Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Rock tarihinin farklı duraklarından İstanbul’a

Rock tarihinin farklı duraklarından İstanbul’a

Rock tarihinin farklı duraklarından İstanbul’a22 Ekim 2026 - 04:10
Whitesnake, Thin Lizzy, Blue Murder, Ted Nugent, Black Star Riders ve The Dead Daisies gibi gruplarla çalışan bas gitarist, vokalist ve besteci Marco Mendoza, 23 Ekim’de Blind İstanbul’da sahne alıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Hard rock ile heavy metal tarihinin en köklü ve devasa gruplarında bas gitar çalmış yaşayan efsane Marco Mendoza’nın kariyeri, rock tarihinin farklı dönemlerine ve birbirinden ayrı müzikal çevrelerine uzanıyor. Bas gitarist olarak tanındığı uluslararası sahnede vokalist ve besteci kimlikleriyle de çalışan Amerikalı müzisyen; John Sykes, David Coverdale, Thin Lizzy, Whitesnake, Ted Nugent, Neal Schon, Dolores O’Riordan ve The Dead Daisies gibi isimlerle kayıtlar yaptı, turnelere katıldı. Kendi adıyla yayınladığı albümlerin yanı sıra grup diskografilerinde, canlı kayıtlarda, konuk sanatçı çalışmalarında ve çeşitli müzisyenleri bir araya getiren anma albümlerinde yer aldı. 23 Ekim Cuma günü Blind İstanbul’da düzenlenecek “Live In 2026” konseri, bu geniş kariyerin solo performans eksenindeki yeni duraklarından biri olacak.
 
 
Marco Mendoza
 
San Diego’da başlayan müzik yolculuğu
 
3 Mayıs 1963’te San Diego, Kaliforniya’da doğan Mendoza, bas gitarın yanı sıra vokal ve bestecilik
alanlarında da çalıştı. Müzikal yaklaşımı hard rock ve heavy metal ile sınırlı kalmadı; caz, füzyon caz, funk, Latin müziği ve dünya müziğiyle de ilgilendi. Sanatçının hem büyük sahnelerde hem de küçük caz kulüplerinde sahne alarak farklı türlerdeki deneyimini canlı performanslarına taşıdı. Bu çeşitlilik, yıllar içinde birbirinden farklı gruplarla çalışabilmesinin de temelini oluşturdu.
 
Mendoza’nın erken dönem kayıtları arasında Black Sabbath’ın davulcusu Bill Ward’ın 1990 tarihli
“Ward One: Along the Way” albümü bulunuyor. Sonraki yıllarda Alias ve Blue Murder ile çalışan, Blue Murder’ın 1993’te yayınlanan “Nothin’ But Trouble” albümünde bas gitar çalan sanatçı, grubun canlı performanslarını belgeleyen “Screaming Blue Murder” kaydında da yer aldı. John Sykes’la kurduğu müzikal ilişki, bu ilk dönemin öne çıkan işbirliklerinden biri oldu. Sykes’ın solo albümlerinde bas gitar çalan Mendoza, farklı sanatçıların projelerine katılarak stüdyo müzisyeni olarak da çalışmaya devam etti.
 
Thin Lizzy, Whitesnake ve Ted Nugent
 
Mendoza’nın kariyerinde Thin Lizzy ayrı bir yere sahip. 2000 tarihli “One Night Only” canlı albümünde bas gitar ve vokal katkılarıyla yer aldığı Thin Lizzy’nin müziği, Phil Lynott’ın şarkı yazarlığı ve grubun melodik hard rock anlayışıyla şekillenmişti; Mendoza’nın gruba katılması, klasik repertuvarın yeni kadrolarla sahneye taşındığı döneme denk geldi. Sanatçı, daha sonra Thin Lizzy ile bağlantılı Black Star Riders’ın ilk döneminde de çalıştı. Black Star Riders’ın 2013 tarihli “All Hell Breaks Loose” albümü, bu dönemin stüdyo kayıtları arasında yer aldı. Mendoza, 2014’te gruptan ayrıldı.
 
Whitesnake ile ilişkisi de hem sahne hem kayıt çalışmaları üzerinden şekillendi. Grubun “Live... in the Still of the Night” adını taşıyan 2006 tarihli live albüm ve DVD’sinde bas gitarist ve vokalist olarak yer aldı. David Coverdale’in 2000 tarihli solo albümü “Into the Light”ta da bas gitar, geri vokal ve gitar katkıları sundu. Ted Nugent’ın “Full Bluntal Nugity” (2001) ve “Craveman” (2002) albümlerinde çalan Mendoza, bu kayıtlarda bas gitarın yanında vokal ve başka müzikal katkılar da üstlendi. Bu projeler, sanatçının farklı grupların repertuvarlarına ve sahne anlayışlarına uyum sağlayan çalışma biçimini ortaya koyuyor.
 
