Pirelli Takvimi 2027: Hindistan’a iki farklı bakış
Pirelli Takvimi, 2027 edisyonunda Hindistan’ın çok katmanlı kültürünü iki ayrı fotoğrafik bakışla ele alıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Fotoğraf, yalnızca bir anı kaydetme biçimi değil; zamanın, kültürlerin ve insan deneyiminin görsel hafızasını oluşturan güçlü bir anlatım alanı. Dünyanın en prestijli fotoğraf projelerinden biri kabul edilen Pirelli Takvimi de altmış yılı aşan tarihi boyunca moda dünyası, çağdaş fotoğraf sanatı ve kültürel anlatımın kesiştiği özel bir alan oluşturdu.
Pirelli, 2027 Takvimi’nin konseptini ve yaratıcı ekibini duyururken bu kez odağına Hindistan’ı aldı. Güzelliği, kültürel çeşitliliği, tarihsel derinliği ve modern dönüşümüyle dünyanın en karmaşık coğrafyalarından biri olan Hindistan, proje kapsamında iki farklı fotoğrafçının gözünden yorumlanıyor.
Pirelli Takvimi tarihinde ilk kez bir edisyon, iki fotoğrafçının ortak üretimine yer veriyor. Proje, Norveçli fotoğrafçı Sølve Sundsbø ile Hint fotoğraf sanatının en önemli temsilcilerinden biri kabul edilen Raghu Rai’nin kızı Avani Rai’yi aynı yaratıcı zeminde buluşturuyor.
Biri Batılı çağdaş fotoğraf estetiğini, diğeri ise Hindistan’ın içeriden gelen görsel hafızasını temsil eden iki sanatçı; aynı ülkenin farklı kültürel algılar, tarihsel deneyimler ve estetik yaklaşımlar üzerinden anlatılabileceğini ortaya koyuyor.
Bir ülkenin portresi: Sølve Sundsbø’nun Hindistan’ı
2027 Pirelli Takvimi’nin ilk bölümünde Sølve Sundsbø, Hindistan’a moda fotoğrafçılığının estetik dili üzerinden yaklaşıyor. Rajasthan bölgesindeki Jaipur Jaigarh Kalesi ve Ajabgarh’da gerçekleştirilen çekimlerde sanatçı ülkenin mimari mirası, doğal atmosferi ve tarihsel dokusu içinde güçlü portrelere odaklanıyor.
Norveçli fotoğrafçı Sølve Sundsbø, çağdaş moda fotoğrafçılığının en özgün isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1970 yılında Norveç’te doğan Sundsbø, fotoğraf eğitimini İngiltere’deki prestijli London College of Printing’de aldı. Kariyerinin başlangıcında moda fotoğrafçılığının önemli isimlerinden Nick Knight’ın yanında çalışarak görsel deneyim, teknoloji ve yaratıcı fotoğraf dili konusunda önemli bir birikim kazandı.
1990’lı yılların sonunda kendi stüdyosunu kuran Sundsbø, kısa sürede moda dünyasının önde gelen yayınları ve markalarıyla çalışan uluslararası bir fotoğrafçı haline geldi. Çalışmaları arasında moda dergilerinin yanı sıra sanat, reklam ve portre fotoğrafçılığı alanındaki projeler de önemli yer tuttu. Vogue, Numéro ve W Magazine gibi uluslararası yayınlarla çalışan sanatçı Christian Dior, Gucci ve Armani gibi moda markaları için de kampanyalar hazırladı.
Sølve Sundsbø
Sundsbø’nun fotoğraf anlayışının merkezinde geleneksel moda estetiğiyle teknolojik yeniliklerin birleşimi bulunuyor. Sanatçı dijital manipülasyonlar, tarama teknikleri, üç boyutlu görüntüleme yöntemleri ve yapay ışık kullanımıyla insan bedenini ve portreyi alışılmış biçimlerin dışında ele alıyor. Ancak teknolojiyi yalnızca görsel bir efekt olarak değil, fotoğrafın anlatım olanaklarını genişleten bir araç olarak kullanıyor.
Kariyeri boyunca beden, kimlik, doğa ve insan ilişkisi üzerine çalışan Sundsbø, fotoğraflarında gerçeklik ile hayal arasında bir alan oluşturmayı tercih ediyor. Bu nedenle çalışmaları yalnızca moda fotoğrafı olarak değil, çağdaş görsel sanatın bir parçası olarak da değerlendiriliyor.
