Psikeart 100. sayısını Urla’da sanat ve psikiyatriyle kutluyor
Psikeart ve Psikesinema, 100. sayı buluşmasını ‘Yaşamak; Birlikte ve Özgürce’ temasıyla 23 Ağustos’ta Urla’daki Urladam’da gerçekleştirecek. Psikiyatri ve psikolojiden sinemaya, toplumsal bellekten şiir ve müziğe uzanan program aşk, tutku, hafıza, göç, toplumsal cinsiyet ve insan olma hâli gibi başlıkları farklı disiplinlerin buluştuğu bir gün boyunca ele alacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Psikiyatri ile sanat arasındaki ilişkiyi yayıncılığın merkezine yerleştiren Psikeart, 100. sayı vesilesiyle okurlarını bu kez bir dergi sayfasının dışına, bütün güne yayılan bir buluşmaya çağırıyor. Psikeart ve Psikesinema tarafından düzenlenen ‘Yaşamak; Birlikte ve Özgürce’ başlıklı şenlik, 23 Ağustos 2026’da İzmir Urla’daki Urladam’da gerçekleşecek. Psikeart’ın resmi etkinlik takviminde de yer alan buluşma, psikoloji ve psikiyatrinin yanı sıra sinema, şiir, müzik ve toplumsal bellek ekseninde ilerleyecek.
Bir dergiden ortak hafızaya
Ocak 2009’da yayın hayatına başlayan Psikeart, 2025 Temmuz-Ağustos sayısıyla 100. sayısına ulaştı. “Siber Psikoloji” başlıklı 100. sayı, Prof. Dr. M. Emin Önder’in yayın yönetmenliğinde hazırlandı. Dergi, ilk sayısından itibaren psikiyatri ile sanat arasındaki kesişim alanlarını farklı temalar üzerinden ele aldı; aşk, şiddet, yalnızlık, stigma, empati, tükenmişlik, yabancılaşma, nörobilim ve siber psikoloji gibi başlıkları sanatın farklı disiplinleriyle birlikte tartıştı.
Psikeart’ın yayın çizgisinin temelinde, psikiyatriyi yalnızca tanı ve tedavi alanıyla sınırlamayan bir yaklaşım bulunuyor. Prof. Dr. M. Emin Önder, derginin psikiyatri ile sanatın farklı bakışlarını aynı zeminde buluşturmayı amaçladığını belirtiyor. Psikiyatri bireyin ruhsal dünyasını anlamaya çalışırken sanat, bireysel deneyimden hareketle daha geniş bir insanlık deneyimine ulaşan bir alan olarak ele alınıyor. Bu yaklaşım, 100 sayı boyunca derginin farklı temalar etrafında kurduğu yayın yapısının da temelini oluşturdu.
Psikeart’ın yanında gelişen Psikesinema da bu yayın anlayışının sinemaya açılan kolu oldu. Sinemanın yalnızca bir sanat eseri olarak değil, bireyin ve toplumun gerçeklikle kurduğu ilişkinin parçalarından biri olarak ele alınması, iki yayın arasındaki disiplinlerarası hattı genişletti.
“Yaşamak; Birlikte ve Özgürce”
100. sayı şenliğinin teması, derginin yıllardır sürdürdüğü insan, toplum ve sanat eksenini bu kez doğrudan etkinliğin yapısına taşıyor. ‘Yaşamak; Birlikte ve Özgürce’ başlığı altında düzenlenen buluşma, aşk ve tutkudan bireysel ve toplumsal belleğe, sinemadan toplumsal cinsiyete kadar uzanan başlıkları gün boyunca farklı konuşmacıların katkısıyla ele alacak. Etkinliğin davetini Prof. Dr. M. Emin Önder ile Hira Selma Kalkan gerçekleştiriyor.
Programın ilk bölümü saat 10.15’te ‘Aşk Acısının İzlerini Silmek’ başlıklı atölyeyle başlayacak. Hira Selma Kalkan sanat terapisi ile aşk acısı arasındaki ilişkiye, Kadir Akpınar ise müzik terapisi açısından konuya yaklaşacak. Ardından ‘Tutkunun İzleri’ başlıklı bölümde Agah Aydın ‘Aşk, Tutku ve Lacan’, Pınar Üretmen ise ‘Aşk, Tutku ve Varoluşçuluk’ başlıklı konuşmalarıyla aşk ve tutku kavramlarını farklı düşünsel çerçevelerden ele alacak.
Günün bir sonraki durağı “Hafızanın İzinde” olacak. Sosyolog Ferhat Kentel ‘Toplumsal Bellek’, oyuncu ve yönetmen Ercan Kesal ise “Sinema ve Bellek” başlıklı konuşmalarıyla hafızanın bireysel deneyimden toplumsal alana uzanan boyutlarını değerlendirecek. Böylece program, kişisel yaşantının izlerinden ortak hafızanın oluşumuna doğru genişleyecek.
Sinemanın hafızası ve kadınların temsili
Öğleden sonraki bölümde sinema ağırlığı belirginleşecek. “Sinemada Ruhun İzleri” başlıklı oturumda yönetmen Andaç Haznedaroğlu göç ve sinema ilişkisini, yönetmen Yüksel Aksu ise sinemada mizahı ele alacak.
