Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Punk 50 yaşında

Punk 50 yaşında

Punk 50 yaşında24 Temmuz 2026 - 09:07
Sex Pistols, çağdaş İngiliz punk sahnesinin en önemli vokalistlerinden Frank Carter'la birlikte çıktığı dünya turnesi kapsamındaki 25 Temmuz konserinde, punk’ın 50. yılını İstanbul’a taşıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Britanya'da 1970'lerin sonunda yalnızca müzik tarihini değil, popüler kültürün yönünü de değiştiren Sex Pistols, yarım asra yaklaşan mirasını yeni bir solukla İstanbul'a getiriyor. Gitarist Steve Jones, davulcu Paul Cook ve bas gitarist Glen Matlock'un oluşturduğu çekirdek kadroya son yılların en güçlü canlı performans sanatçılarından Frank Carter'ın katılımıyla yeniden şekillenen grup, PSM Loves Summer konser serisinin beşinci yılında 25 Temmuz'da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde dinleyiciyle buluşacak. Punk'ın en etkili repertuvarlarından birini bugünün sahne enerjisiyle buluşturan konser, müzik tarihinin en önemli kırılma noktalarından birinin canlı tanıklığı niteliğini taşıyor.
 
1975 yılında Londra'da Steve Jones, Paul Cook, Glen Matlock ve John Lydon (Johnny Rotten) tarafından kurulan Sex Pistols, yalnızca birkaç yıl süren ilk dönemine rağmen modern müzik tarihinin en etkili gruplarından biri olarak kabul ediliyor. Malcolm McLaren'ın menajerliğinde şekillenen grup, dönemin ekonomik krizleri, genç işsizliği ve toplumsal huzursuzluklarının ortasında yükselen öfkeyi doğrudan müziğine taşıdı. Sert gitar riff'leri, minimalist yapılar, saldırgan vokaller ve kuralları reddeden tavrıyla punk rock'ın dünya çapındaki en güçlü simgesine dönüştü.
 
 
Sex Pistols ft Frank Carter 
 
Tek albümle yazılan devrim
 
Sex Pistols'un stüdyo diskografisi yalnızca tek bir albümden oluşuyor. 1977 tarihli "Never Mind the Bollocks, Here's the Sex Pistols", rock tarihinin en etkili albümleri arasında gösteriliyor. Albümde yer alan "Holidays in the Sun", "Bodies", "Problems", "Pretty Vacant", "God Save the Queen", "EMI", "Seventeen", "Anarchy in the U.K." ve "Submission" gibi parçalar yalnızca dönemin müzik anlayışını değil, gençlik kültürünü de kökten değiştirdi.
 
Özellikle Kraliçe II. Elizabeth'in tahttaki 25. yılı sırasında yayınlanan "God Save the Queen", İngiltere'de büyük tartışmalara yol açarken BBC başta olmak üzere birçok radyo tarafından yasaklandı. Buna rağmen şarkı satış listelerinde zirveye yükseldi ve punk'ın politik söylemini geniş kitlelere ulaştırdı. "Anarchy in the U.K." ise yalnızca grubun değil, bütün punk hareketinin manifestosu kabul edilen eserlerden biri haline geldi.
 
Grubun dağılmasının ardından yayınlanan "The Great Rock 'n' Roll Swindle" (1979), hem soundtrack hem de derleme niteliği taşıyan yapısıyla dikkat çekti. Daha sonraki yıllarda yayınlanan "Kiss This", "Filthy Lucre Live", "Live in the U.S.A. 1978", "The Original Recordings" ve farklı konser kayıtları grubun kısa ama etkisi son derece büyük kariyerini belgeleyen önemli yayınlar arasında yer aldı.
 
Punk'ın sinemadaki izleri
 
Sex Pistols'un etkisi yalnızca müzikle sınırlı kalmadı. Punk kültürünün sinemadaki en önemli belgelerinden biri kabul edilen "The Great Rock 'n' Roll Swindle" filmi, grubun yükselişini farklı bir bakış açısıyla anlatırken yıllar içinde kült statüsüne ulaştı. Ardından gelen "The Filth and the Fury" belgeseli ise grubun hikâyesini üyelerinin anlatımları üzerinden yeniden değerlendirdi ve punk tarihinin en kapsamlı belgesellerinden biri olarak kabul edildi.
 
2022 yılında yayımlanan "Pistol" dizisi ise gitarist Steve Jones'un anılarından uyarlanarak grubun kuruluş sürecini yeni kuşaklarla buluşturdu. Danny Boyle'un yönettiği yapım, Sex Pistols'un yalnızca müzik tarihindeki yerini değil, dönemin toplumsal atmosferini de yeniden gündeme taşıdı.
 
