve çağlama enstrümanlarını aynı sahnede buluşturarak makamsal müzik ile modern öğeleri doğaçlamalarla harmanlayacak.
İncüvez’in 12 yıldır sahnelediği ve yurt içi ile yurt dışında yaklaşık 300 konsere ulaşan bu solo performans, halk müziği ve geleneksel Türk müziği eserlerini günümüz dünya müziği kriterlerine uygun bir sound ve aranje anlayışıyla döngüsel biçimde yorumluyor. Bu döngüler, geleneksel müzikteki ‘dem tutmak’ öğesini temsil ederken aynı zamanda sonsuz ritim ve armoni olanaklarını açığa çıkarıyor.
Tek kişilik canlı loop performansı olarak gerçekleşecek konserin atmosferi, geleneksel ve pastoral müziğin endüstriyel ve modern hayat algısıyla kurduğu ’gerilim-çözülüm’ ilişkisini sahneye taşıyor.
19 Şubat Perşembe akşamı İstanbul’da Paribu Art - Yan Sahne’de saat 21:30’da başlayacak etkinlik için yaş sınırı bulunuyor; 18 yaş altı katılımcılar kabul edilmiyor.