Mendoza’nın işbirlikleri hard rock ve heavy metalin önde gelen isimleriyle sınırlı kalmadı. Journey’nin kurucu üyelerinden Neal Schon’la bağlantılı Soul SirkUS projesinin 2005 tarihli “World Play” albümünde bas gitar ve geri vokal katkılarıyla yer aldı. Schon’un 2014 tarihli “So U” albümünde de çalıştı. Klavyeci Derek Sherinian’ın “Mythology” (2004) albümünde, Tommy Shaw’un “7 Deadly Zens” (1998) kaydında ve Cranberries’in solisti Dolores O’Riordan’ın solo albümleri “Are You Listening?” (2007) ile” No Baggage”da (2009) yer alması, diskografisinin farklı müzikal yönelimlerini gösteriyor.
 
 
Marco Mendoza
 
The Dead Daisies yılları
 
Mendoza, 2013’te The Dead Daisies ile çalışmaya başladı. Grubun 2015 tarihli “Revolución”, 2016 tarihli “Make Some Noise” ve 2018 tarihli “Burn It Down” albümlerinde bas gitar ve geri vokal görevlerini üstlendi; “Live & Louder” adlı canlı kayıtta da yer aldı. Grup ayrıca 2019’da “Locked and Loaded” başlıklı bir cover albümü yayımladı. Bu çalışmada rock tarihinden seçilen şarkılar The Dead Daisies’in yorumuyla yeniden kaydedildi. Grubun turneleri, Mendoza’nın sahne performansını farklı ülkelerdeki dinleyicilerle buluşturdu.
 
Mendoza’nın The Dead Daisies ile çalışması, kariyerinde grup müzisyenliğinin yeniden ön plana çıktığı bir dönem oldu. Bununla birlikte solo üretimini tamamen bırakmadı; kendi adıyla yayınladığı albümler ve başka sanatçılarla gerçekleştirdiği çalışmalar paralel biçimde sürdü.
 
Solo albümleri ve şarkı yazarlığı
 
Mendoza’nın kendi adıyla yayınladığı solo diskografisinde dört albüm bulunuyor. İlk albümü “Live for Tomorrow” 2007’de Frontiers Records etiketiyle yayınlandı. 2010 tarihli “Casa Mendoza”, sanatçının bas gitar ve vokal çalışmalarını sürdürdüğü ikinci solo albümü oldu. “Viva La Rock” 2018’de yayınlandı. Dördüncü albümü “New Direction “ise 16 Eylül 2022’de Mighty Music etiketiyle dinleyiciye ulaştı.
 
“New Direction”, Mendoza’nın bas gitaristliğinin yanı sıra vokalist ve besteci kimliğini öne çıkaran bir çalışma. Albüm, Kopenhag’daki Medley Stüdyoları’nda yapımcı, gitarist ve klavyeci Søren Andersen ile kaydedildi. Mendoza bas gitar ve vokalleri üstlenirken Gun grubundan Tommy Gentry bazı parçalarda gitar sololarıyla yer aldı. Davul bölümlerini Morten Hellborn ve Allan Tschicaja kaydetti; geri vokallere Ivan Pedersen, Jørgen Thorup ve Peter Busborg katkıda bulundu. Albümün parça listesi “Take It to the Limit”, “I Just Can’t Get Over You”, “Light It Up”, “Walk Next to You”, “Shoot for the Stars”, “All That I’m Living For”, “Free Ride”, “Can’t Explain It”, “Scream and Shout” ve “New Direction” şarkılarından oluşuyor.
 
Mendoza’nın solo albümleri, farklı grupların kayıtlarında üstlendiği görevlerle birlikte  değerlendirildiğinde, yalnızca başka sanatçıların müziğini yorumlayan bir bas gitarist olmadığını da gösteriyor. Kendi albümlerinde vokal ve bestecilik sorumluluklarını üstlenmesi, repertuvarını grup çalışmalarının dışına taşımasını sağladı.
 