Steve Jones, Paul Cook ve Glen Matlock'un ortak mirası
 
Grubun bugün sahnede yer alan üç kurucu ismi, punk tarihinin en belirleyici müzisyenleri arasında gösteriliyor. Steve Jones'un yalın fakat son derece güçlü gitar anlayışı sonraki kuşak alternatif rock gruplarını etkilerken, Paul Cook'un sert davul tekniği punk ritimlerinin temelini oluşturdu. İlk albümün bestelerinde önemli rol oynayan Glen Matlock ise melodik yaklaşımıyla grubun şarkı yazımında belirleyici isimlerden biri oldu.
 
Matlock'un ilk albüm kayıtları öncesinde gruptan ayrılması üzerine yerine Sid Vicious katılmış olsa da, albümün bas gitar bölümlerinin önemli kısmı Jones tarafından kaydedildi. Sid Vicious ise kısa sürede punk ikonuna dönüşmesine rağmen müzikal katkısından çok sahne kimliğiyle hafızalara kazındı.
 
Grup yıllar içinde 1996'daki "Filthy Lucre Tour", 2002, 2003 ve 2007-2008 yıllarındaki yeniden birleşme konserleriyle sahneye döndü. Son dönemde ise John Lydon'un yer almadığı yeni yapılanmada Steve Jones, Paul Cook ve Glen Matlock, vokalde Frank Carter ile konserlerine devam ediyor.
 
Frank Carter'ın getirdiği yeni enerji
 
1984 doğumlu Frank Carter, çağdaş İngiliz punk sahnesinin en önemli vokalistlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kariyerine Gallows grubunda başlayan Carter, burada yayınladığı "Orchestra of Wolves" ve "Grey Britain" albümleriyle dikkat çekti. Daha sonra kurduğu Pure Love'ın ardından Frank Carter & The Rattlesnakes ile üretimini sürdürdü.
 
"Blossom", "Modern Ruin", "End of Suffering", "Sticky" ve "Dark Rainbow" albümleriyle modern punk ve alternatif rock sahnesinde önemli bir yer edinen Carter, sert vokali, yüksek temposu ve dinleyiciyle kurduğu güçlü iletişim sayesinde günümüzün en etkileyici canlı performans sanatçıları arasında gösteriliyor.
 
Sex Pistols repertuvarını seslendirmeye başlamasıyla birlikte grubun konserleri yeni bir dinamizm kazandı. Carter, klasik parçaları birebir taklit etmek yerine kendi yorumunu katarak sahneye taşıyor; bu yaklaşım hem grubun köklerine bağlı kalmasını hem de günümüz dinleyicisiyle yeni bir bağ kurmasını sağlıyor.
 
 
Sex Pistols ft Frank Carter 
 
Punk hareketinin küresel patlamasını ateşleyen grup
 
Sex Pistols'un müzik tarihindeki yeri, yalnızca punk rock yapan ilk gruplardan biri olmasından kaynaklanmıyor. Grup, punk'ı yeraltından çıkarıp küresel bir kültürel harekete dönüştüren isim olarak kabul ediliyor. 1975'te Londra'da ortaya çıktıklarında İngiltere ekonomik durgunluk, yüksek işsizlik, grevler ve genç kuşak arasında giderek büyüyen gelecek kaygısıyla karşı karşıyaydı. Geleneksel rock yıldızlarının ulaşılamaz görünümü ve müzik endüstrisinin giderek daha ticari bir yapıya bürünmesi, gençler arasında yeni bir ifade biçimi arayışını hızlandırmıştı. Sex Pistols tam da bu atmosferde, virtüözlüğü reddeden, herkesin müzik yapabileceğini savunan, öfkeyi ve doğrudanlığı merkeze alan anlayışıyla ortaya çıktı.
 
Grubun kısa ömrüne rağmen yarattığı etki, müzik tarihinin en büyük kültürel kırılmalarından biri olarak değerlendiriliyor. Birçok müzik tarihçisi, punk hareketinin dünya çapında kitleselleşmesini Sex Pistols'un ortaya çıkışına bağlıyor. Grubun konserleri yalnızca dinleyicileri değil, ilerleyen yıllarda rock müziğin yönünü değiştirecek müzisyenleri de etkiledi. İlk konserlerini izleyenler arasında daha sonra The Clash, Siouxsie and the Banshees, Buzzcocks, Joy Division ve The Smiths gibi grupların üyeleri bulunuyordu. ABD'de Ramones punk'ın ilk öncüleri arasında gösterilse de, punk'ın uluslararası ölçekte bir gençlik hareketine dönüşmesinde Sex Pistols'un yarattığı görünürlük belirleyici rol oynadı.
 