Sanatçının geçmiş projeleri arasında moda dünyasının ikonik isimleriyle gerçekleştirdiği portre çalışmalarının yanı sıra daha deneysel seriler de bulunuyor. Sundsbø, Londra’daki Somerset House ve New York’taki International Center of Photography gibi önemli sanat kurumlarında sergilenen çalışmalarıyla fotoğraf ile çağdaş sanat arasındaki sınırları araştıran isimlerden biri olarak öne çıktı.
2027 Pirelli Takvimi kapsamında Hindistan’a yaklaşımı da bu görsel anlayışının devamı niteliğinde. Sundsbø, ülkenin tarihsel zenginliğini renk, ışık, mimari ve insan portreleri üzerinden kurduğu stilize bir görsel dil ile ele alıyor. Rajasthan’ın görkemli yapıları, geleneksel atmosferi ve kültürel dokusu, sanatçının çağdaş portre anlayışıyla birleşerek Hindistan’ın başka bir yüzünü ortaya çıkarıyor.
Sundsbø’nun Pirelli projesindeki kadroda Hindistan sinemasının, müzik dünyasının ve kültür alanının önemli isimleri yer alıyor. Oyuncular Aditi Rao Hydari ve Avantika Vandanapu, oyuncu ve yapımcı Freida Pinto, müzisyen ve besteci Anoushka Shankar, şair ve performans sanatçısı Rupi Kaur, modeller Lakshmi Menon ve Bhavitha Mandava ile yazar ve televizyon sunucusu Padma Lakshmi bu özel bölümün konukları arasında bulunuyor.
Sundsbø, projeye yaklaşımını değerlendirirken Raghu Rai’nin Hindistan’ın ruhunu yakalamadaki rolüne dikkat çekiyor. Norveçli fotoğrafçıya göre kendi çalışması daha çok bireysel portreler ve estetik bir ülke imgesi üzerine kurulurken, Hindistan’ın tarihsel, toplumsal ve insani hafızasını taşıyan daha derin anlatı Avani Rai’nin bölümüyle tamamlanıyor.
Bu iki farklı yaklaşım, Pirelli 2027 Takvimi’nin temel fikrini oluşturuyor: Bir ülkenin yalnızca tek bir bakış açısından değil; farklı kuşakların, kültürlerin ve fotoğraf dillerinin karşılaşmasıyla anlatılabileceğini göstermek.
Raghu Rai: Hindistan’ın görsel hafızasını oluşturan usta
2027 Pirelli Takvimi’nin arka planındaki en önemli isimlerden biri, Hint fotoğraf sanatının uluslararası alandaki en güçlü temsilcilerinden Raghu Rai. Yarım asrı aşan kariyeri boyunca Hindistan’ın toplumsal hafızasını kayda alan Rai, yalnızca bir fotoğrafçı değil aynı zamanda ülkesinin değişimini belgeleyen görsel bir tarihçi olarak kabul edildi.
Raghu Rai, 18 Aralık 1942 tarihinde Hindistan’ın Pencap bölgesindeki Jhang kentinde doğdu. Fotoğrafla tanışması, ağabeyi ve önemli fotoğrafçı S. Paul’un etkisiyle gerçekleşti. 1960’lı yılların başında fotoğrafçılığa yönelen Rai, kısa sürede kendine özgü bakışıyla dikkat çekmeye başladı.
1966 yılında Hindistan’ın önemli gazetelerinden The Statesman için foto muhabiri olarak çalışmaya başlayan Rai, burada haber fotoğrafçılığının disiplinini kazandı. Ancak fotoğraf anlayışı yalnızca haber görüntüsü üretmekle sınırlı değildi. Rai için her kare, insan hikâyelerinin ve toplumsal değişimlerin izini taşıyan bir belge niteliğindeydi.
Kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri 1970’li yıllarda uluslararası fotoğraf dünyasında tanınmaya başlaması oldu. 1972 yılında ünlü Fransız fotoğrafçı Henri Cartier-Bresson tarafından keşfedilen Rai, 1977 yılında ‘Magnum Photos’a aday gösterildi ve daha sonra kolektifin tam üyesi oldu.