Diskografi
 
Mendoza’nın diskografisi, yalnızca kendi adıyla yayınladığı albümlerden ibaret değil. Bill Ward’dan John Sykes’a, Thin Lizzy’den Whitesnake’e, Ted Nugent’tan The Dead Daisies’e uzanan kayıtlar; stüdyo albümleri, canlı performanslar, tribute projeleri ve konuk müzisyenlik çalışmalarıyla birlikte ele alındığında kapsamlı bir müzikal geçmiş ortaya koyuyor. Solo albümlerinin sayısı dört olsa da sanatçının başka gruplar ve sanatçılarla gerçekleştirdiği kayıtların toplamı çok daha geniş bir alanı kapsıyor.
 
1990-1999: Bill Ward’ın “Ward One: Along the Way” (1990) albümü Mendoza’nın erken dönem kayıtları arasında. Alias’ın “Never Say Never” albümü 1992’de hazırlandı ancak rafa kaldırıldıktan sonra 2009’da bağımsız olarak yayımlandı. Blue Murder’ın “Nothin’ But Trouble” (1993) ve “Screaming Blue Murder” (1994) kayıtları, Tin Drum’un “Real World” (1995) albümü ve John Sykes’ın “Out of My Tree” (1995), “Loveland” (1997), “20th Century” (1997) ve “Nuclear Cowboy” (2000) albümleri bu dönemin önemli işbirlikleri arasında yer alıyor. Mendoza, Michael Ruff’ın “Feels Good” (1996), Right Said Fred’in “Smashing!” (1996), Roch Voisine’in “Kissing Rain” (1996), Rafael Aragon’un “Sugar Cane” (1997), Robert Williams’ın “Date with the Devil’s Daughter” (1998) ve Tommy Shaw’un “7 Deadly Zens” (1998) kayıtlarında da yer aldı. Mendoza Heredia Neto adıyla yayınlanan “Live in L.A.” (1998) ise ayrı bir ortak projeydi.
 
2000-2009: Thin Lizzy’nin “One Night Only” (2000) canlı albümü, David Coverdale’in “Into the Light” (2000) çalışması ve John Sykes’ın “Nuclear Cowboy” (2000) albümü, Mendoza’nın bu dönemdeki kayıtları arasında yer alıyor. Ted Nugent’ın “Full Bluntal Nugity” (2001) ve “Craveman” (2002) albümlerini, Derek Sherinian’ın “Mythology” (2004), John Sykes’ın “Bad Boy Live!” (2004) ve Soul SirkUS’un “World Play” (2005) kayıtları izledi. Whitesnake’in “Live... in the Still of the Night” (2006) albüm ve DVD’sinde yer alan Mendoza, Dolores O’Riordan’ın “Are You Listening?” (2007) albümünde de çaldı. İlk solo albümü “Live for Tomorrow” aynı yıl yayınlandı. Adrian Galysh’in “Earth Tones” (2008), Tim ‘Ripper’ Owens’ın “Play My Game” (2009), Dolores O’Riordan’ın “No Baggage” (2009) ve Lynch Mob’un “Smoke and Mirrors” (2009) albümleri bu dönemin diğer kayıtları arasında. Alias’ın “Never Say Never” albümünün bağımsız yayımı da 2009’da gerçekleşti.
 
2010-2019: İkinci solo albümü “Casa Mendoza”yı kaydettiği 2010’da La Famiglia Superstar’ın “La Famiglia Superstar” (2010) albümünde de çaldı. Steve Saluto’nun “Brown Eyed Soul” (2011) çalışması ve Black Star Riders’ın “All Hell Breaks Loose” (2013) albümü, Mendoza’nın bu dönemdeki kayıt katkıları arasında. Neal Schon’un “So U” (2014) ve WAMI’nin “Kill the King” (2014) albümlerinde de yer alan sanatçı The Dead Daisies ile “Revolución” (2015), “Make Some Noise” (2016), “Live & Louder” (2017) ve “Burn It Down” (2018) albümlerini kaydetti. 2016’da ayrıca Jericho Summer’ın “Night Train” (2016) albümünü kaydeden Mendoza’nın üçğüncüsolo albümü “Viva La Rock” 2018’de yayınlandı; The Dead Daisies’in Locked and Loaded cover albümü ise 2019’da çıktı.
 
