Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Pera Müzesi’nde rehberli turlar

Pera Müzesi’nde rehberli turlar

Pera Müzesi’nde rehberli turlar14 Ekim 2026 - 04:10
Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonlarından derlenen dört sergiyi ücretsiz rehberli turlarla bir araya getiriyor. 21 Ekim, 11 Kasım ve 9 Aralık 2026 tarihlerinde düzenlenecek “Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk”, Osmanlı-Avrupa ilişkilerinden Osman Hamdi Bey’in resimlerine, Anadolu’nun dört bin yıllık ölçü ve tartı kültüründen Kütahya çiniciliğinin dönüşümüne uzanıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Bir resim, bir tartı ağırlığı ya da bir çini tabak, üretildiği dönemin estetik anlayışının yanı sıra toplumsal ilişkileri, ekonomik düzeni ve kültürler arasındaki alışverişi de anlatabilir. Pera Müzesi’nin “Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk” başlıklı ücretsiz rehberli turları, farklı dönemlerden ve alanlardan eserleri ortak bir rota üzerinde buluşturarak ziyaretçilere bu bağlantıları keşfetme olanağı sunuyor. Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonlarından derlenen dört sergiyi kapsayan program, tarih, sanat ve gündelik yaşamın izlerini aynı ziyaret içinde takip etmeyi amaçlıyor.
 
21 Ekim, 11 Kasım ve 9 Aralık 2026 tarihlerinde saat 18.00’de gerçekleştirilecek turlarda ziyaretçiler, “Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar”, “Osman Hamdi Bey”, “Ağırlık ve Ölçü Sanatı” ve “Sıradışı Minas” sergilerini rehber eşliğinde gezecek. Yaklaşık bir buçuk saat sürecek turlar Türkçe düzenlenecek ve katılım ücretsiz olacak. Kontenjanın sınırlı olduğu programa katılmak isteyenlerin resepsiyon@peramuzesi.org.tr adresine e-posta göndererek rezervasyon yaptırması gerekiyor.
 
Elçiler, ressamlar ve iki dünya arasındaki temas
 
“Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar” sergisi, 17. ve 19. YY’lar arasında Osmanlı ile Avrupa arasında gelişen diplomatik ve sanatsal ilişkileri odağına alıyor. Elçiler ve sanatçılar üzerinden şekillenen sergi, iki coğrafya arasındaki karşılaşmaları resimler, gravürler ve belgeler aracılığıyla ele alıyor. Diplomatik ilişkilerin yanı sıra kültürel temsil biçimlerine de odaklanan seçki, Osmanlı-Avrupa etkileşiminin yalnızca siyasi gelişmelerle sınırlı olmadığını; sanatın, gözlem biçimlerinin ve karşılıklı merakın da bu ilişkilerin oluşumunda rol oynadığını gösteriyor.
 
 
Dönemin elçilerinin portreleri ve Avrupa’nın Osmanlı’ya, Osmanlı’nın da Avrupa’ya bakışını yansıtan görsel malzemeler, kültürler arası ilişkinin nasıl kurulduğuna dair farklı ipuçları sunuyor. Sergi, tarihsel olayların yanı sıra bu olayların imgeler aracılığıyla nasıl anlatıldığını ve temsil edildiğini de gündeme getiriyor.
 
Osman Hamdi Bey’in sanatçı kimliği
 
Osmanlı kültür ve sanat tarihinde müzeci, arkeolog ve ressam kimlikleriyle öne çıkan Osman Hamdi Bey, aynı zamanda resim sanatı üzerinden döneminin toplumsal ve kültürel dönüşümünü ele alan önemli isimlerden biri. Onun adını taşıyan sergi, sanatçının üretimine odaklanarak çok yönlü kişiliğini ve kültürel mirasa katkılarını eserleri üzerinden inceliyor.
 
 
Figüratif kompozisyonlarıyla tanınan Osman Hamdi Bey’in resimleri, Doğu-Batı ilişkileri ve Osmanlı modernleşmesi bağlamında değerlendiriliyor. Sanatçının eserlerinde figürlerin yerleşimi, mekânın düzenlenişi, kıyafetler ve gündelik yaşamdan ayrıntılar, dönemin kültürel dünyasına ilişkin okumalar yapılmasına olanak tanıyor. Sergi, Osman Hamdi Bey’i yalnızca müzecilik ve arkeoloji alanlarındaki çalışmalarıyla değil, resim sanatındaki üretimiyle de ele alıyor.
 
Anadolu’nun dört bin yıllık ölçü ve tartı kültürü
 
“Ağırlık ve Ölçü Sanatı” sergisi, Anadolu’nun yaklaşık dört bin yıllık sosyal ve ekonomik tarihini ölçme ve tartma araçları üzerinden ele alıyor. Farklı dönemlere ve coğrafyalara ait nesnelerden oluşan seçki, ağırlık ve ölçü sistemlerinin ticaretin gelişimindeki rolünü ortaya koyarken bu araçların toplumsal yaşamla ilişkisini de inceliyor.
 
 
Ölçü birimleri, ticari alışverişte miktarın belirlenmesinin ötesinde, taraflar arasındaki güvenin ve ortak kuralların oluşmasında da önem taşıyor. Farklı dönemlerden günümüze ulaşan ağırlıklar ve ölçüm araçları, alışverişin nasıl yapıldığına, ekonomik ilişkilerin nasıl düzenlendiğine ve toplumların ortak ölçütler geliştirme ihtiyacına ilişkin bilgiler sunuyor. Sergi, Anadolu’nun ticaret geçmişini yalnızca ekonomik faaliyetler üzerinden değil, bu faaliyetleri mümkün kılan nesneler ve uygulamalar üzerinden de okumaya imkân veriyor.
 
Kütahya çiniciliğinde gelenek ve yenilik
 
“Sıradışı Minas” sergisi, 19. YY’ın sonu ile 20. yüzyılın başında Kütahya çiniciliğinde yaşanan değişimi, usta sanatçı Minas Avramidis’in eserleri üzerinden inceliyor. Geleneksel üretim anlayışı ile yeni arayışların bir araya geldiği bu dönem, çiniciliğin hem biçim hem de bezeme bakımından geçirdiği dönüşümle öne çıkıyor.
 
 
Sergide yer alan “Genovefa Hikâyesi” tasvirli tabak serisi, bu değişimi izlemeye olanak tanıyan örnekler arasında bulunuyor. Eserler aracılığıyla dönemin üretim pratikleri, anlatı geleneği ve dekoratif tercihleri arasındaki ilişki görünür hâle geliyor. Minas Avramidis’in çalışmaları, Kütahya çiniciliğinin yerleşik geleneklerini sürdürürken farklı anlatım biçimlerine ve estetik tercihlere nasıl alan açtığını ortaya koyuyor.
 
 
 
Etiketler: pera müzesi  suna ve inan kıraç vakfı  sergi