Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Potanın sihirbazları geliyor

Potanın sihirbazları geliyor

Potanın sihirbazları geliyor14 Şubat 2026 - 05:02
Sporu bir gösteri sanatına dönüştüren Harlem Globetrotters, 100. yılını kutladığı tarihi turnesiyle 3 ve 4 Nisan’da Türkiye parkelerine inmeye hazırlanıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Dünyanın en uzak köşelerine basketbol topunu bir barış ve eğlence elçisi olarak taşıyan, imkansızı standart hale getiren Harlem Globetrotters, “The 100 Year Tour” kapsamında asırlık serüveninin en görkemli durağı için rotayı Türkiye’ye kırdı. 1926 yılında Illinois sokaklarında başlayan bu efsanevi yolculuk, bugün bir spor müsabakasının çok ötesinde, kuşakları birbirine bağlayan küresel bir fenomen olarak karşımızda duruyor. Nisan ayında İstanbul ve Ankara, yerçekiminin kurallarının yeniden yazıldığı, kahkahanın rekabetle harmanlandığı o eşsiz ‘Harlem Büyüsü’ne ev sahipliği yapacak.
 
 
Irkçılık duvarlarını yıkan bir başarı öyküsü
 
Harlem Globetrotters’ın hikâyesi 1926 yılında Chicago’da kurulan Savoy Big Five adlı siyahi basketbol takımıyla başlar. Takım, dönemin eğlence merkezi Savoy Ballroom’da oynadığı maçlarla hem para kazanıyor hem de yeteneğini sergiliyordu. 1929’da organizatör ve menajer Abe Saperstein ekibin kontrolünü devraldı ve takımı, siyahi oyuncuların profesyonel liglere alınmadığı bir dönemde, ülke çapında turnelere çıkararak görünür kılmayı hedefledi.
 
1930’da ekip Harlem Globetrotters adını aldı. “Harlem” ismi özellikle seçilmişti: Siyah kültürünün merkezi olarak bilinen bu semt, takımın kimliğini ve temsil ettiği toplumsal duruşu simgeliyordu. Oysa takımın büyük bölümü Chicago kökenliydi.
 
Bu ilk yıllarda Globetrotters kesinlikle bir ‘şov takımı’ değildi. Aksine, ülkenin dört bir yanında beyaz takımlarla sert ve ciddi karşılaşmalar oynayan, kazanmak üzerine kurulu profesyonel bir ekipti.
 
 
NBA öncesi dönemin belirleyici gücü
 
1940’ların sonuna gelindiğinde Harlem Globetrotters, ABD’nin en güçlü basketbol takımlarından biri hâline gelmişti. 1948 ve 1949 yıllarında NBA’in en dominant ekibi olan Minneapolis Lakers’ı üst üste mağlup etmeleri, siyahi oyuncuların profesyonel liglerde yer alması gerektiğini açık biçimde ortaya koydu.
 
Bu baskının sonucunda NBA, 1950 yılında lig tarihindeki ilk siyahi oyuncuyu kadrosuna kattı: Nat Clifton. Clifton’ın Globetrotters kökenli olması, kulübün Amerikan spor tarihindeki dönüştürücü rolünü tescilledi.
 
Dönüm noktası: Yeteneklerin NBA’e transferi
 
Irk bariyeri yıkıldıktan sonra Globetrotters için yeni bir sorun doğdu: En iyi oyuncuları artık NBA takımları tarafından transfer ediliyordu.
 
Örneğin Wilt Chamberlain 1958’de kısa süreliğine Globetrotters forması giydi, ardından NBA’e geçerek süper yıldız oldu. Bu süreç, takımın elit rekabetçi gücünü korumasını giderek zorlaştırdı.
 
Abe Saperstein bu noktada stratejik bir karar aldı: Globetrotters, NBA ile doğrudan rekabet eden bir takım olmak yerine, basketbolu eğlenceyle birleştiren ‘gezici bir gösteri topluluğuna’ dönüşecekti.
 
 
Gösteri basketbolunun inşası
 
1950’lerin ortasından itibaren takımın maçlarında topla akrobatik hareketler, koreografik paslaşmalar, komedi unsurları, seyirciyle doğrudan etkileşim giderek artmaya başladı.
 
Bu yeni kimliğin yüzleri arasında Curly Neal ve Meadowlark Lemon gibi isimler yer aldı. Onlar, basketbolu bir maçtan çok bir sahne gösterisine dönüştüren dili kuran figürler oldu.
 
1960’lardan itibaren Harlem Globetrotters 120’den fazla ülkede turneye çıkan, devlet başkanlarıyla gösteri yapan, kadın oyuncuları profesyonel kadroya alan ilk büyük basketbol organizasyonlarından biri olan ve 60’tan fazla Guinness Dünya Rekoru ile her zaman ‘en iyilerin’ takımı olarak küresel bir markaya dönüştü.
 