2020-2022: Bu yıllarda Mendoza’nın kayıt katkıları arasında Iconic’in “Second Skin” (2022) albümü yer alıyor. Solo diskografisinin dördüncü albümü “New Direction” da 2022’de yayınlandı.
Tribute albümler ve özel projeler
 
Marco Mendoza’nın diskografisinde, rock tarihinin tanınmış gruplarına ve şarkı yazarlarına adanan anma albümleri de bulunuyor. Van Halen şarkılarına ayrılan “Little Guitars: A Tribute to Van Halen” (1999), Metallica parçalarının farklı müzisyenlerce yorumlandığı “Metallic Assault: A Tribute to Metallica” (2001), Queen şarkılarına odaklanan “Stone Cold Queen: A Tribute” (2001), Pink Floyd eserlerini bir araya getiren “Pigs and Pyramids: An All Star Lineup Performing the Songs of Pink Floyd” (2002) ve Aerosmith repertuvarını ele alan “One Way Street: A Tribute to Aerosmith” (2002), “Numbers from the Beast: An All-Star Tribute to Iron Maiden” (2005) ve “Spin the Bottle: An All-Star Tribute to Kiss” (2004) Mendoza’nın bu alandaki kayıtları arasında yer alıyor. Yine Pink Floyd repertuvarına ayrılan “The Music of Pink Floyd” (2007), “Pink Box” (2007), “A Collection of Delicate Diamonds: A Tribute to Pink Floyd” (2011) ve çeşitli Pink Floyd tribute derlemelerinde de bas gitar katkıları bulunuyor. Mendoza, bu kayıtların bir bölümünde konuk müzisyen veya bas gitarist olarak yer alıyor.
 
Mendoza’nın konuk sanatçı ve stüdyo müzisyeni olarak yer aldığı diğer kayıtlar da geniş bir yelpazeye yayılıyor. Michael Schenker bağlantılı “By Invitation Only” (2011) ve “Heavy Hitters” (2005), “Doctor Doctor: The Kulick Sessions” (2008), “We Wish You a Metal Xmas and a Headbanging New Year” (2008), “Hellbassbeaters” (2008) bu kapsamda anılabilecek çalışmalardan.
 
ICONIC ve “II”
 
Marco Mendoza’nın kariyerindeki projelerden biri olan ICONIC, Frontiers Music Srl plak şirketinin başındaki Serafino Perugino’nun gitarist ve vokalist, Michael Sweet ile gitarist Joel Hoekstra’yı aynı projede buluşturma fikriyle başladı. Kadro daha sonra vokalist Nathan James, bas gitarist Marco Mendoza ve davulcu Tommy Aldridge’in katılımıyla tamamlandı. Grubun ilk albümü “Second Skin”, Haziran 2022’de yayınlandı.
 
ICONIC, ikinci stüdyo albümü “II”yi Frontiers Music Srl etiketiyle Temmuz 2026’da yayınladı. Michael Sweet (Stryper), Joel Hoekstra (Whitesnake), Nathan James (Inglorious), Tommy Aldridge (Whitesnake, Ozzy Osbourne) ve Mendoza’dan oluşan grubun yeni çalışması, ilk albüm Second Skin’in ardından daha doğrudan ve güçlü bir rock sound’una yöneliyor. Hoekstra ile Sweet’in gitarları, Aldridge’in davulları ve Mendoza’nın bas gitarıyla şekillenen albümün duyurusu kapsamında “Cry No More” adlı ilk single ve şarkının söz videosu yayınlandı.
 
Sweet, parçanın grubun müzikal kimliğini yansıttığını belirtirken Hoekstra, klasik rock dinleyicilerine ham ve gerçek bir çalma ve prodüksiyon anlayışı sunduğunu ifade etti. James, bu müzisyenlerle yeniden albüm yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirirken Mendoza da projede yer almanın kendisi için bir onur olduğunu vurguladı.
 
Grubun ilk albümünde ortaya çıkan müzikal uyumu daha güçlü ve belirgin bir sound ile geliştirmeyi amaçlayan “II”, Hoekstra ve Sweet’in melodik gitarları, güçlü riff’leri ve sololarını Aldridge ile Mendoza’nın yoğun ritim bölümüyle bir araya getiriyor. Açılış parçası “Cry No More”, hareketli ritimleri ve akılda kalıcı nakaratıyla albümün enerjik yönünü ortaya koyarken “Tears Keep On Falling” daha dramatik bir ‘power ballad’ yaklaşımıyla grubun dinamik aralığını genişletiyor. Nathan James’in güçlü vokalleriyle tamamlanan albüm, grubun klasik hard rock çizgisini daha belirgin melodik kimlikle sürdürdüğü bir çalışma olarak tanıtılıyor.
 
