Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Nöroçeşitliliğin ritmi

Nöroçeşitliliğin ritmi

Nöroçeşitliliğin ritmi09 Mart 2026 - 04:03
10 Mart akşamı gerçekleşecek “The In Between & Disco Neurotico” buluşması da bu film, söyleşi ve kulüp deneyimini aynı programda bir araya getirecek.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
10 Mart Salı akşamı saat 19.00 ile 23.00 arasında gerçekleşen etkinlik, İstanbul’un yeni kültür-sanat platformlarından biri olan Paribu Art’ın ana sahnesinde düzenleniyor. Programın merkezinde iki farklı üretim yer alıyor: İstanbul’da çekilmiş sohbet temelli deneysel film “The In Between” ve nöroçeşitlilik ve kapsayıcılık odaklı bir kulüp deneyimi olarak tasarlanan “Disco Neurotico” performansı.
 
Etkinlik, kültür-sanat alanında kapsayıcılık ve erişilebilirlik üzerine çalışan uluslararası ağların iş birliğiyle hayata geçirildi. Projenin Türkiye ayağı, kapsayıcı sanat etkinlikleri geliştirmeyi amaçlayan Access All tarafından yürütülürken; yapım sürecinde British Council’ın kültürel iş birliklerini destekleyen programlarından biri olan Connections Through Culture da yer alıyor. Ayrıca erişilebilir dijital teknolojiler geliştiren Binclusive projenin teknik partnerlerinden biri olarak sürece katkı sağlıyor.
Bu yapı, etkinliğin yalnızca bir gösterim ya da konser olmanın ötesine geçmesini sağlıyor. Film, söyleşi ve performansın birleştiği program; nöroçeşitlilik kavramını sanat aracılığıyla tartışmaya açan bir deneyim olarak kurgulanmış durumda.
 
 
Bir sohbetten doğan film: “The In Between”
 
Programın ilk bölümünde gösterilecek “The In Between”, Birleşik Krallık’tan sanatçı ve yazar Byron Vincent ile mimar ve akademisyen Elif Simge Fettahoğlu-Özgen arasında geçen uzun soluklu bir diyalogdan doğan deneysel bir sohbet filmi.
 
İstanbul’da çekilen film, nöroçeşitlilik deneyimlerini gündelik yaşam üzerinden ele alıyor. Vincent’ın kişisel hikâyeleri ile Fettahoğlu-Özgen’in akademik ve mimari perspektifi, film boyunca hem düşünsel hem de duygusal bir anlatı oluşturuyor. Yapım, klasik sinema dilinden farklı olarak izleyiciyi sabit bir anlatı çizgisine hapsetmeyen, sohbetin ritmiyle ilerleyen bir yapı kuruyor.
 
Gösterimin en dikkat çekici yönlerinden biri de izleme biçiminin esnek olarak tasarlanmış olması. İzleyiciler salon içinde diledikleri gibi hareket edebiliyor, kısa molalar verebiliyor ya da farklı duyusal aktivitelerle filme eşlik edebiliyor. Örgü örmek, çizim yapmak ya da fidget oyuncakları kullanmak gibi küçük aktiviteler, bu deneyimin doğal bir parçası olarak düşünülmüş. Böylece film, özellikle otizm spektrumunda olan, ADHD yaşayan ya da duyusal hassasiyetleri bulunan izleyiciler için daha rahat bir izleme alanı sunuyor.
 
Gösterimin ardından film ekibiyle gerçekleştirilen soru-cevap oturumu ve Türkiye’de kültür sanat alanında erişilebilirlik üzerine çalışan Erişilebilir Her Şey tarafından düzenlenen kısa söyleşi, etkinliğin düşünsel boyutunu genişleten bölümler arasında yer alıyor.
 