Raghu Rai. Fotoğraf: Vikramjit Kakati
Rai’nin objektifinde Hindistan; sokakları, dini ritüelleri, siyasi dönüşümleri, kırsal yaşamı, şehirleri ve sıradan insanların günlük hayatıyla bütünlüklü bir portreye dönüştü. Fotoğrafları yalnızca estetik görüntüler değil, içinde yaşanılan dönemin sosyal ve politik koşullarını anlatan güçlü belgeler olarak değerlendirildi.
Sanatçının uluslararası alanda en çok ses getiren çalışmalarından biri, 1984 yılında yaşanan Bhopal gaz faciası üzerine hazırladığı fotoğraf serisi oldu. Binlerce kişinin hayatını kaybettiği Union Carbide felaketinin ardından bölgeye giden Rai, çevre felaketinin insan yaşamındaki yıkıcı etkilerini belgeledi. Bu çalışma, fotoğrafın yalnızca tanıklık değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk taşıyan bir araç olduğunu gösteren önemli örneklerden biri kabul edildi.
Dalai Lama ve Rahibe Teresa gibi dünya çapında tanınan isimlerden savaşlara, toplumsal olaylardan gündelik yaşamın içindeki insan hikâyelerine kadar geniş bir alanda çalışan Rai, Hindistan’da ‘fotoğrafın babası’ olarak anıldı.
Kariyeri boyunca çok sayıda ödül alan sanatçı, 1992 yılında Hindistan hükümeti tarafından verilen prestijli ‘Padma Shri’ ödülüne layık görüldü. Fotoğrafları dünyanın önemli müzelerinde ve galerilerinde sergilendi; çok sayıda fotoğraf kitabında yayımlandı.
Raghu Rai için fotoğraf yalnızca görmek değil, anlamaktı. Yaklaşımında bir ülkenin gerçekliği büyük olaylardan çok insanların yüzlerinde, sokakların ritminde ve günlük hayatın küçük ayrıntılarında ortaya çıkıyordu.
Avani Rai: Mirası devralan yeni kuşak bakış
Raghu Rai’nin görsel mirasını sürdüren isimlerden biri olan kızı Avani Rai, yalnızca dünyaca ünlü bir fotoğrafçının mirasını taşıyan bir isim değil; kendi sanatsal dili üzerine çalışan bir fotoğrafçı ve yönetmen olarak da tanınıyor. Babasının fotoğraf anlayışını yakından izleyerek büyüyen Rai, çalışmalarında hafıza, kimlik, aile ilişkileri ve toplumsal hikâyeler üzerine yoğunlaşıyor.
Avani Rai’nin kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri, 2018 yılında tamamladığı ilk uzun metraj belgeseli “Unframed Picture” oldu. Babası Raghu Rai’nin yaşamına ve fotoğraf serüvenine odaklanan film, baba kızında İstanbul’a gelerek bizzat katıldığı ‘TRT Belgesel Günleri’nin açılış filmi olarak gösterildi. Belgesel, dünyanın en önemli fotoğrafçılarından birinin kariyerini anlatan bir çalışma olmasının yanı sıra bir kızın babasına, bir sanatçının başka bir sanatçıya bakışını ele alan kişisel bir anlatı olarak da öne çıktı.
Avani Rai
“Unframed Picture”, Raghu Rai’nin fotoğrafçı kimliğine ve aile içindeki varlığına odaklandı. Avani Rai, kamerasını babasının sanatçı yönünün yanı sıra kişisel dünyasına da çevirdi. Raghu Rai ise kızının objektifi karşısında hem usta bir fotoğrafçı olarak hem de bir baba olarak yer aldı. Profesyonel mesafeyi koruma çabasıyla başlayan süreç, zaman içinde sanatçı kimliği ile aile bağlarının iç içe geçtiği samimi bir portreye dönüştü.
Bu deneyim, Avani Rai’nin kendi görsel yaklaşımını da şekillendirdi. Babasının mirasına duyduğu saygıyı korurken onun yöntemlerini birebir tekrarlamak yerine, geçmişle bugün arasında yeni bağlar kurmayı tercih etti.
Yarım kalan projeyi tamamlamak
Pirelli 2027 Takvimi projesi başlangıçta Raghu Rai ile Norveçli fotoğrafçı Sølve Sundsbø’nun ortak vizyonu etrafında şekillendi. Ancak usta fotoğrafçının proje sürecinin konsept aşamasında, 83 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından bu önemli sorumluluğu kızı Avani Rai üstlendi.