Marco Mendoza imzalı bas amfisi
 
Mendoza’nın müzik dünyasındaki çalışmaları albüm kayıtları ve sahne performanslarıyla sınırlı değil. Bas gitarist, enstrüman ve ekipman alanında da kendi deneyimini yansıtan projelerde yer alıyor. Blackstar ile iş birliği içinde geliştirilen ‘MM Debut Bass 25’, sanatçının imzasını taşıyan bas amfisi olarak tasarlandı. ‘Debut Bass 25’ temel alınarak hazırlanan model kırmızı kaplaması, özel kuş logosu ve kişiselleştirilmiş ön kumaşıyla ayrışıyor. Taşınabilirlik ve kullanım kolaylığını öne çıkaran amfide sessiz çalışma için kulaklık çıkışı ve müzik eşliğinde çalmaya olanak tanıyan Line In girişi bulunuyor. Mendoza, tasarım sürecinde bas gitaristlerin gündelik kullanımda ihtiyaç duyduğu özelliklere odaklandıklarını belirtiyor.
 
Davulda Arbak Dal
 
21 Ekim'de Ankara 6:45, 22 Ekim'de ise İzmir Sold Out'ta sahne alan Marco Mendoza’ya, 23 Ekim ‘de Blind İstanbul’da ilk iki konserde de yer alan müzisyenler Arbak Dal (Davul) ile Deniz Yıldız (Gitar) eşlik edecek.
 
Mendoza’ya Türkiye Turnesi’nde sahnede eşlik eden Türk müzisyenlerden Arbak Dal, 1971 İstanbul doğumlu bir davulcu. 1992’de profesyonel müzik yaşamına başlayan sanatçı Teoman, Haluk Levent, Demir Demirkan, Serdar Öztop ve Gür Akad, Tibet Ağırtan, Volkan Başaran, Asım Can Gündüz ve Kutsal gibi isimlerle çalıştı; Dört X Dört ve Badluck gruplarında da yer aldı.
 
Solo çalışmaları arasında 2012 tarihli “2006200908.43İTDSPKDARD” albümü, 2018’de yayınlanan “Wave Projects 1” ve aynı yıl çıkan “Wave Projects 2” EP’si bulunuyor. Dijital platformlarda ayrıca 2024’te yayınlanan “Got Punch”, “Infected Nonunion” ve “Oblique Balance” single’ları ile 2025 tarihli “The Boot Box Dilemma of Intimate Believers” ve “The 51 Galaxies in the Local Group” çalışmaları listeleniyor. 2026’da ise “Corruption in One Minute” adlı single’ı yayınlandı.
 
 
Arbak Dal
 
Davul performanslarının yanı sıra davul eğitmenliği ve kayıt prodüksiyonu alanlarında da faaliyet gösteren sanatçı yalnızca davulcu olarak değil deneysel müzik üreten bir müzisyen, yapımcı ve enstrüman tasarımcısı olarak da tanınıyor. 2002’de Burak Kulaksızoğlu’yla Maslak 433 kayıt stüdyosunu kuran, albümlerde yapımcı ve aranjör olarak çalışan sanatçı İstanbul Agop bünyesinde zil tasarımı ve yurt dışı pazarlama alanlarında görev yaptı, daha sonra kendi zil markası T-Cymbals’ı geliştirdi.
 
T-Cymbals, Arbak Dal’ın davulculuğunun yanı sıra enstrüman tasarımcısı ve üreticisi kimliğiyle de öne çıktığı, el yapımı Türk zilleri markası. Dal, markayı bas gitarist ve müzisyen Burak Kulaksızoğlu ile birlikte kurdu. İkili, başka zil üreticileri için yaklaşık 10 yıl tasarım ve pazarlama alanlarında çalıştıktan sonra kendi tasarımlarını üretmeye yöneldi.
 
Dal’ın ses ve ritim konusundaki deneyimini yalnızca performansına değil, enstrümanın tasarımına da taşıdığı T-Cymbals zilleri, İstanbul’da üretiliyor. Farklı müzik türlerinin ihtiyaçlarına göre tasarlanan serilerden oluşan markanın ürün gamında rock ve metal müziğe yönelik modellerin yanı sıra caz ve daha deneysel müziklerde kullanılabilecek seçenekler de bulunuyor. ‘T-Classic’, ‘T-Natural’, ‘T-Xtra’, ‘T-Alternative’, ‘La Pasion Turca’ ve ‘Janissary-X’ markanın serileri arasında. Ayrıca davulcuların kendi tercihleri doğrultusunda özel zil tasarlatabildiği ‘One Man One Cymbal’ projesi de var.
 