Tarihe damga vuran ikonlar
 
Harlem Globetrotters’ı yalnızca bir takım değil, küresel bir fenomene dönüştüren en önemli unsurlardan biri, kuşaklar boyunca hafızalara kazınan oyuncuları oldu.
 
Wilt Chamberlain, NBA efsanesi olmadan önce Globetrotters forması giyerek bu yapının ne kadar üst düzey yetenekleri barındırdığını kanıtladı. Fiziksel üstünlüğü ve atletizmi, Globetrotters’ın sadece eğlenceli değil, aynı zamanda elit seviyede basketbol oynayabilen bir organizasyon olduğunu gösterdi. Meadowlark Lemon, takımın ‘palyaço-prens’i olarak anıldı. Sahnedeki doğaçlama yeteneği, mizahı ve seyirciyle kurduğu bağ, Globetrotters gösterilerinin dramatik yapısını tanımlayan temel taşlardan biri oldu. Curly Neal ise top hâkimiyetiyle neredeyse yerçekimine meydan okuyan bir figürdü. Onun driplingleri ve ritmik oyun stili, Globetrotters estetiğinin teknik boyutunu inşa etti. Fred Neal, Marques Haynes ve Geese Ausbie gibi isimler de takımın farklı dönemlerdeki yüzleri olarak, gösteri basketbolunun dilini sürekli genişleten oyuncular arasında yer aldı.
 
Bu ikonlar sayesinde Globetrotters, yalnızca kazanan bir ekip değil, kendi mitolojisini yaratan bir sahne topluluğu hâline geldi.
 
 
Gösteri ile sporun birleşimi
 
Günümüzde Harlem Globetrotters kadrosu, klasik gösteri geleneğini korurken modern basketbolun hızını ve atletizmini merkeze alan oyunculardan oluşuyor. Big Easy Lofton, smaç gücü ve sahne karizmasıyla yeni kuşağın en tanınan yüzlerinden biri. Too Tall Hall, pota altındaki hâkimiyetiyle eski dönem pivot geleneğini günümüze taşıyor. TNT Maddox ve Speedy Artis gibi oyuncular ise tempolu oyunları ve top kontrolüyle gösteri estetiğini çağdaş bir ritme sokuyor.
 
Bugünkü Globetrotters kadrosunun en dikkat çekici özelliklerinden biri, kadın oyuncuların ekipte merkezî roller üstlenmesi. Bu yaklaşım, kulübün yalnızca eğlendiren değil, sporun kapsayıcı geleceğini temsil eden bir yapı olma iddiasını da pekiştiriyor. Basketbolu küreselleştiren ilk takım olma ünvanını taşıyan Globetrotters’ın bugünün yıldız isimlerinden oluşan kadrosı ‘İyilik Elçileri’ misyonuyla bu mirası ekranda ve sahada sürdürmeye devam ediyor.
 
‘Altın Top’ ve ezeli rekabet
 
Bu yüzyıllık kutlamanın en dikkat çekici yanı, sahada sadece yeteneklerin değil, aynı zamanda tarihin de konuşacak olması. Globetrotters, 100. yıl için özel olarak tasarlanan formalarıyla sahaya çıkarken, rakipleri ise her zamanki gibi mağlubiyeti bir onur nişanı gibi taşıyan Washington Generals olacak. Spalding’in bu turneye özel ürettiği ‘Altın Basketbol Topu’ parkede süzülürken, izleyiciler sadece her anı sürprizlerle dolu, 4 çeyreğe sığmayan bir kutlama izleyecek. Gösteri bitiminde tüm taraftarlar için ücretsiz olarak düzenlenen ‘5. Çeyrek’ etkinliği ise, hayranların kahramanlarıyla tanışıp imza alabileceği samimi bir şölene dönüşecek.
 
 
VIP konuk olma şansı
 
Harlem Globetrotters’ın bu tarihi turnesi, izleyiciyi sadece tribünde değil, oyunun tam kalbinde ağırlamayı hedefliyor. ‘Magic Pass’ ile maç öncesi sahaya adım atıp yıldızlarla şov denemeleri yapmak, ‘Celebrity Court Pass’ ile takımın ısınma ritüeline dahil olmak veya ‘VIP Bench’ biletleriyle yedek kulübesinde oyuncuların arasında oturmak, bu asırlık tarihin bir parçası olmak isteyenler için sunulan benzersiz fırsatlar arasında.
 
Bu asırlık heyecana yerinde tanıklık etmek ve etkinliğin tüm biletleme işlemleri ve detaylı kategoriler için tek yetkili olarak belirlenen Bubilet’in avantajlı dünyasıyla yerinizi ayırtmak için takviminize not düşmeyi unutmayın:
 
Harlem Globetrotters “The 100 Year Tour”
İstanbul: 3 Nisan 2026 - Ülker Sports Arena
Ankara: 4 Nisan 2026 - Ankara Spor Salonu