Pera 77’de kasım ayının son konuğu
Dilek Sert Erdoğan Hammond Band, Yavuz Darıdere’nin eşlik ettiği özel performansıyla Pera 77’de caz tutkunlarına unutulmaz bir gece vaat ediyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Kasım, İstanbul’da müziğin en dingin ama en yoğun aylarından biri. Şehrin kültür rotasının kalbinde yer alan Pera 77, bu ay boyunca cazın farklı renklerini sahnesine taşıdı. Tarihi Pera ruhunu modern dokunuşlarla buluşturan mekân, zarif ambiyansı ve sıcak konukseverliğiyle müzikseverlere benzersiz bir atmosfer sunuyor. Ayın son konseri ise, sahneye çıktığı her an enerjisiyle dinleyiciyi içine çeken bir isim: Dilek Sert Erdoğan. Hammond Band’in güçlü altyapısı ve Yavuz Darıdere’nin Hammond org ile trompetteki ustalığı, bu geceyi sıradan bir konser olmaktan çıkarıp bir caz ritüeline dönüştürecek.
Soul’dan caz’a uzanan bir yolculuk
Dilek Sert Erdoğan, Türkiye caz sahnesinin en güçlü kadın vokallerinden biri olarak tanınıyor. Müzik kariyerine başladığı günden bu yana hem yurtiçinde hem yurtdışında önemli projelerde yer alan Erdoğan, 1976 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Müziğe ilgisi ilkokul yıllarında başladı; üçüncü sınıfta bir bayrak töreninde “Carmen”i söylemesiyle fark edilen güçlü sesi, onu okul korosunun solisti yaptı. Lise yıllarında da solistlik görevini sürdürdü. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Erdoğan, profesyonel müzik kariyerine başlamadan önce medya sektöründe çalıştı; Reuters ve BBC Foreks’te görev aldı, Kanal D’de İngilizce haber spikerliği ve dış haber koordinatörlüğü yaptı. Aynı dönemde Atlas dergisinin radyo programını hazırlayıp sundu. Ancak müzik tutkusu ağır bastı ve reklam ajansındaki işini bırakarak sahneye yöneldi.
Dilek Sert Erdoğan
2002 yılında Show TV’de yayınlanan “Sing Your Song” adlı beste yarışmasına kendi yazdığı “Bulamazsın” şarkısıyla katıldı ve 2000 kişi arasından finale kaldı. Yarışmada ‘En İyi Kadın Şarkıcı’ ödülünü alması, müzik dünyasına profesyonel olarak adım atmasını sağladı. Bu başarıdan sonra caz kulüplerinde sahne almaya başladı; Nardis Jazz Club’da düzenli performanslar sergiledi, Onur Koğacıoğlu’nun yönettiği Rönesans Big Band’in solistlerinden biri oldu. Zamanla Türkiye caz sahnesinin güçlü kadın vokallerinden biri olarak tanındı. Ayla Algan’dan aldığı oyunculuk ve ses teknikleri eğitimi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde aldığı Batı Şan dersleri, sahne hakimiyetini ve vokal tekniğini geliştirdi.
Dilek Sert Erdoğan’ın müzik kariyerindeki en önemli dönüm noktası, 2013 yılında yayınlanan “Moments / Jazz Soul Funk” albümü oldu. Mega Müzik etiketiyle çıkan albüm, Türkiye’de yapılan ilk özgün İngilizce soul albümü olarak kabul ediliyor. Albümdeki tüm söz ve besteler sanatçıya ait. Erdoğan’ın “It’s Hard To Be A Woman”, “Saturday Night”, “New Day”, “Superwomen”, “Say My Name”, “Veysel”, “So Deep”, “Why Now?” ve “Stop” gibi parçalarla caz, soul ve funk öğelerini bir araya getirerek güçlü bir müzikal kimlik ortaya koyduğu albüm, İstanbul Caz Festivali’nde sahnelenen özel bir konserle dinleyicilere tanıtıldı ve kısa sürede caz albümleri arasında en çok satanlar listesine girdi. Sanatçı, bu albümle birlikte Türkiye caz sahnesinde kendine özgü bir yer edindi.