Avani Rai, babasının yarım kalan fikrini yalnızca tamamlamakla kalmadı; projenin yönünü de yeniden yorumladı. Başlangıçta stüdyo çekimleri üzerine tasarlanan çalışma, onun yaklaşımıyla Hindistan sokaklarına taşındı. Rai, babasının yarım asır boyunca kadrajına aldığı mekânlara ve insanlara geri dönerek geçmiş ile bugünü aynı görsel anlatı içinde buluşturdu.
Eski Delhi’nin tarihi bölgeleri, Kinari Bazar ve Yamuna Ghat gibi mekânlar, 2027 Pirelli Takvimi’nin doğal stüdyolarına dönüştü. Avani Rai için bu tercih, babasının fotoğraf anlayışının temelindeki ‘sokağa ve insana yaklaşma’ fikrine geri dönüş anlamına geliyordu.
Sanatçı, babasının yıllar önce çektiği fotoğrafları yeniden aynı bölgelerde ele alarak aradan geçen 30, 40 hatta 50 yılın değişimini görünür kıldı. Böylece Hindistan’ın dönüşümü, yalnızca yeni görüntülerle değil, geçmiş karelerle kurulan görsel bir diyalog üzerinden anlatıldı.
Avani Rai’nin bölümünde 200’den fazla kişinin yer aldığı geniş bir kadro bulunuyor. Günlük yaşamın içinden insanlar, dansçılar, sokak sanatçıları, zanaatkârlar, müzisyenler ve annesi Gurmeet Rai bu görsel anlatının parçaları arasında yer alıyor.
Rai’nin yaklaşımı, babasının fotoğraf anlayışının bugün hâlâ yaşayan bir hafıza oluşturduğunu gösteriyor. Onun için bu çalışma hem bir mirası sürdürmek hem de geçmişin izlerini bugünün gerçekliğiyle yeniden karşılaştırmak anlamına geliyor.
Hindistan’ın kadınları ve yeni Pirelli dönemi
Pirelli Takvimi’nin 2027 edisyonu, yalnızca iki fotoğrafçının farklı bakışlarını bir araya getirmesiyle değil kadrajın merkezine aldığı kadın temsiliyle de dikkat çekiyor. Takvim tarihinde ilk kez çekimlerin tamamı Hindistan’da gerçekleştirilirken, projenin yıldız kadrosunda yalnızca Hintli kadınlar yer alıyor.
Bu tercih, Pirelli Takvimi’nin uzun yıllara yayılan görsel tarihinde de önemli bir değişimin göstergesi. 1960’lı yıllardan itibaren çoğunlukla moda fotoğrafçılığı ve kadın bedeninin estetik temsili üzerinden tanınan proje, son yıllarda daha geniş kültürel anlatılara, farklı kimliklere ve toplumsal hikâyelere yönelen bir çizgi izliyor.
2027 edisyonunun yıldız kadrosunda oyuncu ve yapımcı Freida Pinto, müzisyen ve besteci Anoushka Shankar, yazar ve televizyon sunucusu Padma Lakshmi, oyuncular Aditi Rao Hydari ve Avantika Vandanapu, model Bhavitha Mandava gibi uluslararası tanınırlığa sahip isimler yer alıyor.
Ünlü model Bhavitha Mandava, Pirelli Takvimi’nin geçmişte özellikle çıplaklık odaklı estetik anlayışıyla ilişkilendirilmesi nedeniyle projeye başlangıçta temkinli yaklaştığını ifade ediyor. Hindistan’ın muhafazakâr toplumsal yapısında böyle bir çalışmanın nasıl karşılanacağını düşündüğünü belirten Mandava ancak bu edisyonun odağının erotizm değil; Hindistan’ın kültürel çeşitliliği, kadınlarının gücü ve ülkenin çok katmanlı yapısı olduğunu gördükten sonra projede yer almaktan gurur duyduğunu dile getiriyor.
2027 Pirelli Takvimi böylece yalnızca bir moda fotoğrafı çalışması değil; bir ülkenin geçmişi, bugünü ve geleceği arasında görsel bir köprü kurmayı amaçlayan kültürel bir proje olarak şekilleniyor.