 
Byron Vincent: Şiirden kulüp kültürüne
 
Gecenin ikinci bölümünde sahne alacak isim, aynı zamanda filmin yaratıcılarından biri olan Byron Vincent. İngiltere merkezli sanatçı; performans şiiri, müzik prodüksiyonu, edebiyat ve sahne sanatlarını bir araya getiren üretimleriyle tanınıyor.
 
1980’lerin sonlarında İngiltere’de doğan Vincent, genç yaşlardan itibaren spoken-word sahnesinde dikkat çekmeye başladı. Özellikle Britanya’da yükselen performans şiiri hareketi içinde yer alan sanatçı, toplumsal meseleleri mizah ve otobiyografik anlatıyla birleştiren performanslarıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.
 
Vincent’ın yazarlık kariyeri de bu sahne deneyiminin uzantısı olarak gelişti. 2021 yılında yayımlanan “Boys Don’t Cry” adlı kitabı, İngiltere’de büyük ilgi gördü ve erkeklik, ruh sağlığı ve kırılganlık temalarını ele alan güçlü bir otobiyografik anlatı olarak değerlendirilerek önemli edebiyat ödüllerine aday gösterildi.
 
Sanatçının müzikal üretimi ise kulüp kültürü ile performans sanatını bir araya getiren deneysel projelerden oluşuyor. DJ setleri, spoken-word performansları ve elektronik müzik unsurlarını birleştiren Vincent, özellikle son yıllarda geliştirdiği “Disco Neurotico” projesiyle uluslararası sanat sahnesinde dikkat çekti.
 
 
“Disco Neurotico”
 
Byron Vincent’ın geliştirdiği “Disco Neurotico”, klasik kulüp deneyimini yeniden düşünmeyi amaçlayan bir performans projesi. Gürültü, ışık ve kalabalık gibi unsurların birçok nöroçeşitli birey için zorlayıcı olabildiği gece hayatını, daha kapsayıcı bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor.
 
Proje bugüne kadar Avrupa’nın önemli sanat merkezlerinde sahnelendi. Londra’daki Southbank Centre, Manchester’daki The Lowry, Bristol Beacon ve İrlanda’daki Dublin Dance Festival bu performansın gerçekleştirildiği önemli mekânlar arasında yer alıyor.
 
“Disco Neurotico”da müzik seti kadar mekânın duyusal tasarımı da önem taşıyor. Işık yoğunluğu, ses seviyesi ve hareket alanı; katılımcıların kendilerini rahat hissedebileceği şekilde düzenleniyor. Böylece gece kulübü deneyimi, rekabetçi ve yoğun atmosferinden uzaklaşıp daha paylaşımcı bir sosyal alan hâline geliyor.
 
İstanbul’daki performans da bu yaklaşım doğrultusunda şekilleniyor. Katılımcılar, dans etmek ya da yalnızca müziği dinlemek arasında özgürce seçim yapabiliyor; etkinlik boyunca mekânın farklı alanlarında dinlenme ya da sakinleşme alanları bulunuyor.
 
 
İstanbul’da sanatın yeni dili
 
10 Mart akşamı gerçekleşecek “The In Between & Disco Neurotico” etkinliği, klasik konser ya da film gösterimi kalıplarının ötesine geçen bir deneyim sunuyor. Sohbet filmi, söyleşi ve kulüp performansının bir araya geldiği bu program; nöroçeşitlilik kavramını yalnızca bir tartışma konusu olarak değil, doğrudan deneyimlenen bir sahne dili olarak ele alıyor.
 
Bu yönüyle etkinlik, İstanbul’daki kültür-sanat takviminde yalnızca bir geceye ait bir program olmanın ötesinde, erişilebilirlik ve kapsayıcılık üzerine yürütülen yeni düşünme biçimlerinin de bir örneği olarak dikkat çekiyor. Paribu Art sahnesinde buluşan film, müzik ve performans; sanatın farklı ritimlerinin aynı mekânda nasıl yan yana var olabileceğini gösteren güçlü bir buluşmaya dönüşüyor.