Gitarda Deniz Yıldız
 
Türkiye Turnesi’nde Mendoza’ya eşlik eden diğer isim Deniz Yıldız ise genç kuşak bir rock gitaristi. Aynı zamanda kendi müziğini üreten ve düzenlemeler yapan bir müzisyen olan Yıldız’ın kendi açıklamalarına göre müziğe yaklaşımında Yngwie Malmsteen’in etkisi belirleyici oldu. Zaman içinde gitar tekniğinin yanı sıra kendi bestelerine, düzenlemelere ve farklı türlerde üretime yöneldi.
2016’da ‘Riffwars Hall of Fame’in hard rock kategorisinde birincilik elde eden Yıldız’ın ilk solo albümü “Thrown into My Fate”, Aralık 2017’de yayınlandı. Albümde dönemin Yngwie Malmsteen vokalistlerinden Mark Boals ile çalıştı.
 
İkinci albüm “My Muse” ise 15 Ağustos 2018’de çıktı. Yıldız’ın akustik gitarla yorumladığı 11 parçadan oluşan albümde Evan Cole, Vesislava Todorova ve Ferhatkaya Karamenderes konuk sanatçı olarak yer aldı.
 
 
Deniz Yıldız
 
Sanatçının solo üretimleri sonraki yıllarda da sürdü. 2019 tarihli “Srebrenica”, 2020’de yayınlanan “Sendin Düş manım”, “Sonraki Gün” ve “Behind Blue Eyes” yorumları, 2024 tarihli “İz”, “Çıkmaz Sokak”, “Resimdeki Çocuk”, “Lonely Life” ve “Beni Sevme” gibi single’ların ardından 2025’te “Borrowed Time”, Mayıs 2026’da ise “I’ll Lead My Life” albümünü yayınladı.
 
Teoman, Haluk Levent, Demir Demirkan, Serdar Öztop, Gür Akad, Tibet Ağırtan, Volkan Başaran, Asım Can Gündüz ve Kutsal gibi isimlerle sahne alan ve albüm kayıtlarında çalan Yıldız,  BADLUCK ve Dört X Dört gruplarında da yer aldı. Ayrıca metal müzik grubu Almôra’nın “Kıyamet Senfonisi” albümünde davul çaldı.
 
Yıldız’ın kariyerindeki önemli iş birliklerinden biri Sena Şener’le yaptığı çalışmalar. Şener’in 2022 tarihli “Porselen Kalbim” single’ının düzenlemesini Şener ve Efe Demiral’la birlikte üstlendi. Ayrıca Şener’in sahne ekibinde gitarist olarak yer aldı. Yıldız, 2021’de başlattığı Deniz Yıldız Session Band projesi kapsamında da Serhat Öztop, Tuğçe Kaymaz, Deniz Sucu ve Murat İlkan gibi isimlerle çalıştı.
 
Blind İstanbul’da “Live In 2026”
 
Marco Mendoza, 2026 boyunca Avrupa ve Kuzey Amerika’da uzanan konser programıyla dünya sahnelerindeki çalışmalarını sürdürüyor. 29 Ağustos’ta Bulgaristan’da başlayan Dünya Turnesi Eylül ayında Romanya, Sırbistan, İspanya, Hollanda, Belçika ve İtalya’da ile devam etti. Eylül sonu ve ekim başında Almanya‘da dört konser veren sanatçı daha sonra İsviçre’de dört ve yine Almanya’da üç konser daha verdi. Türkiye Turnesi kapsamında 21 Ekim'de Ankara 6:45, 22 Ekim'de ise İzmir Sold Out'ta sahne al an Marco Mendoza, 23 Ekim 2026 Cuma günü ‘Modundayız Sunar: Marco Mendoza -Live In 2026 Feat. Arbak Dal & Deniz Yıldız’ projesiyle bu kez Blind İstanbul’da sahne alacak.
Dünyanın en prestijli bas gitaristlerinden biri olan Mendoza’nın farklı gruplarla geçen kariyerinin ardından solo performansına odaklanan buluşma, sanatçının inanılmaz sahne enerjisi, vokal performansı ve rock tarihinin klasikleşmiş hitlerine getirdiği dinamik yorumlarla tam bir hard rock gecesi vadediyor.
 
Mendoza’nın Dünya Turnesi, İstanbul konserinin ardından Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Galler ve İngiltere konserleriyle devam edecek.
 
Etiketler: rock  Blind İstanbul  sanat