Erdoğan, kariyeri boyunca ulusal ve uluslararası birçok projede yer aldı. Önder Focan, Şenova Ülker, Genco Arı, Bilal Karaman gibi isimlerle çalıştı; Jazzeeba On Air, Funk Upon A Time, Deformation Turk Project, Akustik 45’likler, Ayten Alpman Tribute ve Goodfellas gibi projelerde sahne aldı. 21. İstanbul Caz Festivali kapsamında European Jazz Project’te İsveçli kontrbasçı Per Ola-Gaad ile özel bir konser verdi. Ankara Caz Festivali’nde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Türk Armoni Yıldızları Big Band ve Deniz Yıldızları Caz Orkestrası ile unutulmaz konserler gerçekleştirdi. Ayrıca Amerika’da düzenlenen International Songwriting Competition’da (ISC) kendi besteleriyle 14 bin aday arasından ilk 25’e girerek uluslararası alanda da dikkat çekti.
Son yıllarda müziğin sosyal etkisini ön plana çıkaran projelere imza atan Erdoğan, 2019’da başlattığı “Hükümsüz Caz” projesiyle Türkiye’deki kadın cezaevlerinde konserler verdi. Edirne, Bakırköy, Sincan ve Aliağa Kapalı Kadın Cezaevlerinde gerçekleşen bu konserler, müziğin birleştirici gücünü gösteren örnekler olarak büyük yankı uyandırdı.
Dilek Sert Erdoğan’ın kariyerinde “Moments” özel bir yere sahip. İngilizce sözlü soul repertuarıyla Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren bu albüm, caz festivallerinde ve kulüplerinde yankı uyandırdı. Albümdeki parçalar hem vokal gücü hem de düzenlemeleriyle caz ve soul dinleyicisinin beğenisini kazandı. Erdoğan, yıllar içinde farklı projelerde Aretha Franklin şarkılarından özgün caz düzenlemelerine kadar geniş bir repertuar sundu. Hammond Band ile yaptığı performanslar, caz kulüplerinde enerjik ve samimi atmosferler yaratırken, uluslararası caz festivallerinde Türkiye’nin güçlü kadın vokalini temsil etti.
Günümüzde güçlü vokali, sahne enerjisi ve özgün müzikal yaklaşımıyla Türkiye caz sahnesinin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Dilek Sert Erdoğan, diskografisinde şimdilik tek stüdyo albümü olan “Moments / Jazz Soul Funk” yer alsa da sahne performansları ve projeleriyle caz, soul ve funk müziğin Türkiye’deki gelişimine büyük katkı sağladı.
Hammond’un büyüsü
Pera 77’de gerçekleşecek gecede Dilek Sert Erdoğan’a Hammond Band eşlik ediyor. Hammond orgun caz ve soul müzikteki yeri, sahneye ayrı bir sıcaklık ve groove katıyor. Grubun kadrosunda, gitarda modern caz armonisi ve doğaçlamadaki ustalığıyla Türkiye caz sahnesinin önde gelen gitaristlerinden Sıtkı Sırtanadolu, bas gitarda caz ve funk füzyon tarzlarında güçlü bir teknik sergileyen genç kuşağın dikkat çeken isimlerinden Burak Atlı ve davulda ritmik çeşitliliğiyle sahneye dinamizm katan hem caz hem klasik müzikte deneyimli bir davulcu olan Erhan Seçkin yer alıyor.
Konserin konuk sanatçısı Yavuz Darıdere, Türkiye caz sahnesinde Hammond org ve trompetin en güçlü temsilcilerinden biri olarak biliniyor. İzmir Devlet Konservatuvarı’nda aldığı klasik müzik eğitimiyle temellerini atan Darıdere, bu birikimi caz ve blues ile harmanlayarak kendine özgü bir üslup geliştirdi. Hammond orgun sıcak ve derin tınılarını trompetin duygusal gücüyle birleştiren sanatçı, Claudio Roditi ve Tony Monaco gibi ustalardan aldığı derslerle müzikal bilgisini uluslararası düzeyde pekiştirdi. Sahnedeki varlığı, teknik ustalığın ötesinde, dinleyiciyi içine çeken bir duygusal yoğunluk yaratıyor. Hammond Groove Band ve çeşitli trio projeleriyle Türkiye’de Hammond kültürünün yaygınlaşmasına öncülük eden Darıdere, her performansında cazın kökleriyle modern yorumları buluşturan bir köprü kuruyor.
Yavuz Darıdere
Cazın kalbine yolculuk
29 Kasım Cumartesi gecesi, Pera 77 sahnesinde cazın Hammond tınılarıyla buluşacağı etkinlik saat 21.00’de başlayacak. Dilek Sert Erdoğan’ın güçlü vokali, Hammond Band’in dinamik altyapısı ve Yavuz Darıdere’nin ustalığı, dinleyiciyi hem nostaljik hem de modern bir caz yolculuğuna çıkaracak. Gecenin biletleri Passo üzerinden satışta.