1976 yılının Aralık ayında Thames Television'da canlı yayımlanan ‘Today’ programında sunucu Bill Grundy ile yaşanan tartışma ise grubun ülke çapında tanınmasını sağlayan dönüm noktası oldu. Canlı yayında küfür etmeleri ertesi gün İngiliz gazetelerinde manşetlere taşındı. Basın onları ‘ahlaksız gençliğin sembolü’ olarak hedef gösterirken kamuoyunda oluşan büyük tartışma grubun tanınırlığını olağanüstü ölçüde artırdı. Televizyon programı, Britanya popüler kültürünün en tartışmalı canlı yayınlarından biri olarak tarihe geçti.
 
Bundan yalnızca birkaç ay sonra yayımlanan "God Save the Queen", İngiltere tarihinde benzeri az görülen bir politik tartışmanın merkezine yerleşti. Şarkının, Kraliçe II. Elizabeth'in ‘Gümüş Jübilesi’ kutlamaları sırasında yayınlanması tesadüf değildi. Monarşiyi sert ifadelerle eleştiren eser, BBC ve birçok ulusal radyo tarafından yasaklandı; büyük perakende zincirleri plağı satmayı reddetti. Buna rağmen milyonlarca kopya satarak listelerin zirvesine kadar yükseldi. O dönemde kamuoyunda, şarkının bir numara olmasının bilinçli biçimde engellendiği yönünde tartışmalar yaşandı. Westminster Sarayı'nın önünden Thames Nehri üzerinde tekneyle geçerek verdikleri korsan konser ise İngiliz popüler kültür tarihinin en ikonik protesto eylemlerinden biri olarak hafızalara kazındı.
 
Sex Pistols'un etkisi yalnızca müzikle sınırlı kalmadı. Grup, punk estetiğinin dünya çapında yayılmasını sağlayan en önemli unsur oldu. Malcolm McLaren ile moda tasarımcısı Vivienne Westwood'un Londra King's Road'daki ‘SEX’ adlı butik etrafında şekillenen görsel dil; yırtık tişörtler, güvenlik iğneleri, deri ceketler, zincirler, slogan baskıları ve provokatif grafiklerle kısa sürede küresel bir moda akımına dönüştü. Başlangıçta ana akımın tepkiyle karşıladığı bu stil, yıllar içinde haute couture koleksiyonlarından lüks markalara kadar uzanan geniş bir etki alanı yarattı. Bugün punk modasının temel kodları kabul edilen pek çok unsurun dünya çapında tanınmasında Sex Pistols'un payı bulunuyor.
 
Grubun yarattığı ‘kendin yap’ (DIY) anlayışı da müzik endüstrisinde kalıcı değişimlere yol açtı. Büyük plak şirketlerine ve pahalı stüdyo prodüksiyonlarına bağımlı olmadan müzik üretilebileceği fikri, bağımsız plak şirketlerinin çoğalmasını hızlandırdı. Fanzin kültürü, bağımsız konser organizasyonları, küçük plak dükkânları ve yeraltı müzik ağları punk hareketiyle birlikte hızla büyüdü. Bu yaklaşım yalnızca punk gruplarını değil, sonraki yıllarda alternatif rock, hardcore, indie rock ve grunge sahnelerini de doğrudan etkiledi.
 
Kültürel etkileri siyaset ve akademi alanına kadar uzandı. Sosyologlar ve kültür tarihçileri Sex Pistols'u, savaş sonrası Britanya'da gençliğin sisteme duyduğu güvensizliğin en görünür simgelerinden biri olarak değerlendiriyor. Grup, monarşi, sınıf sistemi, tüketim kültürü ve müzik endüstrisini aynı anda hedef alan tavrıyla yalnızca bir rock grubu değil, dönemin toplumsal huzursuzluğunu görünür kılan kültürel bir fenomen haline geldi.
 
Sex Pistols hiçbir zaman uzun soluklu ya da geniş diskografili bir grup olmadı. İlk dönemleri yalnızca iki buçuk yıl sürmesine rağmen alternatif rock'tan hardcore'a, grunge'dan Britpop'a kadar uzanan pek çok müzikal akım üzerinde belirleyici bir etki bıraktı. 1970'lerin sonunda müzik endüstrisinin yanı sıra moda, grafik tasarım, yayıncılık ve gençlik kültürünü de değiştiren grup, punk'ın küresel sembolü haline geldi. Bıraktıkları mirasın etkisi onlarca yıl boyunca alternatif müzikten modaya, grafik tasarımdan reklamcılığa kadar pek çok alanda hissedilmeye devam etti.
 
