Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Pinokyo'nun burnunda modern zamanın yalnızlığı

Pinokyo'nun burnunda modern zamanın yalnızlığı

Pinokyo'nun burnunda modern zamanın yalnızlığı12 Şubat 2026 - 03:02
İstanbul Devlet Opera ve Balesi - MDTistanbul'un bu sezon prömiyer yapan gösterisi "Pinokyo.exe. Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla" birçok duyguyu bir arada yaşatan, içinde yaşadığımız zamanın tuhaflığı üzerine düşündüren, her yönüyle çok renkli, yetkin ve özgün bir yapım.
Zeynep Aksoy
zeynepaksoy911@gmail.com
 
Masalı herkes çocukluğundan bilir. Aslında gerçeküstü olduğundan masal denmiş olsa gerek çünkü Pinokyo, 1881 yılında İtalyan yazar Carlo Collodi’nin yazdığı, “Pinokyo’nun Serüvenleri” adlı çocuk kitabının baş karakteridir. İtalya’nın Toskana bölgesinde yaşayan yaşlı ve yalnız bir marangoz olan Gepetto Usta, sihirli bir odundan bir kukla yapar ve adını Pinokyo koyar. Pinokyo, yaramaz, sürekli yalan söyleyen, yalan söyledikçe burnu uzayan bir oğlan çocuğuna dönüşür ve gerçek bir oğlan çocuğu gibi yaşamak için evden kaçıp çeşitli maceralara atılır. Disney’den Guillermo del Toro’ya birçok animasyonun, filmin ve tiyatro oyununun kahramanı hâline gelen bu popüler kurgusal karakter, bu kez de İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu’nun (MDT) en yeni işinin baş karakteri. 
 
 
 
Duygular kaleidoskopu yaratıyor
 
Geçtiğimiz ayın sonunda prömiyer yapan "Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla"nın koreografı Pinokyo’nun 'memleketlisi' İtalyan Erika Silgoner bu 145 yıllık hikâyeyi modern zamanlar için yeniden kurgulamış. Bu evrende Gepetto, orta yaşlı, günlerini televizyonun karşısında uyuklayarak geçiren, yalnız ve belki de biraz depresif bir adam. Televizyonda reklamını gördüğü 'sentetik çocuk' bir gün kapısında beliriyor. Bir bağ kuruyorlar ama tabii Pinokyo devreler ve kodlanmış anılarla yaratılmış bir 'robot' sonuçta. Yine de distopik de olsa gizemli ve heyecanlı bir dünyanın perdelerini aralıyor ve Gepetto bunu bir rüya gibi yaşasa da bir süreliğine hayatının sıradanlığından çıkıp gizemli, tuhaf, tekinsiz, eğlenceli maceralara tanık oluyor. Kuklalar, periler, pembe saç ve sakallı, ışıltılı kostümlü, pop star edalı sirk sahibi Mangiafuoco (benim izlediğim kastta Erencan Karakadi hayat veriyor), Cırcır Böceği, Kedi, Tilki, Pinokyo’yu oyuncaklar ülkesine gitmeye ayartan Mum Fitili isimli arkadaşı ve alınlarında 'hasarlı' yazan, steril ortamda tamir edilen kuklaların hüznü. Koreograf Silgoner hikâyenin büyülü dünyasını üzerine yazması oldukça zor dans dilinin sembolizmine o kadar güzel tercüme etmiş ki, eser gerçekten bir rüya hissiyle akıyor ve izleniyor. Aynı zamanda hem naif hem ürkütücü hem derin hem eğlenceli hem hüzünlü ve yalnız hem de coşkulu ve kalabalık olmayı başararak izleyicide bir duygular kaleidoskopu yaratıyor. Yapay zekânın önlenemeyen yükselişine tanık olduğumuz, insanların gitgide yalnızlaştığı ve kendilerine robot dostlar edindiği çağımızın distopikliğini ve tedirgin ediciliğini çok iyi yakalamış, tam zamanın ruhuna uygun bir eser. 
 
 
 
Bütün solistler çok başarılı
 
Teknik olarak bakınca: Koreografi çok farklı yönlere gitse, toplu, ikili, solo, birçok farklı parçadan oluşsa da değişken ama son derece başarılı müzikle (Gökçe Özücoşkun) baştan sona müthiş uyumlu akıyor ve hem koreografi hem de müzik son derece özgün. Karanlığı bir tercih olarak kullanan ışık tasarımı (Yasin Gültepe) bu eserin temelde karanlık ve hüzünlü karakterine çok iyi uyuyor, bütün solistler çok başarılı ama benim izlediğim kastta karakteri teatraliteyi de gerektiren Gepetto karakterinde Canberk Yıldız, kendine özgü, farklı bir beden dili, stili ve karizması olan Cırcır Böceği'nde Tuğçe Göncü Ceylan, bir kukla mekanikliğiyle hareket etmeyi doğallaştırabilmesiyle hayran bırakan Pinokyo'da Demet Aksular, karizması ve sesiyle çarpıcı bir portre çizen Mangiafuoco olarak Erencan Karakadi özellikle dikkat çekiyorlar. Modern Dans Topluluğu'nun "Pinokyo"sunu mutlaka görün. Birçok duyguyu bir arada yaşatacak, içinde yaşadığımız zamanın tuhaflığı üzerine düşündürecek, her yönüyle çok renkli, yetkin ve özgün bir yapım.