60 yılı aşan görsel hafıza
Pirelli Takvimi, 1964 yılında İtalyan lastik üreticisi Pirelli’nin İngiltere’deki iştirakı tarafından bir kurumsal iletişim projesi olarak hayata geçirildi. Dönemin Pirelli UK pazarlama direktörü Derek Forsyth ve sanat yönetmeni Robert Fraser’ın öncülük ettiği yaratıcı ekip tarafından geliştirilen fikir, geleneksel takvim anlayışından farklı olarak şirketin müşterilerine sunduğu estetik değeri yüksek, sınırlı sayıda üretilen özel bir yayın hazırlamaktı.
İlk yıllarında moda ve güzellik fotoğrafçılığı ekseninde ilerleyen proje, kısa sürede sıradan bir promosyon ürünü olmaktan çıktı. Fotoğraf sanatındaki gelişmeler, moda dünyasının dönüşümü ve dönemin önemli fotoğrafçılarının katkılarıyla Pirelli Takvimi, zaman içinde prestijli bir sanat projesine dönüştü.
1964 tarihli ilk Pirelli Takvimi, İngiliz fotoğrafçı Robert Freeman tarafından hazırlandı. İspanya’nın Mallorca adasında gerçekleştirilen çekimler, dönemin özgürleşen estetik anlayışını yansıtan çalışmalardan biri oldu.
Ancak proje 1970’li yıllarda ekonomik nedenlerle kesintiye uğradı. 1974 ile 1983 yılları arasında yayımlanmayan takvim, 1984 yılında yeniden hayata döndü ve sonraki dönemlerde fotoğraf dünyasının en önemli isimlerini bir araya getiren uluslararası bir platform haline geldi.
1990’lı yıllar, Pirelli Takvimi’nin sanatsal kimliğinin güçlendiği dönem oldu. Moda fotoğrafçılığının sınırlarını aşan sanatçılar, takvimi yalnızca estetik görüntülerden oluşan bir çalışma olmaktan çıkararak dönemin kültürel tartışmalarına açılan bir alana taşıdı.
1994 edisyonu, Amerikalı fotoğrafçı Herb Ritts’in siyah-beyaz estetiği ve güçlü portre anlayışıyla Pirelli tarihinin unutulmaz çalışmaları arasında yer aldı. Ritts, beden, ışık ve kompozisyon ilişkisini merkeze alan yaklaşımıyla takvime yeni bir görsel dil kazandırdı.
1999 yılında ise moda fotoğrafçılığının efsanevi isimlerinden Richard Avedon’un katkısı, Pirelli’nin sanatsal prestijini daha da güçlendirdi.
2000 yılında Annie Leibovitz tarafından hazırlanan edisyon ise önemli bir kırılma noktası oldu. Leibovitz, kadın bedenini geleneksel güzellik kalıplarının dışına çıkararak sanat ve spor dünyasından güçlü kadın figürlere odaklandı. Bu yaklaşım, Pirelli Takvimi’nin yalnızca profesyonel modellerle sınırlı olmayan yeni bir anlatı alanına dönüşmesinde etkili oldu.
2016 yılında yine Annie Leibovitz’in hazırladığı edisyonda profesyonel modeller yerine farklı alanlarda başarı kazanmış kadınlara yer verildi. Serena Williams, Amy Schumer, Yoko Ono ve Ava DuVernay gibi isimlerin yer aldığı çalışma, güzellik kavramının yeniden tartışılmasına neden oldu.
2020 yılında Paolo Roversi’nin hazırladığı “Looking for Juliet” başlıklı edisyon ise Shakespeare’in Juliet karakterinden yola çıkarak aşk, gençlik ve romantizm kavramlarını fotoğraf ve sinema diliyle ele aldı.
Richard Avedon, Annie Leibovitz, Peter Lindbergh, Helmut Newton, Bruce Weber ve Mario Testino gibi fotoğraf dünyasının önemli isimlerinin imzasını taşıyan Pirelli Takvimi bugün; moda, fotoğraf sanatı ve çağdaş kültürün kesiştiği uluslararası bir görsel arşiv olarak kabul ediliyor.
2027 edisyonunda iki farklı fotoğrafçının yer alması da bu uzun tarihin yeni bir aşamasını temsil ediyor. Sølve Sundsbø’nun kontrollü ve estetik portreleriyle Avani Rai’nin belgesel yaklaşımı, Hindistan’ı yalnızca egzotik bir görüntü alanı olarak değil; insanları, sokakları, gelenekleri ve çağdaş yaşamıyla çok katmanlı bir kültürel anlatı olarak ele alıyor.
Etiketler: Pirelli Takvimi hindistan sanat