‘Toplumsal Bellek’e ayrılan bölümde ise şair Behçet Aysan ile şair Metin Altıok anısına bir buluşma gerçekleştirilecek. Eren Aysan ve Zeynep Altıok’un katılacağı “Toplumsal Belleği Yeniden Düşünmek” başlıklı söyleşiyi Okan Toygar yönetecek. Programda geçmişin kişisel ve toplumsal hafızadaki karşılığı, iki şairin mirası üzerinden yeniden ele alınacak.
“İnsan Olmanın İzleri ve Eşiği” başlığında ise Bedirhan Üstün “Bireysel Bellek”, Agah Aydın “Kadınlık ve Kadınsılık”, Arzu Erkan “Erkeklik ve Erkeksilik” üzerine konuşacak. Böylece günün tartışma alanı bireysel hafızadan toplumsal cinsiyet rollerine ve insanın kendisini tanımlama biçimlerine doğru genişleyecek.
Programın sinema eksenindeki önemli buluşmalarından biri de “Kadın Oyuncuların Türk Sinemasındaki İzleri” başlıklı söyleşi olacak. Prof. Dr. M. Emin Önder’in başkanlığındaki oturumda oyuncular Feride Çetin ve Deniz Barut, Türk sinemasında kadın oyuncu olma deneyimini ve beyazperdedeki kadın temsillerini konuşacak. Sinemanın toplumsal gerçekliği yeniden kurma gücü ve kadın karakterlerin bu yapı içerisindeki yeri, buluşmanın temel başlıkları arasında bulunuyor.
Sanatın travmayla kurduğu ilişki
Psikeart’ın yayın geçmişinde travma da önemli başlıklardan biri olarak yer alıyor. Önder’in yaklaşımında sanat, zorlayıcı yaşantıların yeniden ele alınmasına ve anlamlandırılmasına olanak veren alanlardan biri olarak değerlendiriliyor. Sinema, edebiyat ve müzik, bireyi güç deneyimlerle yeniden karşılaştırırken aynı zamanda bu karşılaşmayı estetik ve anlatısal bir çerçeve içinde gerçekleştirebiliyor.
Bu bakış, Psikeart’ın sanat disiplinleriyle psikiyatri arasındaki ilişkiyi yalnızca teorik bir tartışma olarak görmediğini de ortaya koyuyor. Plastik sanatlar, edebiyat, müzik, sinema ve tiyatro, derginin yıllar içinde farklı sayılarda ve etkinliklerde başvurduğu alanlar arasında yer aldı. Psikesinema’nın yayın hayatına katılması da sinemanın bu ortak zemindeki ağırlığının artmasıyla bağlantılı bir gelişme oldu.
Şiirden Balkan müziklerine
Urladam’daki buluşmanın akşam bölümü şiir ve sinemayı müzikle buluşturacak. Şair Haydar Ergülen, “Şiir ve Tutku” başlıklı konuşmasıyla programın edebiyat bölümünü açacak. Ardından Yüksel Aksu’nun 2011 tarihli filmi “Entelköy Efeköy’e Karşı” gösterilecek. Gösterimin ardından Caner Fidaner, Dilan Tüysüz ve Yüksel Aksu’nun katılacağı bir değerlendirme gerçekleştirilecek.
Gecenin son bölümünde müzik ve dans öne çıkacak. Saat 22.00’de Özcan Dal’ın gitar resitaliyle başlayacak program, flamenko dans gösterisiyle devam edecek. Finalde Kadir Akpınar, Goran Bregovic ve Balkan müziklerinden oluşan repertuvarıyla sahne alacak. Böylece günün psikoloji ve psikiyatri eksenli tartışmaları, şiir, sinema, gitar, dans ve Balkan müziklerinin bir araya geldiği bir gece programıyla tamamlanacak.
Okurdan gelen buluşmalar
Psikeart’ın 100. sayı etkinlikleri yalnızca Urladam’daki şenlikle sınırlı değil. Dergi, 100. sayı kapsamında yıl boyunca farklı başlıklarda etkinlikler düzenledi. Psikeart’ın resmi sitesinde daha önce gerçekleştirilen “Kadına Psikolojik Bakış ve Sinema”, “Güce Tapmak ve Güçlüden Korkmak”, “Yaratıcılık ve De...” gibi buluşmalar da 100. sayı etkinlikleri arasında yer alıyor.
Bu etkinlik çizgisi, derginin yaklaşık on yıldır üniversiteler ve belediyelerle gerçekleştirdiği festival, sempozyum ve buluşmaların devamı niteliğinde. 100. sayı şenliği de bu deneyimin daha geniş bir programla sürdürülmesi olarak şekilleniyor. Urladam’ın farklı etkinlik biçimlerini aynı mekânda bir araya getiren yapısı, gün boyunca konuşmaların, atölyelerin, film gösteriminin ve performansların aynı program içerisinde ilerlemesine olanak sağlıyor.
Psikeart’ın 100. sayı buluşması böylece bir derginin yayın serüvenindeki sayısal eşiği kutlamanın ötesine geçerek, derginin yıllar boyunca kurduğu psikiyatri, psikoloji ve sanat arasındaki ilişkiyi fiziksel bir buluşmaya dönüştürüyor. 23 Ağustos’ta Urla’daki Urladam’da gerçekleştirilecek “Yaşamak; Birlikte ve Özgürce”, sabah başlayan atölyelerden geceki Balkan müziklerine kadar uzanan programıyla bu ortak hafızanın bir günlük karşılığını oluşturacak.
Etiketler: Milliyet Sanat Psikeart Psikesinema Yaşamak; Birlikte ve Özgürce