Müzik tarihinin en etkili albümleri listelerinde sürekli yer bulan "Never Mind the Bollocks, Here's the Sex Pistols", birçok eleştirmen tarafından rock müziğin dönüm noktalarından biri kabul ediliyor ve grubun etkisi bugün hâlâ yeni kuşak müzisyenler tarafından referans gösterilmeye devam ediyor.
 
Bu nedenle Sex Pistols bugün hâlâ yalnızca punk'ın en önemli gruplarından biri olarak değil, 20. YY’ın ikinci yarısında popüler kültürün yönünü değiştiren en etkili oluşumlardan biri olarak kabul ediliyor. Tek bir stüdyo albümüyle böylesine kalıcı bir etki yaratabilmiş olmaları ise rock tarihinin en sıra dışı başarı öykülerinden biri olarak gösteriliyor.
 
Açılış sahnesinde Rashit
 
Sex Pistols Featuring Frank Carter konserinin açılışını, Türk punk tarihinin öncü topluluklarından Rashit üstlenecek. 1993 yılında İstanbul’da kurulan Rashit, Türkiye’de punk kültürünün ilk ve en önemli temsilcileri arasında yer alıyor. 1990’lı yıllarda alternatif müzik sahnesinin henüz sınırlı imkânlara sahip olduğu bir dönemde ortaya çıkan grup; bağımsız üretim anlayışı, sert gitar yapısı ve toplumsal eleştiri içeren sözleriyle yerli punk hareketinin şekillenmesinde önemli rol oynadı.
 
Kariyerinin ilk dönemlerinde yeraltı konserleri ve bağımsız kayıtlarla adını duyuran Rashit, 1999 tarihli “Telaşa Mahal Yok” albümüyle Türkiye’de punk müziğin görünürlüğünü artıran çalışmalardan birine imza attı. Ardından gelen “Her Şeyin Bir Bedeli Var” (2003) ve “Adam Olmak İstemiyorum” (2005) gibi albümlerle grubun kendine özgü punk anlayışı daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.
 
 
Rashit
 
Yıllar içinde sahne çalışmalarına dönemsel aralar veren Rashit, Türkiye punk sahnesindeki etkisini korumayı sürdürdü. Grup, 1990’larda başlayan yerli punk hareketinin bugün hâlâ hatırlanan isimlerinden biri olarak, uluslararası punk tarihinin en önemli gruplarından Sex Pistols ile aynı sahneyi paylaşmaya hazırlanıyor.
 
Buluşma, yalnızca iki grubun aynı gece sahne alması değil; 1970’lerin İngiltere punk hareketinden 1990’ların İstanbul yeraltı müzik kültürüne uzanan tarihsel bir çizginin aynı sahnede birleşmesi açısından da dikkat çekiyor.
 
“50 Years of Punk” Dünya Turnesi’nin İstanbul ayağı
 
Zorlu PSM'nin uluslararası konser programı PSM Loves Summer, beşinci yılında farklı türlerden sanatçıları İstanbul'da ağırlamayı sürdürüyor. Yaz boyunca dünya müzik sahnesinin önemli isimlerini bir araya getiren seri, Sex Pistols Featuring Frank Carter konseriyle en dikkat çekici duraklarından birine ev sahipliği yapıyor.
 
Sex Pistols Featuring Frank Carter’ın 25 Temmuz’daki İstanbul konseri, grubun 2026 “50 Years of Punk” Dünya Turnesi kapsamında gerçekleşen uluslararası duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Punk tarihinin en etkili topluluklarından biri olan Sex Pistols, yaklaşık 50 yıl sonra yeniden sahneye döndüğü bu özel dönemde; gitarist Steve Jones, davulcu Paul Cook, bas gitarist Glen Matlock ve vokalist Frank Carter ile dünya sahnelerini dolaşıyor.
 
2026 programı kapsamında Avrupa ve Kuzey Amerika’da konserler veren grup, İstanbul konseri yalnızca geçmişin en önemli punk gruplarından birini izleme fırsatı değil Sex Pistols’un yeniden şekillenen kadrosuyla sürdürdüğü küresel dönüşünün önemli duraklarından biri olarak değerlendiriliyor.
 
25 Temmuz Cumartesi akşamı Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde gerçekleşecek konserde kapılar saat 20.30'da açılacak, gecenin açılışını yapacak Rashit’in performansı 21.30'da başlayacak. Sex Pistols Feat. Frank Carter ise saat 22.30’da sahne alacak.
 
Steve Jones, Paul Cook, Glen Matlock ve Frank Carter'ın aynı sahnede buluşacağı gece, punk tarihinin en etkili şarkılarının canlı olarak dinlenebileceği ender konserlerden biri olarak öne çıkıyor. Yarım yüzyıla yaklaşan bir müzikal miras, İstanbul'da yeniden hayat bulacak.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  Sex Pistols  konser